Ebû Abdullah Osman b. Affân, Kureyş'in Ümeyyeoğulları koluna mensuptur. Fil Yılı'ndan altı yıl sonra Tâif'te doğdu. İslâm'ın ilk yıllarında Hz. Ebû Bekir'in davetiyle Müslüman olarak ilk Müslümanlar arasında yer aldı ve cennetle müjdelenen on sahâbîden biri oldu. Hz. Peygamber'in kızı Rukıyye ile evlendi, onun vefatından sonra diğer kızı Ümmü Külsûm ile evlendi; Resûlullah'ın iki kızıyla evlendiği için "iki nur sahibi" anlamında Zinnûreyn lakabıyla anıldı.
Bi'setin beşinci yılında (m. 615) eşi Rukıyye ile birlikte Habeşistan'a yapılan ilk hicrete katıldı. Hastalanan eşinin başında kaldığı için Bedir'de bulunamadı. Tebük seferine çıkan ordunun donatımına büyük servetiyle katkıda bulundu, Medine'nin su ihtiyacı için Rûme kuyusunu satın alarak Müslümanların kullanımına bıraktı.
Hz. Ömer'in ardından h. 23 / m. 644'te üçüncü halife oldu ve h. 35 / m. 656'ya kadar hilâfet makamında kaldı. Okuyuş farklılıklarının yol açabileceği ihtilafları önlemek için Kur'an'ın standart nüshalarını çoğaltıp başlıca İslâm merkezlerine gönderdi. Kendisine karşı başlayan ayaklanma sırasında Medine'deki evinde kuşatıldı ve 18 Zilhicce 35 / 17 Haziran 656'da yaklaşık seksen iki yaşında şehid edildi; Bakî' Mezarlığı'na defnedildi.
'Abdullah bin 'Uthman, 'Abdullah bin 'Uthman(younger), 'Aishah bint 'Uthman, Umm Aban bint 'Uthman, Umm 'Amr bint 'Uthman, 'Amr bin 'Uthman, Aban bin 'Uthman, 'Umar bin 'Uthman, Khalid bin 'Uthman, Maryam bint 'Uthman, al-Walid bin 'Uthman, Sa'id bin 'Uthman, Umm 'Uthman bint 'Uthman, Umm Khalid bint 'Uthman, Arwa bint 'Uthman, Umm Aban bint 'Uthman(younger), Maryam bint 'Uthman (younger)
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Ebu Abdurrahman'dan nakledilmiştir: Osman r.a. kuşatılınca yukarıdan kuşatanlara gözüktü ve "Allah için söyleyin, yalnızca Hz. Nebi'in ashabından olanların söylemesini istiyorum. Bilmiyor musunuz ki Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Her kim kuyu kazarsa onun için cennet vardır" buyurmuştu da ben kazmıştım. Bilmiyor musunuz ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Usret (zorluk) ordusunu donatana cennet vardır" buyurmuştu da ben de bu ordunun donatılmasına katılmıştırn" dedi. Bunun üzerine oradakiler onun sözünü doğruladılar. Hz. Ömer vakfında "bu vakfın mütevellisinin bundan yemesinde sakınca yoktur" demişti. Vakfın mütevellisi ise başkası olabileceği gibi, vakfın sahibi de olabilir. Dolayısıyla bu izin herkesi kapsar.
Urve b. Zübeyr'den rivayete göre; Ubeydullah b. Adiy b. el-Hiyar kendisine haber vererek dedi ki: "Osman'ın yanına girdim. Kelime-i şahadet getirdikten sonra dedi ki: Şüphesiz Allah Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i hak ile gönderdi. Ben de Allah'ın ve Resulünün davetini kabul eden Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile gönderilenlere iman eden birisi oldum. Sonra da iki defa hicret ettim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e damat oldum, ona bey'at ettim. Allah'a yemin ederim, yüce Allah onun ruhunu kabzedinceye kadar ona ne isyan ettim, ne de onu aldattım."
Osman radiyallahu anh'dan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sizin en hayırlınız kuran'ı öğrenen ve öğretendir." Sa 'd İbn Ubeyde şöyle dedi: Hz. Osman döneminde Ebu Abdurrahman Müslümanlara kuran öğretti. Haccac dönemine kadar da bu faaliyetini sürdürdü. Bu konuda şöyle demiştir: "kuran'ın faziletine ilişkin nakledilen hadis, benim buraya oturup kuran öğretmeme vesile oldu." Diğer tahric edenler: Tirmizî, Fedail-ül Kur’ân; İbn Mâce,i Mukaddime
Osman bin Affan (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu demiştir: "Sizin en faziletliniz kuran'ı öğrenen ve öğretendir."
Bana Ebu't-Tahir Ahmed b. Amr b. Abdullah b. Amr b. Serh ve Harmele b. Yahya et-Tucibi tahdis edip dediler ki: Bize İbn Vehb, Yunus'tan tahdis etti. Onun İbn Şihab'dan rivayetine göre Ata b. Yezid Leysi kendisine şunu haber vermiştir: Osman'ın azatlısı Humran'ın kendisine haber verdiğine göre Osman b. Aftan (r.a.) kendisine abdest için su getirilmesini istedi. Sonra abdest aldı. Ellerini üç defa yıkadıktan sonra mazmaza yapıp, burnuna su verip çıkardı. Sonra yüzünü üç defa yıkadı. Sonra sağ elini (kolunu) dirseğe kadar üç defa yıkadı. Sonra sol elini aynı şekilde (dirseğe kadar) yıkadı. Sonra başına mesh etti. Sonra sağ ayağını üç defa topuklara kadar yıkadı. Sonra sol ayağını da aynı şekilde yıkadı. Sonra: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i benim bu abdestim gibi abdest aldığını gördüm dedi. Sonra da O (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim benim bu abdestim gibi abdest aldıktan sonra kalkıp iki rekat namaz kılar ve içinden namaz dışında bir şey geçirmezse geçmiş günahları ona bağışlanır" buyurdu, dedi. İbn Şihab dedi ki: Bizim ilim adamlarımız: Bu abdest, bir kimsenin namaz için alacağı en mükemmel abdesttir, derlerdi.
Bize Kuteybetü'bnü Sa'id ile Osman b. Muhammed b. Ebi Şeybe ve İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet ettiler. Lâfız kuteybe'nindir. İshâk (Ahberena) tabirini, Ötekiler (Haddesena) yı kullandılar. Dediler ki: Bize Cerir, Hişâm b. Urveden, o da Babasından, o da Osman'ın azadlısı Humran'dan naklen rivayet etti. Humran şöyle demiş: Osman b. Affan'ı mescidin yakınında iken -müezzin de ikindi vaktinde onun yanına gelmişken- su getirilmesini istediğini işittim.Abdest aldıktan sonra dedi ki: Yemin ederim ki size bir hadis nakledeceğim. Şayet Allah'ın kitabındaki bir ayet olmasaydı size bu hadisi nakletmeyecektim. Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Bir Müslüman güzel bir şekilde abdest alıp da arkasından bir namaz kılacak olursa, mutlaka o namaz ile ondan sonraki namaz arası (günahları)nı Allah ona bağışlar. "
Bize Abd b. Humeyd ve Haccac b. eş-Şair tahdis etti. İkisi Ebu'l-Velid' den nakletti. Abd dedi ki: Bana Ebu'l-Velid tahdis etti. Bize İshak b. Said b. Amr b. Said b. As tahdis etti. Bana babam kendi babasından şöyle dediğini tahdis etti. Osman'ın yanında idim. Su getirilmesini istedi ve şöyle dedi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Farz bir namaz vaktine yetişip de onun içine güzel bir şekilde abdest alan, huşu ve rükuunu güzel bir şekilde yerine getiren Müslüman her bir kimse için mutlaka kıldığı o namaz kendisinden önceki günahlar için -büyük bir günah işlenmemiş olduğu sürece- kefaret olur ve bu bütün zaman boyunca böyledir. "
Bize Kuteybe b. Said, Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ve Zuheyr b. Harb -lafız Kuteybe ve Ebu Bekir'e aittir - tahdis edip dediler ki: Bize Vekl', Süfyan'dan tahdis etti, o Ebu'n-Nadr'dan, o Enes'ten rivayet ettiğine göre Osman (mescidin yakınındaki) oturmak için ayrılmış yerlerde abdest aldı ve: Size Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in nasıl abdest aldığını göstereyim mi, dedikten sonra (abdest azalarını) üçer üçer yıkayarak abdest aldı. Kuteybe rivayetinde şu fazlalığı eklemiştir: Süfyan dedi ki: Ebu'n-Nadr Ebu Enes'ten şöyle dediğini nakletti: Ebu Enes: Yanında da Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in ashabından bazı adamlar da vardı, dedi.
Bize Ubeydullah b. Muaz tahdis etti, bize babam tahdis etti. (H) Bize Muhammed b. Osman ve İbn Beşşar da tahdis edip dediler ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti. Hep birlikte (yani Muaz ve Muhammed) dediler ki: Bize Şu'be, Cami b. Şeddad'dan şöyle dediğini tahdis etti: Bu mescitte Ebu Burde ile Bişr'in emirliği zamanında tahdis ederken dinledim: Osman b. Affan dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim yüce Allah'ın kendisine emrettiği şekilde tam olarak abdest alırsa, farz olan namazlar da aralarındakilere kefarettirler" buyurdu. Bu, İbn Muaz'ın hadisi rivayet ettiği şekildir. Fakat Gunder'in hadisi rivayetinde "Bişr'in emidiği döneminde" ibaresi de yoktur, "farz (namaz) lar" dan da söz edilmemiştir.
Bize Harun b. Sa'id el-Eyli rivayet etti. (Dedi ki) : Bize İbni Vehb rivayet etti. Dedi ki: Bana Mahremetü'bnü Bükeyr, babasından, o da Osman'ın azadlısı Humran'dan naklen haber verdi. Humran dedi ki: Osman b. Affan bir gün güzel bir abdest aldıktan sonra: Ben Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i güzel bir şekilde abdest alırken gördüm, dedi. Sonra da: "Kim bu şekilde abdest alır sonra da namazın dışında başka bir şeyonu harekete geçirmeksizin mescide çıkıp giderse onun geçmiş günahları bağışlahır" buyurdu.
Bana Ebu't-Tahir ve Yunus b. Abdula'la tahdis edip dediler ki: Bize Abdullah b. Vehb'in, Amr b. el-Haris'den bildirdiğine göre Hukeym b. Abdullah el-Kuraşı kendisine şunu tahdis etmiştir: Nafi' b. Cubeyr ile Abdullah b. Ebi Seleme'nin kendisine tahdis ettiklerine göre Muaz b. Abdurrahman her ikisine Osman b. Aftan'ın azatlısı Humran'dan tahdis etti. 0, Osman b. Aftan'dan şöyle dediğini nakletli: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Kim namaz için abdest alıp da abdest organlarını iyice yıkadıktan sonra farz namaza (kılmak için) yürüyüp gider, onu insanlarla beraber -yahut cemaatle birlikte ya da mescitte- kılarsa Allah ona günahlarını bağışlar. "
Bize Muhammed b. Ma'mer b. Rıb'î el-Kaysî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hişam el-Mahzumî Abdulvahİdten —ki; İbni Ziyad'dır— rivayet etti (demişki): Bize Osman b. Hakim rivayet etti, (Dediki) : Bize Muhammed b. Münkedir, Humran'dan, o da Osman b. Affan'dan naklen rivayet etti. Osman dedi ki: Resulul1ah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim güzel bir şekilde abdest alırsa günahları tırnaklarının altından çıkmaya varıncaya kadar vücudundan çıkar" buyurdu.
Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî ile Ahmed b. İsa rivayet ettiler. Dedilerki: Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr haber verdi. Ona da Bükeyr, Bükeyr'e de Âsim b. Ömer b. Katâde rivayet etmişki Âsim; Ubeydullah El-Havlâni'yi dinlemiş. Osman b. Affan'ın, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mescidini yaparken halkın onun hakkında dedikodu çıkarması üzerine şöyle dediğini söylüyormuş: «Siz çok konuştunuz. Halbuki ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitdim: «Her kim Allah için bir mescid bina ederse (Bükeyr demiş ki): (Zannederim bununla Allah'ın rızâsını dilerse dedi) Allah da ona cennetde bir ev yapar.» İbni İsa kendi rivayetinde: «Cennetde onun mislini...» ifâdesini kullanmış.
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. El-Müsennâ rivâyet ettiler. Lâfız Îbni'l-Müsennâ'nındır. Dedilerki: Bize Dahhâk b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülhamid b. Ca'fer haber verdi. (Dediki) : Bana babam, Mahmûd b. Lebîd'den naklen rivayet ettiki: Osman b. Affân mescidi (yeniden) bina etmek istemiş fakat halk bunu hoş karşılamayarak onu olduğu şekilde bırakmasını istemişler, Bunun üzerine Osman: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim Allah için bir mescid bina ederse, Allah da ona cennetde onun mislini bina eder.» buyururken işitdim... demiş.
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Mugîratü'bnü Selemete'l-Mahzum-i haber verdi, (Dediki): Bize Abdûlvâhid (yani ibni Ziyad) rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Hakim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Ebî Amra rivayet etti. (Dediki): Osman b. Affân, akşam namazından sonra mescide girerek yalnız başına oturdu. Ben de yanına oturdum. Osman : — Ey kardeşim oğlu! Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i «Her kim yatsıyı cemaatla kılarsa, gecenin yarısını namazla geçirmiş gibi olur. Ve kim sabah namazını cemaatla kılarsa bütün gece namaz kılmış gibi olur.» buyururken işitim; dedi.
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti, (Dediki): Mâlik'e, Nâfi'den dinlediğim, onun da Nubeyh b. Vehb'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. Ömer b. Ubeydillah, Talhatu'bnıü Ömer'e, Şeybetü'bnü Cübeyr'in kızını nikâh etmek istemiş de o gün hacc emiri bulunan Ebân b. Osman'ın bu nikâhta bulunması için kendisinle haber göndermiş. Bunun üzerine Ebân şunu söylemiş : «Ben Osman b. Affân'ı: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İhrâmlı olan bir kimse ne nikâh edebilir; ne nikâh olunur; ne de dünür gönderir.» buyurdu, derken işittim.
Bana Ebu Gassân El-Mismaî rivayet etti, (Dediki): Bize Abdi'l â'lâ rivayet etti. H. Bana Ebu'l-Hattâb, Ziyâd b. Yahya dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Sevâ' rivayet etti. Her iki râvi demişler ki: Bize Saîd, Matar ile Ya'lâ b. Hakim'den, onlar da Nafi'den, o da Nubeyh b. Vehb'den, o da Eben b. Osman'dan, o da Osman b. Affan'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İhrâmlı bir kimse ne nikâh edebilir; ne nikah olunur, ne dünür gönderir» buyurmuşlar.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb toptan ibni Uyeyne'den rivayet etliler. Zuheyr (Dediki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Eyyub b. Musa'dan, o da Nubeyb b. Vehb'den, o da Eban b. Osman'dan, o da Osman'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardırmak suretiyle rivayet etti. Efendimiz : «ihrâmlı bir kimse nikâh yapamaz; dünür de gönderemez» buyurmuşlar.
Bize Ebu't-Tâhir ile Hârûn b. Saîd El-Eylî ve Ahmed b. îsâ rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Mahrame, babasından naklen haber verdi. (Demişki): Ben Süleyman b. Yesâr'i kendisinin Mâlik b. Ebî Âmir, Osman b, Affân'dan naklen Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bir dînârı iki dînara, bir dirhemi dahî iki dirheme satmayın!» buyurduğunu dinlediğini rivayet ederken işittim.
Bize bu hadisi Amru'n-Nâkıd ile Hasen b. Ali El-Hulvâni ve Abd b. Humeyd hep birden Ya'kub b. İbrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize babam Salih b. Keysan'dan, o da İbni Şihab'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Yahya b. Said b. Âs haber verdi. Ona da Said b. Âs haber vermiş. Ona da Osman ile Âişe rivayet etmişlerki, Ebû Bekr'i Siddik, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)"in yanına girmek için izin istemiş... Ve râvi, Ükayl'in Zühri'den rivayet ettiği hadis gibi nakletmiştir.
Bana Harun b. Saîd El-Eylî ile Ahmed b. îsa rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize ibnİ Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Amr (Bu zât ibni Hâris'dir) haber verdi. Ona da Bükeyr rivayet etmiş, ona da Âsim b. Ömer b. Katâde rivayet etmiş ki, kendisi UbeyduIIah EI-Havlânî'yi rivayet ederken dinlemiş. UbeyduIIah Osman b. Affân'ı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mescidini yaptığı sırada hakkında halkın dedikoducu ânında dinlemiş. Osman şöyle demiş: Siz gerçekten çok konuştunuz. Halbuki ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim bir mescid bina ederse — Bükeyr demîş ki : Zannederim onunla Allah'ın rızâsını taleb ederek dedi— Allah ona cennette bu mescidin mislini bina eder.» buyururken işittim. Harun'un rivayetinde : «Allah ona cennette bir ev bina eder.» cümlesi vardır
Bize Züheyr b. Harb ile Muhammed b. Müsennâ ikisi birden Dahhâk'den rivayet ettiler, ibni Müsennâ dediki: Bize Dahhâk b. Mahled rivayet etti, (Dediki): Bize Abdu'l-Hamîd b. Ca'fer haber verdi. (Dediki): Bana babam, Mahmud b. Lebid'den rivayet etti ki, Osman b. Affan mescidi bina etmek istemiş de, halk bunu hoş görmemiş, onu olduğu gibi bırakmasını istemişler. Bunun üzerine Osman: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kîm Allah için bir mescid bina ederse, Allah ona cennette bu mescidin mislini bina eder.» buyururken işittim, demiş