Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5177, sondan 1060. ayet; 61. sure ve Saf Suresinin 14. ayetidir. Saf Suresi 14. ayetinin kelime sayisi 36, harf sayısı 163 ve toplam ebced değeri ise 8501 olarak hesaplanmıştır. Saf Suresinin toplam ebced değeri 61776 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا كونوا انصار الله كما قال عيسى ابن مريم للحوارين من انصاري الى الله قال الحواريون نحن انصار الله فامنت طائفة من بني اسرايل وكـفرت طائفة فايدنا الذين امنوا على عدوهم فاصبحوا ظاهرين
Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun.[544] Nasıl ki Meryem oğlu İsa da havarilere, “Allah’a giden yolda benim yardımcılarım kimdir?” demişti. Havariler de, “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir kesim inanmış, bir kesim de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.[545]
Diyanet İşleri (Yeni) Saf Suresi 14. Ayet Açıklaması
544. Allah’a yardım ifadesi, Allah’ın emirlerine ve yasaklarına uymak, dinine destek olmak demektir.545. “Havariler”, Hz.İsa’ya herkesten önce inanan ve yardımcı olan, onun Allah’ın kulu ve peygamberi olduğunu tasdik edenlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni) Saf Suresi 14. Ayet Tefsiri
Bütün varlıkların Allah’ı tesbih ettiği yani Allah’ın evrendeki mutlak egemenliği hatırlatılıp bu gerçeği dikkate alanlar açısından özü sözü bir olmamanın, hele Allah’a karşı zevâhiri kurtarma çabası içine girmenin ne kadar saçma olduğuna dikkat çekilerek başlayan sûrenin sonunda, kurtuluş yolunun samimi bir iman ve bu imana uygun davranışlardan geçtiği bildirilmekte; Hz. Muhammed’den önceki peygamber Hz. Îsâ’nın hayatından canlı bir örnek verilerek Allah’ın dinine içtenlikle destek olanlar büyük fetihler ve zaferlerle, sonunda da en büyük başarı olan âhiret mutluluğuna erişmekle müjdelenmektedir. 13. âyetin “Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele” şeklinde çevrilen kısmı, savaşlarda müslümanların morallerini yükseltici bir ifade olarak sık sık tekrar edilmiş; özellikle Osmanlı’da ordunun muzaffer olacağı inancını pekiştirmek üzere mehteranın icrâ ettiği mûsikinin arasında coşku verecek biçimde seslendirilmiştir. Hz. Îsâ’ya iman etmiş olanlar büyük sıkıntılara mâruz kalsalar da sonunda inkârcılara karşı büyük bir üstünlük elde etmişlerdir. 14. âyet bu tarihî gerçeğe gönderme yaparak müslümanların bundan sonuçlar çıkarmaları istenmektedir. Bununla birlikte gözden kaçırılmaması gereken bir husus, dünyada elde edilecek zafer ve üstünlüğün 13. âyette “hoşunuza gidecek bir şey daha” şeklinde nitelenmiş olduğu ve 12. âyette belirtildiği üzere asıl güzel sonuç, kurtuluş ve başarının Allah’ın hoşnutluğuna ve âhiret mutluluğuna erişmek olduğudur. 14. âyetin “Böylece üstün geldiler” şeklinde çevrilen son cümlesi, “Allah Hz. Muhammed’i gönderip iman eden o kimseleri onaylayan bildirimlerde bulununca, özellikle Hz. Îsâ’nın Allah’ın kelimesi olduğunu haber verince, onların delilleri açık hale geldi veya delillerinin üstünlüğü ortaya çıktı” gibi mânalarla da açıklanmıştır (bk. Taberî, XXVIII, 92-93; İbn Atıyye, V, 305; Râzî, XXIX, 319. İman temeline dayalı olarak can ve malla Allah yolunda cihad etmenin ticaret olarak nitelenmesinin izahı için bk. Tevbe 9:111; “cihad” hakkında bk. Nisâ 4:84, 95; Mâide 5:35; Tevbe 9:73; Hac 22:77-78; adn cenneti hakkında bk. Ra‘d 13:23-24; “Allah’ın yardımcıları olma”nın anlamı hakkında bk. Âl-i İmrân 3:52; “havâri”, Hz. Îsâ’nın havârileri ve aralarında geçen konuşma hakkında bilgi için bk. Âl-i İmrân 3:3-4, 19, 45, özellikle 52; Mâide 5:110-115).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Allah’ın (yolunun) yardımcıları olun! Nitekim Meryem oğlu İsa, Havarilere “Allah’a doğru (giden yolda) kim bana yardımcı olacak?” demişti. Havariler de “Biz Allah’ın (yolunun) yardımcılarıyız!” demişlerdi.İsrailoğulları’ndan bir grup inanmış, bir grup ise inkâr etmişti. Sonunda biz, inananları düşmanlarına karşı desteklemiştik. Böylece galip gelmişlerdi.
[Havari] kelimesi, “beyaz giyenler”, “beyazlara bürünenler”, “tasdik edenler”, “samimi olanlar”, “tertemiz kişiler” gibi anlamlara gelmektedir.,Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:52.,Bu ifadeden de anlaşıldığı gibi insanları topyekün değerlendirmek doğru değildir. Çünkü içlerinden kötüler olduğu gibi iyiler de çıkmaktadır.
Bayraktar Bayraklı
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olunuz! Nitekim, Meryem oğlu İsa da havârilerine şöyle demişti: “Allah yolunda benim yardımcılarım kimlerdir?” Havâriler, “Allah'ın yardımcıları biziz” demişlerdi. Böylece, İsrâiloğulları'ndan bir grup inanmış, bir grup da inkâr etmişti. Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de onlar galip geldiler.[637]
[637] Saff sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 263-264.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun! Meryem Oğlu İsâ'nın havarilere: “Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?” dediği zaman, havarilerin: “Allah yolunun yardımcıları biziz.” dedikleri gibi. Sonuçta, İsrâîloğulları'nın bir kısmı inandı, bir kısmı da inanmadı. Biz de iman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece, onlar üstün geldiler.
1- Gayret göstermek, çaba harcamak, mücadele etmek.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler, Allah'ın (Dininin) yardımcıları olun (ve Hakk davanın gayretini çekin) . Şunun gibi ki; Meryem oğlu İsa Havarilere: "Allah'a (giden yolda ve Hakk davası uğrunda) benim yardımcılarım kimlerdir?" demişti de, Havariler de; "Allah'ın yardımcıları bizleriz" (diye yanıt vermişlerdi.) Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekleyince, onlar da üstün gelmişlerdi.
Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun, nitekim Meryem oğlu İsa da Havariyyun'a, Allah yolunda yardımcılarım kimdir demişti, Havariyyun, biziz Allah'ın yardımcıları demişlerdi; derken İsrailoğullarından bir bölük inanmıştı, bir bölük de kafir olmuştu; derken biz, inananları, düşmanlarına karşı kuvvetlendirmiştik de üst gelmişlerdi.
Siz ey iman edenler! Meryem oğlu İsa'nın dediği gibi; siz de Allah'ın davasının hizmetçileri olun! Hani O havarilerine: “Kim Allah'ın davası uğrunda, benim yardımcılarım olacak?” diye sormuştu da, bunun üzerine havariler: “Allah yolunda yardımcıların biz olacağız” diye cevap vermişlerdi. Ve böylece İsrailoğullarından bir kısmı, İsa'nın peygamberliğine ve getirdiğine inandılar, diğerleri ise, gerçekleri inkâr ettiler. Ama biz gerçekten iman edenleri, düşmanlarına karşı koruyup, destekledik ve onlar da üstün geldiler.
Ey iman edenler, Allah'ın dinine yardım edenler olun. Tıpkı Meryem oğlu Îsâ'nın, temiz giyimli, iyi niyetli, istikamet sahibi olanlara, Havarilere:
“Allah'a giden yolda, bana yardım edenler kimlerdir?” dediği zaman ve şartlardaki gibi. Temiz giyimli, iyi niyetli, istikamet sahibi olanlar, havariler de:
“Allah yolunun yardım edenleri biziz.” demişlerdi. İsrâiloğulları'ndan bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimlerdir?" demiş, havariler de: "Allah'ın yardımcıları biziz" demişlerdi. Bunun üzerine İsrail oğullarından bir grup iman etmiş, bir grup da inkar etmişti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, böylece onlar üstün geldiler.
Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: 'Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?' demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: 'Allah'ın yardımcıları bizleriz.' Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler.
Ey iman edenler! Allah'ın (dininin) yardımcıları olunuz; nitekim Meryem'in oğlu İsa, Havari'lere: “- Allah'ın zaferine kavuşmak için, benim yardımcılarım kim?” demişti. Havariler (İsâ'ya bağlı seçkinler) de şöyle cevab verdiler: “- Biziz Allah'ın yardımcıları...” Bunun üzerine İsraîl oğullarından bir topluluk (İsâ'ya) iman etti. Bir topluluk da kâfir oldu. Biz de, iman edenleri, düşmanlarına karşı kuvvetlendirdik de böylece (düşmanlarına) üstün geldiler.
Ey iman edenler! Allah’ın yardımcıları olun! Nitekim Meryemoğlu İsa, Havarilere: “Allah yolunda bana yardım edecek kim var?” demiş idi. Havariler: “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” dediler. Bunun üzerine İsrailoğullarından bir grup inandı, bir grup da inkâr etti. Biz de düşmanlarına karşı, o inananlara yardım ettik de onlar üstün geldiler.
Ey inanmış olanlar! Allahın yardımcısı olunuz, Meryem oğlu İsa'nın on ikilere: «Kimlerdir Allaha yardım edenler?» dediği gibi; on ikiler dediler ki: «Biz Allaha yardımcıyız!»; Yakup oğullarından bir bölüğü inandı, bir bölüğü kâfir oldu, inanmış olanlara —düşmanlarına karşı— yardım eyledik, imdi yener oldular
Ey inananlar! Allah'ın (dininin) yardımcıları (hizmetçileri) olun! Meryem oğlu İsa'nın havarilere: “Allah'a giden yolda benim yardımcılarım kim (olacak)?” diye sorduğunda, havariler; “Allah'ın (dininin) yardımcıları bizleriz” dedikleri gibi (siz de öyle deyin ve Allah'ın dininin yardımcıları olun!). Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etmiş, bir kısmı da inkârda direnmişti. Nihayet Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı desteklemiştik de onlar düşmanlarına üstün gelmişlerdi.
Bkz. 3:52, 5:111Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki samimi insana “Havariler” denmektedir. Havariler bu ayetle beraber Kur’an’da üç ayrı yerde geçmektedir.“İsa onlardaki inkârcı ve inatçı tavrı sezince (etrafındaki mü’minlere): “Allah’ın dini için (zalimlere karşı başlattığım mücadelede) yardımcılarım kimlerdir?” dedi. Havariler: “Biziz Allah’ın dininin (ve elçisinin) yardımcıları. Allah’a iman ettik. Şahit ol ki, biz muhakkak Müslümanlarız/tüm benliğimizle Allah’a teslim olmuş kimseleriz.” (Ali İmran 3:52) “Hani Havarilere: “Bana ve Resulüme iman edin” diye ilham etmiştim. Onlar da: “İman ettik, Hakk’a teslimiyet gösterdiğimize sen de şahit ol” demişlerdi.” (Maide 5:111)
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Allah'ın dininin yardımcıları olun. Nitekim, Meryem oğlu İsa, Havarilere: "Allah'a giden yolda yardımcılarım kimlerdir?" deyince, Havariler: "Allah'ın dininin yardımcıları biziz" demişlerdi. İsrailoğullarının bir takımı böylece inanmış, bir takımı da inkar etmişti; ama Biz, inananları düşmanlarına karşı destekledik de üstün geldiler.
Ey iman edenler! Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havârîlere: Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havârîler de: Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre de inkâr etmişti. Nihayet biz inananları, düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler.
«Havârîler», Hz. İsa’ya herkesten önce inanan ve ona yardımcı olan on iki ihlâslı ve temiz insana verilen isimdir. Hz. İsa’ya inananlar, onun Allah’ın kulu ve peygamberi olduğunu tasdik ederek göğe yükseltildiğine inananlardır. Hz. İsa’yı inkâr edenler ise, onun Allah’ın oğlu ve üçün üçüncüsü olduğunu söyleyenlerdir.
Edip Yüksel
Ey inananlar, ALLAH'ı destekleyenler olun. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, öğrencilerine, "ALLAH yolunda kim benim destekçilerim olur?" diye sormuştu. Öğrencileri, "Biz ALLAH'ın destekçileriyiz," demişlerdi. İsrail oğullarından bir grup inandı, bir grup da inkar etti. İnananları düşmanlarına karşı destekledik; onlar üstün geldiler.
Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa da havarilere: "Allah'a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah (yolun)un yardımcıları biziz." dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
Ey o bütün iyman edenler! Allah yardımcıları olunuz, netekim Meryemin oğlu Isâ: «kim benim yardımcılarım Allaha doğru?» dedi, Havâriyyun «biz Allah yardımcılarıyız» dediler. Bunun üzerine Beni İsraîlden bir taife iyman etti, bir taife de küfre gitti de biz iyman edenleri düşmanlarına karşı te'yid eyledik, o suretle onlar üstün olup yüze çıktılar
Ey îman edenler, Allahın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsâ (da) havaarîlerine «Allaha (müteveccih olarak) benim yardımcılarım kim (olacak)?» demiş, havaarîler de «Allahın yardımcı (kul) ları biziz» (diye) söylemişlerdi. İşte İsrâîl oğullarından bir zümre (ona) îman etmiş, bir zümre de küfürde kalmışdı. Nihayet biz, o îman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de bu suretle gaalib (olarak) çıkdılar.
Ey îmân edenler! Allah'ın (dîninin) yardımcıları olun; nitekim Meryemoğlu Îsâ, havârîlere: “Allah'a, (O'nun dînine olan hizmette) benim yardımcılarım kimlerdir?” demişti. Havârîler dedi ki: “Allah'ın (dîninin) yardımcıları, biziz!” Böylece, İsrâiloğullarından bir tâife îmân etti, bir tâife de inkâr etti. Artık îmân edenlere düşmanlarına karşı kuvvet verdik de(onlar) galib gelen kimseler oldular.
Ey İman edenler! Allah’ın dinine yardımcılar olun. Meryem’in oğlu İsa’nın havarilere dediği gibi “Allah’a götürecek yolda bana kim yardımcı olur?” deyince havariler “Biz Allah’ın yardımcılarıyız” demişlerdi. Arkasından İsrail oğullarından bir taife iman etmiş, bir taife de inkâr etmişlerdi. Allah da, düşmanlarına karşı iman edenleri desteklemiş ve onlarda galip gelenlerden olmuşlardı.
Mü/minler! Allah/ın dinine yardımcı olunuz. Nasıl ki Meryem oğlu İsa, havariyyuna «— Allah/a dâvette bana yardımcılar kimdir?» demişti. Havariyyun: «—Biz Allah/ın dininin yardımcılarıyız» demişlerdi. İsrail oğullarından bir bölüğü imana geldi, bir bölüğü kâfir oldu. Biz iman edenlere düşmanlarına karşı kuvvet verdik, onlar da üstün oldular [³].
İsmail Hakkı İzmirli Saf Suresi 14. Ayet Açıklaması
[3] Hüccet ile veya seyf ile galip geldiler.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Meryem oğlu İsa'nın Havariler'e, “Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?” demesi gibi, Allah'ın yardımcıları olun. Havariler ise, “Allah'ın yardımcıları bizleriz” demişlerdi de böylece İsrail oğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk da küfretmişti. Sonunda biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de böylece onlar üstün gelenler oldular.
Ey iman edenler! Allah’ın dinini egemen kılmak için bu dâvâyı omuzlayan Peygamber’in, İslâm âlimlerinin, önderlerinin yardımcıları olun; tıpkı Meryem oğlu İsa havarilere, “Allah’agiden bu yolda kim benim yardımcılarım olacak?” diye sorduğunda havarilerin kahramanca öne atılarak, “Biz, Allah’ın hizmetçileri olmayı seve seve kabul ediyoruz!” dedikleri gibi. Böylece Hz. İsa hak dini tebliğ etmeye başladı. Fakat İsrail Oğulları’ndan bir kısmı ona inandı, bir kısmı da inkâr etti. Bunun üzerine, iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik ve sonunda hak yolda savaşanlar, inkârcılaraüstün geldiler!
Ey iman edenler!
Allah’ın yardım edenleri olun!
Havâriyler’e Meryem oğlu İsâ’nın: -“Allah’a yönelik benim yardım edenlerim kimlerdir?” dediği gibi!
Havâriyler de dedi ki: -“Allah’ın yardım edenleri biziz!”.
Derken İsrail’in oğullarından bir tâife iman etti; bir taife de inkâr etti.
İman edenleri, düşmanlarına karşı destekledik.
Böylece üstün gelip zâhir oldular.
Ey îman edenler! Meryem oğlu İsa’nın havarilere:1 “Allah’la beraber kim bana yardımcıdır?2 deyince, Havarilerin: “Allah’ın yardımcıları bizleriz.” dedikleri gibi, sizler de Allah’ın yardımcıları olun. (Sonunda) İsrâil oğullarından bir topluluk îman etti, bir topluluk da inkâr etti. Biz de düşmanlarına karşı, inananlara yardım ettik ve (sonuçta) onlar, galip geldiler.
1 Havariyyun: Havarî’nin çoğuludur, beyaz ve beyazlık anlamına gelir. Mecâzen halis ve temiz dost anlamında kullanılmış ve özellikle Peygamberlerin davetine yardımcı olanlara da iyi niyet ve temizliklerinden dolayı “havarî” denilmiştir. Fakat bu kelime daha çok İsa (a.s.)’ın en seçkin yardımcıları olan kimseler hakkında kullanılmıştır ve bunlar “on iki” kişiden ibârettir. Bazı bilginlere göre bunlara Havâri denmesinin sebebi; onların, insanların ruhlarını din ve ilim öğreterek arındırmalarından veya beyaz giydikleri için bu ismi aldıkları da söylenir. (Buhârî) Hz. İsa bu şahısları Allah’ın dinini insanlara duyurmaları için çeşitli beldelere göndermiştir. Bunların isimleri ve haklarındaki bilgiler Hıristiyan kaynaklarına dayandığı için bahse değer görülmemiştir. Sonradan havariler içerisine dâhil edilen “Pavlos”, aslında havarilerden değildir. Peygamber (s.a.v)’in: “Her Peygamberin havârisi vardır, benim havârim de Zübeyr b. Avvam’dır” buyurmuştur. (Buhârî, Müslim, İbnu Mâce) Efendimiz (s.a.v): “Zübeyr benim ashabımın seçkinlerindendir ve yardımcımdır” demek suretiyle, havârilerin peygamberlerin yardımcıları olduklarına işaret etmiştir. Zeccâc’a göre de Hz. Peygamber’in ashabının tamamı havaridir. Bazı âlimler de Peygamberimizin havarilerinin: Hz. Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hamza, Ca’fer, Ebû Ubeyde b.Cerrah, Osman b. Maz’un, Abdurrahman b. Avf, Sa’d b. Ebî Vakkas, Talha b. Ubeydillah ve Zübeyr b. Avam (r.anhüm) olduklarını ifâde etmişlerdir. Bk. (Maide: 111)2 Âyetin bu bölümü genellikle (إِلَى) harf-i cerrine (-e,-a) anlamı verilerek, “Allah’a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir?” şeklinde tercüme edilmiştir. Bu tercüme halisane bir niyetle yapılsa bile, bir peygamberin Allah’ın yardımını unutup, Onun kullarından yardım dilemesi o peygamber için bir hata olur. -Tıpkı Lut (a.s.)’ın kavminin saldırıları karşısında bir kaleye sığınmayı istemesi gibi.- Ancak (إِلَى) harf-i cerri (مَعَ) (beraber) anlamına da geldiği için (Muğn’il-Lebib) yukarıdaki tercüme, bu dikkate alınarak yapılmıştır ve bu tercümeye göre de Hz. İsa (a.s.) hata yapmamıştır.
Muhammed Esed
SİZ EY imana ermiş olanlar! Meryem oğlu İsa gibi, siz de Allah'ın [dâvâsının] hizmetçileri olun! Hani o, beyaz giysililere, 14 “Kim Allah[ın dâvâsı] uğrunda benim yardımcılarım olacak?” diye sormuştu. Bunun üzerine beyaz giysili [havarî]ler “Allah [yolunda] yardımcılar[ın] biz olacağız!” diye cevap vermişlerdi. Ve böylece İsrailoğulları'ndan bir kısmı [İsa'nın peygamberliğine] i-nanmaya başladı, diğerleri ise hakikati inkar ettiler. 15 Ama [şimdi] Biz, [gerçekten] imana kavuşmuş olanları 16 düşmanlarına karşı koruyup destekledik; ve onlar üstün gelenlerden oldular.
Ey iman edenler! Allah’ın davasının destekçileri olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa’nın havarilerine; “Allah’ın davasında benim destekçilerim kimdir?” Dediğinde havarilerin; "Allah'ın davasının destekçileri biziz" diye karşılık vermeleri gibi. Sonuçta İsrailoğullarından bir kısmı iman etti, bir kısmı da inanmayarak kâfir oldu. Ama biz düşmanları karşısında iman edenleri destekledik. Böylelikle üstün gelenler bunlar oldu.
SİZ ey iman edenler! Allah’ın destekçileri olun! Tıpkı Meryem oğlu İsa’nın, havarilerine “Allah’a giden yolda kim bana var gücüyle destek olur?” deyince, havarilerin “Biziz Allah dâvâsının gönüllü destekçileri!” demeleri gibi… Nitekim İsrâiloğullarından bir gurup (ona) inandı,[5091] bir gurup da inkâr etti.[5092] Bunun üzerine Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı dirençli kıldık: Sonunda galip gelenler onlar oldu.[5093]
[5091] Bunlar, Hadid 28’de “iman edenler” olarak anılan, teslise değil tevhide inanan muvahhid İsevilerdir. Luka incilinde 70 kişi oldukları kayıtlıdır. Arius, 4. yüzyıldaki tevhide dayalı çıkışını Hz. İsa’ya yardım sözü veren bu havarilerin inançları üzerine bina etmişti. Mü’minlere en yakın olarak nitelenen “Biz Nasârâyız diyenler” (5:82) de bu grubun Allah Rasûlü dönemindeki uzantılarıdır.
[5092] Bu son cümle Hz. İsa’ya yönelik üç tür inkârı da içerir:
1) İsa’nın nübüvvetini inkâr.
2) İsa’nın verdiği 6. âyette dile gelen müjdeyi inkâr.
3) İsa’nın beşerliğini, dolayısıyla tevhid mesajını inkâr.
[5093] Bilinen mânada savaş yapmamış olan havariler, farklı bir cihad modelinin mimarları olarak sunulmaktadır. Onların “galip” gelmesi, bir kansız fetihtir. Aç aslanlara yem edildiler, öldürüldüler, taşlandılar fakat yılmadılar. Yürek avcılığından vazgeçmediler. Râğıb, havârî kelimesinin mânasını “avcı” olarak verir. Kelimeyi Arapça’dan türetenler “beyaz” anlamındaki hûr’a nisbet ederler. Yani havariler bir tür “yürek avcısı” idiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Allah'ın yardımcıları olun, nasıl ki, Meryem'in oğlu İsa Havarîlere dedi ki: «Allah'a doğru benim yardımcılarım kimlerdir?» Havarîler de dedi ki: «Biz Allah'a yardımcılarız.» Sonra İsrailoğullarından bir zümre imân etti, bir tâife ise kâfir oldu. Sonra imân etmiş olanları, düşmanları üzerine teyid ettik, artık galipler olarak sabahladılar.
Ey iman edenler! Siz Allah'ın tarafında olunuz (O'nun dinine yardım ediniz). Nasıl ki Meryem'in oğlu Îsâ vaktiyle, havarilere: “Allah'ın yolunda giderken kim bana yardımcı olmak ister? ” diye sorunca, havariler: “Biz Allah'ın tarafında oluruz! ” diye cevap vermişlerdi. Neticede İsrailoğullarından bir kısmı Îsâ'nın peygamberliğine iman etti, bir kısmı da inkâr etti. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik de onlar ötekilere üstün geldiler. {KM, Matta 4, 19-20}
Fakat maalesef Hz. Îsâ’nın peygamberliğine iman, daha sonraki asırlarda gittikçe değişikliğe uğradı. İlk üç veya dört asır boyunca yapılmış teolojik tartışmalardan bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Piskopos Arius (Ö. 326) müminlerin çoğu gibi Hz. Îsâ’yı Peygamber, Allah’ı da bütün yaratılmışlardan ayrı, Yüce ve Tek kabul ediyordu. Fakat bu inanç İznik (325) ve İstanbul (381) konsilleri tarafından redd edildi.Mesih’e inanmayanlardan Yahudiler; inananlardan ise Hristiyan ve Müslümanlar kasdedilmektedir.
Süleyman Ateş
Ey inananlar, Allah'ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu Îsa da havarilere: "Allah yolunda benim yardımcılarım kimdir?" demişti. Havariler: "Allah(yolun)un yardımcıların biziz" dediler. İsrail oğullarından bir zümre inandı, bir zümre inkar etti. Biz de inananları, düşmanlarına karşı destekledik, onlar üstün geldiler.
Ey inanıp güvenenler! Allah için yardım eden kişiler olun. Nitekim Meryem oğlu İsa Havarilere: “Allah’a giden yolda bana kimler yardım eder?” dediğinde Havariler: “Biz, Allah için yardım ederiz.” demişlerdi. Böylece İsrail oğullarının bir bölümü inanıp güvenmiş, bir bölümü de görmezlikten gelmişti. Biz de inanıp güvenenleri düşmanlarına karşı güçlendirdik; sonunda onlara üstün geldiler.
Ey iman edenler! Allah yardımcıları olun. Meryem oğlu İsa'nın Havarilere dediği gibi:-Allah yolunda yardımcılarım kimdir? Havariler dedi ki: -Biz, Allah yardımcılarıyız! İsrailoğulları'ndan da bir grup inanmış, bir grup da inkar etmişti. Biz da iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, Onlar da üstün geldiler.
Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları(1) olun. Nasıl ki İsa Havârilere “Allah yolunda bana yardım edecek kim var?” diye sormuş, Havâriler de “Allah'ın yardımcıları biziz” demişlerdi. Böylece İsrailoğullarından bir zümre iman etti, bir zümre ise kâfir oldu. Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik ve onlar üstün geldiler.
Ey iman sahipleri! Allah'ın yardımcıları olun! Hani, Meryem oğlu İsa, havarilere: "Allah'a gidişte benim yardımcılarım kimdir?" demişti de, havariler: "Biz, Allah'ın yardımcılarıyız!" cevabını vermişlerdi. Bunun ardından, İsrailoğullarından bir zümre iman etmiş, bir zümre de küfre sapmıştı. Nihayet biz, iman sahiplerini düşmanlarına karşı güçlendirdik de onlar üstün geldiler.