Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2001, sondan 4236. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 100. ayetidir. Nahl Suresi 100. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 41 ve toplam ebced değeri ise 3120 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Hitap Hz. Peygamber’e olmakla birlikte onun şahsında bütün insanların dikkati, bunca hikmetli bilgi ve uyarılar içeren Kur’an’a çekilmektedir; çünkü bu ve benzeri müjde, irşad ve uyarılarıyla Kur’ân-ı Kerîm insanlığa en doğru ve en güvenilir rehberdir. Fakat Kur’an’ın rehberliğinden yararlanabilmek için âyette, “kovulmuş şeytan”ın vesveselerine karşı Allah Teâlâ’ya sığınmamız öğütlenmekte; böylece dolaylı olarak zihin ve kalbimizi kötü duygu ve düşüncelerden uzaklaştırıp Kur’an’ın ışığına açmamız gerektiğine işaret edilmektedir. Bu öğüt dolayısıyla müslümanların Kur’an okumaya başlarken “besmele”den önce “eûzü” çekmeleri gelenek olmuştur (ayrıca bk. Fâtiha 1:1, “eûzü”nün tefsiri). Bu şekilde Allah’a inanıp O’na sığınanlar, O’na dayanıp güvenenler üzerinde şeytan hâkimiyet kuramaz. Fakat âyette bunu bildiren ifadenin mutlak olup olmadığı hususunda değişik yorumlar yapılmıştır. Bunlar içinde en isabetli ve gerçekçi görüneni şöyle özetlenebilir: Allah’a imanı, bağlılığı ve güveni tam olanlara şeytan bazı hatalar işletmeyi başarsa da, onları inkâr ve şirk gibi affedilmez bir günaha saptıramayacaktır (bk. İbn Atıyye, III, 420; Kurtubî, X, 183-184). Nitekim Kurtubî, İblîs’in Hz. Âdem ve Havvâ’ya günah işlettiğini hatırlatarak, şeytanın müminlere asla günah işletemeyeceği şeklindeki yorumu gerçekçi bulmaz. 100. âyete göre şeytanın insanlar üzerinde hâkimiyet kurmasının asıl sebebi onların kendi tavırlarıdır. Şeytanı kendilerine velî yapanların onun hâkimiyeti altına girecekleri açıktır. Şeytan cinlerin hemcinsi ve ulusudur. Allah’a inanıp güvenenlere etkisi olamayacağına göre cinlerden korkmak ve cincilere gitmek için de bir sebep yoktur. Allah’a inanmak ve güvenmek cinlere karşı korunmanın en güvenli yoludur.
Mehmet Okuyan
Onun hakimiyeti kendisini dost edinenler ve O’na (Allah’a) ortak koşanlar üzerindedir.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Hicr 15:42; İsrâ 17:61-63; Sebe’ 34:21; Sâd 38:75-82. Bu ayetlerde şeytanın insanlarla ilişkisine değinilmektedir. Bu çerçevede iman edip Yüce Allah’a güvenenlere şeytanın hiçbir etkide bulunamayacağı, ancak şeytanı dost edinenlere etkisinin olacağı belirtilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Şeytanın hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak koşanlaradır.[276]
1- Yaptırım gücü. 2- Yardımcı, gözeten, dost, destekleyici. Kur'an'da yer alan, “veli” ve velinin çoğulu olan “evliya” dost, dostlar olarak çeviriye konu edilmektedir. Oysaki bu sözcükler, etik anlamda dostluğu değil; siyasi bağlamda, yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir.
Ahmet Akgül
Şeytanın sultanı (tesir ve tahribatı) sadece onu veli edinip kendisine uyanlar ve onu (şeytanı) Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.
Şeytanın, şeytanî güçlerin nüfûzu, gücü kendisini dost ve otorite kabul edenlerin ve ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanların üzerinde etkilidir.
Onun hükmü, ancak zaten yoldan çıkmış olup da, kendi irâdeleriyle onuhayatı yönlendirme ve kendileri için karar almaya yetkili bir dost olarak benimseyenlerin ve para, şöhret, makâm, itibar gibi azdırıcı şeylere tapınırcasına bağlanarak, ruhlarını şeytana teslim edip böylece onu Allah’a ortak koşanların üzerinde geçerlidir.
Mustafa İslamoğlu Nahl Suresi 100. Ayet Açıklaması
[2189] Zımnen: Şeytanın yaptırım gücü yoktur, onda güç vehmedenler vardır. Yetevellevnehû: “Onu veli edinme, onun velayetine başvurma”yı ifade eder. Bu, 63. âyet ışığında anlaşılmalıdır. “Kendisine ilahlık yakıştıranlar” şeklindeki çevirinin dayanağı, Taberî’nin Rebi’den naklettiği görüştür. Buradaki üçüncü tekil şahıs zamiri (bihi) Allah’a atıfla okunduğunda, anlam şöyle olur: “Allah’a ortak koşanların…”
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphesiz ki, onun hakimiyeti ancak onu velî ittihaz edenlerin ve Allah'a şerik koşanların üzerinedir.