Ebû İshâk el-Fezârî

Ebû İshâk · 8. tabaka

İbrâhîm b. Muhammed b. el-Hâris b. Esmâ b. Hârice b. Hısn b. Huzeyfe b. Bedr b. Amr…

Vefath. 183
KünyeEbû İshâk
Nisbeel-Fezârî, el-Kûfî, el-Mıssîsî, eş-Şâmî
Yaşadığı yerlerŞam, Massîsa
Tabaka8. tabaka
Cerh-ta'dîlimam

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Humeyd, Enes'in şöyle dediğini işittiğini anlatır: "Biz Cum'a namazını ilk vaktinde kılardık ve daha sonra öğle uykusuna (kaylûle) yatardık."
Ömer İbn Ubeydullah'ın kölesi ve katibi olan Salim Ebu'n-Nadr şöyle demiştir: Abdullah İbn Ebi Evfa bir defasında Ömer İbn Ubeydullah'a mektup yazarak şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: "Şunu iyi biliniz ki, cennet kılıçların gölgesi altındadır. " Tekrar: 2833, 2966, 3024, 7237
Salim İbn Nadr naklediyor: Abdullah İbn Ebu Evfa yazmış ve ben de okumuştum. Şöyle yazıyordu: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem buyurdu ki: "Düşmanla karşı karşıya geldiğiniz zaman sabredin!"
Abdullah İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem tımar edilmiş (idmar) atlar arasında yarış düzenledi. Bu yarışa Hafya 'dan başlandı. Yarışın bitiş noktası ise Veda tepesi idi. - Ravilerden Ebu İshak, Musa İbn Ukbe'ye: ,"Peki bu iki yer arası ne kadarlık bir mesafe?" diye sormuş Musa da: "Altı veya yedi mil" diye cevap vermiştir. - Tımar edilmeyen atları da yarıştırdı. Bu yarışın başlama noktası Veda tepesi, bitiş yeri ise Benu Züreyk mescidi idi.'" Ebu İshak bu iki nokta arasındaki mesafenin ne kadar olduğunu Musa'ya sormuş o da: "Bir mil civarında" diye cevap vermiştir. Ravinin söylediğine göre Abdullah İbn Ömer de bu yarışlara katılmıştır.
Ömer İbn Ubeydullah'ın kölesi ve katibi olan Salim Ebu'n-Nadr şöyle demiştir: "Abdullah İbn Ebi Evfa'nın Ömer İbn Ubeydullah'a yazdığı bir mektup gelmişti, onu Ömer'e okudum. Şöyle yazıyordu: Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem düşmanla karşı karşıya geldiği bir savaşta güneş tepe noktasından batıya doğru meyledene kadar beklerdi.
Sonra Hz. Nebi ayağa kalkıp ashabı arasında durarak: "Ey insanlar, düşmanla savaşmak için karşı karşıya gelmeyi arzulamayın. Allah'tan hep afiyet isteyin. Fakat savaşmak üzere düşman ile karşı karşıya geldiğinizde kararlı ve dirençli olup sabredin. Şunu iyi bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır" buyurdu ve şöyle dua etti: "Ey Kitab'ı indiren, bulutları istediği yöne çeviren ve düşman birliklerini dağıtıp perişan eden Allahım, şu düşmanımızı perişan et / hezimete uğrat, bize onlara karşı yardım eyle / zafer nasip et!'
Musa İbn Ukbe r.a.'den nakledilmiştir: Ömer İbn Ubeydullah'ın kölesi ve katibi olan Salim Ebu'n-Nadr şöyle dedi: "Abdullah İbn Ebu Evfa'nın Haruriyye'ye çıktığı zaman Ömer İbn Ubeydullah'a gönderdiği bir mektupta okumuştum. Şöyle yazıyordu: Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem düşmanla karşı karşıya geldiği bir savaşta güneş tepe noktasından batıya doğru meyledene kadar bekledi."
Sonra ayağa kalkıp insanların arasında durarak: "Ey insanlar, düşmanla savaşmak için karşı karşıya gelmeyi arzulamayın. Allah'tan hep afiyet isteyin. Fakat savaşmak üzere düşman ile karşı karşıya geldiğinizde kararlı ve dirençli olup sabredin. Şunu iyi bilin ki cennet kılıçların gölgeleri altındadır" buyurdu ve şöyle dua etti: "Ey Kitab'ı indiren, bulutları istediği yöne çeviren ve düşman birliklerini dağıtıp perişan eden Allahım, şu düşmanımızı perişan et / hezimete uğrat, bize onlara karşı yardım eyle / zafer nasip et!" Musa İbn Ukbe şöyle dedi: Salim Ebu'n-Nadr bana şunları söyledi: "Ben Ömer İbn Ubeydullah'ın katibi idim. Ona Abdullah İbn Ebu Evfa'dan gelen bir mektupta Resul-i Ekrem'in sallallahu aleyhi ve sellem: "Düşmanla savaşmak için karşı karşıya gelmeyi arzulamayın!" dediği yazıyordu."
Ebu Hureyre r.a. dedi ki: "Biz Hayber'i fethettik ama ganimet olarak ne altın ne de gümüş aldık. Biz ganimet olarak sığır, deve, eşya ve bahçeleri aldık. Daha sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Vadi'l-Kura'ya gittik. Beraberinde de kendisine Dibab oğullarına mensup birisinin hediye ettiği Mid'am adında da bir köle vardı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yükünü indirirken kim tarafından atıldığı bilinmeyen bir ok gelip, o köleye isabet etti. Herkes: "Ne mutlu ona! Şehit oldu, dedi. Fakat Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Hayır, nefsim elinde olana yemin ederim ki paylaştırılmadan önce Hayber günü ganimetierden aldığı o maşlah onun üzerinde ateş olarak alevlenmiş bulunuyor. Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den bu sözlerini işitince bir ya da iki ayakkabı bağı getirip geldi ve: Bu benim (ganimetin payedilmesinden önce) aldığım bir şeydi, dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da: (Bunlar) Cehennem ateşinden bir ya da iki ayakkabı bağıdır, diye buyurdu." Bu Hadis 6707 numara ile gelecektir.
Ömer b. Ubeydullah'ın azadlısı ve katibi Salim Ebü'n-Nadr şöyle demiştir: Abdullah b. Ebu Evfa, Ömer b. Ubeydullah'a bir mektup yazdı da bu mektubu ben okudum. Bir de ne göreyim! Mektupta Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in "(Ey insanlar!) düşmanla karşı karşıya gelmeyi temennf etmeyiniz! Fakat Allah'tan afiyet dileyiniz" emri yazılıydı.
Bize Muhammed b. Abdirrahmân b. Sehm El-Antâkî rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim b. Muhammed Ebu İshâk El-Fezârî, Ebu İshâk Eş-Şeybânî'den, o da Muharip b. Disâr'dan naklen rivayet etti. Muharip şöyle demiş: Abdullah b. Yezidi minber Üzerinde şöyle derken işittim: Bize Berâ' rivayet ettiki. Kendileri ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namaz kılarlarmış. O rüku etti mi onlar da rüku ederlermiş. Berâ' demiş İd: Başını rükudan kaldırarak: «Semiallâhu limen hamideh» dediği vakit, yüzünü yere koyduğunu görmedikçe ayakta dururduk, sonra ona tâbi olurduk.
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti (dediki): Bize Muâviyetü'bnü Amr rivayet etti. (dediki): Bize Ebû îshâk-ı Fezârî, Hâlid-İ Hazza'dan, o da Ebü Kılâbe'den, o da Kabîsatü'bnü Züeyb'den, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet etti. Ümmü Seleme şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebû Seleme'nin yanına girdi, gözleri açık kalmıştı; onları kapadı. Sonra şöyle buyurdu; «Şüphesiz ki ruh kabzedildiği vakit göz onu tâkîb eder.» Derken Ebû Seleme'nin ailesi efradından bâzıları feryâd-u figan ettiler. Bunun üzerine Resulullah (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem): — «Kendinize hayırdan başka duâ etmeyin. Çünkü melekler söylediklerinize: Âmîn, derler.» buyurdu. Sonra şunu da ilâve etti: «Allah'ım Ebû Seleme'yi affet, derecesini hidâyete erenler meyânına yükselt. Arkasında kalanları içinde ona sen halef ol; bize de, ona da mağfiret buyur! Ey Âlemlerin Rabbii Kabrini genişlet ve kendisine orada nûr halk eyle.»
Bize Abdullah b. Avn El-Hilalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu İshak El-Fezari ibrahim b. Muhammed, Süheyl b. Ebî Salih'den, o da babasından, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallalldhu Aleyhi ve Sellem): «Cehennemde ikisi bir bîrine zarar verecek şekilde bir araya gelmezler.» buyurdu. — Kim onlar ya Resulaliah? Denildi. «Bir kafiri öldürüp sonra doğru yolu tutan mü'mini» cevabını verdi.
Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi rivayet etti. (Dediki): Bize Firyâbi'nin dâmâdı Musa b. Hâlid, Ebû İshâk El-Fezâri'den, o da Ubeydullah b. Ömer'den, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Mescidde yatıyordum. Ailem yoktu. Rü'yada gördüm ki, sanki beni bir kuyuya götürdüler... Ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Zühri'nin Sâlim'den, onun da babasından rivayet ettiği hadis mânâsında nakletmiştir.