

Hadisi rivayet eden ravî, Sahabe'nin Hudeybiye'de ihramdan çıkacaklarını bilmediğini söylemiştir. Bununla; saçı tıraş etmenin sebebinin "engellenme sebebiyle ihramdan çıkma" değil, haram olan bir şeyin eziyet sebebiyle mubah kılınması olduğunu açıklamak istemiştir. Bu açık bir hükümdür. İbnü'l-Münzir şöyle der: Bundan, Kabe'ye ulaşma umudu olan kişinin, umudu ortadan kalkıncaya kadar beklemesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Kişinin umudu kalmadığında ihramdan çıkar. Alimler şu konuda İttifak etmişlerdir; Kabe'ye ulaşmaktan umudunu kesmiş olan ve ihramdan çıkması caiz hale gelen kişi ihramda kalmaya devam etse, sonra Kabe'ye ulaşması mümkün hale gelse ibadetini tamamlaması İçin Kabe'ye gitmesi gerekli olur. Mühelleb ve diğer bazı alimler şöyle demişlerdir; Ravî'nin "Sahabe, Hudeybiye'de ihramdan çıkacaklarını bilmiyorlar, Mekke'ye gireceklerini ümit ediyorlardı" sözünden şu sonuç da elde edilir: Adet zamanının geldiğini anlayan kadın yahut humma vaktinin geldiğini anlayan hasta Ramazan ayında gün içinde oruçlarını bozsalar, sonra kadın adet görmese ve hasta humma olmasa bu kişilerin oruçlarını kaza etmesi gerekir. Çünkü Yüce Allah'ın, sahabenin Hudeybiye'de ihramdan çıkacaklarını bilmesi, durum ortaya çıkmadan önce Ka'b'dan saçını kazıtma ile gerekli olan kefareti düşürmedi.
Çünkü kadının ve hastanın adeten bildikleri şey gerçekleşmeyebilir, bu sebeple de bu ikisine kaza gerekir. Hadisten çıkarılan diğer bazı sonuçlar: 1- Sünnet, Kitapta (Kur'an'da) yer alan mücmel ifadeleri beyan eder. Nitekim fidye ayeti Kur'an'da mutlak geçmekte, sünnet ise bunu takyid etmektedir. 2- Ihramlı olan kişinin saçını tıraş etmesi haramdır. Bit vb.
şeylerden kaynaklanan bir eziyet sebebiyle tıraş ettirmesine izin verilmiştir. 3- Büyük şahsiyetler arkadaşlarına yumuşak davranırlar. Onların içinde bulundukları durumları göz önünde bulundurur, onları sürekli yoklarlar. Kendilerine bağlı kimseler İçinde zarara uğrayan bir kimse bulunduğunda durumunu sorup, içinde bulunduğu durumdan nasıl kurtulacağını gösterirler.
4- Bazı Malikîler bu hadisten şu sonucu çıkarmıştır: Özürsüz yere başını tıraş eden kimseye fidye gerekir. Çünkü özürlü kimseye gerekli kılındığına göre, özürsüz olana haydi haydi gerekli olur. Ancak bu konuda özürlü ile diğerlerinin eşit tutulması gerekmez. Bu sebeple Şafiî ve alimlerin çoğunluğu şöyle demişlerdir: Kasten başını tıraş eden kişi, fidye konusunda seçim hakkına sahip değildir. Onun yapabileceği tek şey kurban kesmektir.
باب: قول الله تعالى: {فلا رفث}. /البقرة: 197/. 9- (Hac Esnasında) Kadına Yaklaşmak Yoktur'.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.