Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1582, sondan 4655. ayet; 11. sure ve Hûd Suresinin 109. ayetidir. Hûd Suresi 109. ayetinin kelime sayisi 20, harf sayısı 77 ve toplam ebced değeri ise 3683 olarak hesaplanmıştır. Hûd Suresinin toplam ebced değeri 537792 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الر hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (5) ر (2) bulunuyor.
Arapça Metin
فلا تك في مرية مما يعبد هؤلاء ما يعبدون الا كما يعبد اباؤهم من قبل وانا لموفوهم نصيبهم غير منقوص
(Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onlara (azaptan) paylarını eksiksiz olarak tastamam vereceğiz.
Hz. Peygamber’in şahsında bütün insanlara hitap eden bu âyet, müşriklerin tanrı olarak kabul ettikleri putların boş şeyler olduğunu, kimseye fayda veya zarar verecek durumda bulunmadığını, insanların –akla ve sağ duyuya dayanarak değil– atalarını taklit ettikleri için bunlara taptıklarını bildirmekte, müşrik Araplar’ın durumunun öncekilerden farklı olmadığına, bu sebeple sonlarının da aynı olacağına işaret ederek Hz. Peygamber’i teselli etmekte, müşrikleri ise uyarmaktadır.
Mehmet Okuyan
Onların tapmakta oldukları şeylerle ilgili şüphen olmasın! Onlar daha önce babalarının taptığından başka bir şekilde tapmıyorlar. Biz onların (azaptan) paylarını mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
Artık, onların taptıkları putlardan dolayı herhangi bir şüpheniz olmasın. Onlar da, daha önce babalarının taptığı gibi putlara tapıyorlar. Biz onların nasiplerini kesinlikle eksiksiz ödeyeceğiz.[218]
[218] Ataları taklit hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 319-323.
Erhan Aktaş
Onların kulluk ettikleri hakkında¹ hiç kuşkun olmasın. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar. Elbette paylarına düşeni eksiksiz olarak vereceğiz.
1- Müşriklerin, ilahlarına kulluk ettikleri hakkında.
Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Artık onların tapmakta oldukları şeyler (şeytani şahısların ve tağutların yıkılacağı) konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl (şuursuzca) tapıyor idiyseler, bunlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz Biz, onların (dünyalık yaşam fırsatını ve sonunda azap) paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız. (Ama sonunda herkes hak ettiğine erişecektir.)
Artık bunların taptıkları şeylerin boşluğunda bir şüphen olmasın; önceden ataları nasıl tapıyorsa onlar da tıpkı o çeşit tapıyorlar ve biz de onların nasibini eksiksiz olarak vereceğiz.
Ey peygamber! Artık bunların taptıkları şeylerin, kendilerini felakete sürükleyeceğinden hiç kuşkun olmasın. Onların ahmakça tapınıp durdukları şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Biz de onların cezalarını eksiksiz vereceğiz.
Onların tapmaya devam ettikleri şeylerin bâtıl olduğundan şüphen olmasın. Onlar, daha önce atalarının taptığına benzer şeylere tapıyorlar. Biz onların, hak ettikleri cezalarını kendilerine eksiksiz uygulayacağız.
Şunların taptıkları(nın batıl olduğu) üzerinde hiç bir tereddüdün olmasın. Onlar ancak, daha önce babalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz onların paylarını da eksiksiz vereceğiz.
Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Daha önceleri, ataları nasıl tapıyor idiyseler, onlar da ancak böyle tapıyorlar. Şüphesiz biz paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
O halde, şu müşriklerin ibadet ettikleri putların dalâlet olduğunda sakın şüphe etme. Onlar, ancak babalarının önceden ibadet ettikleri gibi ibadet ediyorlar. Biz de onların azabdan olan nasiplerini muhakkak noksansız vereceğiz.
Bunların taptığı şeylerin batıllığı hakkında hiçbir şüphen olmasın. Daha önce babaları nasıl tapıyor idiyse, onlar da öyle tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini hiç eksiltmeden vereceğiz.
(Ey Resul!) Onların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme! Onlar sadece, daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Şüphesiz biz (azaptan) paylarını ne düşüyorsa onu eksiksiz olarak (kendilerine) tastamam vereceğiz.
Bu putperestlerin taptıklarının batıl olduğunda şüphen olmasın; daha önce babalarının tapmış oldukları gibi onlar da taparlar. Onlara paylarını şüphesiz eksiksiz olarak ödeyeceğiz.
O halde onların tapmakta oldukları şeylerden (bu şeylerin onları azaba götürdüğünden) şüphen olmasın. Çünkü onlar ancak daha önce babalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların (azaptan) nasiplerini mutlaka eksiksiz olarak vereceğiz.
Şunların taptıklarından hiç bir kuşkun olmasın. Aynen daha önceki atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Onların nasiplerini eksiksiz olarak kendilerine ödeyeceğiz.
O halde sakın şunların ibadet edişlerinden şüpheye düşme. Daha önce ataları nasıl ibadet ediyor idiyseler bunlar da öyle ibadet ediyorlar. Biz de kendilerine nasiplerini elbette eksiksiz olarak öderiz.
O halde sakın şunların ıbadet edişlerinden şüpheye düşme başka değil atalarının ıbadeti gibi ıbadet ediyorlar, biz de elbet kendilerine tamamile nasîblerini veririz
Artık onların tapmakda oldukları şeyler (in kendilerini ne feci akıbetlere sürükleyeceğin) den şübhe içinde olma. Onlar, daha evvelden ataları nasıl tapıyorlar idiyse (başka suretle değil) tıbkı onun gibi tapıyorlar. Biz de elbet nasıyblerini (cezalarını) eksiksiz vericiyiz.
(Ey Habîbim!) O hâlde şunların tapmakta oldukları şeylerden (dolayı kendilerine azâb edileceği husûsunda) hiçbir şübhe içinde olma! (Onlar da) ancak daha önce atalarının tapageldiği gibi tapıyorlar. Şübhesiz biz de onlara, (azabdan) nasiblerini elbette eksiksiz vericiyiz.
Onların, daha önceki atalarının kulluk ettikleri şunlara (putlara) kulluk ettiklerinden asla şüphen olmasın. Bizde bu davranışlarından dolayı onlara paylarına düşeni, elbette eksiltmeksizin verenleriz.
Artık bunların taptıkları şeyin bâtıl olduğunda şüpheye düşme. Babaları bundan evvel nasıl tapınışlarsa onlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz onların nasiplerini [¹] noksansız vereceğiz.
İsmail Hakkı İzmirli Hûd Suresi 109. Ayet Açıklaması
[1] Azaplarını.
Kadri Çelik
Artık onların tapmakta oldukları şeyler konusunda, sakın kuşkuda olma. Onlar sadece önceden babalarının taptıkları gibi tapıyorlar. Kuşkusuz biz, paylarını eksiltmeksizin onlara ödeyecek olanlarız.
O hâlde, ey hak yolunun yolcusu! Allah’tan başka güçler önünde boyun eğen şuinsanların taptıkları o sahte ilâhların, onları en korkunç âkıbetle yüz yüze getireceği konusunda asla şüphen olmasın! Onların sağlam ve geçerli delillere dayanarak inkâr yolunu seçtiklerini sanma!Çünkü onlar, geçmiş atalarının inanç ve ibâdetlerini körü körüne ve ahmakça taklit etmekten başka bir şey yapmıyorlar. İşte bu yüzden Biz, cehennem azâbından paylarına ne düşüyorsa, onlara eksiksiz olarak vereceğiz.
Bunların kulluk etmelerinden kuşku içinde olma!
Önceden babaları nasıl kulluk ediyorsa, onun dışında kulluk etmiyorlar.
Elbette, biz de onlara paylarını eksiksiz vereceğiz.
Onların taptıkları şeyler(in boş şeyler olduğu) hakkında, hiç şüphen olmasın. Çünkü onlar da daha önceki ataları nasıl ibâdet ediyorsa aynen öyle ibâdet ediyorlar. Şüphesiz Biz onlara hak ettiklerinin karşılığını, kesinlikle eksiksiz olarak vereceğiz.1
1 Yani, onların hakkını da avucuna vereceğiz. Böylece belâlarını bulacaklar.
Muhammed Esed
BUNUN İÇİNDİR Kİ, [ey Peygamber], o [eğri yolda olan] insanların tapınıp durdukları şeylerin ne idüğü hakkında en küçük bir şüphen olmasın: 136 onların [ahmakça] tapınıp durduğu şeyler, atalarının da vaktiyle tapındığı şeylerdir. Onlara [iyi ya da kötü, her ne ki kazanmışlarsa] paylarına düşeni elbette eksiksiz vereceğiz. 137
Artık şu adamların neye ibadet ettiklerinden hiç şüphen olmasın, zira onlar, daha önce babalarının ibadet ettikleri gibi ibadet ediyorlar. Hiç şüphe yok ki biz onların payına düşeni eksiksiz ödeyeceğiz. 2/170-171, 37/69-70
ARTIK, şu adamların (neye) kulluk ettiklerinden hiçbir kuşkun olmasın:[1804] onlar, önceki atalarının kulluk ettiklerinden başkasına kulluk etmiyorlar. Şu var ki Biz, onların payına düşeni hiç eksiksiz ödeyeceğiz.[1805]
[1804] Muhtemelen bu ibare, kendilerine “Siz Allah yerine putlara tapıyorsunuz” denilince, onların yaptığı “Biz bunlara sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” (Krş: 39:3) savunmasını geçersiz kılmayı amaçlamaktadır. Yani onlar Allah’ı baş tanrı addedip tüm putları O’na ulaşma aracı kıldıklarını söyleyerek kendilerini savunsalar da, bu tavrın, onların Allah adına aracı tayin yetkisini kendilerinde görmek, dolayısıyla da “tanrısı olarak keyfi kanaatini benimseyen” (45:23) anlamına geldiği açıktır. Çünkü böyle bir davranış, “tanrı atama yetkisini” kendilerinde vehmettiklerinin göstergesidir. Bu vehim, onların tüm savunmalarını boşa çıkarmaktadır.
[1805] Bu ifade, İbn Abbas tarafından kinaye yoluyla tehdit olarak algılanmamıştır. Yani, onlar Allah’a ait olanı O’nun dışındaki ve aşağı değerde varlıklara yakıştırmak sûretiyle Allah’ın hakkına tecavüze yeltenseler de, Allah onların haklarını tastamam verecek. Onlar Rablerinin hukukunu gözetmeseler de, Rableri onların hukukunu gözetecektir. Ne ki sonuçta kula, eşyaya ve benliğe kul olma yönündeki yanlış tercihleri akıbetlerini belirleyecektir. Dünyevî haz uğruna gösterdikleri tüm çabaların karşılığı yine bu dünyada verildiğinden, âhirette onların hiç bir payı kalmayacaktır (Krş: Âyet 15-16).
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onların taptıkları şeyden bir şüphede bulunma. Onlar ibadette bulunmazlar, ancak evvelce babalarının taptıkları gibi tapınmakta bulunurlar. Ve Biz de şüphe yok ki, onlara nâsiplerini eksik olmaksızın ödeyeceğiz.
Artık o müşriklerin taptıkları şeylerin kendilerini ne feci âkıbete sürükleyeceğinden hiç şüphen olmasın. Daha önce ataları nasıl tapınıyor idiyse bunlar da onları taklid ederek öylece tapınıyorlar. Biz de elbet müstehakları ne ise, eksiksiz tam tamına vereceğiz.
Şunların taptıkları şeyler(in, yararsızlığın)dan hiç kuşkun olmasın. Onlar da önceden atalarının taptığı gibi tapıyorlar. Biz onların da paylarını eksiksiz vereceğiz!
Taptıkları şeylerden dolayı onlarla tartışma. Daha önce ataları nasıl ibadet etmişse bunlar da tıpkı o ibadeti yapıyorlar. Biz onların paylarını eksiltmeden tam veririz.
Öyleyse sakın onların taptığı şeylerden kuşkun olmasın ki onlar, daha önce babalarının tapındığı gibi tapınıyorlar. Biz, onlara nasiblerini hiç eksiksiz ödeyeceğiz.
Şunların taptıkları şey hakkında bir kuşkun olmasın. Bundan önce ataları nasıl tapıyor idiyse, bunlar da ancak öyle tapıyorlar. Biz ise onların nasiplerini hiç eksiksiz vereceğiz.
Şunların kulluk etmekte oldukları şeyler yüzünden bir kuşku içine girme. Daha önce atalarının kulluk ettikleri gibi kulluk ediyorlar, hepsi bu. Biz onların da nasiplerini hiç eksiltmeden elbette vereceğiz.
pes olma şek içinde andan kim ŧapar şunlar ŧapmazlar illā nite kim ŧapar- ıdı ataları ilerüden. daħı bayıķ biz tamām degüricivüz anlara ülülerini eksinilmemiş.
Pes gümān içinde olma ol ma‘būdların[a] ki putlar[dur] ṭaparlar, ‘ibādeteylemezler illā ataları ‘ibādet eyledügi gibi. Anlardan burun daḫı biz anlaratamām virürüz naṣīblerini ‘aẕābdan eksük.