Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2139, sondan 4098. ayet; 17. sure ve İsrâ Suresinin 110. ayetidir. İsrâ Suresi 110. ayetinin kelime sayisi 22, harf sayısı 90 ve toplam ebced değeri ise 6676 olarak hesaplanmıştır. İsrâ Suresinin toplam ebced değeri 473063 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
قل ادعوا الله او ادعوا الرحمن ايا ما تدعوا فله الاسماء الحسنى ولا تجهر بصلاتك ولا تخافت بها وابتغ بين ذلك سبيلا
De ki: “(Rabbinizi) ister Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, nihayet en güzel isimler O’nundur.” Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi ortası bir yol tut.
Hemen her tefsirde geçen 110. âyetin iniş sebebiyle ilgili bir rivayete göre putperestlerden biri Hz. Peygamber’in “ey Allahım!, ey rahmân!” veya “yâ rahmân, yâ rahîm” şeklinde farklı isimlerle dua ettiğini duyunca, “Muhammed iki tanrıya tapıyor” diyerek dedikodu yapmaya başlamışlar, bunun üzerine Allah’ın “güzel isimler”inden hangisiyle olsa dua edilebileceği bildirilmiştir (Taberî, XV, 182-183; Kurtubî, X, 349). Ancak İslâm’dan önce Araplar, putlara tapmakla birlikte bir yüce yaratıcının varlığına da inanır, O’nu hem Allah hem de rahmân isimleriyle anarlardı. Bu sebeple Resûlullah’a karşı mücadeleyi dava edinenler, böyle bir dedikodunun toplum nezdinde etkisinin olmayacağını bilirlerdi. Muhtemelen müslümanların eskiden kullandıkları rahmân gibi ilâhî isimleri bundan sonra da kullanıp kullanamayacakları hususunda tereddüt göstermeleri üzerine bu açıklama yapılmıştır (esmâ-i hüsnâ hakkında bk. A‘râf 7:180).
“Namaz niyaz” deyimiyle çevirdiğimiz salât kelimesinin burada hangi anlamda kullanıldığı hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre burada kelime “namaz” anlamında kullanılmıştır. Bir rivayete göre Hz. Peygamber Mekke’de ashabıyla namaz kılarken âyetleri yüksek sesle okur, onun okuyuşunu duyan müşrikler Kur’an’a hakaret ederlerdi. Bunun üzerine sesini kısmasını, fakat yanında bulunanların duyamayacağı kadar da gizli okumamasını buyuran bu âyet inmiştir. Hz. Âişe ve Ebû Hüreyre’ye isnad edilen diğer bir rivayete göre salât kelimesi burada “dua” anlamındadır. “Sesini fazla yükseltme!” derken öğle ve ikindi namazlarının, “sesini fazla da kısma” derken diğer namazların kastedildiği görüşü de vardır (bu ve benzeri yorumlarla konu hakkında geniş bilgi için bk. Râzî, XXI, 70-71). Taberî, bu görüşlere dair rivayetleri geniş olarak aktardıktan sonra âyete şu mânayı vermektedir: “Ey Muhammed! Namazında Kur’an okurken, dua ederken, rabbinden dilekte bulunurken, O’nu zikrederken sesini yükseltme ki müşrikler sesini duyup da seni üzmesinler...” (XV, 188). Önceki âyetlerde hem Kur’an okumaktan hem de duadan söz edildiği, ayrıca 111. âyette de bir dua örneği yer aldığı dikkate alındığında salât kelimesinin dua ve kıraat anlamlarını birlikte içerdiği de düşünülebilir.
Son âyetin metnindeki veled kelimesi sözlükte “erkek evlât” anlamına gelmekle birlikte, âyette hıristiyanların Hz. Îsâ’yı Allah’ın oğlu olarak telakki eden inançları; kezâ putperest Araplar’ın, erkek çocuklarını kendilerine, kız çocuklarını Allah’a nisbet etmeleri, melekleri Allah’ın kızları saymaları şeklindeki bâtıl inanç ve telakkilerine (bk. Nahl 16:57) işaret edilmiş olmalıdır. Bunu göz önüne alarak meâlde bu kelimeye “çocuk” anlamı vermeyi uygun bulduk. Âyette ayrıca Allah’ın hüküm ve hâkimiyetinde ortağı bulunmadığı, O’nun için âcizlikten, dolayısıyla kendisine yardım edecek bir destekçiye asla ihtiyacı olmadığı hatırlatılarak, müslümanların dilek ve ihtiyaçlarını yalnız O’na arzetmeleri, hayatlarını buna göre düzenlemeleri, bu inancın verdiği onurla gayretlerini üretken kılmaları gerektiğine işaret edilmektedir. Tekbir buyruğu da müslümanların Allah’ı bu inançla yüceltmeleri anlamına gelmekte; böylece sûre, İslâm’ın ulûhiyyet ve tevhid inancının âdeta özeti olan veciz bir dua örneğiyle son bulmaktadır.
Mehmet Okuyan
De ki: “İster Allah diye dua edin; ister Rahmân diye dua edin! Hangisiyle dua ederseniz edin, en güzel isimler yalnızca O’na aittir.” Duanı yüksek sesle yapma; sesini fazla da kısma; bu (ikisi) arasında bir yol tut!
Bu ayet A‘râf 7:180. ayetle birlikte okunmalıdır. [Esmâ-i Husnâ] “en güzel isimler”in Yüce Allah’a ait oluşuyla ilgili ayrıca bkz. A‘râf 7:180; Tâhâ 20:8; Haşr 59:24
Bu ayet En‘âm 6:63, A‘râf 7:55, 56 ve 205. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
De ki: “İster Allah deyiniz, ister Rahmân deyiniz! Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler, O'na aittir. Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut!”
De ki: “İster Allah diye çağırın ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın en iyi isimler O'nundur. Salatında¹ sesini ne fazla yükselt ne de fazla kıs. Bu ikisi arasında bir yol tut.
De ki: “İster ‘Allah’ diye çağırıp yalvarın, ister ‘Rahman’ diye çağırıp yalvarın; hangisi ile (dua edip) yakarırsanız (olur), en güzel isimler O’nundur.” Namazında da sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.
De ki: İster Allah Adıyla dua edin, ister rahman adıyla, hangi adla dua ederseniz edin, gerçekten de bütün güzel adlar, onundur ve namazında pek yüksek sesle okuma, sesini pek de yavaşlatma, ikisinin arasında bir yol tut.
De ki: İster Allah adıyla dua edin, ister Rahman adıyla, hangi adla dua ederseniz, hepsi birdir. Gerçekten bütün güzel isimler ve nitelikler O'nundur. Namazında da sesini pek yükseltme, sesini pek de kısma, ikisinin arasında bir ses tonu tut.
“İster Allah diye ibadet ve dua edin. İster Rahman diye ibadet ve dua edin. Hangisiyle ibadet ve dua ederseniz edin, bütün güzel isimler, Esma-i Hüsna O'nundur.” diye ilan et.
Namazını kılarken bağırarak okuma. Çok gizli de okuma. İkisinin arası bir yol seç.
De ki: "İster Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırsanız sonuçta en güzel isimler O'nundur." Namazında sesini çok yükseltme çok da kısma. Bu ikisinin arasında (orta) bir yol tut.
110.İbnu Merdeviye`nin ve daha başkalarının Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) bir gün Mekke`de: "Ey Allah! Ey Rahman!" diye dua etti. Bunu duyan müşrikler: "Şu sabiiye bakın! Bizi iki ayrı ilaha dua etmekten nehyediyor, kendisi iki ayrı ilâha dua ediyor" diye konuştular. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdiAyeti kerimenin ikinci kısmı yani: "Namazında sesini çok yükseltme çok da kısma" emrinin iniş sebebi hakkında değişik rivayetler nakledilmiştir. Buhari`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) ve ashabı Mekke`de namaz kılarken seslerini yükseltiyorlardı ve müşrikler de onları duyarlarsa çirkin şekilde sövüyorlardı. Bu emir de bundan dolayı indirildi. İbnu Merdeviye`nin Ebu Hureyre (r.a.)`den rivayetine göre de Resulullah (a.s.) Ka`be`nin yanında namaz kılarken sesini yükseltiyordu. Bu yüzden bu hüküm indirildi. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir.
Ali Bulaç
De ki: 'Allah, diye çağırın, 'Rahman' diye çağırın, ne ile çağırırsanız; sonunda en güzel isimler O'nundur.' Namazında sesini çok yükseltme, çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.
De ki: “-İster, Allah deyip dua edin, ister Rahman deyin; hangisini derseniz, onundur en güzel isimler (Esma-i Hüsnâ), Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizleme. Bu ikisinin arasını bir yol tut. (Ebû Cehil, Peygamber Efendimizin Ya Allah!... Ya Rahman!, diye dua ettiğini işitince: “- Bizi iki ilâha ibadet etmekten alıkoyuyor, halbuki kendisi başka bir ilâha dua ediyor.” demiş ve bu âyet-i kerime, bunun üzerine nâzil olmuştur).
De ki: “İster Allah diye çağırın, ister Rahman. Hangisiyle dua ederseniz, işte bütün güzel isimler O’nundur. Namazında okuduklarını tam sesli okuma, tam sessiz de kalma. İkisinin arasında bir yol tut.”
De ki: «Tanrınıza gerek Allah deyiniz, gerek esirgeyen deyin, hangisiyle çağırsanız da, bütün güzel adlar O'nun içindir, namazda sesini yükseltmiyesin, çokça da kısmayasın, ikisi arası bir yol tutasın»
De ki: “(Rabbinize) ister ‘Allah' diye dua edin, ister ‘Rahman' diye yalvarın. Hangisiyle dua ederseniz edin (yeter ki dualarınıza birilerini karıştırmayın), nihayet (O birdir ve) en güzel isimler/sıfatlar O'nundur.” Duanda sesini pek yükseltme, çok da kısma. İkisi arasında bir yol tut.
De ki: "İster Allah deyin, ister Rahman deyin, hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O'nundur." Namaz kılarken sesini yükseltme, gizli de okuma, ikisi ortasında bir yol tut.
De ki: «İster Allah deyin, ister Rahman deyin. Hangisini deseniz olur. Çünkü en güzel isimler O'na hastır.» Namazında yüksek sesle okuma; onda sesini fazla da kısma; ikisinin arası bir yol tut.
De ki: "İster ALLAH diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız, tüm güzel isimler O'nundur. " Namazında ne ilan et, ne de gizle; ikisinin arasında bir yol tut.
* "İsim" kelimesi "smy" kökünden türemekte olup "niteleme" anlamına gelir. Dili ne olursa olsun tüm güzel nitelemeler Rabbimiz için kullanılabilir. Tanrı'nın tüm elçileri Araplardan gelmedi, tüm ilahi kitaplar da Arapça inmedi. Bak: 7:180, 26:198; 41:44.
** Mekke putperestleri namazın ses tonunu değiştirdikleri için, Kuran bunu düzeltmektedir. Ne var ki Kuran'ın bu açık ayetine rağmen, Hadis ve Sünnetçiler gündüz namazlarını sessiz kılmaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Sen onlara) de ki: İster "Allah" deyin, ister "Rahmân" deyin, nasıl çağırırsanız çağırın. En güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da gizli okuma, orta yolu seç.
De ki Allah diyin rahman diyin hangisini deseniz hep onundur o en güzel isimler; bununla beraber salâhatında pek bağırma, pek de gizleme ikisinin arası bir yol tut
De ki: «Gerek Allah diye (ad verib) çağırın, gerek Rahman diye (habîbim) (ad verib) çağırın, hangisi ile çağırırsanız nihayet en güzel isimler Onundur». Namazında pek bağırma, sesini o kadar kısma da. İkisinin arası bir yol tut.
De ki: “İster Allah diye duâ edin, ister Rahmân diye duâ edin! Hangisiyle duâ etseniz, işte en güzel isimler O'nundur.” (Ey Habîbim!) Namazında sesini çok yükseltme; onda o kadar da gizleme; bu (ikisi)nin arasında bir yol tut!
Deki “İster Allah diye çağırın (dua edin), ister Rahman diye çağırın, aynıdır. Nasıl çağırırsanız çağırın, bütün güzel isimler ona aittir. Namazında (veya dua ederken) çok fazla sesini yükseltme, çokta fazla sesini kısma, ikisi arasında bir yol tut.
De ki Tanrıya dua edin veya esirgeyen Zat/a dua edin [⁴], hangisiyle dua ederseniz edin, onun (Er- Rahman, Er - Rahim, Es - Selâm) gibi güzel adları vardır. Namazında sesini çıkarma, kısma, ikisinin arasında bir yol bul.
İsmail Hakkı İzmirli İsrâ Suresi 110. Ayet Açıklaması
[4] Esirgeyen deyin, Rahman diye dua edin. Allah deyin, Allah diye dua edin.
Kadri Çelik
De ki: “İster Allah deyin, ister Rahman deyin; hangisini derseniz deyin, en güzel isimler O'nundur.” Namazında sesini çok yükseltme, onda çok da kısma, bu ikisi arasında (orta) bir yol benimse.
(Bu, kâfirlerin diğer bir itirazına verilen cevaptır. Onlar şöyle diyorlardı: “Biz yaratıcıya “Allah” dendiğini duyduk, fakat “Rahman” ismini nerden buldun?” Bunun nedeni onların “Rahman” ismini Allah için kullanmamaları ve bu ismi sevmemeleriydi.)
Mahmut Kısa
Ey Müslüman! Farklı kültürlere, dillere, ırklara, renklere sahip tüm insanlığa evrensel İslâm inancını duyurmak ve Allah’ı hangi isim ve sıfatlarla anmak gerektiğini onlara öğretmek üzere de ki: “O’na ister “Allah” diye dua edin, ister “Rahmân” diye veya isterseniz bunlar dışında, “Rab, Kadîr, Azîz, Alîm, Hakîm... gibi O’na yaraşır başka güzel isimlerle dua edin; bunlardan hangisiyle duâ ederseniz edin fark etmez, çünkü yücelik ve güzellik ifâde eden bütün üstün nitelikler, bütün güzel isimler O’nundur.” Yeter ki, O’na duâ ederken —özellikle de namaz kılarken— gösteriş veya saygısızlık ifâde edebilecek tavır ve davranışlardan uzak durun: Bir de, namaz kılarken sesini çok yükseltme, çok fazla da kısma; bu ikisi arasında orta bir yol tut.
De ki: İster “Allah” diye dua edin, ister “Rahmân” diye dua edin, hangisiyle dua ederseniz, Güzel İsimler O’nundur.
Salâtını / namazını çok açık yapma da, onu çok gizleme de!
Bunun arasında bir yol tut!
(Ey Muhammed! Onlara): “(İster) Allah diye duâ edin, (ister) Rahman diye duâ edin. Hangisi ile çağırırsanız (çağırın) sonunda en güzel isimler Onundur.” de. (Sen de) namaz kılarken sesini çok yükseltme, gizli de okuma, bu ikisi arasında bir yol tut.1
1 Peygamberimiz (s.a.v) bir gün Mekke’de: “Ya Allah ya Rahman” diye duâ edince müşrikler: “Muhammed bir ilâha davet ediyordu, hâlbuki kendisi iki ilâha duâ ediyor.” derler. Bunun üzerine cevaben bu âyet nâzil olmuştur. Allah’a isimlerinin hepsiyle duâ câizdir. Çünkü bu isimler, başka başka ilâhların ismi değil, hepsi birden Allah’ın sıfatlarıdır. Sıfatın çokluğu, zatın çokluğunu gerektirmez.
Muhammed Esed
De ki: “İster Allah diye çağırın, ister Rahmân diye: O'nu hangi isimle çağırırsanız çağırın, [O hep Birdir; ve] bütün güzel ve üstün nitelikler O'nundur”. 132 [O'na dua et, ama] duanda sesini fazla yükseltme, çok fazla alçaltma da, ikisinin ortası bir yol tut;
De ki: “İster Allah diyerek dua edin, ister Rahman diyerek dua edin.1 O’na, bu isimlerden hangisiyle yalvarırsanız yalvarın bütün güzel isimler Allah’a aittir.2 Ama duada/namazda ne sesini yükselt ne de tamamen kıs. Bunun ikisi arasında bir yol tut.3, 12/285-286, 3/8-9, 23/109, 27/180, 20/8, 59/24, 7/55-204-205
De ki: “İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye:[2339] O’na hangi biriyle dua ederseniz edin, ama unutmayın ki en güzel nitelikler ve tüm mükemmellikler O’na mahsustur!” İmdi (ey muhatap), sen de yalvarıp yakarırken ne sesini aşırı yükselt, ne de aşırı kıs; bu ikisi arasında dengeli bir yol tut;[2340]
Mustafa İslamoğlu İsrâ Suresi 110. Ayet Açıklaması
[2339] İsim ve sıfat birbirinin yerine öneriliyor. “Allah” ismi, diğer tüm esmayı kendine sıfat olarak alır ve tüm sıfatlar Allah ismini niteler. Fakat bu Rahmân isminin sıfatlar arasındaki ayrıcalığını görmeye engel değildir. Zira Rahmân Allah’ın zâtına ait rahmeti niteler, Rahîm ise fiiline ait rahmeti. Zâtî olanın tecellisi eşyanın cevherine, fiilî olanın tecellisi eşyanın fiiline dönüktür. Ayrıca burada zımnen Rahmân ismine karşı inkârcı muhatapların anlaşılması zor tavırları reddedilmektedir.
[2340] İbn Abbas bu âyeti şöyle yorumlar: Allah Rasûlü Mekke’de gizlenirdi. Müşrikler Kur’an’ı işittiklerinde küfrederlerdi. Bunun üzerine Allah bu âyeti indirdi (Buhari, Tevhîd 34; Müslim, Salât 145).
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Allah diye dua edin, Rahmân diye dua edin, hangisiyle dua etseniz nihâyet en güzel isimler O'na mahsustur». Ve namazında sesini pek ziyâde kaldırma, ve onu büsbütün de kısma ve bunun arasında bir yol talep et.
De ki: “Dua ederken ister “Allah” ister “Rahman” diye hitab edin. Hangisini deseniz en güzel isimler hep O'nundur! ”Namazında sesini pek yükseltme, ama iyice de kısma, ikisinin arası bir yol tut. [59, 22-24; 25, 60]
De ki: "İster Allah diye çağırın, ister Rahman diye çağırın. Hangisiyle çağırsanız en güzel isimler O'nundur. Namazında pek bağırma, pek de sesini gizleme, bu ikisinin arasında bir yol tut.
Puta tapanlar, Hz. peygamber(s.a.v.)in: "Yâ Allah, yâ Rahmân!" diye du'â ettiğini duyunca dediler ki: "Muhammed bizim iki tanrıya tapmamızı yasaklıyor, ama kendisi de başka tanrılara yalvarıyor!" bunun üzerine inen bu âyet, Allah'ın birçok güzel isim ve sıfatları bulunduğunu, bunların söylenmesiyle yine Allah'a du'a edilmiş olacağını bildiriyor.
Süleymaniye Vakfı
De ki “İster Allah diye çağırın, ister Rahman[1] diye çağırın, hangisiyle çağırırsanız çağırın en güzel isimler (sıfatlar) Allah’a aittir.” Namazında sesini yükseltme, onu alçak sesle de yapma; ikisinin arasında bir yol tut[2].
Süleymaniye Vakfı İsrâ Suresi 110. Ayet Açıklaması
[1] İyiliği sonsuz. [2] Gündüz namazları ile gece namazlarının kılınırken, hangi ses seviyesinde olunacağı İsra 17:110 ve Araf 7:205'te bildirilmiştir.
Şaban Piriş
De ki:-İster Allah diyerek dua edin, ister Rahman diyerek. Hangisiyle dua ederseniz edin, çünkü en güzel isimler O'nundur. Namazında sesini pek yükseltme, çok da kısma! İkisinin arasında bir yol tut.
De ki: İster Allah diye, ister Rahmân diye dua edin. Hangisiyle dua edecek olsanız, en güzel isimler Onundur.(16) Namazda sesini fazla yükseltme, büsbütün de kısma; ikisi arasında bir yol tut.
De ki: "İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül Hüsna O'nundur. Namazında/duanda sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut."
Eyit yā Muḥammed: Du‘ā eyleñüz Allāh adı‐y‐la, yā du‘ā eyleñüz raḥmān adı‐y‐la ḳaysı bile du‘ā eyleseñüz pes Allāhuñ yaḫşı adları vardur. Ḳatı oḳumaḲur’ānı namāzda, arḳun daḫı oḳuma. Daḫı iste ikisi ortasında orta yol.