

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buhârî «Mezâlim» ve «İsti'zan» bahislerinde; Ebû Dâvud «Kitâbu'l-Edeb»'de tahrîc etmişlerdir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Goz.v yummak» tabiriyle bir kimseye sözle ve fiille hayırsız bir taarruzda bulunmamayı kasdetmiştir. Emr-i bil-ma'ruf bütün tâat ve iyiliklere şâmil bir kelimedir. Nitekim kötülükten nehiyde şer'an mekruh ve haram sayılan bütün kötü fiillere şâmildir. Ebû Dâvûd'un rivayetinde aksıran kimse Allah'a hamdederse ona «Yerhamükellah» demek, yol sorana yolu göstermek, Taberânî'nin Hz. Ömer'den rivayet ettiği bir hadîste imdat isteyene yardımda bulunmak gibi şeylerde vardır. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yol üstüne oturmaktan nehiy buyurması sayılan şartlar ifa edilemiyeceğinden endişe ettiği içindir. Kurtubî diyor ki: «Ulemânın anladığına göre buradaki yasak oturmanın haram olduğunu bildirmek için değil, sedd-i zerîa yâni haram yollarını tıkama ve doğruyu göstermek içindir.» Rivayete göre Abdullah b. Zübeyr: «Meclisler şeytanın halkalarıdır. Yapılacak bir hak görürlerse onu yapmazlar; batıl görürlerse onu def etmezler.» demiştir. Âmir de şunu söylemiştir: «Halk eskiden mescidlerinde otururlardı. Osman (Radiyallahu anh) öldürülünce yollara çıkıp haber soruşturmaya başladılar.» Hadîs-i şerîf birçok faydaları bir araya toplamıştır. Hükümleri açıktır. Ezcümle yol üstlerine oturmaktan kaçınmalı, kimseye eziyet vermemelidir. Ğıybet, suizan, yoldan geçenleri tahkir ve yol vermemek gibi şeyler eziyette dâhil olduğu gibi, yol üstünde oturanlar korkulacak kimseler ise ve bundan dolayı halk oradan geçemezse, bu da eziyetten sayılır.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.
Bu hadis 2 ayrı senedle (tarîk) rivayet edilmiştir; zincirler ayrı ayrı gösterilir.