Harmele Mevlâ Üsâme b. Zeyd

Tâbiî, Üsâme b. Zeyd'in azatlısı

Harmele Mevlâ Üsâme b. Zeyd b. Hârise

Vefath. 91
Tabaka3. tabaka
Cerh-ta'dîlsadûk (doğru sözlü)

Hakkında

Harmele, Hz. Peygamber'in azatlısı Zeyd b. Hârise'nin oğlu Üsâme b. Zeyd'in azatlısıdır. Bazı kaynaklarda Zeyd b. Sâbit'in azatlısı olarak geçse de ilk nisbet daha doğru kabul edilmiştir. Medine'de yaşamış, doğru sözlü (sadûk) bir tâbiî olarak değerlendirilmiştir.

Hz. Ali ve Üsâme b. Zeyd'den hadis dinlemiş, kendisinden Ebû Ca'fer Muhammed b. Ali (el-Bâkır) ve İbn Şihâb ez-Zührî rivayette bulunmuştur. Sahîh-i Buhârî'de, Üsâme'nin kendisini Hz. Ali'ye elçi olarak gönderdiği rivayette yer alır: Üsâme, Ali'nin yanında aslanın ağzında bile olmayı seveceğini, ancak içinde bulunulan meselede bir görüşe sahip olmadığını ona iletmesini istemiştir. h. 91-100 yılları arasında vefat ettiği kaydedilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Sözün kaynağı olduğu hadisler

Usame b. Zeyd'in mevlası Harmele'den rivayete göre; Abdullah b. Ömer ile birlikte bulunduğu bir sırada Eymen'in oğlu Haccac girdi. rükuunu da, sücudunu da tam yapmadı. Bunun üzerine (İbn Ömer ona): (Namazını) iade et, dedi. Geri dönüp gittiğinde İbn Ömer: Bu kimdir dedi, ben: Bu, Ümmü Eymen'in oğlu Eymen'in oğlu Haccac'dır, dedim. Bunun üzerine İbn Ömer dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunu görmüş olsaydı andolsun onu sevecekti. Sonra da ona (Usame'ye) ve Ümmü Eymen'den doğanlara (erkek ya da dişi olsun) sevgisini zikretti. (Yakub b. Süfyan yahut ez-Zühri) dedi ki: Arkadaşlarımdan bazıları da Süleyman'dan naklen: "(Ümmü Eymen) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dadısı idi" ilavesini de yapmışlardır.
Süfyan b. Uyeyne şöyle anlatmıştır: Bize İsrail Ebu Musa el-Basri rivayet etti. Onunla Kufe'de karşılaştım. O, Kufe kadısı Abdullah b. Şubrime'nin yanına gelmişti. Ona "Beni Kufe emiri İsa b. Musa'nın huzuruna al da ona vaaz edeyim!" dedi. İbn Şübrime, İsrail'e emirden bir tehlike gelir diye korktu da bunu yapmadı. İsrail şöyle dedi: "Bize Hasan-ı Basrl şöyle anlatt•t: Ali'nin oğlu Hasan, Muaviye b. Süfyan'ın üzerine büyük birliklerle yürüdüğü zaman Amr b. eı-As, Muaviye'ye 'Ben arkada olanları geri dönmedikçe geri dönüp kaçmayacak olan bir ordu görüyorum' dedi. Muaviye Amr'a (babaları öldürülürse) Müslümanların çocuklarına bakmayı bana kim tekeffü! eder?" dedi. Amr "Ben tekeffül ederim" dedi. Bundan sonra Abdullah b. Amir ile Abdurrahman b. Semura "Biz Muaviye ile karşı karşıya gelir ve ona barış istemesini söyleriz" dediler. Hasan-ı Basrı şöyle dedi: "Yemin olsun ki ben Ebu Bekre'den işittim. Şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem minberde hutbe okurken torunu Hasan içeriye girdi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Şüphesiz bu benim oğlum bir seyyiddir. Umarım ki Allah bu oğlum sebebiyle Müslümanlardan iki büyük fı rkan ın arasını düzeltir" buyurdu.