Vefath. 130
Nisbeel-Ukaylî, el-Basrî
Yaşadığı yerleral-Basra
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid (yâni El-Ahmar) Hüseyin EI-Muallim'den naklen rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize İsâ b. Yunus haber verdi. (Dediki): Bize Hüseyin EI-Muallim, Büdeyl b. Meyserâ'dan. o da Ebu'l-Cevzâ'dan, o da' Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza tekbirle, kirâata da fatihayı okumakla başlardı. Rüku ettiği zaman başını ne yukarıya diker, ne de aşağıya büker, ikisinin arasında tutardı. Başını rüku'dan kaldırdığı vakit, iyice doğrulmadıkça secdeye gitmezdi. Başını secdeden kaldırdığı zaman dahî iyice doğrulup oturmadıkça ikinci secdeye gitmezdi. Her iki rek'ât sonunda Tehiyyâtı okurdu. Sol ayağını yere döşer, sağ ayağını da dikerdi. Şeytan oturuşundan nehyeder; İnsanın vahşî hayvanlar gibi ellerini yere yayarak oturmasını da yasak eder, namazı selâm vererek bitirirdi.» İbni Nümeyr'in Ebu Hâlid'den naklettiği rivayette: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şeytân ökçesi oturuşundan nehyederdi.» cümlelesi vardır.» Hadîsde zikri geçen şeytân oturuşunu Ebu Ubeyde ve diğer bâzı ulemâ köpek oturuşu diye tefsir etmişlerdir. Bundan murâd yere oturarak köpekler gibi dizlerini dikmek ve iki taraftan elleriyle yere dayanmaktır.
Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Büdeyl'den, o da Abdullah b. Şakîk'dan, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabir azabından, cehennem azabından birde deccâlın fitnesinden Allah'a sığımrmış.
Bana Yahya b. Habîb El-Harisi rivayet etti. (Dediki) : Bize Hâlid b. El- Haris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Büdeyl'deri rivayet etti. Demişki: Ben Ebu'l-Aliye'yi, Abdullah b. Sâmit'den, o da Ebu Zerr'den naklen rivayet ederken işittim. Ebu Zerr şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyluğuma vurarak: «Namazı vaktinden geri bırakan bir kavmin içinde kaldığın zaman acep hâlin nasıl olacak?» buyurdu. Ebu Zerr: — Sen ne buyurursun? dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Namazı vaktinde kıl! sonra işine git! Şayet sen mescidde iken namaza ikaamet getirilirse, sen de kıl!» buyurdular.
Bize, Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti, (Dediki): Bize, Hammâd, Büdeyl ile Eyyûb'dan, onlar da Abdullah b. Şakik'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe, şöyle demiş: «Resûlullah (SalIallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin uzun uzadıya namaz kılar; namazı ayakta kılarsa, ayakta rüku eder; oturarak kılarsa rükû'u da oturarak yapardı.»
Bize, Muhamedü'bnü'I-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Büdeyl'den, o da Abdullah b. Şakîk'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: «Ben, İran'da hasta olmuşdum. Bu sebeple namazı, oturarak kılıyordum. Müteakiben bunu Âişe'ye sordum. Âişe : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), geceleyin ayakta uzun uzun namaz kılardı...» cevâbını verdi...» Ve Raî hadîsi rivayet etmiştir.
Bana, Ebû'r-Rabî' Ez-Zehrânî rivayet etti. (Dediki): Bize, Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize, Eyyûb ile Büdeyl, Abdullah b. Şakîk'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettiki, Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Ben soranla Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arasında olduğum hâlde suâl sordu ve : — Yâ Resûlâllah! gece namazı nasıl kılınır? dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İkişer ikişer kılınır. Sabah olacağından korkarsan bîr rek'ât (daha) kıl. Ve namazının sonunu vitir yap!» buyurdular. Bir sene sonra ben yine o yerde iken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e biri suâl sordu. Ama o adammıydı, başka birimiydi bilemiyo•rum. Ona da aynı şey'i söyledi.
Bana, Ebû Kâmil rivayet etti, dedi ki: Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize, Eyyûb ile Büdeyl ve Imrânü'bnü Hudeyr, Abdullah b. Şakîk'dan, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiler. H. Bize Muhammed b. Ubeyd EI-Guberî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize, Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb ile Zübeyrü'bnü Hırrît, Abdullah b. Şakîk'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiler. İbni Ömer: «Bir adam, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'e sordu. .» demiş. Mezkûr râvîler yukarki hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Yalnız bunların ikisinin hadîsinde dahî «hâdiseden bir sene sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam suâl sordu...» cümlesi ile ondan sonrası yokdur.
Rivayet zinciri (2. tarîk): Müslim ← Muhammed ← Hammâd b. Zeyd ← Eyyûb es-Sahtiyânî ve Zübeyr b. el-Hirrît ← Abdullah b. Şakîk ← İbn Ömer
Bana Ebû Gassân El-Mismaî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Katâde'den, o da Büdeyl'den, o da Ata' b. Ebî Rabâh'dan, o da Safvân b. Ya'lâ'dan naklen rivayet etti ki, Ya'Iâ b. Münye'nin çırağının kolunu bir adam ısırmış. O da kolunu çekmiş ve ön dişi düşüvermiş. Bunun üzerine dâva Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arzolunmuş; fakat o bunu iptal ederek: «Onu aygır devenin kemirdiği gibi kemirmek mi istedin?» buyurmuşlar.
Bana Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Budeyl, Abdullah iı. Şakık'daıı, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : «Mu'min'in ruhu çıktığı vakit, onu iki melek karşılar yukarıya çıkarırlar.» Hammad demişki: Râvî onun kokusunun güzelliğini ve miski anlattı. Ebû Hureyre şöyle demiş: «Sema ehli: Güzel bir ruh yer tarafından geldi, Allalı sana ve kendisini yaşattığın cesede salat eylesin, derler. Müteakiben onu Rabbi (Azze ve Celle)'ye götürürler. Sonra: Bunu hududun sonuna kadar götürün, buyurur. Kâfirin de ruhu çıktığı vakit, —Hammad onun pis kokusunu ve bir lanet de zikretti demiş— sema ehli pis bir ruh yer tarafından geldi, derler. Ve : Bunu hududun sonuna kadar götürün denilir.» Ebû Hureyre demişki: Bunun üzerine Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerinde bulunan ince bir örtüyü şöyle burnuna çevirdi.