

Bu hadiste hükümler üç sınıfa ayrılmıştır, ki bu taksim bizatihi doğrudur. Şöyle ki: 1- Bîr şeyin yapılması nassla istenir ve terk edilmesi halinde tehdit söz konusu olur. 2- Bir şeyin terk edilmesi nassla istenir ve yapılması halinde tehdit söz konusu olur. 3- Bir şeyin ne yapılması ne de terk edilmesi hakkında nass bulunmaz. Birinci grup helal olduğu kesin olarak bilinenler, ikinci grup haram olduğu kesin bilinenlerdir.
"Helal bellidir" ifadesi, "bunu açıklamaya gerek yoktur, bunu bilme konusunda herkes ortaktır" anlamına gelir. Üçüncü grupta bulunanlar İse, kapalılık sebebiyle şüphelidir. Bunun helal mi haram mı olduğu bilinmez. Bu şekilde olan bir şeyde yapılması gereken bundan uzak durmaktır. Çünkü bu gerçekte haram ise, bundan uzak duran kişi kendisini korumuş olur. Bu şey gerçekte helal ise bu maksatla terk etmesi sebebiyle bundan da sevap alır. Çünkü eşyanın aslen haram mı mubah mı olduğu konusunda ihtilaf vardır.
Bununla birlikte farklı mezheplere mensup usulcülerin çoğunluğu "Eşyada aslolan ibahadır yani mübahlıktır prensibini benimsemişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 4 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.