Humrân b. Ebân

Tâbiî, Hz. Osman'ın azatlısı ve kâtibi

DoğumIran
Vefath. 71
Nisbeen-Nemerî, el-Medenî
Yaşadığı yerlerBasra
Tabaka2. tabaka
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Humrân b. Ebân, Hz. Osman'ın azatlısı olarak tanınan bir tâbiîdir. Hz. Ebû Bekir'in hilafetinde, h. 12 (m. 633) yılında Hâlid b. Velîd Irak'ta Aynüttemr'i ele geçirdiğinde, orada yahudilere ait bir mektepte yazı öğrenen kırk kadar gençle birlikte esir alındı. Ganimet taksiminde Müseyyeb b. Necebe el-Fezârî'nin payına düştü. Hz. Osman onu satın alıp okuma yazma öğretti, ardından azat ederek kâtibi ve hâcibi yaptı; halifenin mührünü de onun taşıdığı nakledilir.

Hz. Osman'ın bazı sırlarını açığa vurması gibi sebeplerle halife tarafından Basra'ya gönderildi ve oraya yerleşti; soyundan gelenler kendilerini Nemir b. Kâsıt kabilesine nispet ettiler. Muâviye döneminde itibar kazandı ve h. 41'de Basra'da bir süre Emevîler adına yönetimi eline aldı. Abdülmelik b. Mervân döneminde Haccâc'ın baskısına uğradıysa da halife onu himaye etti. Basra'da, Übülle civarında ve Dımaşk'ta mülkleri vardı.

Rivayetleri daha çok Hz. Osman ve Muâviye'dendir; en bilineni, Hz. Osman'ın Resûlullah'ın abdestini uygulamalı olarak gösterdiği hadistir. İbn Hibbân ve Zehebî onu güvenilir sayarken bazı münekkitler zayıf bulmuş, yine de rivayetleri Buhârî ve Müslim'de yer almıştır. Basra'da h. 70'ten sonra vefat etti; kaynaklarda h. 71, 75 ve 76 tarihleri geçer, h. 75 (m. 694) daha yaygındır.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dedi ki): Bize Yakub b. İbrahim rivayet etti. (Dedi ki): Bize babam İbni Şihâp'tan, onunda Ata b. Yezid el-Leysi'nin rivayetine göre Osman (r.a.)'ın azatlısı Humran, Osman'ın bir su kabı getirilmesini istediğini, ellerine üç defa su döküp, ellerini yıkadığını sonra sağ elini kaba daldırıp, ağzına su alıp çalkaladığını, burnuna su verip çıkardığını sonra yüzünü üç defa, ellerini (kollarını) da dirseklerine kadar üçer defa yıkadığını, sonra başına mesh ettiğini, sonra ayaklarını üç defa yıkadığını, sonra da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim benim bu abdestim gibi abdest alır sonra da içinden namaz ile ilgisi olmayan şeyler geçirmeksizin iki rekdt namaz kılarsa onun geçmiş günahları ona bağışlanır" buyurduğunu naklettiğini görmüştür. 537 - 538
Bize Zuheyr b. Harb da tahdis etti. Bize Yakub b. İbrahim tahdis etti. Bize babam Salih'ten tahdis etti. İbn Şihab dedi ki: Ama Urve, Humran'dan şöyle dediğini tahdis etmiştir: Osman abdest aldıktan sonra: Allah'a yemin ederim ki size bir hadis nakledeceğim. Allah'a yemin ederim ki şayet Allah'ın kitabındaki bir ayet olmasaydı o hadisi size nakletmeyecektim. Şüphesiz ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i: "Bir adam güzel bir şekilde abdest aldıktan sonra namazı kılacak olursa, mutlaka onun kıldığı o namaz ile ondan sonraki namaz arası (günahları) ona mağfiret olunur" buyururken dinledim. Urve dedi ki: Ayet: "Muhakkak indirdiğimiz apaçık ayetlerimizi ve hidayeti insanlara kitapta apaçık bir şekilde bildirdikten sonra gizleyenler var ya ... lanet edenler lanet eder" (Bakara, 159) ayetidir.
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id ile Ahmed b. Abdete'd-Dabbî rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Abdilaziz — ki Deraverdîdir — Zeyd b. Eslemden, o da Osman'ın azadlısı Humran'dan naklen rivayet etti. Humran şöyle demiş: Osman b. Affan'a abdest suyu getirdim. Abdest aldıktan sonra şöyle dedi: Birtakım insanlar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bazı hadisler rivayet ediyorlar. Onların mahiyetini bilmiyorum ancak ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i benim aldığım şu abdest gibi abdest alırken gördüm. Sonra da şöyle buyurdu: "Kim bu şekilde abdest alırsa onun geçmiş günahları bağışlanır, namazı ve mescide yürüyüşü de nafile (bir ibadet) olur." İbn Abde'nin rivayetinde ise: Osman'a geldim de abdest aldı, şeklindedir.
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. El-AIa', ile İshak b. İbrahim hep birlikte Veki'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb dedi ki: Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Ebu Sahra Cami' b. Şeddad'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben Humran b. Ebandan dinledim. Şöyle dedi: Osman'a abdest için su koyardım. Üzerine biraz su dökmeden bir gün dahi geçmezdi. Osman dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize bu namazımızdan ayrılırken -Mis'ar: Zannederim, o ikindi namazıdır, dedi- tahdis edip buyurdu ki: "Bilemiyorum bir şeyi size anlatayım mı yoksa susayım mı?" Biz: Ey Allah'ın Resulü, eğer bir hayırsa bize anlat, eğer böyle değilse Allah ve Resulü en iyi bilendir, dedik. O: "Müslüman bir kimse abdest alıp da Allah'ın kendisine farz kıldığı abdesti tam olarak yaparsa, sonra da bu beş vakit namazı kılarsa, mutlaka aralarındaki (günah) lara kefaret olurlar" buyurdu.