Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 245, sondan 5992. ayet; 2. sure ve Bakara Suresinin 238. ayetidir. Bakara Suresi 238. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 2783 olarak hesaplanmıştır. Bakara Suresinin toplam ebced değeri 1820072 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (8) ل (8) م (1) bulunuyor.
Arapça Metin
حافظوا على الصلوات والصلوة الوسطى وقوموا لله قانتين
Âyette geçen “orta namaz”ın sabah, öğle ve ikindi namazı olduğu şeklinde çeşitli görüşler vardır. Ancak kuvvetli görüş, bu namazın ikindi namazı olduğu görüşüdür.
Kur’an-ı Kerîm’in özgün üslûp ve tertibi içinde farklı konuları açıklayan âyetlerin arka arkaya geldiği de olmaktadır. Bu bağlamda evlenme, boşanma, emzirme konuları açıklanırken arada, normal ve olağan dışı hallerde namazın nasıl kılınacağı konusuna yer verilmiş, belki de bir önceki âyette tavsiye edilen bağışlama, takvâ, karşılıklı lutufkârlık gibi faziletlere erebilmek için gerekli bulunan mânevî eğitimin en önemli aracının namaz olduğuna işaret edilmiştir.
Dinin direği, ibadetlerin başı olan namazın, müminin hayatıyla o kadar iç içe, o kadar vazgeçilemez, ihmal edilemez olması istenmiştir ki insanoğlunun her türlü faaliyetine ara verdiği korkulu ve tehlikeli hallerinde bile namazın kılınması emredilmiş, ancak olağan dışı hal sebebiyle bazı kolaylıklar tanınmıştır.
Normal hallerde müminler, en değerli varlıklarını nasıl koruyorlarsa namazlarını da öyle koruyacak, yani hem eksiksiz hem de devamlı kılacaklardır. “Namazın eksiksiz kılınması” (muhafaza), vücut, dil ve zihin hareketleriyle yapılan farzları, vâcip ve sünnetleri yerine getirmekle olur ve en azından farz ve vâcip namazları geçirmemekle gerçekleşir. Namazla ilgili olan bu iki mükellefiyet dışında bir de kalple (zihin-duygu işbirliği ile) yapılan ve âyette “kunût” kelimesiyle ifade edilen huşû şartı vardır. Huşû namaz kılan müminin huzurunda bulunduğu rabbinin büyüklüğüne yaraşır bir saygı, kulluk ve itaat duygusu, kendini veriş, bütünüyle yöneliş şeklinde gerçekleşir ve huşûsuz namaz, ruhsuz ceset gibidir. Bu sebepledir ki, “Namazları eksiksiz ve devamlı kılın” emrinden sonra “huzur ve huşû içinde” kaydı getirilmiştir.
“Orta namaz” (es-salâtü’l-vustâ) beş vakit namazdan biri olduğu halde –çünkü başka bir günlük farz veya vâcip namaz yoktur– ayrıca zikredilmiş, ona daha ziyade ihtimam gösterilmesi istenmiştir. Hz. Peygamber hayatta iken bu namazın hangisi olduğu konusunda ne bir soru sorulmuş ne de bu konuda tartışma yapılmıştır. Muhtemelen sahâbe, beş vakit namazın her birine “orta namaz” gibi önem verdikleri ve hiçbirini geçirmedikleri veya açıklamamakla beraber bildikleri için bu konuyu konuşmamışlardır. Hz. Peygamber’in vefatından sonra orta namazın hangisi olduğu konusunda uzun tartışmalar yapılmış ve ortaya yirmi kadar farklı yorum ve tesbit çıkmıştır. Yorum yapanlar ya “vüstâ” kelimesinin “en üstün” mânasından hareket etmiş ya da bu kelimenin “iki şeyin ortasında olan” mânasından sonuç çıkarmaya çalışmışlardır. Bu yorumlardan ve tesbitlerden üçü hem daha çok konuşulmuş hem de delillerle desteklenmiştir. Buna göre orta namaz: a) Sabah namazıdır. b) İkindi namazıdır. c) Bütün namazlara önem verilsin, hiçbiri geçirilmesin diye belirlenmeden bırakılmıştır.
Medine fukahasıyla onların hocaları olan bir kısım sahâbeye göre orta namaz sabah namazıdır. Çünkü bu namazın önemi hakkında âyet ve hadisler vardır. Ayrıca bu namaz gece namazlarıyla (akşam ve yatsı) gündüz namazları (öğle ve ikindi) ortasında bulunmaktadır. İmam Mâlik ve bir rivayete göre Şâfiî de aynı tesbiti benimsemişlerdir.
Abdullah b. Mes‘ûd, Hz. Ali, İbn Abbas gibi bir kısım sahâbe, bazı hadisçiler, Ebû Hanîfe ve –bir başka rivayete göre– Şâfiî orta namazın ikindi namazı olduğu sonucuna varmışlardır. Çünkü birbirini destekleyen birçok hadis ve sahâbe ifadesi yanında, Hendek Savaşı’nda Hz. Peygamber’in “Orta namazdan yani ikindi namazından bizi alıkoydular. Allah kabirlerini ve içlerini ateşle doldursun!” sözü bunu açıkça ortaya koymaktadır (Buhârî, “Cihâd”, 98; Müslim, “Mesâcid”, 202, 205, 206).
Mâlikîler’den Ebû Bekir İbnü’l-Arabî ise deliller çeliştiği ve tercih imkânı bulunmadığı gerekçesine dayanarak şu sonuca varmıştır: “Allah Teâlâ nasıl Kadir gecesini ramazan geceleri içinde, duaların kabul edildiği vakti cuma günü içinde, büyük günahları genel olarak günahlar içinde gizlediyse orta namazı da namazlar içinde gizlemiştir ki halk bütün ramazan gecelerini ihya etsin, bütün cuma günü dua ve zikirle meşgul olsun, bütün günahlardan kaçınsın ve namazların tamamını orta namaz olabilir düşüncesiyle kılsın!” (I, 226).
Şevkânî ilgili hadislerin açık ve güçlü desteğine dayanarak orta namazın ikindi namazı (I, 281-284), İbn Âşûr da bir kısım sahâbe rivayetleriyle namazın fazileti hakkındaki nakillere dayanarak sabah namazı (II, 468) olduğunu savunmuşlardır.
Nisâ sûresinde (101-103) düşmanla karşı karşıya bulunulduğu, fiilen savaşıldığı veya âni bir hücum tehlikesinin bulunduğu zamanlarda (bu mânada korku halinde) cemaatle nasıl namaz kılınacağı öğretilmişti. Konumuz olan 239. âyette ise savaşı da içine alan daha geniş çerçeveli tehlike hallerinde fertlerin kendi başlarına namazı nasıl kılacakları anlatılmıştır. Çıkan sonuç namazın önemi, terkedilemez oluşu, her hal ve şartta kılınması gerektiği ve şartlar namazın bir kısım farzlarını ve vâciplerini yerine getirmeye müsait değilse mümkün olan şekilde (bazı farz ve vâcipler eksik de olsa) kılınacağıdır. Namazın farz, vâcip ve sünnetlerinin önemli bir kısmı vücut hareketleriyle yapılır ve bunlardan maksat namazın ruhu olan duygu, şuur ve Allah-kul ilişkisine yardımcı olmalarıdır. Vücut hareketlerini yapmaya bir mani çıktığında bunlar terkedilebilir ancak namaz terkedilemez. Çünkü onun ruhu olan ibadet şuuru (zikir) her durumda mümkündür.
Mehmet Okuyan
[Salavat]’a (namazlara) ve orta (ideal) [salât]’a (namaza) devam edin! Allah’a saygı içinde (bunu) yerine getirin!
Bu cümle “namazlara (ibadetlere) yani ideal namaza devam edin” şeklinde de tercüme edilebilir.,Namaz vakitleriyle ilgili bkz. Hûd 11:114; İsrâ 17:78; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17-18; Kâf 50:39.
Bayraktar Bayraklı
Namazlara ve orta namaza/ikindi namazına devam ediniz, gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzurunda ayakta durunuz.
1 – Namazları (Sabah, akşam, gece namazlarını). “Salavât” “Salâtın” çoğuludur. Arapça dil yapısına göre çokluk üç ve üçten fazla sayıyı ifade etmektedir. 2 – En hayırlı, en yararlı salâtı. Vusta, sözcük olarak “hayırlı, üstün, adaletli, faziletli” gibi anlamlara gelmektedir. “Salâtı Vusta” “Cum'a Salâtıdır.” Cum'a salâtı, diğer salâtlara kıyasla daha önemli olduğu için, daha hayırlı ve daha üstün olarak nitelendirilmiştir. Vustaya sözcük olarak “orta” anlamı verilse de bu mesafe ve zaman olarak iki şeyin ortasını ifade etmenin yanı sıra bir şeyin en önemli, en güzel, en üstün veya en yararlı olan yerini, bölgesini de ifade etmektedir.
Ahmet Akgül
Namazları ve (hele) orta (ikindi) namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun (içten saygınlık ve bağlılıkla Allah’a kulluk edin).
Orta namazı, günün ortasında olduğu için öğle namazıdır diyenler vardır. Sabit oğlu Zeyd, İbn-i Ömer, Ebû-Saîd-ül-Hûdrî, Üsâme ve Ayişe bunu riveyet etmişler, Hz. Muhammed-ül-Bâkır'la Hz. Ca'fer-üs-Sâdık'tan da bu çeşit rivâyet edilmiştir. Zeydi imamlarının bir kısmı, orta namazının, cuma günleri cuma namazı, diğer günler öğle namazı olduğunu kabul etmiştir. Sabahla öğle ve akşamla yatsı namazlarının arasında bulunduğu için ikindi namazıdır diyenler olmuştur ki İbn-i Abbas ve Hasen bunu kabul ederler, Ali'den, İbn-i Mes'ud'dan, Katâde'den, Dahhâk'ten bu kavil rivâyet edilmiştir. Ebû-Hanife de bunu kabul eder. Rikatları uzun ve kısa olan namazların ortasında, üç rikattan ibaret olduğu için akşam namazıdır diyenler, orta namazını, sabah ve yatsı namazı olarak kabul edenler de vardır (Mecma'ül-Beyan, 1. s. 145).
Abdullah Parlıyan
Tüm namazlarınıza ve özellikle sabah ve ikindi namazına veya her bir kimse için zaman ve durumuna göre orta namaz olabilecek namaz hangisi ise ona devam edin. Ve Allah'ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun.
Hayırları bol, en faziletli ibadetin namaz olduğu şuuruyla, namazlarla ilgili sorumluluklarınızı edaya devam suretiyle kendinizi, eşlerinizle ilişkilerinizi, ailenizi, çocuklarınızın hukukunu, kamu düzeninizi, dininizi dayanışma halinde güç ve gönül birliği yaparak koruyun. Allah için, ibadetlerinizi, sorumluluklarınızı, aile içindeki görevlerinizi, boşanmanız halinde mükellefiyetlerinizi, insani münasebetlerinizi sükûnet halinde yerine getirin.
238.Ahmed bin Hanbel, Nesai ve İbnu Cerir`in Zeyd bin Sabit (r.a.)`ten rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) öğle namazını öğle sıcağında kıldırırdı. Arkasında ise bir veya iki saftan fazla kimse olmazdı. İnsanlar ya kaylule uykularında veya ticaretlerinde olurlardı. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.Ayeti kerimenin ikinci bölümü ile ilgili olarak da kutubi sitte sahipleri ve daha başkaları Zeyd bin Erkam (r.a.)`ın şöyle söylediğini rivayet etmişlerdir: "Biz Resulullah (a.s.)`ın zamanında namazda konuşurduk. Bizden bir adam namazdayken yanındaki arkadaşıyla konuşurdu. Bunun üzerine: "Gönülden boyun eğmiş kimseler olarak Allah`ın huzurunda ibadete durun" hükmü indi. Böylece (namazda) sessiz durmakla emrolunduk ve konuşmaktan nehyolunduk." İbnu Cerir de Mücahid`den bunu destekleyen bir rivayet nakletmiştir.
Ali Bulaç
Namazları ve orta namazını (üstlerine düşerek, titizlik göstererek) koruyun ve Allah'a gönülden boyun eğiciler olarak (namaza) durun.
Farz namazlarının vakit ve erkânlarını gözeterek edasına devam edin, bilhassa orta (ikindi) namazına dikkat edin; ve Allah'a itaat ederek namaza durun.
(Ey inananlar!) Namazlarınızı Allah'a gönülden boyun eğerek farkında olarak, derin duygular besleyerek gevşemeden, pörsümeden, her türlü yıpranmadan uzak, okuduklarınızı anlayarak gereği gibi kılın. Ve özellikle orta namazla (ikindi namazıyla) ilgili sorumluluklarınızı yerine getirin.
Cemal Külünkoğlu Bakara Suresi 238. Ayet Açıklaması
Bkz. 11:114, 17:78, 30:17-18Burada “orta namaz” dan kastedilen, genel kabule göre günün beş ayrı vaktinde ikame edilen namazların ortasında olan yani günün bitiminden önce kılınan “ikindi” namazıdır. “Namazları muhafaza etmek” ten maksatsa sadece namazları vaktinde eda etmek değil, namazda okunanları anlayıp özümsemek, duaların hakkını vermek, yapılan duaların istikametinde yaşamak, ibadetin bütün güzelliklerini içinde barındıran bir namaz olmasına gayret etmek, “Ancak Sana kulluk eder ve ancak Senden yardım dileriz.” şeklindeki vaatlerin arkasında durmak, Allah’la hasbihal edilenleri hayata geçirmek, niyaza dönüştürülen namazla olgunlaşmak, namazdan alınan ilhamla güzellikleri korumak ve kötülüklerden korunarak iyi ve faydalı bir insan olmaktır.
Diyanet İşleri (Eski)
Namazlara ve orta namaza devam edin; gönülden boyun eğerek Allah için namaza durun.
«Namaz dinin direğidir» hadisinde belirtildiği üzere en büyük ibadet Allah rızası için kılınan namazdır. Âyette geçen «orta namaz»dan maksat, ikindi namazıdır. Resûlullah (s.a.) Hendek savaşında şöyle buyurmuştur: «Orta namazdan yani ikindi namazından bizi alıkoydular. Allah onların evine ateş doldursun!» Orta namazın hangi vakit olduğu hususunda farklı rivayetler de vardır.
Edip Yüksel
Namazlara, özellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek namaza durun.
Üç vakit namaz 2:238; 11:114; 17:78 ve 24:58 ayetlerinde anılır. Kuran vahyedildiği zaman, hac, oruç ve zekat gibi namaz da halk tarafından biliniyordu. 8:35; 21:73; 22:78; 107:4 ayetlerine bakınız. "Orta namaz" olarak çevirdiğimiz "Assalatu al Vusta" ifadesini, "namaz en ölçülüdür /hayırlıdır" biçiminde anlayanlar günde üç namaz yerine iki namaz çıkarmaktadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.
(1)Orta namaz hakkında hayli söz söylenmiştir. En meşhûru öğle veya ikindi namazı olmasıdır. Bütün namazlara i‘tinâyı te’mîn etmek için hangisi olduğu kat‘iyetle ta‘yîn olunmamıştır. (Kurtubî, c. 2:3, 209-212)“Asr (ikindi) vaktinde ki o vakit, (...) o günde mazhar olduğu sıhhat ve selâmet ve hayırlı hizmet gibi niam-i İlâhiyenin (İlâhî ni‘metlerin) bir yekûn-i azîm (büyük bir yekün) teşkîl ettiği zamânı, hem o koca güneşin ufûle(batmaya) meyletmesi işâretiyle, insan bir misâfir me’mur ve herşey geçici, bîkarar (kararsız) olduğunu i‘lân etmek zamânıdır. Şimdi, ebediyeti isteyen ve ebed için halk olunan (yaratılan) ve ihsâna karşı perestiş (ibâdet)eden ve firaktan müteellim olan (ayrılıktan elem çeken) rûh-ı insan, kalkıp abdest alıp, şu asr vaktinde ikindi namazını kılmak için Kadîm-i Bâkī ve Kayyûm-ı Sermedî’nin dergâh-ı Samedâniyesine (her ihtiyâcın karşılandığı kapısına) arz-ı münâcât (duâlarını arz) ederek, zevâlsiz ve nihâyetsiz rahmetinin iltifâtına ilticâ edip (sığınıp), hesabsız ni‘metlerine karşı şükür ve hamd ederek, izzet-i rubûbiyetine (umum kâinâtın Rabbi oluşunun izzetine) karşı zelîlâne (tevâzu‘ ile) rükû‘a gidip, sermediyet-i ulûhiyetine (ebedî İlâhlığına) karşı mahviyetkârâne (eziklik içinde) secde ederek, hakīkī bir tesellî, bir râhat-ı ruh bulup huzûr-ı kibriyâsında kemerbeste-i ubûdiyet olmak (kulluk için yüce huzûrunda hâzır olmak) demek olan asr namazını kılmak, ne kadar ulvî bir vazîfe, ne kadar münâsib bir hizmet, ne kadar yerinde bir borc-ı fıtrat (yaratılıştan gelen borcu)edâ etmek, belki gāyet hoş bir saâdet elde etmek olduğunu, insan olan anlar.” (Sözler, 9. Söz, 29)
İlyas Yorulmaz
Allah için gönülden isteyerek, namazlara ve orta namazını muhafaza etmek için kalkın.
İsmail Hakkı İzmirli Bakara Suresi 238. Ayet Açıklaması
[1] Namazların, hususa orta namazın bütün şartlarına rükünlerine riayet ederek müdavim olun, Orta namaz ikindi namazıdır.[2] Yahut zikrederek, müdavemet ederek, huşû ile, sükût ile, uzun uzadıya ayakta durarak.
Kadri Çelik
Namazları ve orta namazı (öğle namazını) özenle gözetin; gönülden boyun eğerek Allah için (namaza) durun.
Ey iman edenler! Dinin direği olan namazları, her türlü aşınmaya, pörsümeye, yıpranmaya, gevşemeye karşı titizlikle koruyun. Namazı mekanik hareketlere dönüştürmeden, okuduklarınızı anlayıp özümsemeye çalışarak, vaktinde ve gereği gibi kılın ve iş hayatının insanı en çok meşgul ettiği, namazın geciktirilmesine, çabucak kılınıp geçiştirilmesine ve hattâ terk edilmesine sebep olan vakitlerdeki namazlara, örneğin, ikindi namazına gereken dikkat ve özeni gösterin. Daha da önemlisi, namazınızın, ibâdetin bütün güzelliklerini içinde barındıran, bireyi ve toplumu her türlü aşırılıktan, kötülükten uzak tutan bir namaz olmasına gayret edin. Sizi üstün ahlâkî meziyetlerle donatarak dengeli, ölçülü, uyumlu, âdil, iyiliksever ve orta yolu izleyen birümmet konumuna yükseltecek olan bu namazları, yani orta namazı titizlikle muhafaza edin ve bunun için, yürekten bir saygı ve bağlılıkla Allah’ın huzurunda kıyâma durun.
1 Vusta; Evsatın müennesi olarak ismi tafdıldir ki orta veya efdal demektir. Mefhum itibariyle orta namaz veya efdal namaz diye ifade edilebilir. Orta namaz, melekler içinde Cebrail mesabesindedir. Orta namaz”ın hangi namaz olduğu konusu, ihtilâflıdır ve bunun tam olarak bilinmesi de mümkün değildir. Orta namazın; sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazı veya beş vakit namazın tamamı olduğuna dâir rivâyetler vardır. Bu namazın, öğle veya ikindi namazı olma ihtimâli, daha kuvvetli görünmektedir. Bir de her şahıs için meşguliyetinin en fazla olduğu ve ortada kalıp geçirme ihtimali bulunan namaz hangisi ise onun hakkında orta namaz odur da denilmiştir. Orta namazın belirtilmemesi; bütün namazlara itinayı temin için olabilir.2 Kunut: Namazda ilave duâ etmek için kıyamı uzatmak, demektir. Her namazda, iftitah tekbirinden sonra ilk yapılan iş, ayakta durmak olduğu için her namaz esasen bir kunut’tur. Fakat vitir namazı gibi namazlarda kıyamda bir tekbir ile ilave duâ için kıyamı uzatmağa da “kunut” denilir ki terim anlamıyla kunut budur. Vitir namazındaki kunut için üçüncü rekâtta Fatiha ve sûre okunduktan sonra ayakta iken eller kaldırılarak tekbir alınır, eller yeniden bağlanır ve kunut duaları okunur. Kunutta bilinen dua yerine genel anlamda uygun herhangi bir duayı okumak ve tekbir almak Ebû Hanîfe'ye göre vacib’tir. Vitir namazı gerek yalnız kılınsın, gerekse cemaatla kılınsın her ikisinde de imam ve cemaat kunut dualarını içinden okurlar. Kunut duasını bilmeyen kimse “Rabbenâ” duasını okuyabilir. Bu âyet indirildikten sonra ashab namaza durduğu vakit, sağa sola bakmaktan ve dünyalık bir iş yapmaktan sakınırdı.
Muhammed Esed
NAMAZLARINIZA ve namazı en uygun şekilde ifa etmeye 227 dikkat edin; ve Allah'ın huzurunda içten bir bağlılıkla durun.
Mustafa İslamoğlu Bakara Suresi 238. Ayet Açıklaması
[443] Boşanmayla ilgili hükümlerin ardından söz namaza getirilir. Zira namaz gök dikişidir. Dünya astarını âhiret atlasına günde beş yerinden dikmektir. Hayat ancak bu sayede ruhsuz bir ceset olmaktan kurtulur (Krş: 70:19-24).
[444] Bizim “en ideal namaz” olarak karşıladığımız es-salâti’l-vustâ ibaresi hakkında Şevkânî tam on sekiz görüş zikreder. Bu konuda hadis edebiyatında da hayli rivayet bulunmaktadır (Msl: Buhari, Tefsir 5; ayrıca Tirmizî, İbn Hanbel vd.) Görüş farklılıkları “orta” anlamına gelen vustâ kelimesinin yorumundan kaynaklanır. Bu ikindi veya akşam namazı olarak tefsir edilmiştir. Ancak vustâ ism-i tafdil olarak “en ideal ve en faziletli” anlamlarına da gelir. Doğrusu bu konuda bir görüş birliği yoktur ve buna zorlayacak bir delil de yoktur. Âyette kesin ve net olarak bir tek namaz kastedilmez. Nasıl ki Kadir gecesi Ramazan içerisinde ve duanın kabul saati Cuma günü içerisinde gizleniyorsa, “orta namazı” da bütün namazlar içinde gizlenmiştir. Mamafih bu namazı aramak için tüm namazlara itina gösterilmelidir. Sözün özü: Tüm namazlar bir namazı kılmak için kılınırlar. Bize göre orta namaz, kaçırılma riski en yüksek olan namazdır. Kişi, kaçırılma riski en yüksek olan namazının üzerine titremeli, onu muhafaza etmek için özel bir çaba harcamalıdır
[445] Hâfizû fiilini “gayret edin” şeklinde çevirdik. Bu kalıpla gelen fiiller esasen iki taraf arasındaki ortak eylemler için kullanılır. Adeta şöyle denilmektedir: Siz namazı kollayınız ki, Allah da yukarıdan beri koyduğu kuralları ve emirlerini yerine getirmek hususunda sizi kollasın. Veya: siz namazı koruyunuz ki, namaz da sizi korusun (Krş: 29:45). “Mukavemet” ve “münazaa”ya delâlet eden bu kip ‘alâ ile birlikte metne “ısrar” ve “tekrar” vurgusunu katar.
[446] Âyette geçen kânitîn “gönülden bağlılık”, “kayıtsız şartsız teslimiyet” anlamına gelir. Bu kelimeyi “susmak” olarak yorumlayanlar Buhârî ve Müslim’de geçen Zeyd b. Erkam rivayetini delil olarak gösterirler: “Biz daha önce namaz içerisinde gerekli olduğu zaman konuşuyorduk. Bu âyet indikten sonra susmakla emrolunduk ve namazda konuşmak yasaklandı.” Bu âyetten beş vakit namaz anlaşılır: Salevât çoğuldur ve ayrıca dilde ikil formu olduğu için Arapça’da çoğul en az üçtür. Bir de orta namazı, toplam dört eder. Ama dört rakamının ortası olmayacağı için salevât çoğulunu mecburen dört olarak anlamak zorundayız. Orta namazıyla birlikte beş eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
Namazlara ve orta namaza devam ediniz. Ve Allah için O'nu zâkirler olarak kıyamda bulununuz.
Salat-ı vûstâ hakkında farklı görüşler vardır. Beş vakit namazdan, cuma veya kuşluk namazlarından her biri olma ihtimali üzerinde durulmuştur. Fakat çoğunluk, ikindi namazı olduğu kanaatindedir. Zira ikindi namazı beş vaktin tam ortasındadır. Gece ve gündüz meleklerinin toplanma zamanıdır. Ayrıca günlük meşgalelerin en çok olduğu zamana rastlar. Esasen bir hadis de ikindi namazı olduğunu ifade etmektedir. Fakat Kur’ân, müphem bırakmakla, bütün namazlara dikkatle devama teşvik etmek istemiştir. Zira beş vakit namazdan her birinin, cuma ve kuşluk namazlarının “salat-ı vusta” olma ihtimali mevcuttur.
Süleyman Ateş
Namazları ve orta namazı koruyun, gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzuruna durun.
Süleymaniye Vakfı Bakara Suresi 238. Ayet Açıklaması
[*] Arapçada çoğul en az üçü gösterdiğinden salavât (namazlar) en az üç olur; orta namaz da katılınca sayı beşe çıkar. Çünkü üçten sonra ortası olan ilk sayı beştir. Dolayısı ile en az beş vakit namaz kılmak gerekir.
Şaban Piriş
Namazlara ve orta namaza devam edin. Gönülden bağlılık ve saygı ile Allah'ın huzuruna durun.
(122) Beş vakit namazın herbirinin orta namaz olabileceği yolunda rivayetler varsa da, Peygamberimize dayanan en güçlü rivayetler, bu namazın ikindi namazı olduğu yönündedir. (Buhârî, Tefsir 2:42; Müslim, Mesacid: 205-208; Ebû Davud, Salât: 5; Tirmizî, Tefsir 2:29-32; Nesâî, Salât: 14; İbni Mâce, Salât: 6.)
Yaşar Nuri Öztürk
Namazları/duaları ve orta namazı/orta duayı koruyun. Tam bir saygıyla Allah'ın huzurunda kıyam edin.