Ebü'l-Cüveyriye

Ebû · Tâbiî, İbn Abbâs'ın öğrencisi

Hittân b. Hufâf b. Züheyr b. Abdullah b. Rumh b. Ar'ara…

Vefath. 100
KünyeEbû
Nisbeel-Cermî, el-Kûfî
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsika (güvenilir)

Hakkında

Ebü'l-Cüveyriye künyesiyle tanınan bu tâbiînin asıl adı Hittân b. Hufâf b. Züheyr'dir; Cerm kabilesine nisbetle el-Cermî diye anılır. Adından çok künyesiyle meşhur olmuştur.

Abdullah b. Abbâs, Ma'n b. Yezîd es-Sülemî, Bedr b. Hâlid ve Abdullah b. Bedr el-İclî'den rivayette bulunmuştur. Kendisinden Süfyân es-Sevrî, Süfyân b. Uyeyne, Şu'be b. Haccâc, Ebû Avâne, İsrâil b. Yûnus ve Züheyr b. Muâviye gibi önde gelen muhaddisler hadis almıştır. Ahmed b. Hanbel, Ebû Zür'a ve İbn Ebû Hayseme onu sika saymış, Ebû Hâtim ise doğru sözlü ve hadisi makbul biri olarak nitelemiştir. Rivayetleri Buhârî, Ebû Dâvûd ve Nesâî'nin eserlerinde yer alır. Yaklaşık h. 100 / m. 718 civarında vefat ettiği kaydedilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu'l-Cüveyriye'den nakledildiğine göre Ma'n İbn Yezîd şöyle anlatır: Ben, babam ve dedem Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at etmiştik. Beni O Sallallahu Aleyhi ve Sellem nişanladı ve nikahımı kıydı. Birgün Efendimiz'e bir dava arzettim. Babam (Yezîd), kendisi için tasadduk etsin diye mesciddeki bir adam'a bir miktar dinar verdi. Gittim, dağıtılan dinarlardan ben de aldım babamın yanına geldim. Babam, "Vallahi, ben onları senin için bırakmadım" dedi. Ben de bu olayı Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e dava ettim. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Ey Yezid! Sana niyetinin karşılığı (olarak sevap) vardır. Ey Ma'n! Aldığın da sana aittir" buyurdu.
Rivayet zinciri: Buhârî ← Muhammed b. Yûsuf ← İsrâîl b. Yûnus ← Ebü'l-Cüveyriye ← Ma'n b. Yezîd
İbn Abbas'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Bir grup Hz. Nebi'e alayetmek için soru sorardı. Bir keresinde adamın biri: "Benim babam kim?" devesi kaybolan başka biri: "Benim devem nerede?" diye sormuştu. Bunun üzerine Allah Teala şu ayeti indirdi: "Ey iman edenler! Açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Eğer Kur'an indirilirken onlan sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onlan affetmiştir. Allah çok bağışlayıcıdır, halimdir {affı ve müsamahası geniştir)."