Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3536, sondan 2701. ayet; 33. sure ve Ahzab Suresinin 3. ayetidir. Ahzab Suresi 3. ayetinin kelime sayisi 6, harf sayısı 26 ve toplam ebced değeri ise 889 olarak hesaplanmıştır. Ahzab Suresinin toplam ebced değeri 377490 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bütün peygamberler gibi son peygamber de Allah’a itaatsizlikten sakınır, O’nun vahyettiğine herkesten önce ve en kâmil bir şekilde uyar, yalnızca rabbine güvenir ve dayanır; bunlar Allah Teâlâ’nın peygamberlerinde yarattığı özelliklerdir. Sûrenin bu emir ve tavsiyelerle başlaması, Hz. Peygamber’den, o zamana kadar yapmadıklarını yapmasını istemeye yönelik değildir. Aşağıda gelecek olan Ahzâb Savaşı, bu savaşta münafıkların, meâlindeki çeviriye göre “gizli inkârcılar”ın (münafıklar) kurduğu tuzaklar, yaydıkları yalanlar, karalamalar, Mekkeli müşriklerle yani “açık inkârcılarla” kurdukları iş birliği, oluşturdukları ortak güç, her vesile ile Hz. Peygamber’e verdikleri eza, çektirdikleri mânevî işkence karşısında onu ve ümmetini dayanıp direnmeye hazırlamak, olacaklar konusunda uyarmak maksadıyla sûrenin başında bu emir ve tavsiyelere yer verilmiştir.
Mehmet Okuyan
Allah’a güven! [Vekil] (güven kaynağı) olarak Allah yeter.
1- Allah'a güven, O'na dayan; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırak. 2- Her şeyin koruyucusu, yöneticisi, dayanağı ve kefili olan; varlığı ayakta tutan, sürdüren, koruyan kontrol altında tutan, rızkını ve hak ettiğini veren.
Ahmet Akgül
(Her girişiminde ve her süreçte sadece) Allah'a tevekkül et; (çünkü) Vekîl olarak Allah yeterlidir. (O Kendine sığınan sadıkları koruyup kollayacaktır.)
Ve görevini yaparken, yalnızca Allah’a güven! Unutma ki, her konuda güvenilir bir vekil olarak Allah yeter! Öyleyse, ey müminler, yüreğinizde başka sevgilere, tutkulara yer vermeyin:
1 Tevekkül için Bk. (Âlu İmran:122, İbrahim:11)2 Vekîl: Sözlükte, “işinin görülmesini başkasına havale etmek” anlamındaki (vkl) kökünden türeyen vekîl “işin havale edildiği kimse” demektir. Terim olarak: “bütün yaratıkların işlerinin görülmesinde güvenilip dayanılan, bu konuda tam yeterli olan varlık” mânasına gelir. İmam Mâtürîdî, “vekil olarak Allah, yeter” âyetinin tefsirinde vekile; “şeytanın özendirmelerinden seni koruyan, hilelerine karşı sana destek veren, sığınacak bir yer bulmanı sağlayan” veya “bütün işlerinde güvenebileceğin gerçek dost” anlamı vermiştir. Hem kula hem Allah’a nisbet edilen vekîl kavramında, kulun vekâleti sınırlı ve şartlıdır. Allah’ın vekâleti ise tam bir kemal vasfı taşır. Vekîl Cenâb-ı Hakk’ın kullara yönelik isimleri içinde yer alır ve kulların talepleri üzerine faaliyete geçer. Peygamberler birer tebliğci olup vekâlet görevleri yoktur.
Muhammed Esed
[Sadece] Allah'a güvenin: hiç kimse Allah kadar güvene layık olamaz.
[3712] Vekîl için bkz: 17:2, not 9.
[3713] Yani: toplumsal baskıya karşı “koruyucu otorite” olarak Allah yeter. Toplumun nesnesi olmak istemeyen, mutlaka daha üstün bir otoriteye dayanmalıdır. O Allah’tır. İnsan ancak o zaman toplum içerisinde özneliğini muhafaza edebilir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Allah'a tevekkülde bulun.Vekil olmaya Allah kâfidir.