Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 107, sondan 6130. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 100. ayetidir. Bakara Suresi 100. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 2538 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (7) ل (3) م (5) bulunuyor.
Arapça Metin
اوكلما عاهدوا عهدا نبذه فريق منهم بل اكثرهم لا يؤمنون
İsrâiloğulları’nın, Mısır’dan ayrıldıktan sonra çölde kaldıkları kırk yıl boyunca sık sık Mûsâ’nın peşine takıldıklarına pişman oldukları, ona isyan ettikleri, bu yüzden Tanrı’nın öfkesine mâruz kaldıkları ve “sert enseli kavim” şeklinde kınandıkları, zaman zaman da cezalandırıldıkları bildirilmektedir (meselâ bk. Çıkış, 33:3, 5; Sayılar, 16:12-14). Bu âyetlerde ise kınayıcı bir üslûpla, kendi dinlerine ve peygamberlerine karşı bu sadakatsizliği gösterenlerin, Hz. Muhammed’in peygamberliğini reddetmelerinde şaşılacak bir durum bulunmadığı bildirilmektedir. Hz. Peygamber, onların eski dinlerini ve kitaplarını tasdik ettiği, ayrıca yahudilerin kendi kitapları da bu son peygambere inanmalarını gerektirdiği halde, şimdi Medine yahudileri bunu bilmezlikten gelip, bir bakıma kendi kitaplarını da hiçe sayarak Hz. Muhammed’in peygamberliğini tanımamaktadırlar. Âyette yahudilerin bu tutumlarının, yukarıda belirtilen tarihî karakterleriyle uyuşmakta olduğuna işaret edilmekte ve böylece Hz. Muhammed’den, yahudilerce sergilenen olumsuz tavırlara şaşmaması, bu yüzden huzursuz olmaması istenmektedir.
Mehmet Okuyan
Ne zaman onlar (Allah’a) bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Gerçekte onların çoğu iman etmez.
(Yahudiler) Ne zaman bir ahidde bulundularsa (kiminle anlaşma yaptılarsa), içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmez (sapkınlardı).
Fâsıklar ne zaman bir antlaşma, bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek, yırtıp atacak öyle mi? Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.
100.Yine İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) peygamber olarak gönderilince, yahudilerin verdikleri ahid ve onlardan Muhammed (a.s.) hakkında alınan ahid kendilerine hatırlatılınca Malik bin es-Sayf dedi ki: "Vallahi, bizden Muhammed hakkında bir söz alınmadı, herhangi bir söz alınmış da değildir." Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi.
Ali Bulaç
Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.
O Yahûdiler, her ne zaman bir ahd üzerine anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir topluluk o ahdi bozup atıvermedi mi? Hattâ az bir topluluk değil, onların çoğu ahd tanımaz îmansızlardır.
(Onlar bu yüce değerlere inanmadıkları gibi, insanî değerleri de yoktur.) Ne vakit bir sözleşme yaptılarsa, onlardan bir grup tarafından bu sözleşme bozulmuş değil mi? Aslında onlar, (Tevrat’a da) inanıyor değillerdir. (Yalnızca inanıyor görünüyorlar.)
O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.
ya o fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine muahede yapsalar her def'asında mutlaka içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? hattâ az bir güruh değil ekserisahd tanımaz iymansızlar
Onlar ne zaman bir ahid ile bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozub atıvermedi mi? Hayır, (bir güruh değil), onların çoğu (ahid tanımazlar), îman etmezler.
Onlar ne zaman Allah ile bir ahit yapmışlarsa, içlerinden bir grup bu ahdi/sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu kendi değerlerine bile inanmıyorlar. 2/27, 8/55-56, 13/1
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 100. Ayet Açıklaması
[186] Firuzabadî, lâ yu’minûnun “iman etmez” yanında ahlâkî karşılığı olan “güvenmez/güven vermez” anlamına dikkat çeker (Besâir). Bu âyette Yahudilerin kendilerine indirilen ilâhî kelâma dahi güvenmedikleri îmâ edilmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ya her ne zaman bir ahd ile muâhede yapacak olsalar onlardan bir gürûh o ahdi bozup atacak mı? Belki onların ekserisi imân etmezler.
O fâsıklar hem bunları reddedecek, hem de ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? (Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.