Saîd b. Zeyd, Kureyş'in Adî koluna mensup, cennetle müjdelenen on sahâbîden biridir; künyesi Ebü'l-A'ver'dir. Babası Zeyd b. Amr b. Nüfeyl, Câhiliye döneminde putlara tapmayı ve kız çocuklarını diri diri gömmeyi reddeden hanîflerdendi. Annesi Huzâa kabilesinden Fâtıma bint Ba'ce'dir.
İslâm'ı ilk kabul eden on iki-on üç kişi arasında yer aldı. Eşi, Hz. Ömer'in kız kardeşi Fâtıma bint Hattâb idi ve ikisi Ömer'den önce Müslüman oldu. Hz. Ömer, Peygamber'i öldürmek niyetiyle yola çıktığında onları evlerinde Kur'an okurken buldu; Saîd'in sabırlı tavrı ve ikna edici cevapları, ardından dinlediği âyetler Ömer'in Müslüman olmasında etkili oldu.
Bedir savaşı sırasında Mekke kervanı hakkında bilgi toplamakla görevlendirildiği için bu savaşa katılamadı; Uhud, Huneyn, Yemâme ve Yermük savaşlarında ve Dımaşk'ın fethinde bulundu. Kendisine teklif edilen Dımaşk valiliğini cihada devam etmek için kabul etmedi. Hz. Peygamber'den kırk sekiz hadis rivayet etti; bunlardan altısı Kütüb-i Sitte'de yer alır. H. 50 veya 51 / m. 670-671 yılında vefat etti ve Medine'de Bakî' kabristanına defnedildi.
Ailesi
Babası
Zayd bin 'Amr bin Nufayl
Annesi
Fatima bint Ba'aja
Eşi
Fatima bint al-Khattab, Khayra bint Qays
Kardeşleri
'Atikah bint Zayd
Çocukları
Asma bint Sa'id bin Zayd, Zayd, Hisham bin S'aid bin Zayd, 'Abdur Rahman
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe b. Saîd ve Aliy b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail yâni İbni Ca'fer, Ala b. Abdirrahmân'dan, o da Abbâs b. Sehl b. Sa'd Es-Sâid'den, o da Saîd b. Zeyd İbni Amr b. Nüfeyl'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Her kim zulüm yolu ile bir karış yer alırsa, Allah onu kıyamet gününde yedi kat yer (in dibin) den itibaren boynuna dolar.» buyurmuşlar
Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Ömer b. Muhammed rivayet etti. Ona da babası, Saîd b. Zeyd b, Amr b. Nüfeyl'den naklen rivayette bulunmuş ki, Erva evinin bir kısmı hakkında kendisinden da’vacı olmuş da (Said): Evi ona bırakın! Zira ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim hakkı olmaksızın bir karış yer alırsa kıyamet gününde yedi kat yer (in dibin) den boynuna dolanacak!» buyururken işittim. Allahım! Eğer bu kadın yalancı ise gözünü kör et! Kabrini de evinde yap! demiş. Râvi diyor ki: Sonra ben bu kadını kör olmuş; duvarları yoklarken gördüm. Bana Saîd b. Zeyd'in (bed) duası isabet etti; diyordu. Bir defa bu kadın evde dolaşırken bir kuyunun üzerine uğrayarak içine düşmüş; o da onun kabri olmuş.
Bize Ebû Bekir b. £bî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Zekeriyyâ b. Ebî Zaide, Hişâm'dan, o da babasından, o da Saîd b. Zeyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim zulüm yolu ile bir karış yer alırsa, o yer kıyamet gününde yedi kat yer (in dibin) den (başlayarak) o kimsenin boynuna dolanacaktır.» buyururken işittim.
Bize Kuteybe b. Saîd rivayet eîti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim da rivayet etti, (Dediki): Bize Cerîr ile Amr b. Ubeyd, AbdülMelik b. Umeyr'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Mantar mendendir. Onun suyu göze şifadır.» buyururken işittim.
Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdül-Melik b. Umeyr'den rivayet etti. (Demişki): Ben Amr b. Hureys'den dinledim. (Dediki): Ben Saîd b. Zeyd'den dinledim. (Şöyle dedi): Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i : «Mantar mendendir. Soyu da göz'e şifadır.» buyururken işittim.
Bize (yine) Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Hakem b. Uteyhe de Hasen-i Urenî'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. Şu'be şöyle demiş : «Hakem bana bu hadîsi rivayet edince, onu Abdül-Melik'in hadîsinden yadırgamadım.»
Bize Saîd b. Amr El-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Abser, Mutarrif den, o da Hakem'den, o da Hasen'den, o da Amr b. Hureyre'den, o da Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den naklen haber verdi. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Mantar Allah Tebâreke ve Teâlâ'nın Benî İsrail'e indirdiği menden'dir. Onun suyu da göze şifadır.» buyurdular.
Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mutarrif den, o da Hakem b. Uteyhe'den, o da Hasen-i Urenî'den, o da Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Mantar, Allah'ın Musa'ya İndirdiği mendendir. Onun suyu da göze şifadır.» buyurmuşlar.
Bize Yahya b. Habib El-Hârisi de rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Şebib rivayet etti, (Dediki): Ben bu hadîsi Şehr b. Havşeb'den dinledim ve kendisine sordum da, ben onu Abdü'l-Melik b. Umeyr'den dinledim, dedi, Onun üzerine AbdülMelik'Ie görüştüm. O da bana Amr b. Hureys'den, o da Saîd b. Zeyd'den naklen rivayette bulundu. (Demişki): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Mantar mendendir. Onun soyu da göze şifadır.» buyurdu.
Bize Ubeydullah b. Muaz El-Anberî ile Süveyd b. Saîd ve Muhammed b. Abdi'l-A'la toptan Mu'temir'den rivayet ettiler. İbni Muâz (Dedikî): Bize Mu'temir b. Süleyman rivayet etti. (Dedikî): Babam şunu söyledi: Bize Ebû Osman, Usâme b. Zeyd b. Harise ile Saîd b. Zeyd b. Amr b. Nüfeyl'den rivayet etti. Onlar da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerki, şöyle buyurmuş : «Kendimden sonra insanlar içinde erkeklere kadınlardan daha zararlı bir fitne bırakmadım.»
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Numeyr de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmer rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dedikî): Bize Hüşeym haber verdi. H. Bize İshâk b. İbrahim dahi rivayet etti. (Dedikî): Bize Cerir haber verdi. Bu râvilerin hepsi Süleyman Et-Teymî'den bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir