

Bu bab başlığı, Arapların köle yapılması konusundaki görüş ayrılığını açıklamak için böyle belirlenmiştir. Bu konu meşhur tartışmalı konulardan biridir. Alimlerin geneli, Araplar esir edildikleri zaman köle yapılmalarının caiz olduğu görüşündedir. Kölelik şartıyla bir cariye ile evlendiğinde çocuğu köle olur. Evzai, Sevr! ve Ebu Sevr ise cariyenin efendisinin çocuğun değerini belirlemekle yükümlü olduğu ve babasının bu değeri ödemek zorunda olduğu ve çocuğun kesinlikle köle yapılamayacağı görüşündedirler. Buhari, bunun caiz olduğu görüşünü tercih etmiştir.
İbn Battal şöyle der: Bazı alimler bu ayetten kölenin hiçbir mala sahip olamayacağı sonucunu çıkarmışlardır. Ancak bu kabul edilemez. Çünkü bu, olumlu bir cümle içinde zikredilmiş bir nekire olup kapsayıcılık (umum) anlamı taşımaz. Katade bu ifade ile sadece gayrimüslim olanların kastedildiğini söylemiştir. Evet, alimlerin çoğunluğu kölenin hiçbir şeye sahip olamayacağı görüşünü benimsemişler ve İbn Ömer'den nakledilen ve daha önce "İçki içme" ve diğer bölümlerde zikrettiğimiz hadisi delil getirmişlerdir. Bir grup alim ise "köle mal sahibi olabilir" demiştir. Bu görüş, Hz.
Ömer'den ve diğer bazı alimlerden nakledilmiştir. İmam Malik'in konuyla ilgili görüşü net değildir: Bir yerde "Bir kimse, mal sahibi olan kölesini sattığında sözleşmede özel bir şart bulunmadığı sürece bu mal satana ait olur" derken, bir başka yerde ise, "Kişi, mal sahibi olan kölesini az at ettiğinde, sözleşmede özel bir şart bulunmadığı sürece mal köleye ait olur" demiştir. Kölenin satılması hususunda İmam Malik'in delili Nafi'in rivayer ettiği hadistir. Bu hadisin konuyla ilgili ifadesi açıktır.
"Hz. Nebi Cüveyriye'ye o gün sahip olmuştu": Cüveyriye'nin babası kabilesinin reisiydi. Daha sonra o da Müslüman olmuştur. Müslim bu hadisi İbn Avn'dan başka bir rivayet zinciri ile nakletmiş ve böylece Nafi'in savaştan önce İslam'a davet etme emrinin nesh edildiği sonucunu bu hadisten çıkarttığı belirtilmiştir. Cihad bölümünde, "Savaşmadan Önce İslam'a Davet" konusunda bu husus incelenecektir. (bkz. 2938. hadis) Ebu Said hadisi ise Nikah bölümünde ayrıntılı olarak değerlendirilecektir.(bkz.5210. hadis) Ebu Hureyre hadisinin (başka bir rivayetinde) geçen Hz. Nebi'in Hz. Aişe'ye "Onu satın al da azat et" buyruğu alimler çoğunluğunun "Araplara sahip olmanın geçerli olduğu" görüşlerinin delilidir. Ancak en güzeli, köle yapılan Arapların azat edilmesidir. Bundan dolayı Hz. Ömer "Kişinin amcaoğluna ve amcakızına sahip olması ayıptır" demiştir. İbn Battal bunu Mühelleb'den nakleder.
İbnü'l-Müneyyir ise bu hususta şunları kaydeder: Bu konuda bir ayırım yapılması gerekir. Örneğin Arap olan kişi, Hz. Fatıma'nın çocuklarından olup, bir cariye ile çocuğunun köle olması şartıyla evlenmiş ise bu çocuğun köle yapılmasını doğru bulmayız. Bu hadiste Temim oğullarının açık bir üstünlüğünü de görüyoruz. İslam öncesi dönemde ve İslam'ın ilk yıllarında Temim oğulları içinde eşraftan bazı kimseler bulunuyordu. Ayrıca bu hadiste ahir zamanda gerçekleşecek bazı durumlar da haber verilmektedir.
KİTABU’L-İTK’ EK SAYFA – 1118-2 باب: فضل من أدب جاريته وعلمها. 14. CARİYESİNİ EĞİTEN VE ONA İLİM ÖĞRETEN KİŞİ'NİN FAZİLETİ حدثنا إسحاق بن إبراهيم: سمع محمد بن فضيل، عن مطرف، عن الشعبي، عن أبي بردة، عن أبي موسى رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: (من كانت له جارية فعالها فأحسن إليها، ثم أعتقها وتزوجها كان له أجران). Bu hadis İman bölümünde başka bir rivayet zinciri ile Şu'be'den nakledilmişti ve o rivayette şu ilave vardır: "Sen İslam öncesinirı - cahiliye döneminin kalıntılarını taşıyan bir adamsın. Bu kardeşleriniz sizin hizmetinizi görüyorlar ...
" "yediklerinden yedirsin": Yani kendisi ne yiyorsa ona da ondan yedirsin. İki başlık sonra gelecek olan ve Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği şu hadis de bunu destekler: "Onu kendisiyle birlikte oturtmuyorsa hiç olmazsa bir lokma uzatsın." Bu hadisten maksat, her açıdan eşit olmak değil; yardımcı olmaktır. Bununla birlikte Ebu Zer gibi bazı sahabiler, bunu en kamil anlamında kabul ederek kölelerini kendilerine eşit tutmuşlardır ki en güzel davranış budur.
Yoksa bu caiz olmakla birlikte kişi kölesini ailesiyle bir tutmaz. Bu hadisten kişiye ancak gücünün ye ttiği kadar görev verilmesi gerektiği de anlaşılmaktadır. Görev verilen kimsenin görevi yapmaya gücü yetiyorsa kendisi yapar. Aksi halde ona yardım edecek başka birini daha görevlendirmelidir. Bu hadiste kölelere sövmek ve anne-babalarından dolayı onları ayıplamak yasaklanmış; onlara iyilik etmek ve yumuşak davranmak teşvik edilmiştir. Köle yerini tutan ücretli işçiler ve hizmetçiler de bu konuda köleler gibidir. Yine bu hadis, kişinin bir Müslümana karşı büyüklenmemesi ve onu küçük görmemesi gerektiğini göstermektedir. Yine bu hadiste, iyiliği emretme ve kötülüğü yasaklama örneği görülmektedir. Ayrıca hadiste köle hakkında "kardeş" ifadesi kullanılmıştır. Akrabalık anlamı kastedilmiş ise bu, mecazi bir kullanımdır. Çünkü herkesin soyu Adem'e dayanır.
İslam kardeşliği de kastedilmiş olabilir. Bu durumda gayrimüslim köle, bu sözün kapsamına dolaylı olarak girer. Ya da hüküm Müslüman kölelerle ilgilidir. KİTABU’L-İTK’ EK SAYFA – 1118-3 باب: العبد إذا أحسن عبادة ربه ونصح سيده. 16. KÖLE RABBİNE GÜZELCE İBADET; EFENDISININ iYiLiĞiNi iSTEDiĞiNDE حدثنا عبد الله بن مسلمة، عن مالك، عن نافع، عن ابن عمر رضي الله عنهما: أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: (العبد إذا نصح سيده، وأحسن عبادة ربه، كان له أجره مرتين).
Davudi, İbn Battal ve daha birçok hadis alimi "Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki Allah yolunda cihad, hac ve anneme iyilik etmek olmasa köle olarak ölmeyi arzu ederdim" ifadesinin hadise, Ebu Hureyre tarafından katıldığı görüşündedir. Anlam açısından "anneme iyilik etmek" ifadesi bunu gösterir. Çünkü o zaman Hz. Nebi'in iyilik edecek bir annesi yoktu.
Müslim'in Ebu Hureyre'den naklettiği rivayeti ise şöyledir: "Allah'a güzelce kulluk edip dururken ölen köleye ne mutlu!" Bu ifadede, amellerin sonuçlarına göre değerlendirileceğine işaret vardır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.