Ebû Ümâme el-Bâhilî Râvi

Vefat: h. 86
Künye
Ebû Ümâme
Nisbe
el-Bâhilî
Tabaka
Sahâbî
Şehir
Şam, Hıms
Vefat kaydı
h. 81 (bazı kaynaklarda 86)

Ebû Ümâme el-Bâhilî'nin asıl adı Sudey b. Aclân b. Vehb'dir; Bâhile kabilesine mensup olduğu için bu nisbeyle anılır. 600'lü yılların başında doğduğu kabul edilir. Hudeybiye Antlaşması'ndan önce Müslüman oldu ve antlaşmada hazır bulundu.

Hz. Peygamber onu kendi kabilesi Bâhile'yi İslâm'a davet etmek üzere gönderdi. Rivayete göre kavmi başta ona ilgi göstermedi, yiyecek bile vermedi; ancak onun manevî bir gıdayla doyurulduğunu görünce Müslüman oldular. Resûlullah'la birlikte çeşitli gazvelere katıldı ve Vedâ Haccı'nda bulundu. Sıffîn Savaşı'nda Hz. Ali'nin saflarında yer aldı; daha sonra Mısır'a geçti, sonunda Humus'a yerleşti.

Kendisinden yaklaşık 250 hadis rivayet edildiği için ashâbü'l-mi'în denilen, yüzlerce hadis nakleden sahâbîler arasında sayılır. Mekhûl, Hâlid b. Ma'dân ve Ebû İdrîs el-Havlânî başta olmak üzere pek çok Şamlı âlim ondan hadis aldı. Humus'ta h. 86 / m. 705 yılında vefat etti ve bu şehirde ölen son sahâbî olduğu kabul edilir. Vefatı için h. 81 tarihi de zikredilmiştir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış, kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir; eşleşmeyen yazımlar ayrı kayıt olarak kalabilir.

4 hadis
Ebu Ümame el-Bahill, "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, bir saban ve ziraat aleti gördüğü zaman, "Bunlar bir topluluğun evine girince Allah mutlaka onları zillete düşürür" buyurduğunu işittim" demiştir.
Ebu Ümame şöyle demiştir: "Bunca fethi gerçekleştiren insanların kılıçlarında ne altın ne de gümüş süsler vardı. Onların kılıçlarının süsü tabaklanmamış ham deri, kalay ve demirden ibaretti."
Ebu Umame'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğini yiyip sofrasını kaldırınca: الحمد لله كثيراً طيباً مباركاً فيه، غير مكفيٍّ ولا مُودَّع ولا مُستغنًى عنه، ربنا "El-hamdulillahi kesiren tayyiben mubareken fihi ğayra mekfiyyin ve la muveddain ve la müstağnen anhu Rabbena: diye dua ederdi." --- Dua'nın meali: Çok temiz, bereketli, kafi görülmeyen ve terk olunmayan, kendisinden de müstağni kalınmayan bir hamd ile Allah'a hamd olsun, Rabbimiz, --- Bu hadis 5459 numara dada geçiyor […]
Rivayet zinciri: Buhârî Ebû Nuaym Süfyân Sevr b. Yezîd Hâlid b. Ma'dân Ebû Ümâme el-Bâhilî
Ebu Umame'den rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yemeğini bitirdi mi -ravi bir defasında: Yemeğini kaldırdı mı, dedi- şöyle dua ederdi: Elhamdulillahillezi kefana ve ervana gayra mekfiyyin ve la mekfurin -bir defasında da: leke'l-hamdu Rabbena gayra mekfiyyin ve la muveddain ve la müstağnen Rabbena demiştir.-: --- Meali: Bize kifayetiyle rızık veren, bizi susuzluktan kurtarıp sulayan Allah'a, kafi görülmeyecek ve nimeti inkar olunmayacak bir hamd ile Allah'a hamdolsun. -Bir seferinde de: Rabbimiz hamd sanadır. Kafi görülmeyerek ve terk olunmayarak ve müstağni olunmayarak yapılan hamd yalnız sanadır Rabbimiz, demiştir."
Rivayet zinciri: Buhârî Ebû Âsım Sevr b. Yezîd Hâlid b. Ma'dân Ebû Ümâme el-Bâhilî