

Mühelleb şöyle demiştir: "Resul-i Ekrem (s.a.v.) yüksek yerlere çıkınca tekbir getirirdi. Çünkü yüksek yerlere çıkmak Allah'ın yüceliğini ve büyüklüğünü daha derinden hissetmeye vesile olur. Nitekim kişi yüksek yerlere çıkıp Allah'ın yarattığı varlıkları görünce O'nun her şeyden yüce ve büyük olduğunu daha iyi anlar. Vadi içlerine girince Allah'ı tesbih etmek ise Hz. Yunus'un balık karnında iken Allah'ı tesbih etmesinden alınmış bir uygulamadır. Hz. Yunus balığın karnında iken tesbih ettiği için Allah onu karanlıklardan ve sıkıntılardan kurtarıp aydınlığa çıkarmıştır. İşte vadilere girildiği zaman Allah'ın tesbih edilmesi de burada başa gelebilecek kötülüklerden kurtulup selamete ermek içindir.
Resulullah'ın (s.a.v.) bu uygulaması hakkında şu yorum da yapılmıştır: "Alçak yerlerde Allah tesbih edilir. Tesbih ise Allah'ın noksan ve eksik sıfatlardan tenzi'h edilmesidir. Böylece düşük ve alçak yerlerde Allah'ı tesbi'h etmenin hikmeti de ortaya çıkmış olur. Yüksek yerlerde ise Allah'ın üstünlüğü VE yüceliğini ifade etmeküzere tekbir getirilir. Böylece kişinin bulunduğu mekan ilE yaptığı zikirler arasında bir uyum sağlanmış olur."

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.