Ebû Zer

Sahâbî, zühdüyle tanınan muhâcir

Vefath. 32
Nisbeel-Gıfârî
Yaşadığı yerlerMedine
TabakaSahâbî
Cerh-ta'dîlsahâbî

Hakkında

Ebû Zer diye şöhret bulan sahâbînin asıl adı Cündeb b. Cünâde b. Süfyân'dır; Medine'nin kuzeyindeki kervan yolu üzerinde yaşayan Gıfâr kabilesine mensuptu. Câhiliye devrinde kabilesinin geçim yollarından biri olan yol kesme işine karıştığı, İslâm'a girdikten sonra ise bambaşka bir insana dönüştüğü nakledilir. İslâm'ı çok erken dönemde kabul edenlerdendir; kaynaklar onu dördüncü veya beşinci Müslüman olarak sayar ve çölde yaşayan bedevîlerin ilk Müslümanı kabul eder.

Hayatının tamamına damgasını vuran özelliği zühdü, yani dünya malına karşı gösterdiği kayıtsızlıktır. Hizmetçisiyle aynı kumaştan elbise giyecek, aynı sofradan eşit pay alacak kadar ileri bir sadelik içinde yaşadı. Servetin belli ellerde toplanmasına şiddetle karşı çıktı; bu sebeple Hz. Osman döneminde uygulanan bazı malî tutumları açıkça eleştirdi ve neticede Medine'den ayrılarak Rebeze'ye yerleşti. Rivayet ettiği hadislerin sayısı tekrarlarıyla birlikte Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde 281'i bulur; bunların otuz üç kadarı Buhârî ile Müslim'de birlikte yer alır.

Doğruluğu ve dobralığıyla anılırdı. Hz. Peygamber'in onun hakkında, gök kubbenin altında ve yeryüzünün üstünde Ebû Zer'den daha doğru sözlü kimse bulunmadığını söylediği rivayet edilir; bu hadisi Tirmizî hasen olarak değerlendirmiştir. Hicretin 32. yılında (m. 653) sürgün gibi yaşadığı Rebeze'de vefat etti.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Zerr şöyle demiştir: Ben mescide girdim, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem oturmakta idi. Güneş batınca bana "Ya Eba Zerr! Bu güneş nereye gider bilir misin?" diye sordu. Ebu Zerr dedi ki: Ben "Allah ve Resulü en iyi bilendir" dedim. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Güneş gider, secde halinde izin ister de kendisine izin verilir. Sanki ona 'Nereden geldin ise oraya dön!' denilir. O da battığı taraftan doğar" buyurdu. Sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Zalike mustekarrun leM=Bu onun için belirlenen yerdir" ayetini okudu. Bu okuyuş, Abdullah b. Mesud'un okuyuşuna göredir.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Yahyâ b. Ca'fer ← Ebû Muâviye ← Süleymân A'meş ← İbrâhîm ← babası ← Ebû Zer
Ebu Zer' r.a. şöyle demiştir: Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e "Veşşemsu tecri li mustekarrin lehu = güneş kendisi için belirlenen yerde akar (döner)"(Yasin 38) ayetini sordum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Onun karargahı (müstekam) arşın altındadır" dedi.
Ebu Zer' 'in nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Cebrail bana geldi ve 'Allah'a hiçbir şeyi ortak kılmayarak ölen her kişi cennete girer!' diye müjdeledi. Ben 'Ya Cibril! Bu kimse hırsızlık yapsa, zina etse de mi?' diye sordum. Cebrail '(evet) hırsızlık yapmış ve zina etmiş olsa da (cennet'e girer)!' diye cevap verdi."