

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîs'i Buhârî «Ezan», «Namaz» ve «Libâs» bahislerinde; Ebu Dâvûd, Nesâî ve İbni Mâce dahî «Libâs bahsinde muhtelif râvilerden tahrîc etmişlerdir. Hamîsa: Evvelce de gördüğümüz vecihle dört köşeli ve çizgili kumaş demekdir. îpekden veya yünden yapılabilir. Yalnız bu isim verilebilmesi için siyah ve çizgili olması şarttır. Bu kumaş yumuşak, ince ve hacmi ufak olduğu için ona hamîsa denilmişdir. Ebu Cehm (Radiyallahû anh)'in ismi: Âmir b. Huzeyfe'dir. Bâzıları isminin Ubeyd olduğunu söylerler. Mekke'nin fethedildiği gün müslüman olmuşdur. Ebu Cehm Hazretleri, Kureyş kabilesine mensûb olup nesep ilmini bilir ve kabilesi arasında sevilir, sayılır bir zât idi. Kabe'nin iki defâ bina edildiğini görmüş ve Hz. Muâviye'nin hilâfeti sonlarında vefat etmişdir. Ashâb-ı Kiramdan bir de Ebu Cüheym vardır. Onu bununla karıştırmamalıdır. Enbicânî, Enbîcân denilen yerde yapılan kumaşdır. «Bazıları Menbic kumaşıdır. Menbic, Şam'da ma'ruf bir şehirdir. İsmi mensubu (bâ) nın fethile Menbecânî gelir. Hemzesi de mime çevirilir.» demişlerse de birinci ihtimal daha kuvvetlidir. Bu kumaş hamîsadan daha kalındır. Erişi kaim pamuk veya kalın keten, argacı da yünden dokunur. Ekseriyetle battaniye yerine kullanılır. Çizgileri yoktur. Mezkûr hamîsayı Resulullah (Sallaliahü Aleyhi ve Sellem) 'e hediyye eden de Ebu Cehra (Radiyallahû anlı) idi. Hediyem kabul edilmedi diye kalbi kırılır endîşesi ile hamîsayı kendisine iade etmiş, fakat enbîcânîsini istemek sureti ile hatırını yine hoş etmişdir. Zâten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muradı onun hediyesini kabul etmemek değil, hamîsamn çizgili bulunması ve bu sebeple huşû' ve huzûuna ma'nî olmasıydı. Fakat nede olsa hasbelbeşerîyye Ebu Cehm (Radiyallahû anh) hediyyesinin kabul edilmemesinden dolayı gücenebilirdi. Bu ciheti nazar-ı itibâra alan Fahr-i Kâinat (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz, hediyenin kabul edilmemesi mevzubahis olmadığını, ilk hediyeyi değiştirmesinin başka bir sebebi bulunduğunu göstermek için hamîsayı iade etmiş, yerine onun enbîcânîsini istemiş ve bu suretle Hz. Ebu Cehm'in gönlünü almışdır. Gerçi mezkûr hamîsanın Hz. Ebu Cehm'ide meşgul edeceği hatıra gelebilirse de Ebu Cehm (Raâiyallahû anh)'ın kör olduğu söylenir. Olmasa bile Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun hamîsa üzerinde namaz kılmadığını bildiği için iade etmiş olabilir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.