

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsin birinci rivayetini Buhâri «Kitâbü'l-Hibede; Nesâî «Kitâbü'l-Menâkıb»de; ikinci rivayetini Buhâri «Ktâbü'l-Megâzî»de tahrîc etmişlerdir. Meniha: Bir müddet sütünden, yapağısından istifade etmesi için başkasına verilen koyun veya devedir. Burada bu kelime meyvesinden istifade için verilen hurmalık mânâsında kullanılmıştır. Muhacirler gelince Ensâr, ağaçlarının meyvelerini onlara menîha olarak vermişlerdi. Bazıları bunları şartsız olarak kabul etmiş; bir takımları da ağacına ve yerine lâzım gelen hizmeti yapmak ve çıkanın yarısını sahibine vermek şartı ile almışlardı. Zira sırf menîha olarak kabul etmeye şereflerine yedirememişlerdi. Gerçi Müzârea bahsinde geçen bir hadîste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu taksim teklifini kabul etmediğini görmüştük. Fakat oradaki teklif mallarının yansını tamamiyle bağışlamak için yapılmıştı. Buradaki ise aslını değil meyvasını bağışlamak içindir. Nitekim bilâhare harpte ellerine mal geçince bu ağaçları sahiplerine iade etmişlerdir. Ümmü Süleym de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verdiği hurmalığı, yemişini dilediği gibi tasarruf etmek üzere vermiştir. Onun için de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz bu hurmalığı Ümmü Eymen'e vermişti. Şayet sadece bir ibâha olsaydı onu başkasına veremezdi. Burada akardan murâd hurmalıktır. Ümmü Eymen'in ismi Bereke'dir. Vaktiyle Ubeyd-i Habeşî namında bir zâtla evliymiş. Ondan Eymen isimli bir oğlu olmuş. Bu nedenle künyesi Ümmü Eymen olmuş. Bu Hadiste Ümmü Eymen'in Habeşistandan gelme olduğu bildiriliyor. Filhakika onun Fil ordusu ile birlikte gelen Habeşlilerden esir alındığı rivayet olunursada İmam Şafii Habeşli olmadığını, Habeşli kadın başka biri olduğunu söylemiştir. Hz. Ümmü Eymenin Hurmalığı Enes (Radiyallahu anh) ' e vermek istamemesi bu hurmalığın ebediyyen kendinin mülkü olduğunu sandığındandırç Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de onun gönlünü kırmamış; o yeri geri almak için kendisine kat kat emsalini vermiştir. Bu ona bir teberru' ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i büyütüp terbiye ettiği için bir ikramdır. Hadis-i şerif menfaati hibe etmenin caiz olduğuna Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in son derece cömertliğine iyiliğine ve Ümmü Eymenin mevkiine delildir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.