Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3952, sondan 2285. ayet; 37. sure ve Sâffât Suresinin 164. ayetidir. Sâffât Suresi 164. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 572 olarak hesaplanmıştır. Sâffât Suresinin toplam ebced değeri 259791 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Sûrenin başında Allah’ın huzurunda O’na ibadet etmek ve buyruklarını almak üzere sıra sıra dizilen meleklerden söz edilmişti. Burada aynı şey meleklerin ağzından ifade edilmektedir. Amaç putperestlerin, önceki âyetlerde söz konusu edilen melek telakkisinin yanlışlığını, meleklerle Allah arasında bir nesep ilişkisi değil rab-kul ilişkisi bulunduğunu ortaya koymaktır. 166. âyet, Allah nezdinde meleklerin farklı derecelerde ve değişik görevlerle yükümlü olduklarını ifade etmektedir (Râzî, XXVI, 171). “Ve biz, kuşkusuz Allah’ı tesbih ederiz” cümlesi bu bağlamda özellikle şu anlama gelir: Putperestlerin melekleri Allah’ın kızları sayması, Allah ile görülmez varlıklar arasında bir akrabalık bağı kurmaları gibi insanlar tarafından ileri sürülen ve asla yüce Allah’ın şanına yakışmayan her türlü isnatlardan, yakıştırmalardan Allah’ı tenzih eder; O’nu zatına lâyık olduğu şekilde anarız (bk. Şevkânî, IV, 475; İbn Âşûr, XXIII, 192).
Meleklerin saf saf dizilişinden söz eden 165. âyette müslümanların namazlarında saf tutmalarının melekleri andırdığına da bir ima vardır. Nitekim Hz. Peygamber, müslümanların başka ümmetlerden üstün olduklarını gösteren özelliklerden birini şöyle ifade etmiştir: “Saflarımız meleklerin safları gibidir” (Müslim, “Mesâcid”, 4). Hz. Ömer’in de cemaatle namaza dururken, “Ey insanlar! Saflarınızı düzeltin; Allah, sizin meleklere benzemenizi istiyor” dedikten sonra bu âyeti okuduğu, safların iyice düzeltildiğini görünce namaza başladığı rivayet edilir (Taberî, XXIII, 112).
Mehmet Okuyan
(Melekler şöyle derler:) “Bizim her birimiz için bilinen bir makam vardır.
164,165,166. Melekler şöyle derler: "Bizim her birimizin bilinen bir makamı vardır. Şüphesiz biz sıra sıra duranlarız, şüphesiz biz Allah'ı tesbih edenleriz."
164, 165, 166. (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.
“Biz müminler, bir ailenin bireyleri gibi, düzenli bir şekilde birbirimize kenetlenmişizdir. Öyle ki, içimizden bir tek kişi bile yoktur ki, onun buyapı içinde belirli bir yeri, bir derecesi olmasın.”
164,165,166. (O cinler ve melekler): “Bizim her birimiz için belli bir makam vardır.1 Biz de (Allah’ın huzurunda) kesinlikle saf tutarız ve Onu tesbih ederiz.” derler.
1 Yani her birimizin Allah’ın katında bir kulluk makamımız vardır. Biz, haddimizi bilir ve bu makamı asla geçemeyiz.
Muhammed Esed
[Bütün tabiat güçleri Allah'a hamdeder ve şöyle derler: 71 ] “İçimizden hiç kimse yoktur ki [Allah tarafından] kendisi için tayin edilmiş bir yere sahip olmasın;
Mustafa İslamoğlu Sâffât Suresi 164. Ayet Açıklaması
[4040] Âyet 160’taki “samimi kullara” atıf. Buna, 161’de atıf yapılan melekler ve görünmez ruhani güçleri, hatta 166. âyetteki musebbihûn’dan yola çıkarak bütün varlıkları dahil edebiliriz: “O’nu övgüyle tesbih etmeyen bir tek nesne dahi bulunmamaktadır” (17:44 dahi krş: 16:48 ve 34:10).
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bizden ise bir kimse yoktur ki, illâ onun için bir malum makam vardır.