Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Nuaym el-Mücmir şöyle demiştir: Ebu Hureyre ile birlikte mescidin üzerine çıktık. Ebu Hureyre abdest aldı ve şöyle dedi: Ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu işittim: Ümmetim kıyamet gününde bedenlerindeki abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları sekililer olarak çağrılacaklardır. Ebu Hureyre şöyle dedi: "Kim bu parlaklığı daha çok artırabilirse arttırsın."
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Medine'nin geçit yerlerinde melekler nöbet tutar; oraya veba hastalığı ve Deccal giremez." Tekrar: 5731, 7133
Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Medine'nin giriş yerleri üzerinde birtakım melekler vardır. Medine'ye veba hastalığı ve Deccal giremez" demiştir.
Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Fuleyh rivayet etti. (Dediki): Bana Nuaym b. AbdiIIah Şeddad b. Had'ın azadlısı Salim'den naklen rivayet etti. Salim: ‘Ben Aişe (r.anha) ile birlikteydim’ diyerek Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen ondan bu hadisin mislini dinlediğini söylemiş.
Bana Ebu Kureyb Muhammed b. Ala' ile Kaasim b. Zekeriyya b. Dinar ve Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Halid b. Mahled, Süleyman b. Bilal'dan rivayet etti. (Dediki): Bana Umaratü'bnü Gaziyyete'l-Ensarî, Nuaym b. Abdillah el-Mücmir'den rivayet etti. Şöyle demiş: Ebu Hureyre'yi abdest alırken gördüm. Yüzünü yıkadı, iyice abdest aldı. Sonra da sağ elini ta pazusuna gelinceye kadar yıkadı. Sonra başına mesh etti. Sonra sağ ayağını baldınna varıncaya kadar yıkadı. Sonra sol ayağını baldırına geçinceye kadar yıkadı. Sonra: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in böyle abdest aldığını gördüm, dedi. Arkasından şunları ekledi: Raseılullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Sizler iyice abdest aldığınızdan ötürü kıyamet gününde el-ğurr (alınlarınızda sakarlık) el-muhaccelun (bacaklarınız sekir, sekili) haşredileceklersiniz. Bu sebeple sizden gücü yeten ğurresini (alın sakarlığını) ve tahcilini (bacaklanndaki sekirliği, sekiliği) uzun tutsun. " buyurdu.
Bana Harun b. Said el-Eyli'de rivayet etti. (Dediki): Bana İbni Vehb rivayet etti. (Dediki) : Bana Amr b. Haris, Said b. Ebi HiIal'den o da Nuaym b. AbdilIah'tan naklen haber verdi ki o Ebu Hureyte'yi abdest alırken görmüş, yüzünü ve ellerini neredeyse omuzlarına varıncaya kadar yıkamış sonra da ayaklarını ta baldırlarına kadar yıkamış sonra da şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Şüphesiz ümmetim kıyamet gününde abdestin etkisinden dolayı alınları sakar, baldırıarı sekili geleceklerdir. Bu sebeple sizden alnının sakarlığını uzun tutabilen yapsın. "
Bize Yahya b. Yahya et-Temîmî rivayet etti. Dedikî: Mâlik'e Nuaym b. Abdillâh el-Mücmir'den dinlediğim, ona da Muhammed b. Abdillâh b. Zeyd el-Ensârî'ninki bu Abdullah b. Zeyd namaz için Ezanı rü'yasında gören zâttır- Ebu Mes'ud-ı Ensârî'den naklen haber vermiş olduğu şu hadîsi okudum: Ebu Mes'ud şöyle demiş: — Biz Sa'd b. Ubâde'nin meclisinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi. Beşir b. Sa'd kendisine: Allah Teâlâ sana salavât getirmemizi bize emretti. Yâ Resulullah! Acaba sana nasıl salâvât getireceğiz? dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sükut etti, O derece ki biz keşke Beşir sormamış olsaydı diye temenni ettik; Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Allah'ım! Muhammed'e ve âlî Muhammed'e, alî İbrahim'e salat buyurduğun gibi salât eyle! Ve Muhammed ile âl-i Muhammed'e, âl-i İbrahim'e âlemler içinde ihsan buyurduğun bereket gibi bereket ihsan eyle Zîra sen Hamid ve Mecîdsin; deyin. Selâmda bildiğiniz gibidir» buyurdular. İzah 406 nolu Hadis'tedir.
Bize Yahya b. Yahya rivayet elti, (Dediki): Mâlik'e. Nuaym b. Abdillâh'dan dinlediğim, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ebû Hureyre demişki: Resulullah Sallallahu aleyhi ve sellem: «Medine'nin yol ağızlarında bir fakım melekler vardır. Ona tâûn ve Deccâ! giremez» buyurdular.