Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2298, sondan 3939. ayet; 19. sure ve Meryem Suresinin 48. ayetidir. Meryem Suresi 48. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 2617 olarak hesaplanmıştır. Meryem Suresinin toplam ebced değeri 281117 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure كـهيعص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette كـ (0) ه (1) ي (3) ع (5) ص (0) bulunuyor.
Arapça Metin
واعتزلكم وما تدعون من دون الله وادعوا ربي عسى الا اكون بدعاء ربي شقيا
Bu âyetler, evlâdın ana babaya karşı tavrının nasıl olması gerektiğini göstermesi bakımından ilgi çekicidir. Hz. İbrâhim, babası Âzer’e her sözünün başında “babacığım” diye hitap etmekte, –ilerideki âyetlerden anlaşılacağı üzere– babası müşrik olmasına, kendisine karşı son derece kaba ve tehditkâr ifadeler kullanmasına rağmen ona karşı saygıda kusur etmediği görülmektedir. Âyetlerden aynı zamanda küçüğün de büyüğe öğüt verebileceği ve din konusunda insanları doğru yola iletecek gerçek bilginin ilâhî vahiy olduğu anlaşılmaktadır. 44. âyette, Allah’ın emrine aykırı olmasına rağmen şeytanın emrine itaat etmek, “ona tapma” olarak değerlendirilmiştir. Kur’an akla, hakikate ve ahlâka aykırı olan her türlü hareketi şeytanî olarak; ve şeytanî sâiklere teslimiyet yönünde ortaya konan her bilinçli eylemi de “şeytana tapma” olarak tanımlamaktadır (Esed, II, 615; krş. Nisâ 4:117). İbrâhim’in babası için dua edeceği yönündeki vaadi, babasının inkârcı olarak öleceğini ve Allah düşmanı olduğunu öğrenmeden önce idi. Bu durumu öğrenince babasının affı için dua etmekten vazgeçti (bk. Tevbe9:114).
Mehmet Okuyan
Sizden de Allah’ın dışında yalvardığınız şeylerden de uzaklaşıyorum ve Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime duada mahrum olmam.”
“Sizden ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylerden uzak durup, yalnızca Rabb'ime dua edeceğim. Umulur ki, Rabb'ime ettiğim dualar sayesinde mahrum olmam.”
(İbrahim:) “Sizden ve Allah’tan başka taptıklarınızdan kopup-ayrılıyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua etmekle mutsuz olmayacağım (niyazım kabul edilecektir) ” dedi.
Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp, yakardığınız şeylerden uzak duracak ve yalnızca Rabbime yalvaracağım. Böylece Rabbime yalvarmakla, sizin gibi bedbaht olmam.”
“Sizden de, Allah'ı bırakıp, kulları durumundaki taptığınız, yalvardığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime kulluk, ibadet ve dua ediyorum. Ümit edilir ki, Rabbime yaptığım dualarımda bedbaht olmam, dualarım kabul olur.”
Ben, sizden ve Allah'dan başka taptıklarınızdan (putlardan) çekilip ayrılırım da, Rabbime dua (ibadet) ederim. Umulur ki Rabbime ibadet etmekle mahrum olmam (yaptığım ibadet, sizin putlara ettiğiniz ibadet gibi boşa çıkmaz.)”
Sizi ve Allah’ın dışında ibadet ettikleriniz şeyleri bırakacağım. Ve (sizin için) Rabbime dua edeceğim. Rabbime yaptığım dualardan dolayı bedbaht olmayacağımı umarım”dedi.
“Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve (yalnızca) Rabbime yakaracağım. Böylece umulur ki, yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.”
Sizden de, Allah'ın dışında taptığınız şeylerden de uzaklaşıyor ve Rabbime yalvarıyorum. Umulur ki (senin için) Rabbime dua etmemle bedbaht (emeği boşa gitmiş) olmam.
"Ben, sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden çekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım."
“Sizden de, Allah'dan başka (kendisine) yalvarıp durduklarınızdan da ayrılıp gidiyor ve (ben) Rabbime duâ ediyorum. Umulur ki (sizin mahrum olduğunuz gibi)Rabbime duâ etmekle mahrûm olmam.”
“Şimdi sizi ve Allah’dan başka dua ettiklerinizi terk ediyorum. Rabbime dua ediyorum ki, O’na dua etmekle, azgınlık yapıp bedbaht olanlardan olmayacağımı umuyorum” dedi.
47, 48. İbrahim demişti: Benden sana selâm olsun [⁵] ben senin için Rabbinden yarlıganmak dileyeceğim. Çünkü O, benim hakkımda çok lûtufkârdır, sizden, Tanrı/yı bırakarak taptıklarınız putlardan ayrılıp bir tarafa gideceğim. Rabbime ibadet edeceğim, umarım ki Rabbime olan ibadetimde bedbaht olmam.
“İşte ben, sizi ve Allah’tan başka yalvarıp medet umduğunuz her şeyi terk ediyor, yalnızca Rabb’ime el açıp yakarıyorum ve Rabb’ime yakarışımda, hayal kırıklığına uğramayacağımı ümit ediyorum.”
“Allah’tan başka dua ettiğiniz şeylerden ve sizden ayrılıp uzaklaşıyorum. Rabbime dua ediyorum.
Umulur ki rabbime dua sebebiyle şakiyy / bedbaht olmam”.
(Ve devamla) “Sizden de Allah’ın dışında taptıklarınızdan da ayrılıyor ve (sadece) Rabbime (kulluğa) dönüyorum. Umarım, (senin için) Rabbime duâ ettiğimden dolayı da hata etmemişimdir.” (dedi.)
Sizden ve sizin Allah'tan başka yalvarıp yakardığınız şeylerden uzak duracak ve [yalnızca] Rabbime yakaracağım: Böylece umulur ki, yakarışım Rabbim tarafından cevapsız bırakılmayacaktır.” 35
Artık hem sizi hem de Allah ile aranıza koyup yalvarıp yakardıklarınızı terk ediyorum, zira ben yalnızca Rabbime dua ediyorum umarım ki Rabbim benim duamı karşılıksız bırakmaz. 6/74...85, 2/124...135, 3/65...68, 14/35...41, 16/120...123, 22/78, 26/69...103, 60/4...6
Artık hem sizden, hem de sizin Allah’ı bırakıp da yalvarıp yakardıklarınızdan uzaklaşacağım; ve (sizin için) Rabbime yalvarmayı sürdüreceğim; umarım, Rabbime duamdan dolayı mahrum ve mahcup olmam.”[2505]
Mustafa İslamoğlu Meryem Suresi 48. Ayet Açıklaması
[2505] Bu ibâre “Umarım (size) duamdan dolayı Rabbimle aram açılmaz” anlamına gelebileceği gibi, “duam Rabbim tarafından karşılıksız bırakılmaz” anlamına da gelebilir. Tercihimiz Hz. İbrahim’in bu endişesini haklı çıkaran Tevbe 114’le daha bir uyum arz etmektedir (Bir önceki nota bkz).
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ve sizi ve Allah'tan başka tapındıklarınızı bırakıp çekiliyorum ve Rabbime dua ediyorum. Umulur ki, Rabbime dua ile bedbaht olmam.»
“İşte sizi de, sizin Allah'tan başka ibadet ve dua ettiğiniz tanrılarınızı da terkediyorum. Rabbime niyaz edip yalvarıyorum. Rabbime niyaz etmem sayesinde mahrum ve perişan olmayacağımı umuyorum.
Yani: “Olur ki O sana tövbe ve iman etmeyi nasib eder.” Zira kâfir için istiğfar etmenin (af dilemenin) mânası budur.
Süleyman Ateş
Sizden de, Allah'tan başka yalvardıklarınızdan da ayrılıyor ve yalnız Rabbime yalvarıyorum. Umarım ki Rabbime yalvarmakla bahtsız olmam (istediklerimden mahrum bırakılmam).
Sizden de Allah ile aranıza koyup yalvardıklarınızdan da uzaklaşıyorum. Ben Rabbime yalvarırım, Rabbime yaptığım dua sayesinde yoksun kalmayacağımı umuyorum.”
“Ben sizden de, sizin Allah'tan başka dua ettiklerinizden de uzaklaşıyor ve sadece Rabbime dua ediyorum. Umarım, Rabbime ettiğim dualarımda mahrum kalmam.”
"Sizden de Allah dışındaki yakardıklarınızdan da ayrılıyorum; Rabbime dua edeceğim. Umarım, Rabbime yakarışımla/Rabbim için çağrımda bahtsızlığa/eşkıyalığa düşmem."