

İmam Buhar! bu başlık altında Enes İbn Malik'ten nakledilen 'Beyruha bahçesiyle' ilgili hadisi zikretti. Bu hadisin zabtı "Zekat Bölümü"nde (bk. Kitiibu'z-zekat 44) geçmişti. Hadisin aç1klaması ise "Vakıf Bölümü"nde yapılmıştır. Bu ayet ile amel eden sahabilerden biri de İbn Ömer'dir. Bezzar'ın rivayetine göre o, bu ayeti okumuş sonra şöyle demiştir: "Baktım Rum asıllı cariyem Mercane'den daha çok sevdiğim bir şey yok. Sonra şöyle dedim: Bu cariye bundan böyle Allah nzası için hürdür. Eğer Allah nzası için verdiğim şeylerden vazgeçmeme adetim olmasaydı, elbette onunla evlenirdim."
باب: {قل فأتوا بالتوارة فاتلوها إن كنتم صادقين} /93/. 6. "DE Ki: EĞER DOĞRU SÖYLEYENLER İSENiZ, TEVRAT'I GETiRiP OKUYUN!"[Aı-i İmran, 93] AYETiNiN TEFSiRi حدثني إبراهيم بن المنذر: حدثنا أبو ضمرة: حدثنا موسى بن عقبة، عن نافع، عن عبد الله بن عمر رضي الله عنهما: أن اليهود جاؤوا إلى النبي صلى الله عليه وسلم برجل منهم وامرأة وقد زنيا، فقال لهم: (كيف تفعلون بمن زنى منكم). قالوا: نحممهما ونضربهما، فقال: (لا تجدون في التوراة الرجم). فقالوا: لا نجد فيها شيئا، فقال لهم عبد الله بن سلام: كذبتم، فأتوا بالتوراة فاتلوها إن كنتم صادقين، فوضع مدراسها الذي يدرسها منهم كفه على آية الرجم، فنزع يده عن آية الرجم، فطفق يقرأ ما دون يده وما وراءها، ولا يقرأ آية الرجم، فنزع يده عن آية الرجم فقال: ما هذه؟ فلما رأوا ذلك قالوا: هي آية الرجم، فأمر بهما فرجما قريبا من حيث موضع الجنائز عند المسجد، فرأيت صاحبها يجنأ عليها، يقيها الحجارة.
Yukarıdaki ayetin açıklaması hakkında Abdurrezzak İbn Hemmam, Ahmed İbn Hanbel, Nesaı ve Hakim İbn Abbas'tan iyi bir isnadla şu rivayeti nakletmişlerdir: İnsanlar için çıkarılan en hayırlı ümmetten maksat, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile hicret eden Müslümanlardır. İmam Taberı de Mücahid'in bu ayeti şu şekilde yorumladığını nakletmiştir: "En hayırlı ümmet olmanız, ayette belirtilen şartları yerine getirmenize bağlıdır." Bu yorum diğerlerine göre daha kapsamlıdır.
Taberı ve İbn Ebı Hatim İkrime kanalıyla bu hadisin sebebi vurudu hakkında şunu nakletmiştir: "Sizden önceki ümmetlerden birine mensup bir kimse diğer bir ümmetin bulunduğu yerde kendisini güvende hissetmezdL O da kendisini onun bölgesinde güvende hissetmezdL Sonra siz geldiniz ve sizin içinizde zenci ve kızıl tenliler (bile) güven içinde oldular." Başka bir senetle de onun şöyle söylediğini aktarmıştır: "Bu ümmet kadar hiçbir ümmetin içine başka milletler girmemiştir." Ubeyy İbn Ka'b'ın da şöyle söylediğini aktarmıştır: "Bu ümmetten daha fazla İslam'a icabet eden başka bir ümmet olmamıştır. ii İmam Taberi bu rivayeti hasen senetle ondan nakletmiştir.
Bütün bu rivayetler, ayette geçen ümmet lafzının genel bir anlam ifade ettiğini gösterir. Nitekim Ferra kesin bir ifade ile bunun böyle olduğunu belirtmiştir. Kitap da inansaydı, elbet bu, kendileri için çok iyi olurdu. (Gerçi) içlerinde iman edenler var; (fakat) çoğu yoldan çıkmışlardır." Bu konuda şu ayetleri de delilolarak ileri sürmüştür: "Yeryüzünde az sayıda olduğunuz zamanları hatırlayınf"[Enfal 26], "Azken, Allah'ın sizi çoğalttığını hatırlayınf"[A'raf 86] Sonra da şöyle demiştir: Buna benzer yerlerde ------kane'yi kullanıp kullanmamak birdir.
Bazı alimler bu ayeti "Siz, levh-i mahfuzda veya Allah'ın ilminde en hayırlı ümmetsiniz." şeklinde tefsir etmiştir. İmam Taberı ayetin genel bir mana faşıdığını ifade eden görüşü tercih etmiştir. Nitekim Tirmizı, İbn Mace ve Hakim'in Behz İbn Hakım ve onun babası ve dedesi kanalıyla naklettikleri şu hadis de bunu desteklemektedir: "Hz. Peygam- , , ber sallallahu aleyhi ve sellem ,bu ayet hakkında şöyle buyurmuştur: ......(Siz yetmişinci ümmetsiniz. Allah katında ümmetierin en hayırlısı ve en değerlisisiniz.) Hakim bu rivayetin sahıh olduğunu belirtmiştir.
Ahmed İbn Hanbel'in Hz. Ali'den hasen senetle naklettiği rivayette Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Benim ümmetimi en hayırlı ümmet kıldım." باب: {اذ همت طائفتان منكم أن تفشلا} /122/. 8. "O ZAMAN İÇİNİZDEN İKİ BÖLÜK BOZULMAYA VÜZ TUTMUŞTU,"[Al-i İmran 122] AYETİNİN TEFSİRİ حدثنا علي بن عبد الله: حدثنا سفيان قال: قال عمرو: سمعت جابر بن عبد الله رضي الله عنهما يقول: فينا نزلت: {إذ همت طائفتان منكم أن تفشلا والله وليهما}. قال نحن طائفتان: بنو حارثة وبنو سلمة، وما نحب - وقال سفيان مرة: وما يسرني - أنها لم تنزل، لقول الله: {والله وليهما}.
Bu rivayetin açıklaması Meğazi / Uhud savaşı 4051 nolu hadis'e ait olarak geçmişti. باب: {ليس لك من الأمر شيء} /128/. 9. "BU KONUDA SENİN YAPABİLECEĞİN BİRŞEY YOK,"[Aı-i İmran 128] AYETİNİN TEFSİRİ حدثنا حبان بن موسى: أخبرنا عبد الله: أخبرنا معمر، عن الزهري قال: حدثني سالم، عن أبيه: أنه سمع رسول الله صلى الله عليه وسلم: إذا رفع رأسه من الركوع في الركعة الآخرة من الفجر يقول: (اللهم العن فلانا وفلانا وفلانا). بعد ما يقول: (سمع الله لمن حمده، ربنا ولك الحمد).
فأنزل الله: {ليس لك من الأمر شيء - إلى قوله - فإنهم ظالمون}. رواه إسحاق بن راشد، عن الزهري. Velıd, Velld İbn Muğıre'nin oğludur. Halid İbn Velld'ir;de kardeşidir. Velld Bedir savaşına müşriklerin safında katılmıştı. Bu savaşta esir edilmişti. Sonra fidye verip kurtulmuştu. Daha sonra ise Müslüman olmuştu. Bu yüzden Mekke'de hapsolunmuştu. Hadiste zikredilen Seleme ve Ayyaş ile birlikte, anlaşıp müşriklerden kaçmıştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onların Mekke'den çıktığını haber almıştı. Bu yüzden ona dua etmiştir. Bu bilgileri Abdurrezzak İbn Hemmam müsel bir senet ile nakletmiştir. Velld Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gelince vefat etmiştir.
"Seleme İbn Hişam'ı." Hişam Muğıre'nin oğludur. Dolayısıyla Seleme, bir önceki paragrafta hakkında bilgi verilen Velld'in de amcasının oğludur. Ayrıca Ebu Cehil'in kardeşidir. Seleme ilk Müslüman olan insanlardandır. Hz. Ebu Bekir'in hilafeti sırasında hicri 14 yılında Şam'da şehit düşmüştür. "Ayyaş İbn Ebf Rab fa'y ı. " Ebu Rabıa künyesi ile tanınan Amr İbn Muğıre'nin oğludur. Bu da diğerleri ile amcaoğludur. İlk Müslüman olan insanlardan biridir. Her iki hicrete de iştirak etmiştir. Ama Ebu Cehil onu kandırmıştl. Bu yüzden Mekke'ye dönmüştü. Dönmesiyle birlikte Ebu Cehil, onu hapsetti. Sonra hadiste isimleri geçen arkadaşları ile birlikte Mekke'den kaçtı ve Hz. Ömer'in hilafetine kadar yaşadı. Hicri 15 yılında hakkın rahmetine kavuştu. Daha önce öldüğü de söylenmiştir.
Herşeyin doğrusunu Allah bilir. "Hatta bazı sabah namazıarında." Hadiste geçen bu ifade, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu şekilde dua ve beddua okumayı sürdürmediğini gösterir. "Birtakım Arap kabileleri için." İmam Müslim hadisin bu bölümünü Yunus kanalıyla Zühri'den şöyle nakletmiştir: "Allahım! Ra'l, Zekvan ve Usayye kabilelerine lanet etf" باب: {والرسول يدعوكم في أخراكم} /153/: 10. "NEBİ İSE ARDlNIZDAN SİZİ ÇAĞIRIP DURUYORDU,"[AI-i İmran 153] AYETİNİN TEFSİRİ وهو تأنيث آخركم.
آخركم uhrakum (ardınızdan) kelimesi, ......ahiriküm lafzının müennesidir. وقال ابن عباس: {احدى الحسنيين} /التوبة: 52/: فتحا أو شهادة. İbn Abbas şöyle demiştir: احدى الحسنيين ihde'l-husneyeyn (iki iyilikten birini) ifadesi "zafer ya da şehadetten biri" anCamına gelir. حدثنا عمرو بن خالد: حدثنا زهير: حدثنا أبو إسحاق قال: سمعت البراء بن عازب رضي الله عنهما قال: جعل النبي صلى الله عليه وسلم على الرجالة يوم أحد عبد الله بن جبير، وأقبلوا منهزمين، فذاك: إذ يدعوهم الرسول في أخراهم، ولم يبق مع النبي صلى الله عليه وسلم غير اثني عشر رجلا.
Bu ruvayet, yine Katade'den başka bir senetle "Meğazi Bölümü"nde nakledilmişti. Açıklaması da orada yapılmıştı. باب: {الذين استجابوا لله والرسول من بعد ما أصابهم القرح للذين أحسنوا منهم واتقوا أجر عظيم} /172/. 12. "YARA ALDıKTAN SONRA YİNE ALLAH'IN VE NEBİ'İN ÇAĞRISINA UYANLAR (ÖZELLİKLE) BUNLARIN İÇLERİNDEN İYİLİK YAPANLAR VE TAKVA SAHİBİ OLANLAR İÇİN PEK BÜYÜK BİR MÜKAFAT VARDIR,"[AI-i İmran 172] AYETİNİN TEFSİRİ القرح: الجراح، واستجابوا: أجابوا، يستجيب: يجيب القرح el-Karhu Yara anlamına; استجابوا istacabu ı}.ı::-ilecabu (icabet etti); يستجيب yestecibu يجيب yecibu (icabet eder) anlamında kullanılır.
AÇiKLAMA : القرح el-Karhu kelimesi Eb,! Ubeyde tarafından yara olarak tefsir edilmiştir. Said lbn Mansur iyi bir senetle ıbn Mes'ud'un bu kelimeyi kM harfinin dammesi ile .... şeklinde okuduğunu nakletmiştir. Bu, Kufelilerin kıraatidir. استجابوا istecabu ......lecabu (icabet etti); ....yestedbu يجيب yecibu (icabet eder) anlamında kullanılır." Bu yorum da Ebu Ubeyde'ye aittir. Ebu Ubeyde'nin ilk yorumu ...... (icabet etti) AI-i İmran suresindeki ayetle, ikinci yorumu ..... (icabet eder) [bk. eş-Şura 26] ise Şura suresindeki ayetle ilgilidir.
İmam Buhari ikinci yorumu şahit olarak burada zikretmiştir. Önemli Açıklama: İmam Buharı bu başlık altında bir hadis zikretmedi. Sanki bu konuda ona göre bir hadis yoktur. Halbuki bu konuda Hz. Aişe hadisi zikredilmeye layıktır. Söz konusu hadise göre Hz. Aişe bu ayet hakkında Urve'ye şöyle demiştir: "Ey yeğenim! Senin baban da bu ayette bahsedilen kimseler arasındadır. Zübeyr ve Ebu Bekir de onlardandı."
"Meğazı Bölümü"nde bu rivayetin açıklaması yapılmıştı. İbn Uyeyne Amr İbn Dinar ve İkrime kanalıyla İbn Abbas'ın şöyle dediğini nakletmiştir: "Müşriklerler Uhud'dan ayrılırken 'Ne Muhammed'i öldürdünüz, ne de genç kızları terkinize atmayı başardınız! Ne kötü iş yaptınız ... ' diyerek döndüler. Peşleri sıra Allah ResLılü bir grubu onları takiple görevlendirdi.
Takiple görevlendirilen insanlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in emrine uydular ve onların peşine düştüler. Nihayet Hamrau'l-esed'e geldiler. Burada müşriklere yetiştiler. Müşrikler onlara 'Önümüzdeki sene tekrar geleceğiz!' dediler. Bunun üzerine 'Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Nebi'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takvCi sahibi olanlar için pek büyük bir mükCifat vardır,' ayeti nazil oldu." Bu rivayeti Nesaı ve İbn Merduye nakletmiştir. Bu haberin ravileri, Buharı'nin ravilerinden oluşmaktadır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Buhârî. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin bu kitapta geçtiği hadis sayısıdır.