Kabîsa b. Zü'eyb

Ebû İshâk · Tâbiî, Abdülmelik'in kâtibi, fakih

Kabîsa b. Züeyb…

Vefath. 86 · Şam
KünyeEbû İshâk
Nisbeel-Huzâî, el-Medenî, el-Medînî aslen
Yaşadığı yerlerŞam, Dımaşk, Medine
TabakaNebî'yi görmüştür
Cerh-ta'dîlİbn Hibbân es-Sikât'ta zikretmiştir

Hakkında

Ebû Saîd Kabîsa b. Züeyb, Huzâa kabilesinin Kâ'b b. Amr koluna mensuptur; Ebû İshâk künyesiyle de anılır. Yaklaşık h. 8 / m. 629 yılında Medine'de doğdu ve bebekken Hz. Peygamber'e getirildi. Bu yüzden Nebî'yi görmüş olanlar arasında zikredilmekle birlikte ilmî konumu itibarıyla tâbiî, muhaddis ve fakih olarak tanınır.

Ebü'd-Derdâ, Zeyd b. Sâbit, Ebû Hüreyre ve Bilâl-i Habeşî gibi sahâbîlerden ilim aldı. Zeyd b. Sâbit'in fıkhî görüşlerini en iyi bilenlerden biri kabul edildi. Kendisinden oğlu İshâk, İbn Şihâb ez-Zührî ve Mekhûl b. Ebû Müslim gibi râviler hadis nakletti. Zehebî onu Rabbânî bir âlim olarak niteler.

H. 63'teki Harre vakasında bir gözünü kaybetti. Daha sonra Şam'a yerleşerek Emevî halifesi Abdülmelik b. Mervân'ın kâtipliğini ve mühürdarlığını yaptı, idarî işlerde ona danışmanlık etti. H. 86 / m. 705 yılında Dımaşk'ta vefat etti; kaynaklarda h. 87, 88 ve 89 yılları da zikredilir.

Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.

Zincirde geçtiği hadisler

Ebu Hureyre'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kadının halası üzerine nikahlanmasıOl yasakladığı gibi, teyzesi üzerine de nikahlanmasını yasaklamıştır. " Bize öyle geliyor ki, babasının teyzesi de bu durumdadır.
[Çünkü Urve'nin bana] Aişe'den [tahdıs ettiğine göre] dedi ki: "Neseb yoluyla ne haram oluyorsa, süt emmek yoluyla da onu haram biliniz."
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti (dediki): Bize Muâviyetü'bnü Amr rivayet etti. (dediki): Bize Ebû îshâk-ı Fezârî, Hâlid-İ Hazza'dan, o da Ebü Kılâbe'den, o da Kabîsatü'bnü Züeyb'den, o da Ümmü Seleme'den naklen rivayet etti. Ümmü Seleme şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebû Seleme'nin yanına girdi, gözleri açık kalmıştı; onları kapadı. Sonra şöyle buyurdu; «Şüphesiz ki ruh kabzedildiği vakit göz onu tâkîb eder.» Derken Ebû Seleme'nin ailesi efradından bâzıları feryâd-u figan ettiler. Bunun üzerine Resulullah (Sallâllahu Aleyhi ve Sellem): — «Kendinize hayırdan başka duâ etmeyin. Çünkü melekler söylediklerinize: Âmîn, derler.» buyurdu. Sonra şunu da ilâve etti: «Allah'ım Ebû Seleme'yi affet, derecesini hidâyete erenler meyânına yükselt. Arkasında kalanları içinde ona sen halef ol; bize de, ona da mağfiret buyur! Ey Âlemlerin Rabbii Kabrini genişlet ve kendisine orada nûr halk eyle.»
Bize Muhammed b. Mûse'l-Kattân El-Vâsıtî rivayet etti. (dediki): Bize Müsennâ b Muâz b. Muâz rivayet etti. (dediki). Bize babam rivayet etti. (dediki): Bize UbeyduUah b. Hasen rivayet etti. (dediki): Bize Hâlid-i Hazza bu İsnâdla, bu hadîsin benzerini rivayet etti. Yalnız o: «Terekesinde ona halef ol.» dedi, bir de. «Ya Rabbit Kabrinde ona genişlik ver.» cümlesini söyledi; «Onun için genişlet...» tabirini söylemedi. Hâlid-i Hazza': «Yedinciyi teşkil eden bir duâ daha vardı ama ben onu unuttum.» İfadesini ziyade etmiştir.
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Abdilazîz rivayet etti. (Müslim der ki, îbni Mesleme, Ebu Umâmete'bni Sehl b. Huneyfin neslinden Medîneli bir Ensârîdir.) o da ibni Şihâb'dan, o da Kabîsatü'bnu Züeyb'den, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Hala kardeş kızı üzerine, kız kardeş kızı da teyze üzerine nikâh edilemez.» buyururken işittim.
Bana Harmeletü'bnu Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, ibni Şîhâb'dan naklen habeı verdi. (Demişki): Bana Kabîsatü'bnu Züeyb el-Kâ'bî haber verdi. Kendisi Ebu Hureyre'yi şöyle derken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) erkeğin bir kadınla onun halasını ve bîr kadınla onun teyzesini bîr nikâh altında toplamasını yasak etti.» îbni Şihab: «Biz kadının babasının teyzesi île babasının halasını da aynı hükümde olduğunu zannediyoruz.» demiş.