

Ahmed Davudoğlu açıklaması: Bu hadîsi Buharı Kitâbu'l-Enbiya ile Kitâbu'I-istîzan'da tahric etmiştir. Hadîsin şerhini evvelce görmüştük. Bu rivayet hadîsdeki zamirin Hz. Âdem'e ait olduğu hususunda zahirdir. Hadîsden murad: Allah Teâlâ, Âdem (Aleyhisse!âm)'i yaşayıp vefat ettiği sureti üzerine yaratmıştır. O zürriyeti gibi şekil değiştirmemiştir. Yeryüzündeki sureti ne ise cennetteki sureti de odur, demektir. Hadîsdeki arşından murad; bizim arşımmızdır. Hz. Âdem'in uzunluğu altmış arşın olduğu gibi, genişliğinin de yedi arşın olduğu rivayet olunmuştur. Kurtubî diyor ki : «Allah Teâlâ cennetlikleri asılları olan Âdem (Aleyhisselâm)'ın hilkatine iade edecek, cennette onun sıfatında ve onun uzunluğunda olacaklardır.» Yâni; cennete giren bahtiyarlar boy pos güzelliği itibariyle Hz. Âdem kılığında olacaklar dünyadaki sakatlık ve kusurlarından eser kalmayacaktır. Hadîs-i şerîf oturan bir kimsenin yanına varanın «Esselâmu-aleykum» diye selâm vermesinin efdal olduğuna delildir. Maamafih «Selamünaleyküm» demek de kâfidir. Selâmı alırken, verenin sözüne ziyâde etmek müstehabdır. Bu hadîs selâm alırken de Esselâmu aleyküm demenin caiz olduğuna işaret etmektedir. Ve aleykümüsselam demek efdal ise de şart değildir. Anlaşılıyor ki: Âdem (Aleyhisselâm)'ın zürriyeti asırlar boyunca kısala kısala bugünkü hâle gelmişlerdir.

Zincir sözün kaynağından musannife doğru sıralanmıştır: 1 = sözü söyleyen/ilk aktaran, sonrakiler onu sırayla nakledenler, en altta eseri derleyen Müslim. Râviye tıklayınca aynı râvinin geçtiği tüm hadisler listelenir; parantezdeki sayı râvinin sitedeki hadis kitaplarında geçtiği hadis sayısıdır.