Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2849, sondan 3388. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 58. ayetidir. Nûr Suresi 58. ayetinin kelime sayisi 50, harf sayısı 217 ve toplam ebced değeri ise 18533 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا ليستأذنكم الذين ملكت ايمانكم والذين لم يبلغوا الحلم منكم ثلث مرات من قبل صلوة الفجر وحين تضعون ثيابكم من الظهيرة ومن بعد صلوة العشاء ثلث عورات لكم ليس عليكم ولا عليهم جناح بعدهن طوافون عليكم بعضكم على بعض كذلك يبين الله لكم الايات والله عليم حكيم
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlar (köleleriniz) ve sizden henüz bulûğ çağına ermemiş olanlar, günde üç defa; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza girecekleri zaman) sizden izin istesinler. Bu üç vakit sizin soyunup dökündüğünüz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında (izinsiz girme konusunda) ne size, ne onlara bir günah vardır. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. Allah, âyetlerini size işte böylece açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu sûrenin 27-29. âyetlerinde bir başkasının evine girmenin usul ve âdâbı açıklanmıştı. Burada evin çocuklarıyla hizmetçilerin, diğer aile fertlerinin odalarına ve özel mekânlarına girip çıkarken nasıl davranacaklarına dair açıklamalar yapılmaktadır.
Kolaylık İslâm’ın ilkelerinden biridir; dinî, ahlâkî ve hukukî ilkeleri ihlâl söz konusu olmadığı sürece müminler, kendilerine kolay gelen uygulamaları tercih edebileceklerdir. İffetin korunması bir ilkedir, bunun için örtünmek, cinselliği sergilememek bir araçtır. Bu ilke ile kolaylık ilkesi çatıştığında ikincisinden, ancak zorunlu olduğu ölçüde fedakârlık edilmesi istenmiş, örtünmenin amacını ortadan kaldırmayan kolaylıklara izin verilmiştir; bunun örnekleri daha önce (30-31. âyetler) ifade edildi. Burada bir başka örnek, “Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle ilişki içinde olduğunuz kimselerdir” gerekçesiyle açıklanmaktadır. Köle, câriye, hizmetçi gibi devamlı evde olan ve hizmet gerektirdiği için evin hanımı ve beyi ile birlikte yaşayan kimselerle henüz ergenlik çağına gelmediği için daha ziyade evde, ana babanın yanında bulunan çocukların, birbirlerinin yanına girip çıkarken, üç vakit dışında izin almalarına gerek görülmemektedir. Bu üç vakitte karı koca veya özel mekânında bulunan diğer ev sakinleri, 30-31. âyetlerde ve tefsirinde açıklanan, “hizmetçiler ve mahremlere mahsus istisnaları aşacak şekilde” soyunabilecekleri için, yanlarına gelmek isteyen küçük çocuklar ve hizmetçilerin izin almaları emredilmiştir. İbn Abbas’ın, bu âyeti açıklarken hükmün devamlı olup olmadığına dair ifadesi ve buna karşı iki önemli fıkıhçının tavrı, günümüzde tartışılan “tarihsellik” problemi bakımından önem taşımaktadır. İbn Abbas’a göre bu âyet geldiğinde müminler yokluk içindeydiler, evlerinde ne kapı vardı ne perde ne de bölme... Çocuklar ve hizmetçiler, anılan üç vakitte karı kocanın üstlerine geldiklerinde onları uygunsuz vaziyetlerde görebiliyorlardı. Bunun için eve girerken izin almaları emredildi. Sonra Allah müminlerin imkânlarını arttırdı, şimdi kapıları da var perdeleri de, bu sebeple kimse bu âyeti uygulamıyor (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1396). İbnü’l-Arabî, İbn Abbas’ın bu yorumunu âyetin neshedildiğini söylemek gibi anlamış ve “Öncelik sonralık, iki hükmün çelişmesi gibi şartlar olmadığına göre burada neshe hükmedilemez” diyerek yoruma katılmadığını ifade etmiştir. Güçlü bir Hanefî fıkıhçısı olan Cessâs ise şöyle demektedir: “İbn Abbas’ın nakline göre bu âyetteki izin alma emri bir sebebe (tarihî bir duruma, uygulamaya) bağlıdır, sebep ortadan kalkınca hüküm de kalkmıştır. Onun sözlerinden anlaşılan, âyetin hükmünün devamlı olarak kaldırıldığı (mensuh olduğu) değil, uygulamanın sebep ve şarta bağlı bulunduğudur; aynı sebep yeniden bulunsa hüküm de uygulanır” (III, 330).
Ergenlik çağının kızlarda âdet görme, erkeklerde ihtilâm olma ile başladığında ittifak vardır. Bu iki biyolojik gelişmenin gecikmesi veya olmaması halinde Ebû Hanîfe’ye göre erkeklerde on sekiz, kızlarda on yedi, müctehidlerin çoğuna göre ise on beş yaşın dolmasıyla ergenlik çağına girilmiş olur. Çocuklar ergenlik çağına girince, aynı derecedeki diğer mahremler için söz konusu olan sınırlara ve istisnalara tâbi olurlar.
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Ellerinizin (meşru bir şekilde) sahip olduğu kişiler ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah ibadetinden önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve yatsı ibadetinden sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden izin istesinler! (Bunlar), sizin için üç avret (açık bulunabilme) zamanıdır. (Bunun dışında izin istememelerinde) sizin için de onlar için de herhangi bir vebal yoktur. Birbirinizin yanına çok girip çıkanlarsınız.Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Burada geçen [salâtü’l-fecr] ve [salâtü’l-‘işâ’] ifadeleri namazları içerse de maksat sabah ve yatsı vakitlerindeki bütün ibadetlerdir.,Bu ayet aile içindeki tavır ve davranışların nasıl olması gerektiğine dair çok esaslı uyarılar içermektedir.,Bu ayette aile içi ilişkilerde dikkat edilmesi gereken bazı konular gündeme getirilmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz ergenliğe ermemiş çocuklar, sabah namazından önce, öğle vaktinde soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bu vakitler, örtülmesi gereken yerlerinizin açık bulunabileceği üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah, hükümlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir; hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Yeminle hak sahibi olduğunuz¹ kimseler, sizden erginlik yaşına gelmemiş olanlar; şu üç vakitte, yanınıza girmek için sizden izin istesinler; sabah salatından² önce, gün ortasında elbiselerinizi çıkardığınızda, akşam salatından³ sonra. Bu üç vakit “avret”⁴ vaktidir. Bunlar dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda siz ve onlar için bir sakınca yoktur. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklıyor. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Yeminle hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanukum” deyimine “sağ elinin” sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma yoluyla sahip olunan” demektir. El, deyim olarak “güç” demektir; güç yolu ile “üzerinde yetkili olma hakkına” sahip olduğunuz, antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, himayeniz altında olan, sorumluluğunu üstlendiğiniz gibi anlamlara gelmektedir. 2- Sabah namazı. 3- Akşam namazı. 4- Mahremiyet vakti. Özel zaman. Araplar genellikle gün ortasında öğle uykusuna yatarlardı.
Ahmet Akgül
Ey iman edenler, sağ ellerinizin altında bulunanlar (hizmetkârlar) ile, sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk) lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin (istirahat için odanıza çekilip) üstünüzü çıkardığınız vakitte ve yatsı namazından sonra(ki süreçte. Bu) üçü sizin için mahrem (vakitleri) dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Ey inananlar, malınız olan köle ve cariyelerle sizden olup henüz ergenlik çağına girmemiş çocuklar, yanınıza gelirlerken üç vakitte, izin alsınlar sizden: Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi soyduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra; bu üç vakit, halvet vaktidir size. Bu vakitlerden başka zamanlarda yanınıza izinsiz girerlerse ne size suç var, ne onlara ve birbirinizi de dolaşabilirsiniz. Allah, delillerini böyle apaçık bildirmede size ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu üç vakit, sabahleyin ve öğleyin uykudan uyanıp kalkmak ve geceleyin soyunup yatmak zamanlarıdır.
Abdullah Parlıyan
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köleler, hizmetçiler ve sizden henüz ergenliğe ermemiş çocuklar günün şu üç vaktinde, odalarınıza girebilmek için izin istesinler, sabah namazından önce, gün ortasında öğleyin soyunduğunuz zaman ve yatsı namazından sonra, bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında, birbirinizin yanına girip çıkmanızda, sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Onlar yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. Allah size ayetlerini, böyle açıklamaktadır. Allah herşeyi bilendir ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ey iman edenler, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan köle ve câriyeleriniz, sizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra, yanınıza girmek istediklerinde, sizden üç defa izin istesinler. Bu vakitler, mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında sizin için de onlar için de bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah, âyetlerini, şer'î hükümleri size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.
Ey iman edenler! Ellerinizin altındakiler (köle ve cariyeleriniz) ve sizden henüz ergenliğe ermemiş olanlar (yanınıza girmek için) üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç mahremiyet vaktidir. Bunların dışında (izinsiz yanınıza girmelerinde) sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Onlar etrafınızda dolaşırlar; birbirinizin yanına girip çıkarsınız. İşte Allah size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hakimdir.
Ey iman edenler, sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olan (çocuk)lar, (odalarınıza girmek için şu) üç vakitte izin istesinler: Sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra. (Bu) Üçü sizin için mahrem (vakitleri)dir. Bunların dışında size de, onlara da bir sakınca yoktur; yanınızda dolaşabilirler, birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Sahib olduğunuz köleler ve sizden olub da henüz bulüğ çağına ermemiş küçükler (odalarınıza girecek olurlarsa) şu üç vakıtta sizden izin istesinler: Sabah namazından evvel (çünkü bu vakit, elbise değişme vaktidir. Gecelikler çıkarılır ve gündüz elbiseleri giyilir), öğle sıcağından (yatmak için) elbisenizi çıkardığınız sırada, bir de yatsı namazından sonra (uyku için soyunduğunuz zaman). Bu üç vakit sizin için yalnız kalma vaktidir. Bu vakitlerin dışında ne size, ne onlara bir günah yoktur; (hizmet için) yanınızda dolaşırlar ve siz de birbirinize (odalarınıza) girip çıkabilirsiniz. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir= her şeyi bilir, Hakîm'dir= hükmünde hikmet sahibidir.
Ey iman edenler! Köleleriniz ve buluğa ermemiş çocuklarınız, üç kere (üç vakitte) sizden izin istesinler: Sabah namazından önce ve öğleyin elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra… Bunlar, başkalarının görmemesi gereken üç zamandır. Bu üç zamanın dışında izinsiz olarak birbirinizi ziyaret ederken ne size ne de onlara bir günah yoktur. İşte Allah, ayetlerini böylece açıklıyor. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilen, her şeyi yerli yerinde yapandır.
Ey inanmış olanlar! Kölelerinizle, yetkinliğe erişmemiş kimseler sabah namazindan önce, öğleyin de soyunmuş iken, yatsıdan sonra bu üç vakitte, yanınıza girmek isterlerse, izin almalıdırlar, bu üç vakit sizin için sakınç vaktidir, bu vakitler dışında, zarar yoktur birbirinizi görmekte; Allah âyetleri böyle açıklar, Allah bilicidir, Allah bilgedir
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olan (çocuk)lar, günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce (yataktan kalkarken), gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra (yatmaya hazırlanırken) yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler. Bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ayet-i Kerimede bahsi geçen üç vakit, insanların uykuya çekilecekleri, dolaysıyla elbiselerini çıkaracakları vakitlerdir. Mahremiyete azami derecede ehemmiyet veren İslamiyet, ilerde ahlaki çöküntülere sebep olabileceği gerekçesiyle olgunluk çağına gelmemiş çocukların bile gelişigüzel büyüklerin özel mekânlarına girmesini yasaklıyor. Mahremiyetin korunması demek avret yerlerinin gösterilmemesi demektir. Avret yerleri, yetişkinlerin kocalarından ya da zevcelerinden ve hastalık halinde hekimlerden başkasına, hayâ ve iffet gereği göstermemeleri gereken yerlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar, sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmakta size de, onlara da bir sorumluluk yoktur. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.
Ey müminler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz ergenlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar, mahrem (kapanmamış) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz. İşte Allah âyetleri size böyle açıklar. Allah, (her şeyi) bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bazı tefsirlerde, bu âyetin inmesine sebep teşkil eden olay kısaca şöyle nakledilir: Hz. Peygamber, bir öğle vakti Müdlic adlı bir sahâbîyi göndererek Hz. Ömer’i huzuruna çağırdı. Müdlic, Hz. Ömer’in odasına izinsiz girmişti. Oysa Ömer (r.a.) uyuyordu ve muhtemelen üzeri açılmıştı. Uyandırıldığında Ömer’in canı sıkılmış ve gönlünden, «Keşke böyle zamanlarda izinsiz girmek yasaklansa!» şeklinde bir temenni geçmişti. Resûlullah (s.a.)’ın huzuruna vardığında bu âyetin henüz inmiş olduğunu öğrenen Ömer, Allah’a hamdetti.
Edip Yüksel
Ey inananlar, emriniz altında çalışanlar ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar üç kez izin almalıdırlar: Sabah namazından önce, öğle vaktinde dinlenmek için elbisenizi çıkardığınız zaman ve Akşam namazından sonra... Bunlar, sizin özel üç vaktinizdir. Bunların dışında, birbirinizin yanına girip çıkmakta bir sakınca yoktur. ALLAH ayetleri size böyle açıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Kuran namaz hakkında detaylı bilgi içermektedir. Elinizdeki çevirinin son bölümünde yer alan "Kuran'a Göre Nasıl Namaz Kılabiliriz" başlıklı Not ilgili ayetleri incelemektedir. Sabah ve Akşam namazları için ayrıca bak 11:114; 17:78; 38:32.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariyeleriniz) ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve yatsı namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ey o bütün iyman edenler! ellerinizdeki memlûkleriniz ve sizden henüz bülûğa irmiyenler üç vakıt size istiyzan etsinler: sabah namazından evvel ve öğle sıcağından elbisenizi çıkardığınız sırada, bir de yatsu namazından sonra ki sizin üç eksikli vaktınızdır, bunların maadasında ne size ne onlara günah yoktur, üzerinize dolaşırlar, birbirinize bakarsınız, işte böyle size Allah âyetleri beyan ediyor, ve Allah alîmdir, hakîmdir
Ey îman edenler, sağ elinizin mâlik olduğu (köle ve cariyeler), bir de sizden olub da henüz bulûğ çağına girmemiş (küçük) ler (şu) üç vakıtda, sabah namazından önce, öğle sıcağından elbisenizi çıkaracağınız zaman, bir de yatsı namazından sonra (odanıza girecek olurlarsa) sizden izin istesin (ler. Bu) üç (vakit) sizin için avret (ve halvet vakıtları) dir. Bunlardan sonra ise birbirinizi dolaşmanızda ne sizin üzerinize, ne onların üzerine bir vebal yokdur. Allah, âyetleri size böylece açıklar. Allah (her şey'i) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Ey îmân edenler! Sâhib olduğunuz köle (ve câriye)ler ve içinizden büluğ çağına girmemiş olanlar (yanınıza gireceklerinde), şu üç vakitte sizden izin istesin: Sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız sırada ve yatsı namazından sonra.(Bunlar) sizin açık bulunabileceğiniz (muh temel olan) üç vakittir. Bunların (bu vakitlerin)dışında, birbirinizin yanında dolaşan kimseler olarak (bulunma nızda) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. İşte Allah, size âyetleri böyle açıklıyor. Çünki Allah, Alîm (herşeyi bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
Ey İman edenler! Sahibi olduğunuz hizmetçiler (köleler) ve sizden henüz buluğ çağına ermemiş çocuklar, şu üç vakitte sizden yanınıza girmek için izin istesinler. Sabah namazından önce, elbiselerinizi çıkardığınız günün ortasında ve gece namazından sonra. Bu vakitler sizin çıplak olduğunuz vakitlerdir. Bu vakitlerin dışında siz birbirinizden olduğunuz için, hizmetçilerinizin ve çocuklarınızın, etrafınızda dolaşmalarında sizin için de onlar için de bir sorumluluk yoktur. Allah ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilen ve her şeyin hükmünü verendir.
Mü/minler! Memlûkleriniz, baliğ olmayanlarınız üç vakitte yanınıza girecek olurlarsa sizden izin istesinler: Sabah namazından evvel [²], öğleyin istirahat için evsabınızı çıkardığınız zaman, yatsı namazından sonra [³]. Bu üç vakit sizin için avrettir [⁴]. Başka vakitlerde onların yanınıza izinsiz, girmelerinde, birbirinizi görmek ve hizmet için dolaşmanızda bir beis yoktur. Allah size böylece ahkâm âyetlerini belli ediyor. Allah hakkıyle âlimdir, hakim [⁵] dir.
İsmail Hakkı İzmirli Nûr Suresi 58. Ayet Açıklaması
[2] Yataktan kalkılıp elbise giyilecek zaman.[3] Yatılacak zaman.[4] Yani halvet saatleridir. Bu vakitlerde açık, saçık oturulabilir.[5] En muvafıkını bilir, her şeyi yerli yerine kor.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Sağ ellerinizin malik olduğu ile sizden olup da henüz erginlik çağına ermemiş olanlar; sabah namazından önce, öğle sıcağında üstünüzü çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra olmak üzere (odalarınıza girmek için) üç vakitte izin istesinler. Bunlar, mahrem (açık) halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bunların dışında size de onlara da bir sakınca yoktur; onlar yanınızda dolaşabilirler ve birbirinizin yanında olabilirsiniz. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Ey inananlar! Sahip olduğunuz köle ve cariyeler, yanınızda bulunan bakıcılar, hizmetçiler ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış olan çocuklarınız, izninizi almadan da evinize girebilirler. Ancak onlar odanıza girmeden önce, şu üç vakitte kapıyı vurup sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle sıcağında elbisenizi çıkarıp yatağınıza uzandığınız zaman ve yatsı namazından sonra. Çünkü bu vakitler, uygunsuz bir durumda bulunabileceğiniz ve sizinözel hayatınız için ayrılmış üç mahrem vakittir. Bunun için, çocuklara ve hizmetçilere, bu üç vakitte yanınıza girerken izin istemeleri gerektiğini öğretmelisiniz. Bu, çocukların ruhsal gelişimi ve kişiliklerinin oluşması açısından da çok önemlidir. Bu vakitlerin dışında yanınıza izinsiz girerlerse, size de, onlara da günah yoktur. Çünkü onlar, sürekliyanınıza girip çıkarlar ve hayatın doğal akışı içerisinde, birbirinizle içli dışlı olmak durumundasınız. İşte Allah, ayetleri size böyle açık ve net olarak bildirmektedir. Çünkü Allah, her şeyin en doğrusunu bilendir, her konuda en âdil hükmü veren, sonsuz hikmetiyle her şeyi yerli yerince yapan bir hakîmdir.
Ey iman edenler!
Ellerinizin mâlik oldukları ve içinizden ergenlik çağına erişmemişler / çocuklar, sizden üç keresinde de izin istesin!
Sabah namazının öncesinde, öğleyin elbiselerinizi Sırt’tan çıkarıp soyunduğunuz vakit ve Yatsı namazının sonrasında!
Bunlar sizin için mahrem üç vakittir.
Bunun dışındaki vakitlerde onlara günah yoktur; birbirinizin etrafında dolaşabilirsiniz.
Allah size Âyetler’i böyle açıklıyor.
Allah hakîm alîmdir.
Ey îman edenler! Sahibi olduğunuz köle ve cariyeleriniz ile henüz ergenlik çağına ermemiş olan (çocuk)larınız;1 sabah namazından önce, öğleyin üstünüzü çıkardığınızda ve yatsı namazından sonra (odalarınıza girmek için) günün bu üç vaktinde izin istesinler: (Bu) üç vakit sizin için (odalarınızda) açık bulunabileceğiniz (avret2 vakitleri)dir3. Bunların dışında birbirinizin yanınızda dolaşmanızda, size de onlara da bir sakınca yoktur. İşte Allah, size âyetleri böyle açıklamaktadır. Allah (her şeyi) hakkıyla bilen, hüküm (ve hikmet) sahibidir.4
1 İster kız, ister erkek olsun fark etmez.2 Avret: Kelime olarak “tehlike ve meşakkat yeri, eksik, gedik, açık, açılıp görünen şey” anlamına gelir. Fıkıh terimi olarak avret, insan vücudunda görünmesi ve gösterilmesi günah sayılan, namazda ve namaz dışında örtülmesi farz ve başkalarınca bakılması haram olan yerlerdir. Erkeğin avret yeri Hanefî, Mâlikî, Şâfiî ve Hanbelîler’in oluşturduğu cumhûru fukahâya göre göbekle diz kapağı arasıdır. Ancak Hanefîler diz kapağının da avret yerine dâhil olduğunu ve bunun ihtiyat ve takvâya daha uygun olacağını kabul ederler. Bu konudaki görüş ayrılığına mesnet teşkil eden deliller daha çok hadislerdir. Çünkü âyet-i kerîmelerde avret yerinin sınırını açıkça belirleyen bir hüküm yoktur. Kadının örtmesi gereken yerleri Hanefî, Mâlikî, Şafiî ve Hanbelîler’deki hâkim görüşe göre elleriyle yüzü dışındaki bütün vücududur. Hz. Âişe’nin kardeşi Esmâ binti Ebî Bekir, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Rasûlullah’ın huzuruna girdi. Rasûlullah ondan yüzünü çevirdi ve: “Ey Esmâ, kadın âdet yaşına ulaşınca şurası ve şurası müstesna artık onun -yabancılar tarafından- görülmesi doğru olmaz” buyurdu. Hz. Peygamber bunu söylerken ellerini ve yüzünü işaret etti. (Ebû Dâvûd) Bu hadis, kadının elleri ve yüzü dışındaki bütün vücudunun avret olduğunu ortaya koymaktadır. “Avret yerini örtmek” anlamına gelen “setr-i avret” namazın şartlarından biridir. Kişi örtünme imkânı bulur da örtünmeden namaz kılarsa namazı sahih olmaz. Karı ile kocanın birbirinin vücutlarına bakmaları konusunda herhangi bir sınırlama yoktur. Erkek, erkeğin avret yeri dışında kalan yerlerine, kadınlar da -erkeklerde olduğu gibi- birbirlerinin göbekle diz kapağı arası dışında kalan yerlerine bakabilirler. Kadın oğlu, babası, dedesi, kardeşi, amcası, dayısı, kayınpederi ve damadı gibi kendisine nikâhı ebediyen haram olan mahremleri yanında, ziynet yeri sayılan saçını, başını, boynunu, gerdanını, dirsekten aşağı kollarını, ayaklarını ve bacaklarının diz kapağından aşağı kısmını açık bulundurabilir. Bakılması mubah olan bu yerlere sözü edilen mahremlerin dokunmaları da mubahtır.3 Bu üç vaktin dışında sizin de odalarınızda giyinik vaziyette olmanız gerekir. 4 Peygamber (s.a.v) Ensar’dan Müdlic b. Amr isimli bir çocuğu çağırmak için öğle vakti, Hz. Ömer’in evine gönderdi. Bu çocuk Hz. Ömer’in yanına girdiğinde, Hz. Ömer (r.a)’ı başkasının görmesini istemediği bir durumda, gördü. Bunun üzerine Hz. Ömer, Peygamberimize gelerek, “Ey Allah’ın Rasûlü! Keşke Allah, evlere girerken izin alma hususunda emir ve yasaklar gönderse…” dedi. Bu âyet, bu olay üzerine indirildi. (Vâhidî)
Muhammed Esed
SİZ EY imana erişenler! 77 Meşru şekilde sahip olduğunuz kimseler, 78 içinizden henüz ergenlik çağına varmamış olanlar, 79 günün şu üç vaktinde, sabah namazından önce, gün ortasında soyunup dinlenmeye çekildiğiniz zaman ve yatsı namazından sonra 80 yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler; bu üç vakit mahremiyetinizin korunmasız olabileceği vakitlerdir. 81 Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda sizin için de, onlar için de bir sakınca yoktur. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır: Çünkü Allah doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi Sahibidir!
– Ey İman edenler! Ellerinizin altındakiler ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış olan aile fertleriniz günün şu üç vaktinde; sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkardığınız vakit ve yatsı namazından sonra yanınıza girmek için izin istesinler. Çünkü bu üç vakit sizin için uygun olmayan zamanlardır. Bu vakitlerin dışında izin almadan yanınıza girip çıkmalarında sizin için de onlar için de herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü onlar beraber yaşamak durumunda olduğunuz kimselerdir. İşte Allah hükümlerini böylece açıklıyor zira Allah her şeyi bilendir ve buna göre hüküm verendir. 2/99, 6/97- 114, 24/34, 21/94, 58/6
SİZ ey iman edenler! Meşru bir biçimde sahip olduğunuz kimseler[3056] ve içinizden ergenlik çağına ulaşmamış olanlar (dahi),[3057] günün şu üç (vaktinde)[3058] yanınıza girmeden önce sizden izin istesinler: sabah namazından önce, öğleyin elbiselerinizi çıkarıp istirahate çekildiğiniz vakit ve yatsı namazından sonra. Bu üç vakit sizin için mahremiyet vakitleridir. Bu vakitler dışında birbirinizin yanına girip çıkmanızda, sizler için de onlar için de herhangi bir beis yoktur. Bu mesajları Allah size işte böyle açıklamaktadır: zira her hükmünde tam isabet sahibi olan Allah, (yarattığı insanı) çok iyi bilmektedir.[3059]
[3056] Çevirimizin gerekçesi ve ibârenin mahiyeti için bkz: 4:24; 33:52 ve 47:4, ilgili notlar.
[3057] Bu iki zümre, 31. âyette yakın akrabalarla birlikte sayılarak mahremiyet konusunda ayrıcalıklı sayılmıştı. Parantez içerisindeki “dahi” açıklaması, bu talimatın söz konusu ayrıcalığa getirilen bir istisna teşkil ettiğini göstermek içindir.
[3058] “Üç kez” anlamına gelen selâse merrât ibâresini kendisinden hemen sonra gelen min açmaktadır. Buna göre bu ibâre “izin sayısını” değil “izin zamanını” gösterir.
[3059] Belirsiz formdaki ilâhî sıfatlar, daha çok, âyetin içerisinde yer aldığı pasajda ele alınan konuyla doğrudan ilişkilendirilmelidir (Krş: Taberî). Parantez içi açıklamamız bu mülahazadan kaynaklanmaktadır (Krş: 9:102, not 129). Parantez içi açıklama Mülk sûresinin 14. âyetine dayanmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Mülk-i yemininiz olan kimseler ve sizden olup da henüz buluğ çağına ermemiş bulunanlar, üç defa izin istesinler. Sabah namazından önce ve öğle vaktinde esvabın çıkarmış olduğunuz sırada ve yatsı namazından sonra. (Bunlar) Sizin için üç avrettir. Bu vakitlerden sonra üzerinize bazınızın bazısı üzerine dolaşır olmalarından dolayı ne sizin üzerinize ve ne de onların üzerlerine bir günah yoktur. İşte Allah âyetlerini size böyle açıkça beyan ediyor ve Allah alîmdir, hakîmdir.
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle ve hizmetçileriniz ile içinizden henüz bülûğa ermemiş çocuklarınız, odanıza girmek için şu üç vakitte sizden izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti istirahat için elbiselerinizi çıkardığınız zaman ve bir de yatsı namazından sonra. İşte bu üç vakit, mahremiyet vakitlerinizdir. Ama bunların dışında izinsiz girmelerinde ne sizin için ne de onlar için bir mahzur yoktur. Çünkü sizin birbirinizin yanına girip çıkmanız kaçınılmazdır. İşte Allah size âyetlerini böylece açıklar. Gerçekten Allah, âlim ve hakîmdir (her şeyi bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Ey inananlar, ellerinizin altında bulunan (köle ve hizmetçi)ler ve henüz erginliğe ermemiş çocuklarınız üç vakitte (odalarınıza girebilmek için) izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle vakti elbisenizi çıkar(ıp yat)acağınız zaman ve yatsı namazından sonra. Bunlar sizin üstünüzün açılabileceği üç vakittir. Bunların dışında (hizmetçilerin ve çocukların, izin almadan içeri girmelerinden dolayı) ne size, ne de onlara bir günah yoktur. (Onlar sizin) yanınızda dolaşırlar, birbirinizin yanına girip çıkarsınız. Allah ayetleri size böyle açıklar. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Müminler! Elinizin altındaki esirler ile henüz erginlik çağına girmemiş çocuklarınız üç vakitte; sabah namazından önce, öğlen dinlenmesinde elbisenizi çıkarınca, bir de yatsı namazından sonra yanınıza girerken sizden izin istesinler. Bunlar sizin çıplak olabileceğiniz üç vaktidir. Bunların dışında size de onlara da bir günah yoktur. Onlar sizin, siz onların çevresinde dönüp dolaşırsınız. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Allah bilir, doğru karar verir.
-Ey İman edenler! Köle ve cariyeleriniz ve içinizden erginlik çağına erişmemiş olanlar, sizden üç kez izin istesinler: Sabah namazından önce, öğle sıcağında, soyunduğunuz vakit, ve yatsı namazından sonra... Bunlar sizin çıplak olabileceğiniz üç vakittir. Bunun dışındaki vakitlerde sizin yanınıza girip çıkmalarında ne size ne de onlara bir günah yoktur. Allah, size ayetlerini işte böyle açıklar. Allah âlimdir, hâkimdir.
Ey iman edenler! Elinizin altındakiler ve henüz yetişkin çağa ermemiş olanlarınız, şu üç vakitte yanınıza girmek için sizden izin istesinler: sabah namazından önce, öğle vakti dinlenmek için elbiselerinizi çıkardığınız zaman, bir de yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç mahremiyet vaktidir. Bunların dışında ne sizin için, ne de onlar için bir günah yoktur; serbestçe birbirinizi dolaşabilirsiniz. Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Zira Allah herşeyi bilir, herşeyi hikmetle yapar.
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesin: Sabah namazından/duasından önce, öğlen vaktinde elbiselerinizi çıkardığınızda, gün battıktan sonra yerine getirilen namazdan/duadan sonra... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar. Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.