Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 112, sondan 6125. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 105. ayetidir. Bakara Suresi 105. ayetinin kelime sayisi 24, harf sayısı 98 ve toplam ebced değeri ise 8996 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (14) ل (14) م (10) bulunuyor.
Arapça Metin
ما يود الذين كفروا من اهل الكتاب ولا المشركين ان ينزل عليكم من خير من ربكم والله يختص برحمته من يشاء والله ذوالفضل العظيم
Mâ yeveddu-lleżîne keferû min ehli-lkitâbi vele-lmuşrikîne en yunezzele ‘aleykum min ḣayrin min rabbikum(k) va(A)llâhu yaḣtessu birahmetihi men yeşâu va(A)llâhu żu-lfadli-l’azîm(i)
Ne Kitab ehlinden inkâr edenler ve ne de Allah’a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, büyük lütuf sahibidir.
Ehl-i kitap (ehlü’l-kitâb) tamlaması, “ilâhî bir kitaba inananlar” anlamına gelmekle birlikte, terim olarak müslümanlar dışındaki kutsal kitap sahipleri için kullanılır. Kur’an-ı Kerîm’de Hz. Muhammed dışındaki peygamberlere indirilmiş bazı kitaplardan, zebur ve sahîfelerden bahsedilmekle birlikte (genişbilgi için bk. Remzi Kaya, “Ehl-i Kitap”, DİA, X, 516-519), Allah katından indirilmiş Kur’an’ın dışında iki kitap (Tevrat ve İncil) bulunmaktadır. Kur’an’da otuz bir defa tekrar edilen “ehl-i kitap” tabiriyle de özellikle bu iki kitabın muhatabı olan yahudilerle hıristiyanların kastedildiği anlaşılmaktadır (bk. Taberî, VIII, 69). Kur’an ve hadislerle diğer İslâmî kaynaklarda ehl-i kitap tabiri yanında, Yehûd ve Benî İsrâil tabirleriyle yahudilerden, nasârâ kelimesiyle de hıristiyanlardan geniş olarak söz edilmiştir. Kur’an-ı Kerîm’de diğer bazı dinlere de işaret edilmekle birlikte, özellikle bu iki din üzerinde geniş olarak durulmasının çeşitli sebepleri vardır. Öncelikle Kur’an’ın o dönemdeki muhatapları bu iki dini biliyorlardı; bu dinlerin mensupları Hicaz bölgesinde önemli bir etkinliğe sahip olup müslümanlarla iç içe yaşıyorlardı; bunun sonucu olarak ilk temaslar da onlarla kuruluyordu. Ayrıca, bu iki dinin mensuplarının, bazı eksikliklerinin ve yanlışlıklarının yanında Allah, Peygamber, âhiret ve kutsal kitap inançlarının bulunması, bu suretle ilâhî kaynağa dayanmaları da Kur’an-ı Kerîm’in bu iki dine ve mensuplarına daha çok yer vermesine yol açmıştır. Özellikle bu son durumları sebebiyle İslâm dini Ehl-i kitap hakkında müşrikler, ateistler ve diğer bâtıl din mensuplarına göre daha ayrıcalıklı hükümler getirmiştir. Meselâ Ehl-i kitap kadınlarla evlenilebilir, kestikleri hayvanların etleri yenilebilir. İslâm toplumunda onlar tam bir din ve ibadet hürriyetine sahiptirler; İslâm devletinin vatandaşları olarak, temel insan haklarının yanında, vatandaşlık (zimmîlik) haklarından da yararlanırlar (genişbilgi için bk. Ahmet Özel, İslâm Hukukunda Ülke Kavramı, s. 311-319).
Sözlükte müşrik kelimesi, “ortak kabul etmek, ortak saymak” anlamına gelen şirk kökünden türetilmiş olup akaid terimi olarak “Allah’ın dışında herhangi bir varlığa Allah’a özgü fiil ve sıfatlar isnat etmek suretiyle o varlığı veya varlıkları Allah’a ortak koşan” anlamına gelir. Müşrik ile Allah’a inanmayan arasındaki en önemli fark, ikincisinin Tanrı tanımaz (ateist) olmasına karşılık müşrikin, bir yaratıcının varlığını kabul etmesi, fakat başka varlık veya varlıklara da tanrısal nitelikler yükleyerek onları gerçek Tanrı’ya ortak koşmasıdır. Fakat sonuçta şirk de, Allah’ın her yönden birliğini ve eşsizliğini inkâr anlamı taşıdığı için küfrün bir çeşidi sayılır. Meselâ iki tanrı inancına sahip olan Mecûsîler İslâm’a göre hem müşrik hem de kâfirdirler. Kur’an’da ise müşrik kelimesiyle çoğunlukla Hz. Peygamber’in ilk muhatapları olan putperest Araplar kast edilmiş ve eleştiriler onlara yöneltilmiştir. Ancak öteki peygamberlerin mücadele ettiği inkârcı kavimlerden müşrikler diye söz eden veya onların inançlarını şirk olarak niteleyen âyetler de bulunmaktadır (meselâ bk. En‘âm 6:81).
Konumuz olan âyette müslümanlar hakkında düşmanlık duyguları besleyen Ehl-i kitap ve özellikle yahudilerle müşriklerin ortak bir özelliğine işaret edilmektedir. Buna göre her iki kesim de Allah tarafından müslümanlara iyilik gelmesini, onların maddî ve mânevî nimetlere mazhar olmalarını istemiyor; bilhassa müslümanların İslâm ve Kur’an’la müşerref olup itibar kazanmaları onların kıskançlık duygularını kabartıyor ve huzurlarını kaçırıyordu. Çünkü yahudiler kutsal kitaba sahip olmayı ve peygamberler gönderilmesini kendi kavimlerinin tekelinde gördükleri için son peygamberin Araplar içinden seçilmesini hazmedemiyor; müşrik Araplar ise İslâm’ın hızla gelişmesini ve müslümanların çoğalıp güçlenmelerini kendi gelecekleri için tehlikeli görüyorlardı. Bakara sûresinin, müslümanların açık bir şekilde güç kazanıp bağımsız bir dinî ve siyasî toplum haline geldikleri Medine döneminde indiği dikkate alınırsa, müslümanların başlıca düşmanları olan yahudilerle müşriklerin, hem dinî hem de siyasî açıdan kendi gelecekleri için tehlikeli gördükleri bu gelişmeler karşısında kaygı ve telâşa kapılmalarının, bu yüzden müslümanlara kıskançlık duyguları besleyip onların ilâhî hayır ve lutuflara mazhar olmalarından rahatsızlık duymalarının sebebi daha iyi anlaşılır.
Âyette “Halbuki Allah rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyük lutuf sahibidir” buyurularak onların kıskançlıkları, kötü niyetleri ve müslümanlar aleyhindeki temennilerinin sonuçsuz kalacağına işaret edilmiştir. Ehl-i kitap ve müşrikler, müslümanların iyiliğini istemezken, bu tutumlarıyla iyiliklerin sahibi olan Allah’ın takdirinden hoşnut olmadıklarını ortaya koyuyorlardı.
Mehmet Okuyan
Kitap ehlinden ve müşriklerden nankörlük yapanlar, Rabbinizden size herhangi bir iyilik indirilmesini istemezler. Allah rahmetini dilediğine (layık olana) verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Burada “rahmet” ifadesi ile kastedilen, [risalet] (elçilik)tir. Bu ayet En‘âm 6:124 ve Zuhruf 43:31-32. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Konu risaletin verilmesi olduğu için ayetteki [men yeşâu] ifadesi dileyenin “kul” değil “Allah” olduğunu göstermektedir
Benzer mesaj: Âl-i İmrân 3:74.
Bayraktar Bayraklı
Size Rabbinizden bir hayır indirilmesini ne kitap ehlinden kâfir olanlar ne de müşrikler isterler. Halbuki Allah, rahmetini dilediğine verir. Allah çok büyük lütuf sahibidir.
Kitap Ehlinden olan kâfirler ve müşrikler (ve içimizdeki münafık ve marazlı kişiler), Rabbinizden üzerinize bir hayrın indirilmesini arzu etmezler. (Yararınıza olan girişimleri desteklemezler.) Allah ise, dilediğine rahmetini tahsis eder. Allah büyük fazl sahibidir.
Ne kitap ehlinden kafir olanlar, ne de müşrikler, size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler. Allah'sa dilediğini rahmetiyle seçer de ona bir hususiyet verir. Allah büyük bir ihsan sahibidir.
Ne, Allah bize de kitap verdi demelerine rağmen kitaptaki gerçekleri gizleyen kitap ehli kâfirler, ne de Allah'la birlikte başka şeyleri ilah tanıyan putperest müşrikler, size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler. Zira Allah, dilediğini rahmetine ulaştırır. Çünkü O, sınırsız iyilik sahibidir.
Ehl-i kitaptan ve ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşriklerden kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, Rabbinizden size sorumluluklarınızı tevdi etmek üzere bir hayır, Kur'ân'dan bir sûre, bir âyet indirilmesini arzu etmezler. Allah ise, rahmetini, peygamberliği ve hidayeti, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere lütfeder. Allah çok büyük lütuf sahibidir.
Kitap ehlinden kâfir olanlar da, müşrikler de size Rabbinizin katından bir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise kendi rahmetini dilediğine özel kılar. Allah büyük lütuf sahibidir.
Kitap Ehlinden olan kafirler ve müşrikler, Rabbinizden üzerinize bir hayrın indirilmesini arzu etmezler. Allah ise, dilediğine rahmetini tahsis eder. Allah büyük fazl sahibidir.
Ne ehli kitaptan olan kâfirler, ne de müşrikler, size Rabbınızdan hiç bir hayır indirilmesini sevmez ve istemezler. Allah nübüvvet ve vahyi, rahmetiyle dilediği kimseye tahsis eder. Allah büyük ihsan sahibidir.
Ehl-i kitaptan ve müşriklerden dini değerlere inanmayan o kâfirler, Rabbinizden size bir iyilik inmesini istemezler. Hâlbuki Allah, rahmetini istediğine mahsus kılar. Allah büyük fazl ve ikram sahibidir.
Kitaplı kâfirlerle, Hakka eş koşanlardan, sizin için, Tanrıdan bir hayır geldiğinde sevmiyenler bulunur, Allah rahmetine istediğin götürür, Allah ulu erdem sahibidir
Kitap ehlinden olan inkârcılar da müşrikler de Rabbinizden size hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise (iyi niyet ve eyleminden dolayı) dilediğine/dileyene rahmetini tahsis eder. Allah büyük lütuf sahibidir.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 105. Ayet Açıklaması
Burada yapılan vurgu; önceki vahyin takipçileri olan Yahudilerin ve Hıristiyanların, kendileri dışında herhangi bir topluma vahyin bahşedilmesine karşı çıkmaları, müşriklerin de vahiy ile toplumun kendi çıkar ve menfaatlerinin aksine barış, esenlik, adalet içerisinde yaşamayı kabul etmemelerinedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Kitap ehlinden ve Allah'a eş koşanlardan inkar edenler, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini istemezler. Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah büyük nimet sahibidir.
(Ey müminler!) Ehl-i Kitaptan kâfirler ve putperestler de Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Kitaplıların inkarcıları da, putperestler de Rabbinizden size bir iyilik indirilmesini istemez. ALLAH rahmetini dilediğine verir. ALLAH büyük lütuf sahibi.
Ne Kitap ehlinden, ne de müşriklerden hiçbiri, size Rabbinizden bir hayır indirilsin istemez. Allah ise, üstünlüğü, rahmetiyle dilediğine mahsus kılar ve Allah çok büyük lütuf sahibidir.
Arzu etmez o küfredenler: Ne ehli kitabdan ve ne müşriklerden ki size rabbinizden bir hayır indirilsin, Allah ise rahmetiyle imtiyazı dilediğine bahşeder ve Allah çok büyük fazıl sahibidir
Ehl-i Kitabdan olan kâfirler de, (Allaha eş koşan) müşriklerde size Rabbinizden hiç bir hayır indirilmesini istemez (ler) Allah ise rahmetiyle kimi dilerse onu mümtaz kılar. Allah en büyük lûtf-ü inayet saahibidir.
Ne ehl-i kitabdan inkâr edenler, ne de müşrikler, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetini dilediğine tahsîs eder.(3) Ve Allah, pek büyük ihsan sâhibidir.
(3)“İnâyât-ı hâssa (husûsî yardımlar) ve imdâd-ı husûsiye ile ve ihsânât-ı mahsûsa (husûsî ihsanlar)ile Rahmânü’r-Rahîm, her bir bîçârenin (çâresiz kalmışın) imdâdına yetişebilir. Dertlerine derman yetiştirir. Fakat o ferdin hevesiyle değil, hakīkī menfaatiyle yardım eder.” (Kastamonu Lâhikası, 465)
İlyas Yorulmaz
Ehli kitaptan ve müşriklerden, size Rabbinizden bir hayrın inmesini istemeyenler var. Ama Allah (rahmetini) lütfunu kullarından dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.
Ehli Kitaptan kâfir olanlar müşrikler de Rabbiniz tarafından size hayır erişmesini sevip istemezler. Allah ise rahmetini dilediğine tahsis eder, Allah büyük bir inayet sahibidir.
Kitab ehlinden ve şirk koşanlardan küfre sapanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini istemezler. Allah, rahmetini dilediğine özgü kılar. Allah büyük ihsan sahibidir.
Gerek Allah’a ve âhiret gününe inandıklarını iddia eden Kitap Ehli, gerekse ölüm ötesi hayatı, Peygamberliği ve kutsal kitapları kökten inkâr eden müşrikler olsun, hiçbir kâfir, size Rabb’inizden bir iyiliğin indirilmesini, yani ilâhî mesajın size emânet edilmesini istemezler.Oysa Allah, elçilik ve önderlik görevini yalnızca onu hak edenlere vererek, lütuf ve rahmetini dilediğine bahşeder. Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz lütuf sahibidir.Kaldı ki, Son Elçinin getirdiği şerîat, zaten öncekilerin özü, esası ve zirvesidir:
Size rabbinizden bir hayır indirilmesini, ne Kitap ehlinden inkâr edenler ister, ne de Müşrikler!
Dileyeceği kimseye rahmetini Allah tahsis eder.
Allah Çok Büyük Lütuf sahibidir.
Gerek kitap ehlinden, gerekse müşriklerden olan kâfirler, Rabbinizden size herhangi bir hayır indirilmesini asla arzu etmezler. Hâlbuki Allah, Rahmetini dilediğine tahsis eder. Çünkü Allah, çok büyük lütuf sahibidir.
Ne önceki vahyin takipçilerinden hakikati inkara yeltenenler, ne de Allah'tan başka şeylere ilahlık yakıştıranlar, Rabbin tarafından sana indirilen bir hayrı 86 görmekten hoşlanırlar; ancak Allah dilediğini rahmetine ulaştırır; zira Allah, sınırsız lütuf Sahibidir.
Ne kitap ehlinden gerçeği örtbas eden kâfirler ne de müşrikler, size Rabbinizden hiçbir hayrın/ayetin indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetini dileyip hak eden kimseye tahsis eder. Şüphesiz Allah büyük bir lütuf/ikram sahibidir. 3/110, 7/157-158
Ne önceki vahyin muhataplarından küfre saplananlar, ne de Allah’tan başkasına ilâhlık yakıştıranlar Rabbinizden size bir hayrın indirilmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini istediğine verir:[201] zira Allah sınırsız lütuf sahibidir.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 105. Ayet Açıklaması
[201] Âyetteki “hayır” ve “rahmet” vahiydir. Mealimiz boyunca ilâhî meşieti “istemek”, ilâhî muradı ise “dilemek” ile karşıladık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ehl-i kitaptan kâfir olanlar da ve müşrikler de sizin üzerinize Rabbiniz tarafından bir hayrın indirilmesini arzu etmezler. Allah Teâlâ ise rahmetini dilediğine tahsis buyurur. Ve Allah Teâlâ pek büyük ihsan sahibidir.
Gerek Ehl-i kitaptan gerek müşriklerden olsun, kâfirler, Rabbinizden size herhangi bir hayır indirilmesini arzu etmezler. Fakat Allah rahmetini dilediğine seçip ihsan eder. Allah büyük lütuf sahibidir.
Nankör olan bazı Kitap ehli kimseler de, müşrikler de size Rabbinizden bir hayır indirilmesini istemezler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine tahsis eder, Allah, büyük lutuf sahibidir.
Ehl-i Kitap’tan[1] kâfir olanlar,[2] Sahibinizden (Rabbinizden) size hayırlı bir şey gelmesini istemezler. Müşrikler de öyledir. Ama Allah iyilik yaparken, doğru tercihte bulunanı bulunmayandan ayırır. Büyük ikram sahibi olan Allah’tır.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 105. Ayet Açıklaması
[1] Kitaplarında uzman olan kişiler [2] Ayetleri görmezliikten gelenler.
Şaban Piriş
Kitap ehli olan kafirler de, müşrikler de size Rabbinizden hiçbir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise rahmetiyle dilediği kimseyi seçerek ihsanda bulunur. Şüphesiz Allah en büyük lütuf ve ihsan sahibidir.
Kitap Ehlinden(52) kâfir olanlar ile müşrikler, Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Allah ise dilediği kulunu rahmetiyle seçkin kılar. Gerçekten Allah pek büyük lütuf sahibidir.