

Buharî, ayetteki "Onlarda sizin için hayır vardır" ifadesinin genel olmasından yola çıkarak kurbanlık deveye binmenin caiz olduğu hükmüne ulaşmıştır. Ayrıca bu konuda, İbrahim en-Nehaî'nin, "dileyen biner dileyen sütünü sağar" sözüne işarette bulunmuştur. Bu rivayeti, İbn Ebû Hatim ve diğer bazı alimler "ceyyid" (sağlam) bir senetle nakletmiştir. Hadiste geçen "Bin ona" ifadesi, kurban ister nafile olsun isterse vacip bir kurban olsun ona binmenin caiz olduğuna delil teşkil etmektedir. Çünkü Hz. Nebi, kurban sahibine, kurbanının nafile mi yoksa vacip bir kurban mı olduğunu sormamıştır. Bu da caizlik hükmünün, kurbanın nafile veya vacip olması ile değişmeyeceğini gösterir.
Kurtubî şöyle der: Hz. Nebi, "Yazık sana" ifadesini, durumunu bildiği halde Efendimiz'e itiraz ettiği için onu edebe davet amacıyla söylemiştir. İbn Abdilberr ve İbnü'l-Arabî de bu konuda keskin ve mübalağalı bir ifade ile, "Bütün bu sözlerden sonra itiraz eden kimseye yazık! Eğer Hz. Nebi ile Allah arasında (helak etmeme konusundaki) anlaşma olmasaydı bu kişi kesin helak olurdu" demiştir.
Hadiste, fetva tekrar edilmiştir. Verilen fetvaya hemen uymak menduptur. Fetvayı yerine getirmeyen kimse kınanır. Yolculuğa çıkarken büyüklerin peşinden onlarla birlikte gitmek caizdir. Büyük olan kimse de eğer bunda küçük için bir yarar görüyor ise reddetmez. Buhari, vakfeden kişinin, vakfettiği maldan yararlanmasının caiz olduğu sonucunu çıkarmıştır. Genel vakıflarda alimler çoğunluğu da bu görüştedir. Özel vakfa gelince kişinin kendisine vakıf yapması Şafiîler ve diğer bazı alimlere göre sahih olmaz. Bu konuya ileride inşallah temas edilecektir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.