Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 197, sondan 6040. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 190. ayetidir. Bakara Suresi 190. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 59 ve toplam ebced değeri ise 3941 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (11) ل (11) م (2) bulunuyor.
Arapça Metin
وقاتلوا في سبيل الله الذين يقاتلونكم ولا تعتدوا ان الله لا يحب المعتدين
Zemahşerî’nin açıklamasına göre (I, 118) “Allah yolunda savaşmak” deyimi, “Allah’ın ismini yüceltmek ve O’nun dinini güçlendirmek için cihad etmek” anlamına gelir. Hicretten önce, şartlar ne olursa olsun, müslümanların müşriklerle savaşmaları yasaklanmış, onlarla ilişkilerde barışçı yöntemlerin izlenmesi emredilmişti. Hicretten sonra müslümanlar kendi devletlerini kurup siyasal bağımsızlıklarına kavuşunca, zamanla ayrıntıları belirlenen bazı şartlara ve kurallara riayet etmeleri kaydıyla, savaşmalarına izin verilmiş ve gerektiğinde emredilmiştir. Bu iznin ilk kez Hac sûresinin 39. âyetiyle verildiği anlaşılmaktadır; ancak konumuz olan âyeti de bu çerçevede düşünmek mümkündür. Âyette özellikle savunma amaçlı savaşın emredildiği görülmektedir ve İbn Atıyye’ye göre (I, 262) bu, savaşı emreden ilk âyettir.
Müfessirlerin çoğunun görüşüne göre âyetin “Aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez” meâlindeki bölümü hem haksız saldırıyı hem de başlanmış bir savaşta aşırı gitmeyi, gereksiz kan dökmeyi ve çevreye zarar vermeyi (Reşîd Rızâ, II, 208) yasaklamaktadır. Nitekim Zemahşerî, âyetin, savaşı başlatmayı yani savaş çıkarmayı yasakladığı gibi, başlamış bir savaşta kadınların, yaşlıların, çocukların ve benzerlerinin öldürülmesini, anlaşmalı bir topluluğa saldırılmasını, baskın saldırılar düzenlenmesini de yasakladığını ifade etmiştir. Taberî’nin aktardığı bazı rivayetlerde (II, 190) din adamları ve tek taraflı olarak ateş kesip barış teklifinde bulunanlar da öldürülmesi yasaklananlar içinde gösterilmiştir. Esasen âyetin “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın” şeklindeki ifadesinden, sadece fiilen savaşa katılanların ve savaşmayı sürdürenlerin öldürülebileceği açıkça anlaşılmaktadır.
Mehmet Okuyan
Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın! Sakın aşırı(ya) gitmeyin (saldırmayın)! Şüphesiz ki Allah aşırıları (saldıranları) sevmez.
Bu ayet müslümanların kimlerle savaşması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır ki kastedilen şey saldırılara karşılık vermektir; asla ve asla saldıran taraf olmamak gerekmektedir. Bu ayet Bakara 2:191-193, 256, Nisâ 4:89-91, Enfâl 8:39-40, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 73, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9, Tahrîm 66:9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır.
Bayraktar Bayraklı
Size savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşınız, ama aşırı gitmeyiniz, doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle (Dininiz, devletiniz, ülkeniz ve hürriyetiniz konusunda ve çeşitli yollarla) savaşanlara karşı, (siz de) Allah yolunda (ve geçerli olan silah ve metotlarla) çarpışın; (ancak) aşırılığa kaymayın! Kesinlikle Allah aşırı gidenleri sevmez. (Bu nedenle haddi aşmayın ve haksızlığa sapmayın.)
Sizinle savaşıp vuruşanlarla Allah yolunda siz de savaşın, vuruşun, fakat haddi aşmayın, zulmetmeyin. Şüphe yok ki Allah, haddini aşanları ve zulmedenleri sevmez.
Size savaş açanlar, size düşmanca davrananlarla Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşın. Haksız saldırıda bulunmayın, aşırı gitmeyin. Allah haddi tecavüz edenleri sevmez.
190.Vahidi`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bu ayeti kerime Hudeybiye anlaşması hakkında inmiştir. Şöyleki Hudeybiye anlaşmasının yapıldığı yıl müşrikler Resulullah (a.s.)`ı ve ashabını Mekke`ye girmekten alıkoyunca ertesi yıl kaza umresi yapmak için yola çıktılar. Ama müşriklerin anlaşmaya bağlı kalmayacakları endişesini taşıyorlardı. Bununla birlikte haram ayda onlarla çarpışmak da istemiyorlardı. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.İbnu Cerir de Katade (r.a.)`den buna benzer bir rivayet nakletmiştir.
Ali Bulaç
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlarla, siz Allah yolunda savaşın ve (onlar harbe başlamadan önce siz başlayıp) aşırı gitmeyin. Şüphesiz ki Allah, aşırı gidip haddi tecâvüz edenleri sevmez. (Bu âyet-i kerime, Berae âyeti, yahut bundan sonra gelen âyet ile neshedilmiştir, hükmü kaldırılmıştır.)
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 190. Ayet Açıklaması
Bkz. 9:12, 29Bu ve bundan sonraki ayetler; Hac Suresi’nin 39 ve 40. ayetlerinden sonra, savaşla ilgili inen ilk ayetlerdendir. “Sizinle savaşanlara karşı, siz de Allah yolunda savaşın!” emri Nisa 4:75’e dayandırılıyor ve Müslümanlar için savaşın meşruiyetinin yalnızca kendini savunma amacına bağlı olduğunu tereddütsüz bir şekilde ortaya konuluyor. “Acımasızca saldırganlık yapmayın.” yani gereksiz yere kan dökmeyin, kadınları, çocukları, yaşlıları ve hastaları öldürmeyin; ansızın baskınlar düzenleyerek yıkıp yakmayın, çevreye zarar vermeyin, ölenlerin cesetlerini parçalayarak saygısız ve barbarca bir tavır sergilemeyin, teslim olmuş ya da esir düşmüş insanlara işkence yapmayın veya hakaret etmeyin denilmektedir.
Diyanet İşleri (Eski)
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın, aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.
Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın,(4) fakat haddi aşmayın! (Ma'sum olanları öldürmeyin, işkence yapmayın)! Şübhesiz ki Allah, haddi aşanları sevmez.
(4)“Hâricî tecâvüze (dışarıdan gelen saldırıya) karşı kuvvetle mukābele edilir. Çünki düşmanın malı, çoluk çocuğu ganîmet hükmüne geçer. Dâhilde (içeride) ise öyle değildir. Dâhildeki hareket müsbet bir şekilde ma‘nevî tahrîbâta karşı ma‘nevî, ihlâs sırrı ile hareket etmektir. Hâricdeki cihad başka, dâhildeki cihad başkadır.” (Emirdağ Lâhikası-II, 327)Ayrıca bakınız; (sahîfe 89, hâşiye 1; sahîfe 93, hâşiye 1)
İlyas Yorulmaz
Sizinle mücadele edenlerle, sizde Allah yolunda mücadele edin. Haddi aşmayın, Allah haddi aşanları sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 190. Ayet Açıklaması
[13] Kıtalden men olunduğunuz kimselerle kıtale başlamayın, kadınları, çocukları, pîr-i fânileri öldürmeyin; burun, kulak kesmeyin; aranızda ahit bulunan kimselere haber vermeksizin, ansızın, hile ile kıtal etmeyin. Kıtale girişmeyenlere karşı siz de kıtale girişmeyin.
Kadri Çelik
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda savaşın ve taşkınlıkta bulunmayın; şüphesiz Allah taşkınlık edenleri sevmez.
1 Müfessirlerin büyük bir çoğunluğuna göre bu âyet, Hudeybiye anlaşmasından sonra kâfirlerle savaş hakkında inen ilk âyettir. Zulme uğrayan Müslümanların savaşmasına müsaade eden ilk âyet ise, Hacc: 39. âyettir.
Muhammed Esed
SİZE savaş açanlara karşı Allah yolunda savaşın, ama (amacınızı aşıp) saldırganlık yapmayın; doğrusu Allah saldırganları sevmez. 167
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 190. Ayet Açıklaması
[376] Erdemin gerçek ölçütüyle ilgili koordinatlar verildikten sonra, söz insanî erdemin en çok çiğnendiği ve haksızlık ve zulmün en çok işlendiği savaşa getirilmiştir. Kur’an savaşa meşru sınırlar içerisinde izin vermiş, fakat kirli savaşa izin vermemiştir. Bu yüzden bir savaş ahlâkı geliştirmiştir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sizinle mukatelede bulunanlar ile siz de fîsebilillah mukatelede bulununuz. Fakat haddi tecavüz etmeyiniz. Şüphe yok ki Allah Teâlâ öyle mütecaviz olanları sevmez.
Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.