Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1456, sondan 4781. ayet; 10. sure ve Yunus Suresinin 92. ayetidir. Yunus Suresi 92. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 4550 olarak hesaplanmıştır. Yunus Suresinin toplam ebced değeri 536028 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (10) ل (7) ر (1) bulunuyor.
Arapça Metin
فاليوم ننجيك ببدنك لتكون لمن خلفك اية وان كثيرا من الناس عن اياتنا لغافلون
İsrâiloğulları’nın ilâhî bir emir uyarınca Mısır’dan ayrılmaları zamanı gelmiş ve bu amaçla yola çıkmışlardı. Zalimliğinden ve inadından ödün vermek istemeyen Firavun ve adamları da hışımla onların peşine düşmüşlerdi. İşte bu sırada bir mûcize gerçekleşti: Deniz yarıldı, İsrâiloğulları Allah’ın yardımıyla denizin öteki yakasına geçmeyi başardılar, Firavun ve taraftarları ise boğuldular (bk. Bakara 2:50; A‘râf 7:136; Enfâl 8:54). Boğulacağını anlayan Firavun’un o esnada iman sözcüklerini söylemiş olması, 91. âyetteki ifade ve diğer deliller ışığında geniş biçimde tartışılmış ve farklı kanaatler ileri sürülmüş olmakla birlikte, İslâm âlimlerinin çoğunluğu Firavun’un bu imanının geçerli olmadığı sonucuna ulaşmışlardır. Mısır’da firavunların cesetleri mumyalanarak koruma altına alınıyordu. 92. âyetten ise Hz. Mûsâ’ya karşı direnen ve denizde boğulan bu Firavun’un cesedinin mumyalanmadan, bir mûcize eseri korunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim Cebelein mevkiinde, mumyalanmadığı halde hiç bozulmamış bir ceset bulunmuştur. British Museum’da muhafaza edilen bu cesedin en az 3000 yıllık olduğu tesbit edilmiştir (Firavun, Firavun’un boğulması, âyetteki “deniz” ile nerenin kastedildiği ve son andaki imanıyla ilgili görüşler hakkında bk. A‘râf 7:135-136; Ömer Faruk Harman, “Firavun”, DİA, XIII, 118-121). 93. âyette İsrâiloğulları’nın Firavun’un zulmünden kurtarıldıktan sonra seçkin, güzel ve emin bir yere yerleştirildikleri, nimetlerle donatıldıkları ve ancak ilim geldikten sonra ayrılığa düştükleri belirtilmektedir (bu yerin neresi olduğu hakkındaki görüşler için bk. A‘râf 7:137; “ilmin gelmesi” ve “ihtilâfa düşmeleri”nin anlamı hakkında bk. Âl-i İmrân 3:19).
Mehmet Okuyan
Senden sonra geleceklere bir ibret olması için bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. Şüphesiz ki insanlardan birçoğu delillerimizden habersizmiş gibi davranır.
Bu cümle Firavun’un takip ettiği ve boğulmuş olacağına dair tereddütleri bulunan Hz. Musa’nın yanındaki müminlere gösterilmesi için cesedinin korunacağı mesajını da verebilir.
Bayraktar Bayraklı
“Bugün senin bedenini kurtaracağız ki senden sonra gelenlere ders olasın. Ama insanların çoğu âyetlerimizden gâfildir.”
1- İbret.
2- “Beden” sözcük olarak “zırh” anlamına da gelmektedir.
Ahmet Akgül
Bugün ise, senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için senin bedenini (denizin dibine batmaktan) kurtaracağız (asırlar sonrasında herkese cesedini göstereceğiz) . Gerçekten insanların çoğu, Bizim ayetlerimizden (Kur’an’daki hikmetlerden ve kâinattaki harika sanat eserlerimizden maalesef gafildirler ve) habersizdirler.
O halde bugün biz de, senden sonra gelenlere ibret olasın diye yalnız cesedini kurtaracağız ve şüphe yok ki insanların çoğu, bizim delillerimizden gaflettedir.
Bu gün senin sadece bedenini kurtaracağız ki, senden sonra gelecek olanlar için uyarıcı bir alamet olsun. Çünkü gerçek şu ki, insanların çoğu ayetlerimize karşı habersiz ve umursamaz durumdadırlar.
“Senden sonraki gelecek nesillere ibret verici bir kalıntı, bir uyarı olması için bugün senin bedenini cansız olarak kurtaracağız. İnsanlardan birçoğu ibret verici, uyarıcı nitelikteki âyetlerimizden, kalıntılardan habersiz, gaflet içindedirler.”
Bugün ise, senden sonrakilere bir ayet (tarihi bir belge, ibret) olman için seni yalnızca bedeninle kurtaracağız (herkese cesedini göstereceğiz). Gerçekten insanlardan çoğu, bizim ayetlerimizden habersizdirler.
Biz de bugün, seni cansız bedeninle denizden yüksek bir yere atacağız ki, arkandan geleceklere bir ibret olasın. Bununla beraber doğrusu insanlardan bir çok kimseler, âyetlerimizden (ibret verici mûcizelerimizden) gafildirler.
91-92. (Biz de ona:) “Şimdi mi (iman ediyorsun)? Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun. Senden sonrakilere ibret olman (ve zalimlerin âkibetinin nasıl olacağını görmeleri) için bugün senin (cansız) bedenini kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor.
“Senin bedenini kurtaracağız” söylemi muhtemelen, eski Mısırlıların, başta firavunlar olmak üzere elit kesimin cesetlerini mumyalayarak saklamak için uyguladıkları geleneklerini ima ediyor. Yani evet seni kurtaracağız ama ibret-i âlem mumyalanman için senin cansız bedenini kurtaracağız, yoksa dünya hayatına kaldığın yerden devam etmeyeceksin anlamındadır. Kur’an’da geçen “Firavun” tabiri özel bir isim olmayıp Eski Mısır’da yaşayan bütün krallar için kullanılan bir unvandır. Araştırmacılara göre Kur’an’da bahsi geçen Firavun, MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Cesedin, onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis’e ait olduğunu söyleyenler olsa da cesedin II. Ramses’e ait olduğu yönündeki görüşler ağırlıktadır. Ve bu ceset şu anda Kahire Müzesinde sergilenmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
"Senden sonrakilere bir ibret teşkil etmesi için bugün sadece senin cesedini çıkarıp (sahile) atacağız" dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimizden habersizdir.
Tanrı, Mısırlılara verdiği özel bir mumyacılık bilgisiyle Firavunların cesedini korumuştur. Firavun'un mumyalanmış cesedi bugün Kahire Müzesinde sergilenmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler.
Biz de, bu gün seni bedeninle bir tepeye atacağız ki arkandan geleceklere bir ibret olasın, maamafih insanların bir çoğu âyetlerimizden cidden gafildirler
Biz de bu gün seni (cansız bir) beden olarak (karada yüksek bir yere atıb) bırakacağız ki arkandan geleceklere bir ibret olasın. (Bununla beraber) insanlardan bir çoğu bizim âyetlerimizden cidden gaafildirler.
“(Ey Fir'avun!) Bugün artık senin (boğulan) cesedine necat (kurtuluş) vereceğiz(sâhile atacağız) ki arkandan gelenlere bir ibret olasın!”(1) Ve şübhesiz ki insanların çoğu, âyetlerimizden gerçekten gafil kimselerdir.
(1)“ فاَلْيَوْمَ نُنَجّ۪يكَ بِبَدَنِكَ (Âyette,) gark olan (boğulan) Fir‘avun’a der: ‘Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim!’ ünvânıyla, umum fir‘avunların tenâsüh (ölümden sonra rûhun tekrar dünyaya gelmesi) fikrine binâen cenâzelerini mumyalamakla, mâzîden (geçmişten) alıp müstakbeldeki ensâl-i âtiyenin (gelecek nesillerin) temâşagâhına (seyir yerine) göndermek olan mevt-âlûd (ölümle karışık), ibretnümâ (ibretli) bir düstûr-ı hayâtiyelerini ifâde etmekle berâber, şu asr-ı âhirde (son asırda) o gark olan Fir‘avun’un aynı cesedi olarak keşfolunan bir beden, o mahall-i gark denizinden (boğulduğu denizden) sâhile atıldığı gibi, zamânın denizinden asırların mevceleri (dalgaları) üstünde şu asır sâhiline atılacağını, mu‘cizâne (mu‘cize olarak) bir işâret-i gaybiye (gaybdan haber veren bir işâreti, âyet) ifâde eder.” (Zülfikār, 25. Söz, 32-33)
İlyas Yorulmaz
“Bugün, senden sonra gelenlere senin bedenini, ibret olması için, kurtaracağız. Buna rağmen insanlardan pek çoğu, Allah’ın ayetlerinden habersizdirler” dedi.
Senden sonrakilere bir nişane-i ibret olmak üzere bugün senin bedenini kurtaracağız [⁴] » denildi. Halbuki Mekke halkının birçoğu bizim nişanlarımızdan bihaberdirler.
İsmail Hakkı İzmirli Yunus Suresi 92. Ayet Açıklaması
[4] Seni sahile atacağız; İsrail oğullarının gözü o kadar yılmış idi ki cesedinin su yüzüne çıktığını görünce Fir'avun'u tanıdılar da rahatlandılar. Allah'a şükrettiler.
Kadri Çelik
“Senden sonrakilere bir ayet (ibret vesilesi) olması için bugün seni (Firavun'u) cesedinle kurtaracağız” dedik. Doğrusu insanların çoğu ayetlerimizden habersizdir.
(. Bu yer Sina Yarımadası’nın batı kıyısındadır ve şimdi Cebel-i Firavun (Firavun Dağı) olarak bilinir. Bu dağın yakınında da, “Firavun Hamamı” denen sıcak bir kaplıca vardır ki, Firavun’un cesedinin bulunduğu söylenen Ebu Zenime’den birkaç mil mesafededir.)
Mahmut Kısa
“Ey Firavun!Bugün seni öldüreceğiz fakat senden sonra gelecek nesillere tarihi bir ibret belgesi olman için, cesedini denizde çürüyüp yok olmaktan kurtarıpkıyıya atacağız. Böylece insanlar, zâlimleri nasıl bir âkıbetin beklediğini gözleriyle görecekler!” Ne var ki, ibret alanların sayısı çok azdır. Çünkü insanların çoğu, ayetlerimize karşı umursamaz bir tavır içindeler.
Artık bugün sadece senin cesedini, senin arkandakilere bir ibret olması için kurtaracağız.1 Ama şüphesiz insanlardan birçoğu Bizim âyetlerimizden (ibret alamayacak kadar) gafildir.
1 Bu cesedin bulunduğu ve Londra'daki British Museum'da sergilendiği yalanı 1980’li yıllarda nur cemaatlerinden birisine ait bir derginin yalanından başka bir şey değildir. Bazılarının da dediği gibi Mısırda sergilenen firavun cesedinin de gerçek olma ihtimali yoktur. Ayetteki (لِمَنْ خَلْفَكَ) ifadesine “arkandakilere” anlamı verilirse -ki doğrusu budur-, ayetin anlamı yukarıdaki gibi olur. Böylece de hayali Firavun cesedi aramaktan ve hikmetçilik hastalığına tutulanların yalanlarından kurtulmuş oluruz. Yani Firavunun cesedi o gün peşinden gelenlere bir mucize olarak Allah tarafından kurtarılmış ve olay o zaman olmuş bitmiştir.
Muhammed Esed
[İmdi,] bugün senin sadece bedenini kurtaracağız 112 ki, senden sonra gelecek olanlar için [uyarıcı] bir işaret olsun; çünkü, gerçek şu ki, insanların çoğu ayetlerimize karşı umursamazlık gösteriyor!”
Evet şimdi senin bedenini de arkandan gelenlere ibret olması için cansız olarak koruyacağız. Şüphesiz ki insanların çoğu bizim ibret vesikalarımıza karşı umursamaz bir tavır içindeler. 51/40
Artık bugün, senden sonrakilere bir kudret delili olsun diye senin yalnızca bedenini kurtaracağız; zira şu bir gerçek ki, insanlardan bir çoğu kudret delillerimize karşı ısrarla aldırmaz bir tavır içindedirler.[1669]
Mustafa İslamoğlu Yunus Suresi 92. Ayet Açıklaması
[1669] Eski Mısır uzmanlarına göre bu MÖ. 12. yüzyılda yaşamış olan II. Ramses’tir. Onun selefi Tutankhamon ya da çok önce yaşamış olan III. Tutmosis olduğu da söylenir. II. Ramses’in cesedi şu anda Kahire’de sergilenmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Artık bugün senin cesedini kurtaracağız, Tâ ki, senden geridekilere bir ibret olasın. Ve şüphe yok ki, nâstan birçokları Bizim âyetlerimizden elbette gâfillerdir.»
91, 92. “Şimdi mi? Halbuki bundan önce isyan etmiştin, bozgunculardan olmuştun! Biz de bugün senin bedenini denizden kurtarıp karada bir yere çıkaracağız ki senden sonra gelecek nesillere ibret olasın. ”Doğrusu insanların birçoğu bizim âyetlerimizden, ibret alınacak delillerimizden gafildirler. [28, 39-41]
Mevcut Tevrat metni, Mısır’dan çıkış konusunda küçük ayrıntılara bile yer verecek kadar tafsilat ihtiva etmesine rağmen, Firavun’un bedeninin mahfuz kalacağına dair bu önemli hadiseye hiç temas etmez. Kur’ân’ın mûcizevî bir tarzda haber verdiği bu hâdise, son asırda keşfedilmiştir. Hz. Mûsâ’yı takip edip boğulan Firavun’un cesedi zamanımıza kadar Mısır’da kalmış, oradan Londra’ya götürülmüş olup insanlar tarafından ibretle seyredilmektedir.
Süleyman Ateş
Bugün senin (canından ayırdığımız) bedenini, (denizin dibinden) kurtarıp (sahilde) bir tepeye atacağız ki senden sonra gelenlere ibret olasın. Ama insanlardan çoğu bizim ayetlerimizden gafildirler.
(14) Âyette özel olarak Hz. Musa’nın zamanındaki Firavun ile beraber, genel olarak Firavunların mumyalama geleneğine bir işaret de bulunmakta ve arkasından da insanların çoğunun haberdar olmadığı “âyetlerden” söz edilmektedir ki, Kur’ân’ın indiği dönemde insanlar, bugün müzelerde teşhir edilen Firavun mumyalarının hiçbirisinden haberdar değildi.
Yaşar Nuri Öztürk
"Bugün senin bedenini kurtaracağız ki, arkandan gelenlere bir ibret olasın. Ama insanların çoğu bizim ayetlerimizden gerçekten habersiz bulunuyor."
pes bugün ķurtaravuz seni yā yüce yire bıraġavuz seni senüñ ile tā olasın aña kim senden śoñradur nişān. daħı bayıķ çoķ ādemįlerden āyetlerümüzden ġāfillerdür.