

Zincir musanniften sözün kaynağına doğru okunur; her halka bir sonrakinden aktarır. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir.

Ebu Avane'nin Musa İbn Ebi Aişe'den naklettiği ve "Bedu'l-vahy Bölümü "nde geçen rivayette şu ifade yer almaktadır: "Hz. Nebi Kur'an inerken bazı zor durumlar yaşıyordu." Bu cümle, Kıyame Suresi'ndeki ayetlerin iniş nedenini açıklamak için yapılmış bir giriştir. "Bedu'l-vahy Bölümü"nde geçen Hz. Aişe'den gelen hadiste de ifade edildiği gibi, Hz. Nebi, vahiy alışı esnasında birtakım zor hallere maruz kalıyordu. Nitekim bu durum Hz. Aişeiden nakledilen ve İfk hadisesini anlatan hadiste de şu şekilde ifade edilmiştir: "Hz. Nebi vahiy alırken çektiği sıkıntıyı çekmeye başlamıştı." Yine Hz. Aişe'den "Bedu'l-vahy Bölümü"nde nakledilen rivayette Hz. Nebi şöyle buyurmuştur: "Bu, vahyin en ağır olanı idi." Bu ifade, Hz. Nebi'in daha önce ifade edilen vahyin geliş şekillerinden ikisinde de zorlukla karşılaştığını, ancak bunlardan birinin diğerine göre daha ağır olduğunu gerektirmektedir.
Bu rivayetin zahirine göre, Hz. Nebi'in vahyi ezberlemek için acele etmesinin nedeni, vahiy alırken başına gelen sıkıntılı durumdur. Bundan dolayı Hz. Nebi, bir an önce içine düştüğü bu zor durumdan kurtulmak için vahyi almada acele ediyordu. Ancak İsrail rivayetinde Hz. Nebi'in acele etme nedeninin vahyi unutma endişesi olduğu ifade edilmiştir. Şöyle ki; "Bunun üzerine ona şöyle buyuruldu: Vahyi ezberleyememe korkusu ile "(Resulüml) Dilini kımıldatma.(Kıyame 16) "O halde, biz onu okuduğumuz zaman" ifadesinde geçen "okuduğumuz" lafzı ile vahiy meleğinin Kur'an'ı Hz. Nebi'e okuması kastediimiştir.