Ebü't-Tufeyl

Sahâbî, en son vefat eden sahâbî

Âmir b. Vâsile b. Abdullah b. Amr b. Cahş

DoğumHijaz
Vefath. 100
Nisbeel-Leysî, el-Kinânî, el-Mekkî, el-Bekrî
Yaşadığı yerlerKûfe, Mekke
TabakaNebî'yi görmüştür

Hakkında

Ebü't-Tufeyl künyesiyle tanınan Âmir b. Vâsile, Kinâne kabilesinin Leysoğulları koluna mensuptur; bu yüzden hem Leysî hem Kinânî nisbeleriyle anılır. Adının Amr olduğu da rivayet edilir. Uhud Savaşı'nın yapıldığı h. 3 / m. 625 yılında doğmuş, Hz. Peygamber'in hayatının son sekiz yılına yetişmiştir. Vedâ Haccı sırasında Resûlullah'ı Kâbe'yi tavaf ederken gördüğünü anlatır; bu sebeple Peygamber'i görmüş küçük yaştaki sahâbîler arasında sayılır.

Hz. Ali'ye yakınlığıyla tanınmış, onun yanında savaşlara katılmıştır. Hz. Hüseyin'in intikamını almak üzere Muhtâr es-Sekafî'nin hareketine destek vermiş, daha sonra Emevîler'e karşı İbnü'l-Eş'as'ın ayaklanmasında da yer almıştır. Şiir de söyleyen Ebü't-Tufeyl'in, oğlu Tufeyl için yazdığı bir mersiye bilinmektedir.

Hz. Peygamber'den sekiz kadar hadis, Hz. Ali'den ise çok sayıda haber nakletmiş, rivayetleri Kütüb-i Sitte'nin tamamında yer almıştır. Kûfe'de de yaşamış olan Ebü't-Tufeyl, h. 100 / m. 718-719 yılında Mekke'de vefat etmiştir. Ölümüyle sahâbîlerin sonuncusu dünyadan göçmüş kabul edilir; vefatının h. 102, 107 veya 110 yılında olduğu da söylenir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Bize Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyn El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize Ciireyrî, Ebu't-Tufeylî'den rivayet etti. Şöyle demiş: İbni Abbâs'a: Ne buyurursun. Beyti şu üç tavaf ramel ve dört tavaf âdî yürüyüş meselesi sünnet midir? Kavmin bunun sünnet olduğunu söylüyorlar, dedim. İbni Abbas : «Hem doğru söylemişler hem yanlış!» cevâbını verdi. — (Bu) hem doğru sftytemişier hem yanlış sözünün manası nedir? dedim, ihni Abbas şanu söyledi — Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye geldi de müşrikler: Hakikaten Muhammed ile ashabı yıllıktan Beyti tavaf edemiyorlar, dediler. Ona haset ediyorlardı. Bunun üzerine ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına üç tur ramel yapmalarını, dört tur da alelade yürümelerini emir buyurdu. İbai Abbâs'a: — Bana Safa ile Merve arasında vasıtaya binerek sa'y yapmayı haber ver. Bu da sünnet midir? Zirâ kavmin bunun sünnet olduğunu söylüyorlar, dedim. İbni Abbâs: — Hem doğru söylemişler hem yanlış cevâbını verdi Ben: — (Bu) hem doğru söylemişler hem yanlış sözünün mânâsı nedir? dedim. İbni Abbâs şunu söyledi: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına halk üşüştüler, işte Muhammedi İşte Muhammedî diyorlardı. Hattâ evlerden genç kızlar bile çıkmışlardı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda halk dövülemezdi. Başına birçok kimseler toplanınca hayvana bindi ama yürüyerek sa'y yapmak efdaldır.
Bize Muhammedu'bnü'l-Mûsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid rivayet etti. (Dediki): Bize Cüreyrî bu isnâdla bu hadîsin mislini, haber verdi. Yalnız o: «Mekkeliler hasetçi bir kavim idiler» dedi. «Ona haset ederlerdi» demedi.
Bize İbni Ebi Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, İbni Ebî Hüseyin'den, o da Ebu't-Tufeyl'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: İbni Abbâs'a : Kavmin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Beyti tavaf ederken ve Safa ile Merve araslnda ramel yaptığını, bunun sünnet olduğunu söylüyorlar, dedim. îbni Abbâs: — Hem doğru söylemişler hem yanlış cevâbını verdi.
Bana Muhammed b. Râfİ' rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr, Abdülmelik b. Saîd b. Ebcer'den, o da Ebu't-Tufeyl'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: İbni Abbâs'a : — Ben. Retûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüğümü zannediyorum, dedim. İbni Abbâs: — O halde onu bana tavsif et, dedi. — Onu Merve'de dişi bir deve üzerinde gördüm. Etrafına birçok insanları toplanmışlardı dedim. Bunun üzerine İbni Abbâs: — İşte Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) odur. Halk onun huzurundan kovulmaz ve zorlanmazlardı, dedi.
Bize Muhammedü'bnu'l-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Dâvûd rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'rûf b. Harrebûz rivayet etti. dediki: Ebû't-Tufeyl'i şunu söylerken işîttim: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Beyti tavaf ederken gördüm,rüknü elindeki baston ile istilâm ediyor ve bastonu öpüyordu.»
Rivayet zinciri: Müslim ← Muhammed b. Müsennâ ← Ebû Dâvûd ← Ma'rûf b. Harrebûz ← Ebü't-Tufeyl
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmar Süleyman b. Hayyan, Mansûr b. Hayyan'dan, o d; Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : — Ali b. Ebî Tâlib'e: Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sır olarak sana bildirdiği bir şey haber ver! dedik. Ali : — O bana insanlardan gizlediği hiç bir şeyi sır olarak söylemedi. Lâkin ben onu: «Allah'tan başkası namına hayvan kesene Allah lanet etsin! Bid'atçi barındırana Allah lanet etsin! Annesine babasına lanet edene Allah lanet etsin! Ve alâmeti değiştirene Allah lanet etsîn!» buyururken işittim, dedi
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbn-i Müsennâ'nındır, dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki); Bize Şu'be rivayet etti, (Dediki): Kasım b. Ebî Bezze'yi, Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet ederken dinledim. Şöyle demiş: — Ali'ye soruldu: Size Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hususî bir şey söyledi mi? denildi. Ali: — Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bütün insanlara ta'mim etmediği bir şey tahsis etmedi. Yalnız şu kılıcımın kılıfında bulunan müstesna, dedi ve içinde : «Allah'tan başkası namına hayvan kesene Allah lanet etsin! Yerin alâmetlerini çalana Allah lanet etsin! Babasına lânet edene Allah lanet etsin! Bidatçı barındırana Allah lanet etsin!» cümleleri yazılı bir sahife çıkardı.
Bize Saîd b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Cüreyrî'den, o da Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet etti. Cüreyrî demiş ki : Ona : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördün mü? diye sordum. — Evet, beyaz, sevimli yüzlü idi, cevâbını verdi. Müslim b. Haccâc der ki': Ebû't-Tufeyl yüz yılında vefat etmiştir. Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından en son vefat edendir.
Rivayet zinciri: Müslim ← Saîd b. Mansûr ← Hâlid b. Abdullah ← Saîd el-Cüreyrî ← Ebü't-Tufeyl
Bize Ubeydullah b. Ömer El-Kavârîrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l-A'la b. Abdi'l-A'la, Cüreyrî'den, o da Ebû't-Tüfeyl'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gördüm. Yeryüzünde benden başka onu gören kimse yoktur. Cüreyrî demiş ki: Ben kendisine: — Onu nasıl gördün? diye sordum. — Beyaz, sevimli, orta yapılı idi, dedi.
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Eliû Ahmed El-Kûfî rivayet etti, (Dediki): Bize Velid b. Cümey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû't-Tufeyl rivayet etti. (Dediki): Akabelilerden bir adamla Huzeyfe arasında, insanlar arasında olağan bazı şeyler vardı. O adam dedi ki : — Allah aşkına söyle, Akabeliler kaç kişiydiler? Bunun üzerine cemâat Huzeyfe'ye : — Madem sordu, ona haber ver, dediler. Huzeyfe şunu söyledi: — Bize ondört oldukları haber verilirdi. Şayet sen de onlardansan, bu cemâat onbeş kişi olur. Allah'a şehadet ederim ki, onlardan onikisi hem dünya hayâtında, hem de şâhidler dikildiği gün Allah'a ve Resulüne düşmandırlar. Üçünü ma'zur görmüştür. Cemâat: — Biz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dellâlını işitmedik. Bu kavmin ne yapmak istediğini de bilmedik. Taşlık bir yerde idi. Yürüdü ve: «Gerçekten su azdır. Benden önce onun yanına kimse varamaz.» buyurdu. Ama kendinden önce oraya varmış bir kavim buldu da, o gün kendilerine lanet etti, dediler.