

Ayet-i kerıme, sayılan hayvanların (at, katır, merkep) binek ve süs olarak kullanıldığına işaret eder. Söz konusu hayvanları bu amaçlarla kullanmakta herhangi bir sakınca yoktur. Fakat bu hayvanları kullanırken taşıdığı niyet, verilecek hükümde belirleyici olur. Buna göre kişi Allah'a itaat amacı güderek bu hayvanları edinirse işlemiş olduğu fiil nafile ibadet (nedb) derecesine yükselirken, isyan amacıyla bu hayvanlara sahip olmak günahtır.
Atın üç amaçla edinilmesi şu anlama gelir: At binek olarak kullanıldığı gibi ticarı faaliyetlerde bulunmak için de kullanılır. Bu iki kullanım sırasında kişinin güttüğü amaç hükmü belirler. Amaç Allah'a itaat etmek olursa kişi için sevap yazılır, isyan amaçlı kullanımlar günaha ve dolayısıyla azaba yol açar. Bu iki amaçtan hiç biri yoksa at sahibi için koruyucu örtü olur ..
Bir kimse yavrularını yetiştirip satarak veya kiraya verip ücretini alarak para kazanmak ve böylece insanlara el açmaktan ve muhtaç olmaktan korunmak amacıyla at beslerse bu durumda at onun için koruyucu örtü olur. Nitekim İmam Müslim'in Süheyl yoluyla babasından naklettiği rivayette şöyle buyurulmuştur: "Bir kimse insanlara muhtaç olmamak, zinet olarak kul/anmak ve iyi bir mal sahibi olmak amacıyla at beslerse bu durumda at onun için koruyucu örtü Olur."
Hadisteki "ve atın kendisi (rakabe) ile ilgili olarak sahibi tarafından yerine getirilmesi gereken Allah'ın hakkını unutmazsa" ifadesinde geçen Allah'ın hakkı terkibiyle ilgili olarak şu açıklamalar yapılmıştır: 1. Atın bakımını ve temizliğini gerektiği gibi yerine getirmek, açlığını, susuzluğunu giderip üzerine aşırı yük yüklememek, binerken şefkatli davranmaktır. / Burada atın bizzat kendisi (rakabe) özellikle zikredilmiştir.
Çünkü at genellikle başkaları tarafından ödünç (ariyet) olarak istenir. Ariyette ise atın geri iade edilmek üzere bizzat kendisi teslim edilir ve ariyet alanın yararlanması sağlanır. Ata zekat gerekmediğini söyleyenlerin görüşünün dayanağı budur. 2. Allah'ın hakkını unutmamaktan maksat, erkek atların çiftleşmesine müsaade etmek ve onları Allah yolunda cihad için kullanmaktır.
Hasan-i Basri, Şa'bi ve Mücahid'in görüşü budur. 3. Yine Allah'ın hakkından maksat Ebu Hanife ile Hammad'a göre zekattır. Ancak Ebu Yusuf ve İmam Muhammed ile diğer alimler bu konuda hocaları Ebu Hanife ile aynı görüşte değildir. Hatta Ebu Ömer: "Ebu Hanife'den önce bu görüşü savunan bir kişi bile görmedim" demiştir. Bu hadis Allah'a itaat yolunda ve mübah olan işlerde kullanıldığı sürece atların yelelerinde hayır ve bereket olacağını ifade etmektedir. Aksi halde hayır ve bereketten yoksun olacaktır.
Hadiste geçen "en kapsamlı ve tek ayet" ifadesinin açıklaması: Ayet en kapsamlı ayettir. Çünkü bütün itaat ve isyan çeşitlerini kapsamına alır. Bu konudaki tek ayettir. Çünkü bu anlamı ifade eden başka ayet yoktur. İbnü't-Tin şöyle demiştir: "Bu ayet, merkebi Allah yolunda, O'na itaat amacıyla edinen kimselerin bunun sevabını göreceklerini, buna karşılık isyan amacıyla edinenlerin de bunun cezasını göreceklerini göstermektedir."
باب: من ضرب دابة غيره في الغزو. 49. SAVAŞTA BAŞKASININ BİNEĞİNE ONU HAREKETE GEÇİRMEK MAKSADIYLA VURMAK حدثنا مسلم: حدثنا أبو عقيل: حدثنا أبو المتوكل الناجي قال: أتيت جابر بن عبد الله الأنصاري فقلت له: حدثني بما سمعت من رسول الله صلى الله عليه وسلم، قال: سافرت معه في بعض أسفاره، قال أبو عقيل: لا أدري غزوة أو عمرة، فلما أن أقبلنا، قال النبي صلى الله عليه وسلم: (من أحب أن يتعجل إلى أهله فليعجل).
قال جابر: فأقبلنا وأنا على جمل لي أرمك، ليس فيه شية، والناس خلفي، فبينا أنا كذلك، إذ قام علي، فقال لي النبي صلى الله عليه وسلم: (يا جابر، استمسك). فضربه بسوطه ضربة فوثب البعير مكانه، فقال: (أتبيع الجمل). قلت: نعم، فلما قدمنا المدينة ودخل النبي صلى الله عليه وسلم المسجد في طوائف أصحابه، فدخلت إليه، وعقلت الجمل في ناحية البلاط، فقلت له: هذا جملك، فخرج فجعل يطيف بالجمل ويقول: (الجمل جملنا). فبعث النبي صلى الله عليه وسلم أواق من ذهب، فقال: (أعطوها جابرا). ثم قال: (استوفيت الثمن). قلت: نعم، قال: (الثمن والجمل لك).
Medine'de dişi atlar az olmazdı. Fakat Rasulullah ve ashabının aygırların dışında ata bindikleri görülmemiştir. Ancak Said İbn Ebi Vakkas ile iligili bu konuda farklı bir bilgi verilmektedir. Aynı Şekilde Darekutni'de geçen bir rivayete göre Mikdad da dişi ata binerdi.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.