Câmi' b. Şeddâd

Ebû, Ebû İshâk Ebû Sahr · 5. tabaka

Vefath. 118
KünyeEbû, Ebû İshâk Ebû Sahr
Nisbeel-Muhâribî, el-Kûfî
Yaşadığı yerleral-Kufa
Tabaka5. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Abdullah İbnü'z-Zübeyr'in oğlu Amir babasından şunu aktarmıştır: (Babam) Zübeyir'e "Falan ve falan kimselerin hadis aktardığı gibi senin Resûlullah'tan hadîs aktardığını (niçin) duymuyorum?" dedim. O şöyle cevap verdi: "Gerçek şu ki ben Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den hiç ayrılmadım (hep onunla birlikte idim), ancak onun şöyle dediğini duydum (bu sebeple çok hadis rivayet etmiyorum): "Kim benim ağzımdan yalan söz uydurursa cehennemdeki yerine hazırlansın".
İmran İbn Husayn r.a.'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Temim oğullarından bir grup Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gelmişlerdi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Ey Temim oğulları, müjdeler olsun size!" buyurdu. Onlar da daha sonra şöyle dediler: "Sen bize müjde vermiştin. Haydi bize vereceğini ver!" Bunun üzerine Hz.Nebi'in yüzündeki ifade değişti. Daha sonra Yemenliler geldi. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Ey Yemenliler, müjdeyi kabul edin! Temim oğullarını sorarsanız onlar verdiğim müjdeyi kabul etmedi" dedi. Onlar bu davete uyarak: "Kabul ettik" dediler. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara yaratılışın başlamasından ve arştan bahsetmeye koyuldu. Bu sırada birisi geldi ve: "Ey imran, yetiş bineğin kaçıp gitti" dedi. Keşke oradan kalkıp ayrılmasaydım." Tekrar: 4365, 4386, 7418 Diğer tahric eden: (Tirmizi Menakib
İmran İbn Husayn'ın şöyle dediği nakledilmiştir: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına uğramıştım. Devemi kapıya bağlayıp girdim. Bu sırada Temim oğullarından bir grup Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Ey Temim oğulları, müjdeyi kabul edin!" dedi. Onlar da iki kez: "Sen bize müjde vermiştin. Haydi bize vereceğini ver!" dediler. Sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna Yemenliler geldi. Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara da: "Ey Yemenliler, müjdeyi kabul edin! Temim oğullarını sorarsanız onlar verdiğim müjdeyi kabul etmedi" dedi. Yemenliler: "Tamam, ey Allah'ın Resulü kabul ettik" dediler ve eklediler: "Biz, yeryüzünün yaratılışı ve arş hakkında bazı sorular sormaya gelmiştik. " Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Allah vardı ve O'ndan başka hiçbir şey yoktu. O'nun arşı da suyun üzerinde idi. Allah Teala, Zikir'de (levh-i mahfuz) olacak her şeyi yazdı (takdir etti). Gökleri ve yeri yarattı." Bu sırada birisi: "Ey Husayn oğlu, deven kaçıp gitmiş. Ben de çıktım ve devemin bir su başında kaldığını gördüm. Vallahi, (Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in meclisini terk etmektense) onu orada öylece bırakıp gitmeyi isterdim."
İmran b. Husayn radıyallShu anh dedi ki: "Temim oğullarından bir heyet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna geldi. Onlara: Ey Temim oğulları müjdeyi kabul ediniz, diye buyurdu. Onlar: Ey Allah'ın Resulü bize müjde verdiğine göre bir de bize bir şeyler ver, dediler. Ancak onların bu sözlerinin etkisi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzünde görüldü. Yemen'den bir grup kişi gelince: Madem Temim oğulları kabul etmedi, siz müjdeyi kabul ediniz, diye buyurdu. Onlar da: Onu kabul ettik ey Allah'ın Resulü, dedileL" 68. BAB İbn İshak dedi ki: Uyeyne b. Hısn b. Huzeyfe b. Bedr (el-Fezarı'n)in Temim oğullarından olan Anber oğullarına yaptığı gazve (şöyle olmuştur): Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu Temim oğulları üzerine yolladı. O ve beraberindekiler onlara baskın yaptı, onlardan çok kimseye zarar verdi ve onlardan pek çok kadın da esir aldı.
İmran b. Husayn dedi ki: "Temim oğulları Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelince şöyle buyurdu: Ey Temim oğulları sizlere müjdeler olsun. Onlar: Madem bize müjde verdin. O halde bize (dünyalık) bir şeyler ver dediler. Resuluilah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzü değişti. Yemen ahalisinden de bazı kimseler gelince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Müjdeyi siz kabul ediniz. Çünkü Temim oğulları onu kabul etmediler. Yemenliler de: Kabul ettik ey Allah'ın Resulü, dediler."
İmran b. Husayn şöyle anlatmıştır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bulunduğum bir sırada birden Temim oğullarından bir topluluk çıkageldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara "Müjdeyi kabul edin ey Temim oğulları!" buyurdu. Onlar "Sen bize müjdeledin. (Beytü'l-mal'den dünyalık da) ver!" dediler. Bu sırada Yemen halkından birtakım insanlar içeriye girdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu sefer onlara "Ey Yemenliler! Temim oğulları müjdeyi kabul etmek istemediler" buyurdu. Yemenliler "Biz kabul ettik (Ya Resulallah!) Esasen bizler senin yanına din hususunda derin anlayışlar kazanalım ve senden bu işin (yani yaratılışın) ewelinde neler olduğunu soralım diye geldik!" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem " (Ezelde) Allah vardı ve ondan önce hiçbir şey yoktu. Allah'ın arşı su üzerinde bulunuyordu. Sonra Allah gökleri ve yeri yarattı. Sonra (levhde) kainatın tamamını takdir ve tespit edip yazdı" dedi. Sonra tam bu sırada bana bir adam geldi ve "Ya İmran! Yetiş deven kaçıp gittil" dedi. Ben hemen deveyi aramak üzere gittim. Bir de ne göreyim, benimle devem arasını serap kesmişti. Allah'a yemin ederim ki keşke devem gitmiş olsaydı da ben yerimden kalkmasaydım (ve Nebiin sözlerini dinleseydim) diye arzu ettim.
Bize Abd b. Humeyd ile İshak b. Mansur rivayet ettiler. Bediler ki; Bize Ca'fer b. Avn haber verdi (Dedi ki): Bize Ebu Umeys haber verdi. Dedi ki: Ben Ebu Sahra'dan dinledim. Abdurrahman b. Yezid ile Ebu Bürdete b. Ebî Musa'dan naklen anlatıyordu. Demişler ki: Ebu Musa bayıldı, karısı Ümmü Abdullah iniltiyle feryat ederek geldi. Dediler ki: (Ebu Musa) kendisine gelince (zeveesine): Sen Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in: "Ben (musibet dolayısıyla) saçını tıraş eden, feryat eden, elbisesini yırtan kimselerden uzağım " dediğini bilmiyor musun, dedi. -(Çünkü Ebu Musa) ona (bunu) tahdis ediyordu
Bize Ebu Küreyb Muhammed b. El-AIa', ile İshak b. İbrahim hep birlikte Veki'den rivayet ettiler. Ebu Kureyb dedi ki: Bize Veki', Mis'ar'dan, o da Ebu Sahra Cami' b. Şeddad'dan naklen rivayet etti. Demiş ki: Ben Humran b. Ebandan dinledim. Şöyle dedi: Osman'a abdest için su koyardım. Üzerine biraz su dökmeden bir gün dahi geçmezdi. Osman dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize bu namazımızdan ayrılırken -Mis'ar: Zannederim, o ikindi namazıdır, dedi- tahdis edip buyurdu ki: "Bilemiyorum bir şeyi size anlatayım mı yoksa susayım mı?" Biz: Ey Allah'ın Resulü, eğer bir hayırsa bize anlat, eğer böyle değilse Allah ve Resulü en iyi bilendir, dedik. O: "Müslüman bir kimse abdest alıp da Allah'ın kendisine farz kıldığı abdesti tam olarak yaparsa, sonra da bu beş vakit namazı kılarsa, mutlaka aralarındaki (günah) lara kefaret olurlar" buyurdu.
Bize Ubeydullah b. Muaz tahdis etti, bize babam tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. Osman ve İbn Beşşar da tahdis edip dediler ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Hep birlikte (yani Muaz ve Muhammed) dediler ki: Bize Şu'be, Cami b. Şeddad'dan şöyle dediğini tahdis etti: Bu mescitte Ebu Burde ile Bişr'in emirliği zamanında tahdis ederken dinledim: Osman b. Affan dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim yüce Allah'ın kendisine emrettiği şekilde tam olarak abdest alırsa, farz olan namazlar da aralarındakilere kefarettirler" buyurdu. Bu, İbn Muaz'ın hadisi rivayet ettiği şekildir. Fakat Gunder'in hadisi rivayetinde "Bişr'in emidiği döneminde" ibaresi de yoktur, "farz (namaz) lar" dan da söz edilmemiştir.
Rivayet zinciri (1. tarîk): Müslim ← Ubeydullah b. Muâz ← babam ← Şu'be b. el-Haccâc ← Câmi' b. Şeddâd ← Humrân b. Ebân ← Osman b. Affân