

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhâri «Kitâbu'l-Enbiyâ»da tahrîc etmiştir. Akaar: Yer ve ona bitişik olan malın aslıdır. Bazılarına göre akaar, ev ve çiftliktir. Bu kelimenin hassaten hurmalık mânâsına geldiğini söylîyerıîer de vardır. Hadîste bahsedilen alışveriş Benî İsrâîl'den iki zât arasında geçmiştir. Zahire bakılırsa bu zâtlar mahkemeye gitmeyip birini hakem tayîn etmiş gibi görünüyorlarsa da İshâk b. Beşîr'in rivayetinde nasbedilmiş hâkim huzuruna çıktıkları tasrîh edilmiştir. Hadîs-i şerif tahkimin yâni dâvaya bakmak için bir kimseyi hakem yapmanın caiz olduğuna işaret ediyor. Bu mesele ihtilaflıdır îmam Âzam'a göre hakemin re'yi o beldenin resmî hâkiminin re'yine muvafıksa mu'teberdir; aksi takdirde verdiği hükme i'tibar yoktur. İmam Mâlik ile Şafiî hakemin hüküm vermeye ehliyetli olması şartı ile hükmü belde hâkiminin re'yine uysun uymasın nafiz olacağını söylemişlerdir. Kurtubî bu alışverişte bir hüküm bulunmadığını, hakemin sadece iki tarafı uzlaştırdığını beyan ediyor. Filvaki' iki kişinin arasını bulmak müstehaptır. Bu hususta hâkim olanla olmayan arasında fark yoktur.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.