İbn Müsennâ

Ebû Müsennâ · 6. tabaka

Abdullah b. Müsennâ b. Abdullah b. Enes b. Mâlik

DoğumMedine
Vefath. 171
KünyeEbû Müsennâ
Nisbeel-Ensârî, el-Basrî
Yaşadığı yerleral-Basra
Tabaka6. tabaka
Cerh-ta'dîlsadûk (doğru sözlü)

Ailesi

Çocukları
Muhammad bin 'Abdullah al-Ansari

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Enes r.a. şöyle demiştir: "Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) selam verdiğinde üç kere verirdi. Bir söz söylediğinde bunu üç kere tekrarlardı. Tekrar: 95, 6244
Enes şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir söz söylediğinde, sözü anlaşılsın diye üç kere tekrar ederdi. Bir topluluğa uğrayıp da selam verdiğinde üç kere selam verirdi." Diğer tahric: Tirmizi Edeb
Enes İbn Malik (r.a.)'den nakledilmiştir: "Ömer (r.a.) kıtlık dönemlerinde insanlar sıkıntıya düştüğü zaman Abbas İbn Abdülmuttalib ile tevessül ederek Allah'a yalvarır ve yağmur duasına çıkardı. O dua ederksn şöyle derdi: "Allah'ım, biz önceden Nebi Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile tevessül ederek / onu aracı kılarak senden yağmur isterdik. Şimdi de Nebi Efendimizin amcası ile sana tevessül ediyoruz. Ne olur bize yağmur lütfet!" İşte bu dua hürmetine insanlara yağmur lütfedilirdi. Tekrar: 371.
Sümame'nin Enes'ten naklettiğine göre, Ebu Bekir r.a. Enes r.a.'e Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in belirlediği zekat miktarları konusunda yazdığı bir mektubunda şöyle demiştir; "Verilecek zekat miktarı (artar ya da azalır) korkusu ile, zekatı verilmesi gereken hayvanlardan ayrı olarak bulunanlar bir araya getirilmez, toplu halde bulunanlar da ayırılmaz."
Abdullah İbn Enes'in naklettiğine göre, Ebu Bekir r.a. Bahreyn'e gönderdiği zaman, Enes r.a.'e şöyle bir mektup yazmıştır: Rahman ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. Bu, Allah Resulü'nün Müslümanlara farz kıldığı, Allah'ın da Resulüne emrettiği zekattır. Müslümanlardan, burada belirtilen ölçülere göre zekat vermeleri İstenirse hemen versin. Daha fazlası istenirse kimse vermesin. Ölçüler şöyledir: Develerin Zekat. 1 -24 arası deve için - Her beş deve için davar cinsinden bir koyun 25-35 arası deve için - Bir yaşını doldurmuş bir dişi deve 36-45 arasıdeve için - İki yaşını ,doldurmuş bir dişi deve 46-60 arası deve için - Üç yaşını doldurmuş bir dişi deve 61-75 arası deve için - Dört yaşını doldurmuş bir dişi deve 76-90 arası deve için - İki adet iki yaşını doldurmuş deve 91-120 arası deve için - Üç yaşını doldurmuş iki adet dişi deve 120 deveden sonra her kırk deve için iki yaşını doldurmuş bir dişi deve; her elli deve için üç yaşını doldurmuş bir dişi deve zekat verilir. Sadece dört devesi bulunan kimseye zekat vacip değildir. Fakat isterse verebilir. 5 deveye ulaşınca bir koyun vermesi gerekir. Koyunların Zekat. Senenin çoğunluğunu otlaklarda geçiren koyunların zekatı şöyledir: 40- 120 arası koyun için - Bir koyun 120-200 arası koyun için - İki koyun 200-300 arası koyun için - Üç koyun 300'den sonrası için her yüz koyunda bir koyun zekat vermek gerekir. Kırk koyundan daha azı için zekat vermek gerekmez. Fakat sahibi isterse verebilir. Gümüşün Zekat. (İster basılmış isterse basılmamış olsun) Gümü§te kırkta bir zekat verilmesi gerekir. Kişide, sadece 190 dirhem gümü§ varsa zekat vermesi gerekmez. Fakat kişi isterse verebilir.
Sümame İbn Abdullah İbn Enes'ten rivayet edilmiştir: Ebu Bekir r.a. Hz. Enes'e Allah Resulü'nün belirlemiş olduğu zekat farızasını yazdıktan sonra "Malı ortak olanların mallarından da zekat al. Sonra onlar eşit olarak kendi aralarında paylaşırlar" demiştir.
Enes İbn Malik r.a.'den nakledilmiştir: "Hz. Ebu Bekir halifeliğe getirilince beni Bahreyn'e göndermişti. Gönderirken de benim için bir belge yazmış ve bu belgeyi Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzüğü ile mühürlemişti. Bu yüzüğün üzerinde üç satır vardı: Bir satırda Muhammed, birinde Resul ve diğerinde de Allah yazıyordu."
Enes r.a.'dan rivayete göre "Ömer b. el-Hattab kıtlık oldu mu Abbas b. Abdulmuttalib ile yağmur duasına çıkar ve şöyle derdi: Allah'ım, bizler, (hayatta iken) Nebimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i vesile ederek sana dua ediyor, sen de bize yağmur yağdırıyordun. Şimdi de Nebiimizin amcası vesilesi ile sana dua ediyoruz, bize yağmur yağdır." (Enes) dedi ki: Ve onlara yağmur yağdırılırdı. Bu Hadis 1010 numara ile geçmiştir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "el-Abbas b. Abdulmuttalib" Bu başlık altında Enes'in rivayet ettiği hadisi zikretmiş bulunmaktadır. el-Abbas, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den iki ya da üç yıl daha yaşlı idi. Meşhur olan görüşe göre o Mekke'nin fethinden önce Müslüman olmuştur. Bundan önce Müslüman olduğu da söylenmiştir. Bu da uzak bir ihtimal değildir. Ancak Mekke fethinden önce hicret etmediği için Ömer onun faziletini bilmekle onun vesilesi ile yağmur dilernek ile birlikte, (kendisinden sonraki halifeyi seçecek olan) şura ehli arasına almamıştır .. İleride Aişe radıyaHahu anh€ı'nın rivayet ettiği Nebi sallall€ıhu aleyhi ve sellem'in amcası el-Abbasla gösterdiği saygı ve tazime dair hadis, Meğazi bölümünün sonlarında Nebi sallall€ıhu aleyhi ve sellem'in vefatından sözederken zikredilecektir. el-Abbas'ın künyesi Ebu'l-Fadl olup, Osman radıyall€ıhu anh'ın halifeliği döneminde 32 yılında, seksen küsur yaşında olduğu halde vefat etmiştir
Enes r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: Ebu Talha bu bahçeyi Hassan [İbn Sabit] ile Übey [İbn Ka'b] arasında paylaştırdı. Halbuki ben, kendisine onlardan daha yakındım. Fakat bana bahçeden bir pay vermedi.
Enes İbn Malik'ten şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Mürninler içinde Allah'a verdiği sözde duran nice erler var!" ayetinin Enes İbn Nadr hakkında nazil olduğunu biliyoruz.
Enes'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiği zaman Kur'an'ı dört kişiden başkası ezberlememişti. Onlar Ebu'd-Derda, Muaz İbn Cebel, Zeyd İbn Sabit ve Ebu Zeyd'dir. Bizler, Kur'an'ı onlardan miras aldık."
Enes'ten rivayete göre, "Ebu Bekir r.a., halife seçilince kendisine bir mektup yazdı. Mühürün nakşı üç satır halinde idi: "Muhammed" bir satır, "Rasul" bir satır ve "Allah" bir satır idL"
Abdullah İbn Dinar'dan, onun İbn Ömer'den rivayetine göre "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem el-kaza' denilen traş şeklini nehyetmiştir."
Rivayet zinciri: Buhârî ← Müslim b. İbrâhîm ← İbn Müsennâ ← Abdullah b. Dînâr ← İbn Ömer
Enes r.a.'dan rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem selam verdiğinde, üç defa selam verirdi. Bir söz söyleyip konuştuğunda da onu üç defa tekrar ederdi.
Enes'den rivayet e göre "Ümmü Suleym, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e deriden yapılmış bir döşek yayar, o da bu döşek üzerinde yatıp kaylule uykusunu uyurdu. (Enes) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem uyudu mu, onun terinden ve saçlarından alır ve onları bir şişe de toplardı. Sonra da o uyurken bunlara sük denilen bir hoş koku katardı." (Ravi Sümame) dedi ki: Enes İbn Malik'in vefatı yaklaşınca bana kefenine konulacak kokunun içerisine bu sükten konulmasını vasiyet etti. (Sümame) dedi ki: Bu sük ölümünden sonra kefenine ve vücuduna konulan kokular arasına katıldı."
Enes b. Malik r.a.'in nakline göre Ebu Bekir r.a., Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in takdir buyurduğu zekat miktarlarına dair Enes b. Malik'e bir mektup yazdı. Bu mektupta zekat (artar) korkusuyla dağınık olan zekat malı biraraya toplanmaz, toplu bulunanlar da dağıtılmaz diyordu.
Enes b. Malik'in nakline göre Kays b. Sa'd, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünde idarecinin kolluk görevlisi mesabesinde olurdu.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr ikisi birden Yahya El-Kattan ve İbni Mehdî'den rivayet ettiler, îbnii'l-Müsennâ Dediki: Bana Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. demişki: Bize Simâk b. Harb, Câbir b. Semure'den rivayet etti: İbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Abdurrahmân b. Mehdi dahî, Şu'be'den, o da Simâk'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle namazını güneş devrildiği vakit kılardı.» demiş. İzah için 620 ye bakın.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Abdurrahman b. Mehdî ← Şu'be b. el-Haccâc ← Simâk b. Harb ← Câbir b. Semüre
Bana Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile îshâk b. İbrahim ve ibni Ebî Ömer toptan Sekaff den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (dediki): Bize Abdülvahhâb rivayet etti. (dediki): Ben, Yahya b. Sald'den dinledim. (dediki): Bana, Vâkıd b. Amr b. Sa'd İbni Muâz-i Ensârî haber verdi; ona da Nâfi' b. Cübeyr haber vermiş. Ona da Mes'ûd b. Hâkem-İ Ensârî haber vermiş. Mes'ûd da cenazeler hakkında Aliyyü'bnü Ebî Tâlib'in şunu söylediğini işitmiş: «Şüphesiz ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Cenaze için evvelâ) kalktı, sonra oturdu.» Nafi' b. Cübeyr'in bu hadîsi rivayet etmesi Vâkıd b. Amr'ın cenaze yere konuluncaya kadar ayakta durduğunu gördüğü içindir.
Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile Züheyr b. Harb ve Ubeydullah b. Saîd hep birden Yahye'l-Kattân'dan rivayet, ettiler. İbnü'I-Müsennâ dediki: Bize Yahya, Ubeydullahdan rivayet etli. (Demişki): Bana Nâfi îbni Ömer'den rivayet etti. İbni Ömer şöyle demiş : «Bu iki rüknü (yâni) Rükn-ü Yemani ile Hacer-i Esved'i, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in istilâm buyurduğunu gördüm göreli ne şiddette ne de serbest zamanda istilâmı terketmedim.»