Yahya bin Sa'id al-Ansari, 'Abd Rabba bin Sa'id bin Qays bin 'Amr
Râvi adları senedden otomatik ayrıştırılmış; kimlik ve hayat bilgileri ricâl kaynaklarından (Itqan râvi profilleri, muslimscholars.info) eşleştirilerek eklenmiştir.
Abdullah b. Ka'b'dan, onun babasından rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Mu'min kimsenin misali, yeni bitmiş bir ekin gibidir. Rüzgar üzerine nereden eserse onu eğer. Bu ekin dimdik doğrulduğu vakit bela ile bir tarafa eğilir. Facir kimse ise -Allah dilediği vakit kökünden imha edinceye kadar- sert ve dimdik duran bir dağ servisine benzer." Bu Hadis 7466 numara ilede geçiyor
Bize, Hârûn b. Saîd el-Eylî rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Vehb rivayet etti. Dedi ki: Bana, Süleyman b. Bilâl, Sa'd b. Saîd'den bu isnâdla haber verdi; şunu da ziyâde etti: «Sonra Allah Tebâreke ve Teâlâ iki yedini yayarak yoksul ve zâlim olmayana kim ödünç verecek; der.»
Bize, İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize, Sa'd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana, Kasim b. Muhammed, Âişe'den naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah Teâlâ'ya amellerin en makbulü, az da olsa en devâmlısıdır.» buyurdular. Râvî: «Âişe bir ameli işlediği vakit ona devam ederdi.» demişdir.
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr hep birden İsmâîl b. Cafer'den rivayet ettiler. îbni Eyyûb dediki: Bize İsmâil rivayet etti. (dediki): Bana Sa'dü'bnü Said, Ömer b. Kesir b. Eflâh'dan, o da İbni Sefine'den o da Ümmü Seleme'den naklen haber verdlki, Ümmü Seleme şöyle demiş: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim: «Başına musibet gelen hiç bir müsiüman yoktur ki, Allah'ın emrettiği vecihle: İnna Lillahi ve inna ileyhi raciun. Allah'ım musibetim hususunda bana ecir ver ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ihsan eyle; desin de Allah ona mutlaka daha hayırlısını İhsan buyurmasın.» Ümmü Seleme demiş ki: «Ebû Seleme vefat edince ben; — Müslümanların hangisi Ebû Seleme'den daha hayırlıdır? O ailesi ile birlikte, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hicret eden ilk hânedir, dedim. Bunu söyledikten sonra Allah, onun yerine bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihsan buyurdu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana Hâtîb b. Ebî Beltea'yı dünür yolladı. (Kendisine): — Benim bir kızım var. Hem ben kıskancım, dedim. (Bu sözüme karşılık) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Kızına gelince: Onu annesinden müstağni kılması için Allah'a duâ ederiz. Kıskançlığı gidermesi için de ben Allah'a duâ ederim; buyurmuşlar.»
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Ebû Usâme, Sa'dü'bnü Ebî Saîd'den rivayet etti. Demiş ki: Bana Ömerü'bnü Kesîr b. Eflâh haber verdi. dediki: îbni Sefine'den rivayet ederken dinledim, kendisi Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme'yi şöyle derken işitmiş: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şunları söylerken dinledim. «Başına musibet gelip de: Biz Allah'ınız ve ancak ona dönücüleriz. Allah'ım musibetim hakkında bana ecir ver. Ve onun ardından bana daha hayırlısını ihsan eyle, diyen hiç bir kul yoktur ki musibeti hakkında Allah ona mükâfat vermesin ve onun arkasından daha hayırlısını kendisine İhsan buyurmasın.» Ümmü Seleme demiş ki: Ebû Seleme vefat edince Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bana emrettiği gibi söyledim. Müteakiben Allah bana ondan daha hayırlısını (yâni) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ihsan buyurdu.»
Bize Muhammedü'bnü Abdillâh b. Numeyr rivayet etti (dediki): Bize babam rivayet etti. (dediki): Bize Sa'dü'bnü Saîd rivayet etti. (dediki): Bana Ömer yâni îbni Kesir, Ümmü Seleme'nin azatlısı İbni Sefîne'den, o da Peygamber {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme'den naklen haber verdi. Ümmü Seleme: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim...» diyerek; Ebû Usâme hadîsi gibi rivayette bulunmuş. Bu hadlsde râvî şunu ziyâde etmiştir: «Ümmü Seleme dediki: Ebû Seleme vefat edince ben: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in sahâbîsi Ebû Selemeden daha hayırlı kim olabilir? dedim, sonra Allah bana azim halketti de, o duayı okudum. Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile evlendim.»
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybetü'bnü Saîd ve Aliyyü'bnü Hucr toptan İsmail'den rivayet ettiler. İbni Eyyûb (Dediki) Bize İsmail b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) Bana Sa'd b. Saîd b. Kays, Ömer b. Sabit b. Haris El-Hazrecî'den, ona da Ebû Eyyûb El-Ensari (Radiyallahu anh) rivayet etmiş olmak Üzere haber verdiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Her kim ramazan orucunu tutar da sonra Şevval'den altı günü eklerse bu bütün sene oruçlu gibi olur.» buyurmuşlar.
Bize İbni Numeyr rivayet etti. (Dediki) Bize babam rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd'İn kardeşi Sa'd b. Saîl rivayet etti. (Dediki) Bize Ömer b. Sabit haber verdi. (Dediki) Bize Ebû Eyyûb El-Ensâri (Radiyallahû anh) haber verdi. (Dediki) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yukarki hadîsin mislini söylerken işittim.
Bu hadâsi bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Mübarek Sa'd b. Saîd'den rivayet etti. (Demişki): Ben, Ömer b. Sâbit'den işittim. (Dediki): Ben, Ebû Eyyûb (Radiyallahû anh): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu... diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken işittim.
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize İbn-i Numeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Sa'd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bana Enes b. Mâlik rivayet etti. (Dediki): Beni Ebû Talha davet için Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gönderdi. Yemek yapmıştı. Ben de gittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatla birlikte idi. Bana bir baktı, ben de utanarak: Ebû Talha'ya icabet buyur! dedim. Bunun üzerine cemaata : «Kalkın!» emrini verdi. Ebû Talha: — Yâ Resûlallah! Ben ancak senin için bir şey yapmıştım, dedi. Arkacığından Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yiyeceğe dokundu ve onun hakkında bereket duasında bulundu. Sonra : «Ashabımdan on kişiyi içeriye al!» buyurdu. Ve: «Yeyin!» dedi. Onlara parmaklarının arasından bir şey de çıkardı. Cemâat yediler, doydular ve çıktılar. (Yine) : «içeriye on kişi al!» buyurdu. Onlar da doyuncaya kadar yediler. İçeriye on kişi alıp, dışarıya on kişi çıkara çıkara, nihayet onlardan girmeyen ve doyuncaya kadar yemeyen tek bir kişi kalmadı. Sonra sofrayı hazırladı. Bir de ne görelim, sofra cemâatin yedikleri andaki gibidir.
Bana Saîd b. Yahya El-Ümevî de rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Sa'd b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Enes b. Mâlik'i dinledim. Şunu söyledi: «Beni Ebû Talha Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gönderdi...» Râvi hadîsi İbn-i Numeyr hadîsi gibi nakletmiştir. Yalnız o sonunda: «Sonra kalanı aldı da topladı. Sonra ona bereket duasında bulundu. Ve sofra evvelki haline döndü. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Bunu alın!» buyurdular.»