Cüveyriye bint el-Hâris

Sahâbî, Nebî'nin zevcesi

Cüveyriye bint el-Hâris b. Ebû Dırâr

Doğumh.ö. 12 · Medine
Vefath. 56 · Medine
Nisbeel-Huzâiyye
Yaşadığı yerlerMedine

Hakkında

Hz. Peygamber'in zevcelerinden olan Cüveyriye, Huzâa kabilesinin Benî Mustalik kolunun reisi Hâris b. Ebû Dırâr'ın kızıdır. Yaklaşık m. 607 yılında doğmuş, İslâm'dan önce amcasının oğluyla evlenmişti. Asıl adı Berre iken Resûlullah bu adı değiştirerek ona Cüveyriye adını vermiştir.

Hicretin beşinci yılında (m. 626-627) yapılan Benî Mustalik Gazvesi'nde kabilesi yenilince kocası savaşta hayatını kaybetti; kendisi de Medine'ye getirilen yüzlerce esir arasında yer alarak Sâbit b. Kays b. Şemmâs'ın ya da onun bir akrabasının payına düştü. Belli bir bedel karşılığında hürriyetine kavuşmak için sahibiyle mükâtebe anlaşması yaptı ve yardım istemek üzere Hz. Peygamber'e başvurdu. Resûlullah bu bedeli ödeyip onunla evlendi. Evliliği duyan sahâbîler, ellerindeki Benî Mustalik esirlerini artık Peygamber'in akrabası sayarak serbest bıraktı; böylece bu nikâh kabilenin Müslümanlarla yakınlaşmasına vesile oldu.

İbadete ve zühde düşkünlüğüyle tanınan Cüveyriye, Hz. Peygamber'den yedi hadis rivayet etmiştir; bunlardan biri Buhârî'de, biri de Müslim'de yer alır. Kendisinden İbn Abbâs, Câbir b. Abdullah, İbn Ömer ve Mücâhid b. Cebr gibi isimler hadis nakletmiştir. Rebîülevvel 56 (Şubat 676) tarihinde Medine'de, yaklaşık altmış dokuz yaşında vefat etmiştir.

Ailesi

Babası
Harith ibn Abi Dirar
Eşi
Musafa bin Safwan, Prophet Muhammad(saw)

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Cüveyriye bintü'l-Haristen r.a. rivayet edildiğine göre Hz. Nebi Cuma günü, oruçlu olan Cüveyriye'nin yanına geldi. Ona "Dün de oruç tuttun mu?" diye sordu. Cüveyriye: "Hayır" dedi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yarın oruç tutmak istiyor musun?" diye sordu. Cüveyriye: "Hayır" dedi. Hz. Nebi: "O zaman orucunu boz" dedi. Ebu Eyyub'un rivayetine göre Cüveyriye kendisine bu konuyu anlatmış, buna göre Hz. Nebi onun orucunu bozmasını emretmiş, o da orucunu bozmuştur.
Bize Kuteybetü'bnu Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, îbni Şihâb'dan naklen haber verdi ki, Ubeyd b. Sebbâk şöyle demış: Bana Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Cüveyriye haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanına girerek: — «Yiyecek bir şey var mı?» diye sormuş; Cüveyriye: — «Hayır vallahi yâ Resûlallah! Yanımızda azatlı cariyemin sadakadan verdiği bir koyun kemiğinden başka hiç bir yiyecek yok.» demiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)-— «Getir! O, yerini buldu.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Amru'n-Nâkıd ve ishâk b. îbrâhîm toptan ibni Uyeyne'den, o da Zührî'den naklen bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet ettiler.
Bize Kuteybe b. Saîd ile Amru'n-Nâkıd ve İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebi Ömer'indir. (Dedilerki): Bize Süfyân, Talha oğullarının azadlısı Muhammed b. Abdirrahman'dan, o da Kureyb'den, o da İbni Abbas'dan, o da Cüveyriye'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Cüveyriye onun mescidinde iken sabah namazını kıldığı vakit erkenden uyanmış çıkmış. Sonra kuşluk zamanı geçtiğinde dönmüş. Cüveyriye oturuyormuş. Bunun üzerine: «Sen hâlâ benim bıraktığım hal üzere misin?» diye sormuş. Cüveyriye: - Evet! diye cevab vermiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten senden ayrıldıktan sonra üç defa dört kelime söyledim ki, bunlar senin bugünden beri söylediklerinle tartılsa, onların ağırlığını tutar: Allah'ı mahlûkatı sayısınca nefsinin rızasınca, arşının ağırlığınca kelimelerinin mislince hamdiyle birlikte noksanlıklardan tenzih ederim.» buyurmuşlar.
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb ve İshak, Muhammed b. Bişr'den, o da Mis'ar'dan, o da Muhammed b. Abdirrahman'dan, o da Ebî Rişdîn'den, o da İbni Abbâs'dan, o da Cüveyriye'den naklen rivâyet ettiler. Cüveyriye, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sabah namazını kıldığı vakit yahut sabah namazını kıldıktan sonra kendisinin yanına uğradığını söylemiş. Ve râvi yukarki hadîs gibi nakilde bulunmuş; yalnız o : «Allah'ı mahlûkatının sayısınca tenzih ederim. Allah'ı kendi rızasınca tenzih ederim. Allah'ı arşının ağırlığınca tenzih ederim. Allah'ı kfelimelerinin mislince tenzih ederim.» demiştir