Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1957, sondan 4280. ayet; 16. sure ve Nahl Suresinin 56. ayetidir. Nahl Suresi 56. ayetinin kelime sayisi 12, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 3913 olarak hesaplanmıştır. Nahl Suresinin toplam ebced değeri 557686 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
ويجعلون لما لا يعلمون نصيبا مما رزقناهم تالله لتسـلن عما كنتم تفترون
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
En‘âm sûresinin 136. âyetinde daha ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere putperest Araplar, hayvanlarının ve ziraî ürünlerinin bir kısmını putlara ayırır, bunları tapınak hizmetlerinde kullanırlardı; ayrıca putları için kurban keser, onlara sunarlardı (İbn Atıyye, III, 401). Âyette onların bu tür telakki ve uygulamalarının tamamen kendilerinin yakıştırdığı asılsız şeyler olduğu ve bunlardan dolayı kesinlikle sorguya çekilecekleri belirtilmektedir.
“Bilmedikleri şeyler” diye çevirdiğimiz kısım, “hiçbir şey bilmeyen nesneler” şeklinde de anlaşılmıştır (Zemahşerî, II, 332; İbn Atıyye, III, 401).
Mehmet Okuyan
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizin bir kısmından, (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah’a yemin olsun: İftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
[Tellâhi] ifadesi Kur’an’da dokuz kez geçen yeminlerden birisidir (Bkz. Yûsuf 12:73, 85, 91, 95; Nahl 16:63; Enbiyâ 21:57; Şu‘arâ 26:97; Sâffât 37:56).
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, ne olduğunu bilmedikleri tanrılarına pay ayırırlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden, mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Onlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden bilinçsizce¹ pay ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, uydurduğunuz bu şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.
1- Körü körüne, akılsızca, düşüncesizce. Bu pay, “ilah” olarak gördükleri nesnelere ayrılan paydır.
Ahmet Akgül
(Cahiller) Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiçbir şey bilmeyenlere (uyduruk şefaatçilere) paylar ayırıyorlar (ve böylece Allah’ın elinden kurtulacaklarını sanıyorlar) . Andolsun, Allah'a iftira ettiklerinizden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, mahiyetlerini bilmedikleri putlara bir hisse ayırırlar; andolsun Allah'a ki iftira ettikleri şeyler yüzünden sorguya çekilecek onlar.
Müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, mahiyetini bilmedikleri putlara pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan, uydurduğunuz şeylerden mutlaka hesaba çekileceksiniz.
Kendilerine rızık olarak verdiğimizden o (hiçbir şey) bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, bu uydurup durduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Andolsun Allah'a, iftira ettiklerinizden dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Bir de müşrikler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (hayvanat ve ekinlerden) tutuyorlar da, hiç bir şey bilmiyen putlara hisse ayırıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, siz, bu yaptığınız iftiralardan (putlar ilâhımızdır ve onların da bir hissesi vardır sözünden) mutlaka sorumlu tutulacaksınız.
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden (mahiyetini) bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a Andolsun ki, uydurmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Cahiliye döneminde koyu bir bilgisizlik içinde bulunan Araplar, hayvanlarından ve ekinlerinden bir kısmını Allah ile tanrısal nitelikler yakıştırdıkları putları arasında bölüştürürlerdi. Allah için ayırdıklarını fakirlere ve konuklara harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak olan ayinlerde kullanırlardı. Hâlbuki Sahte ilahları için harcadıkları rızıklar, kendilerini tevhide çağıran, onların başka varlıkları kendisine ortak koştukları Allah’ın verdiği nimetlerdir. Günümüzde yatırlara sunulan kurbanlar, ağaçlara, türbelere bağlanan çaputlar, yakılan mumlar da aynı özelliği taşımaktadır. Yani o günün müşrikleriyle bugünün müşrikleri arasında sadece versiyon farkı vardır. Yaptıkları iş ve durumları aynıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, onların ne olduğunu bilmeyen putlara pay ayırırlar. Allah'a and olsun ki, uydurup durduğunuz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz.
Bir de kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz!
İslâm’dan önce bazı Araplar, ekinlerinden ve hayvanlarından bir kısmını Allah ile putları arasında bölüştürürler ve «Bu Allah’ın payı, bu da tanrılarımızın payı» derlerdi. Allah için ayırdıklarını misafirlere ve fakirlere harcarlar, tanrıları için ayırdıklarını da onların huzurunda yapılacak âyin vb. şeylere harcarlardı. 56. âyette buna işaret edilmektedir.
Edip Yüksel
Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. ALLAH'a andosun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.
Bir de müşrikler kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden tutuyorlar mahiyetini bilmedikleri şeylere (putlara) pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki, siz bu yaptığınız iftiralardan mutlaka hesaba çekileceksiniz.
Bir de bizim kendilerine merzuk kıldığımız şeylerden tutuyorlar ılim şanından olmıyan nesnelere bir nasîb ayırıyorlar, tallahi siz bu yaptığınız iftiralardan mutlak mes'ul olacaksınız
Kendilerine rızk olarak verdiğimizden onlar, o bilmezler, (o putlar) için hisse ayırırlar. Allaha andolsun ki düzmekde olduğunuz (bu iftiralar) dan elbette mes'ul olacaksınız.
Hem kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden, hiçbir şey bilmeyenlere (putlara) bir hisse ayırıyorlar. Allah'a yemîn olsun ki, bu iftirâ etmekte olduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.(1)
(1)Câhiliye devrinin Arabları, ekinlerden ve hayvanlardan bir kısmını Allah ile putları arasında taksîm ederek: “Bu hisse Allah’ın, bu da putlarımızın payı!” derlerdi. Daha sonra Allah için olanı misâfirlere, fukarâya ikrâm ederler, âilelere âid olan hisseyi de putların önünde yapılagelen merâsim ve âyinlerde sarf ederlerdi. Putlarına ayırdıkları bitince diğerinden tamamlarlardı. Allah’a ayırdıklarını bitirdiklerinde ise, onun yerine putların hissesinden koymazlar ve: “Allah’ın buna ihtiyacı yoktur, bizim putlarımız fakirdir” derlerdi. (Kurtubî, c. 4:7, 89)
İlyas Yorulmaz
Bizim onları rızıklandırmamızdan, mahiyetini bilmedikleri şeyler için, kendilerine bir pay çıkartıyorlar. Allah’a yemin olsun ki uydurduğunuz her şey hakkında mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kendilerine verdiğimiz rızklardan birtakım bilmeyenlere [¹] hisse çıkarırlar [²]. Allah/a andolsun ki siz iftira ettiğiniz şeylerden her halde sorulacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli Nahl Suresi 56. Ayet Açıklaması
[1] Cemat makulesinden olan putlara.[2] Bu Allah'ın, bu da putlarındır.
Kadri Çelik
Kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, hiç bir şey bilmeyenlere paylar ayırıyorlar. Şüphesiz Allah'a karşı düzmekte olduklarınızdan dolayı mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Kendilerine bahşettiğimiz nîmetlerden, haklarında hiçbir bilgiye sahip olmadıkları ve yalnızca atalarını körü körüne taklit ederek bağlandıkları sözde ilâhlarına da bir pay ayırıyorlar. Üstelik bunun, Allah’ın emri olduğunu iddia ediyorlar. O hâlde ey zâlimler!Yemin olsun ki, bütün bu uydurduğunuz şeylerden dolayı kesinlikle hesaba çekileceksiniz!
Kendilerini rızıklandırdıklarımız şeylerden, bilmeyecekleri şeyler için pay ayırıyorlar.
Allah’a yemin olsun, uyduruyor olduğunuz şeylerden sorumlu oluyorsunuz!
(Müşrikler bir de) kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, ne olduklarını bile bilmedikleri (putlarına) pay ayırıyorlar.1 (Ey müşrikler!) Allah’a yemin olsun ki, Allah’a karşı uydurduklarınızdan dolayı mutlaka hesaba çekileceksiniz.
1 Âyetin bu bölümü: “(Müşrikler) kendilerine rızık olarak verdiklerimizden o hiçbir şey bilmeyen (putlarına) pay ayırıyorlar.” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (En’am: 136)
Muhammed Esed
Üstelik bir de, kendilerine verdiğimiz rızıktan, hakkında hiçbir şey bilmedikleri şeylere de bir pay ayırırlar. 62 Allah tanıktır ki, bütün o uydurup durduğunuz şeylerden ötürü mutlaka sorguya çekileceksiniz!
Üstelik onlara verdiğimiz rızıktan, ne işe yaradıklarını bilmedikleri varlıklara pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki sizden, uydurmakta olduklarınızın hesabı mutlaka sorulacaktır. 6/136...140, 10/59, 11/18-19, 16/116
Bir de kendilerini rızıklandırdığımız (hayvanlar ve ekinlerden), hakkında bir şey bilmedikleri (putvari) şeyler için bir pay ayırırlar.[2134] Allah şahittir ki,[2135] iftira edegeldikleri şeylerden dolayı, kesinlikle sorguya çekilecekler.
[2134] Burada kastedilen şey, 6:136 ile birlikte daha iyi anlaşılır. Âyette geçen pay büyük ve küçük baş hayvanlar gibi maddî servetten güya putlar için ayrılan ve adına “bahîra, sâibe, vasîle, hâm” denilerek guya ‘dokunulmaz ve kutsal’ ilan edilen hayvanlarla ilgilidir (Krş: 5:103). Bu “pay”a, Allah’a yöneltmeleri gereken hamd, şükür ve kulluktan Allah dışındaki varlıklara ayırdıkları mânevî paylar da dahil olsa gerektir. Nasîbenin belirsizliği, bu payın nitelik ve nicelik olarak sınırlanamayacağını ifade eder.
[2135] Yemin, bir şeye şahit tutmaktır. Yemin edilen Allah olunca, anlam da hiç kuşkusuz bu olacaktır. Aynı yemin Yusuf 73 ve 91’de de geldi, fakat çevirimiz aynı olmadı. Zira burada yeminin sahibi Allah, orada ise Yusuf’u kuyuya atan kardeşler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve kendilerini merzûk ettiğimiz şeylerden bilmez nesneler için bir hisse ayırırlar. Allah'a kasem olsun ki, iftira eder olduğunuz şeyden dolayı elbette mes'ul olacaksınız.
Bir de kendilerine nasib ettiğimiz nimetlerimizden, tutuyor gerçek yüzünü kendilerinin de bilmedikleri o bilinçsiz putlara pay ayırıyorlar. Allah hakkı için, uydurduğunuz bu iftiraların mutlaka hesabı sorulacaktır! [6, 136]
Kendilerine verdiğimiz rızıktan, (hiçbir şey) bilmeyen(tanrı)lar(ın)a pay ayırıyorlar. Allah'a andolsun ki siz, bu uydurduğunuz şeylerden mutlaka sorulacaksınız.
Tutuyor, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar. Allah'a yemin olsun ki, iftira edip durduğunuz şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.