Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2850, sondan 3387. ayet; 24. sure ve Nûr Suresinin 59. ayetidir. Nûr Suresi 59. ayetinin kelime sayisi 19, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 7535 olarak hesaplanmıştır. Nûr Suresinin toplam ebced değeri 414067 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
واذا بلغ الاطفال منكم الحلم فليستأذنوا كما استأذن الذين من قبلهم كذلك يبين الله لكم اياته والله عليم حكيم
Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah âyetlerini size böyle açıklar. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bu sûrenin 27-29. âyetlerinde bir başkasının evine girmenin usul ve âdâbı açıklanmıştı. Burada evin çocuklarıyla hizmetçilerin, diğer aile fertlerinin odalarına ve özel mekânlarına girip çıkarken nasıl davranacaklarına dair açıklamalar yapılmaktadır. Kolaylık İslâm’ın ilkelerinden biridir; dinî, ahlâkî ve hukukî ilkeleri ihlâl söz konusu olmadığı sürece müminler, kendilerine kolay gelen uygulamaları tercih edebileceklerdir. İffetin korunması bir ilkedir, bunun için örtünmek, cinselliği sergilememek bir araçtır. Bu ilke ile kolaylık ilkesi çatıştığında ikincisinden, ancak zorunlu olduğu ölçüde fedakârlık edilmesi istenmiş, örtünmenin amacını ortadan kaldırmayan kolaylıklara izin verilmiştir; bunun örnekleri daha önce (30-31. âyetler) ifade edildi. Burada bir başka örnek, “Bunlar sıkça yanınıza girip çıkan, birbirinizle ilişki içinde olduğunuz kimselerdir” gerekçesiyle açıklanmaktadır. Köle, câriye, hizmetçi gibi devamlı evde olan ve hizmet gerektirdiği için evin hanımı ve beyi ile birlikte yaşayan kimselerle henüz ergenlik çağına gelmediği için daha ziyade evde, ana babanın yanında bulunan çocukların, birbirlerinin yanına girip çıkarken, üç vakit dışında izin almalarına gerek görülmemektedir. Bu üç vakitte karı koca veya özel mekânında bulunan diğer ev sakinleri, 30-31. âyetlerde ve tefsirinde açıklanan, “hizmetçiler ve mahremlere mahsus istisnaları aşacak şekilde” soyunabilecekleri için, yanlarına gelmek isteyen küçük çocuklar ve hizmetçilerin izin almaları emredilmiştir. İbn Abbas’ın, bu âyeti açıklarken hükmün devamlı olup olmadığına dair ifadesi ve buna karşı iki önemli fıkıhçının tavrı, günümüzde tartışılan “tarihsellik” problemi bakımından önem taşımaktadır. İbn Abbas’a göre bu âyet geldiğinde müminler yokluk içindeydiler, evlerinde ne kapı vardı ne perde ne de bölme... Çocuklar ve hizmetçiler, anılan üç vakitte karı kocanın üstlerine geldiklerinde onları uygunsuz vaziyetlerde görebiliyorlardı. Bunun için eve girerken izin almaları emredildi. Sonra Allah müminlerin imkânlarını arttırdı, şimdi kapıları da var perdeleri de, bu sebeple kimse bu âyeti uygulamıyor (Ebû Bekir İbnü’l-Arabî, III, 1396). İbnü’l-Arabî, İbn Abbas’ın bu yorumunu âyetin neshedildiğini söylemek gibi anlamış ve “Öncelik sonralık, iki hükmün çelişmesi gibi şartlar olmadığına göre burada neshe hükmedilemez” diyerek yoruma katılmadığını ifade etmiştir. Güçlü bir Hanefî fıkıhçısı olan Cessâs ise şöyle demektedir: “İbn Abbas’ın nakline göre bu âyetteki izin alma emri bir sebebe (tarihî bir duruma, uygulamaya) bağlıdır, sebep ortadan kalkınca hüküm de kalkmıştır. Onun sözlerinden anlaşılan, âyetin hükmünün devamlı olarak kaldırıldığı (mensuh olduğu) değil, uygulamanın sebep ve şarta bağlı bulunduğudur; aynı sebep yeniden bulunsa hüküm de uygulanır” (III, 330). Ergenlik çağının kızlarda âdet görme, erkeklerde ihtilâm olma ile başladığında ittifak vardır. Bu iki biyolojik gelişmenin gecikmesi veya olmaması halinde Ebû Hanîfe’ye göre erkeklerde on sekiz, kızlarda on yedi, müctehidlerin çoğuna göre ise on beş yaşın dolmasıyla ergenlik çağına girilmiş olur. Çocuklar ergenlik çağına girince, aynı derecedeki diğer mahremler için söz konusu olan sınırlara ve istisnalara tâbi olurlar.
Mehmet Okuyan
Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, kendilerinden öncekiler (büyükler) izin istedikleri gibi onlar da izin istesinler! Allah, ayetlerini size işte böyle açıklıyor. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.
Bu cümlede aile içerisindeki mahremiyet ölçülerine dair çok önemli bir konuya değinilmekte, kişinin kendi çocuğu bile olsa çocuklar ergenliğe erişince artık ana babalarının yanına girmelerinde özenli davranmaları, başka insanlar gibi izin almadan yanlarına girmemeleri gerektiği hükme bağlanmaktadır. Yüce Allah bu ayetiyle ergen çocuklarla ilgili düzenleme yapmakta, biyolojik büyümeyle psikolojik gelişmenin bir anlamda birlikte şekilleneceğine dikkat çekmek istemekte, Nûr suresinin 27-29. ayetlerindeki düzenlemenin ergen çocuklar için de geçerli olduğunu bildirmektedir.
Bayraktar Bayraklı
Çocuklarınız ergenlik çağına gelince, büyüklerinizin izin istediği gibi, onlar da izin istesinler. Allah size ilkelerini böyle açıklar. Allah bilgindir; hikmet sahibidir.
Ve sizden olan çocuklar, ergenlik çağına geldiği zaman, onlardan öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte böylece Allah size ayetlerini açıklıyor. Ve Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Sizden olan çocuklarınız, erginlik çağına erdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi, bundan böyle (onlar da özel odalarınıza girmek için) izin istesinler (ki anne-babalarını uygunsuz vaziyette görmesinler) . İşte Allah, ayetlerini (edep ve hürmet prensiplerini) size böyle açıklar. Allah (her şeyi hakkıyla) Bilendir, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Çocuklarınız ergenlik çağına girince de evvelce nasıl izinle yanınıza geliyorlarsa gene öylece izin alsınlar. Allah, delillerini böylece açıklamadadır size ve Allah, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Çocuklarınız ergenlik çağına girdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi belli vakitlerde, onlar da mutlaka izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklıyor. Çünkü Allah sınırsız bilgi sahibi olup, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde kendilerinden öncekilerin, büyüklerin izin istediği şartlara benzer şartlarda, onlar da izin istesinler. İşte Allah, âyetlerini, şer'î hükümleri size böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir. Hikmet sahibi ve hükümrandır.
Sizden olan çocuklar ergenliğe erdiklerinde artık kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır. Allah bilendir, hakimdir.
Sizden olan çocuklar, erginlik çağına erdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi, bundan böyle izin istesinler. İşte Allah, ayetlerini size böyle açıklar. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden olan çocuklar da, bülûğa erdiklerinde, kendilerinden önceki ağabeylerinin izin isteyişleri gibi, (odanıza girmek için her vakıtta) izin istesinler. İşte Allah size ayetlerini, (emir ve yasaklarını) böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi bilir, hükmünde hikmet sahibidir).
Sizden olan çocuklar, ergenliğe girdiklerinde onlardan öncekileri izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. İşte Allah, ayetlerini siz böylece açıklıyor. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen, her şeyi yerli yerinde yapandır.
Çocuklarınız erginlik çağına geldiklerinde, kendilerinden önceki (büyük)lerin yaptığı gibi onlar da (yatak odalarına girmek için) izin istesinler. İşte Allah, (ahlaki kuralları içeren) ayetlerini size böyle açıklıyor. Allah, (yarattığı insanı herkesten çok daha) iyi bilen ve buna göre hüküm verendir.
Çocuklarınız erginlik çağına gelince, büyüklerinin izin istediği gibi, onlar da her defasında izin istesinler. Allah size ayetlerini böylece açıklar. Allah bilendir, Hakim'dir.
Çocuklarınız ergenlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekiler (büyükleri) izin istedikleri gibi onlar da izin istesinler. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah alîmdir, hakîmdir.
Çocuklarınız erginlik çağına erişince, kendilerinden önceki yetişkinlerin izin istedikleri gibi onlar da (özel odanıza girmeden önce) izin istesinler. ALLAH ayetlerini size böyle açıklar. ALLAH Bilendir, Bilgedir.
Sizden olan çocuklarınız erginlik çağına girdiklerinde, kendilerinden öncekiler (büyükleri) izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Sizden olan çocuklar dahi bülûğa irdiklerinde kendilerinden evvelkilerin istizan ettikleri gibi istizan etsinler, işte böyle size Allah, âyetlerini beyan ediyor, ve Allah alîmdir hakîmdir
Sizden olan (hür) çocuklar bulûğ çağına ulaşdığı zaman kendilerinden evvelkilerin izin istediği gibi izin istesinler. Allah size âyetlerini böylece beyan eder. Allah (her şey'i) hakkıyle bilendir, tam bir hüküm ve hikmet saahibidir.
Sizden olan çocuklar bülûğ çağına girdiği zaman, kendilerinden önceki (büyük)lerin izin istedikleri gibi, artık (onlar da) izin istesinler!(1) İşte Allah, size âyetlerini böyle açıklıyor. Çünki Allah, Alîm (herşeyi bilen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(1)“İnsan, hemşîresi misillü (gibi) mahremlerine karşı fıtraten (yaratılıştan) şehevânî hissi taşıyamıyor. Çünki mahremlerin sîmâları, karâbet (yakınlık) ve mahremiyet cihetindeki şefkat ve muhabbet-i meşrûayı (meşrû‘ sevgiyi) ihsâs ettiği (hissettirdiği) cihetle, nefsî ve şehevânî temâyülâtı(meyilleri) kırar. Fakat bacaklar gibi şer‘an mahremlere de göstermesi câiz olmayan yerlerini açık-saçık bırakmak, süflî (alçak) nefislere göre gāyet çirkin bir hissin uyanmasına sebebiyet verebilir. Çünki mahremin sîmâsı mahremiyetten haber verir ve nâmahreme benzemez. Fakat meselâ açık bacak, mahremin gayrıyla müsâvîdir (eşittir). Mahremiyeti haber verecek bir alâmet-i fârikası (farklılığı)olmadığından, hayvânî bir nazar-ı hevesi (hevesli bakışı), bir kısım süflî mahremlerde uyandırmak mümkündür.” (Lem‘alar, 24. Lem‘a, 208)
İlyas Yorulmaz
Sizden olan çocuklar ergenlik çağına geldiklerinde, daha önceden izin istedikleri gibi izin istesinler. Allah ayetlerini sizin için böylece açıklıyor. Allah bilen ve hüküm verendir.
Çocuklarınız baliğ olunca onlardan daha evbel baliğ olanlar gibi yanınıza girecekleri zaman izin istedikleri gibi istesinler. İşte böylece Allah âyetlerini size belli ediyor. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir.
Sizden olan çocuklar erginlik çağına erdikleri zaman, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi, bundan böyle izin istesinler. İşte Allah, ayetlerini size böyle açıklamaktadır. Allah her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.
Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, kendilerinden önceki diğer yetişkinler birinin odasına girerken nasıl izin istiyorlarsa, onlar da sizin yanınıza girmeden önce —sadece üç vakitte değil, her zaman— izin istesinler. İşte Allah, yol gösterici mesajlarını size böyle açıklamaktadır. Hiç kuşkusuz Allah, sonsuz ilim ve hikmet sahibidir.
Sizden Çocuklar da Ergenlik Çağı’na ulaştıkları zaman, onlardan öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler!
Allah size âyetlerini böyle açıklıyor.
Allah hakîm alîmdir.
Çocuklarınız, ergenlik çağına1 girdikleri zaman (odalarınıza girmek için) kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklamaktadır. Allah (her şeyi) hakkıyla bilen, hüküm ve hikmet sahibidir.
1 Bülûğa Erme (Ergenlik Çağı): Bülûğ, yetişmek, ulaşmak, ulaştırmak, kararlaştırılan bir iş, yer ve zamanın nihayetine ermek demektir. İnsan hayatının çocukluk çağının sona erip, olgunluk (erginlik) çağının başladığı dönemidir. İnsanın bir emir veya yasakla sorumlu tutulabilmesi için, öncelikle akıllı ve çocukluk devresinden kurtulup bülûğa ermesi şarttır. Bülûğun belirtisi erkekler için ihtilâm olmak, kız çocukları için ise ay halidir. Bu, kızlar için 9-12 yaş, erkekler için ise 12-15 yaş arası olabilir. Fizyolojik belirtiler olmazsa kızlar ve erkekler on beş yaşında ergen olmuş sayılırlar. Bülûğ çağına eren kız ve erkek gusül, abdest, namaz, oruç, malî imkânlar müsait ise hac ve zekât, erkekler için cuma ve bayram namazları gibi vecibeleri, kendi malında tasarruf hakkı ve diğer dinî sorumlulukları yerine getirmek zorundadırlar. Bu yaşa gelen çocuklar, ebeveynlerinin ve büyük kardeşlerinin soyunma odalarına giremezler, aynı cinsten kardeşler bir yatakta yatamazlar, ayrı cinsten nikâhlanmaları yasak olmayan kimselerle yalnız başlarına kalamazlar. Hz. Peygamber (s.a.v.): “Çocuklarınız yedi yaşına gelince onlara namazı emrediniz; on yaşına geldikleri halde kılmazlarsa -incitmeyecek şekilde- dövün.” (Ebû Davûd) buyurmuştur. Bülûğ yaşının başlangıcına geldiği halde henüz bâliğ olmayan şahsa hakikaten veya hükmen bâliğ oluncaya kadar erkek ise “mürahik “, kız ise “mürahika” denir. (Mecelle)
Muhammed Esed
Aranızdaki çocuklar ergenlik çağına girdikleri zaman da, öteki yetişkinlerin yaptığı gibi, 82 [evinize yahut belirtilen vakitlerde odanıza girmek istediklerinde, her defasında] sizden izin istesinler. Allah mesajlarını size işte böyle açıklamaktadır; çünkü O doğru hüküm ve hikmetle buyuran mutlak ve sınırsız bilgi Sahibidir!
Çocuklarınız ergenlik çağına gelince yanınıza girerken büyüklerinin izin istedikleri gibi her zaman izin istesinler. Allah size hükümlerini işte böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilendir ve buna göre hüküm verendir. 10/61, 34/3, 27/75
Ama çocuklarınız[3060] ergenlik çağına ulaştıklarında, kendilerinden büyüklerin yaptığı gibi (yanınıza girmek istedikleri her zaman) izin istemelidirler. Mesajlarını Allah size işte böyle açıklamaktadır: zira her hükmünde tam isabet sahibi olan Allah, (yarattığı insanı) çok iyi bilmektedir.[3061]
[3060] Lafzen: “Sizden olan çocuklar”.
[3061] Parantez içi açıklama Mülk sûresinin 14. âyetine dayanmaktadır. Bu iki âyet, mesken sosyolojisinin insanî-islâmî temellerini vermekte ve muhatabında bir mesken tasavvuru inşâ etmektedir. Mekân mahremiyetinin temelinde insanın varoluşuna hürmet yatar. Zira kun (ol) emriyle gerçekleşen kevn (oluş), bir mekânda kendini ifşa eder ve insan bu oluşun dürr-i yektâsıdır. Burada ikinci bir elbise gibi giyinilen bir mekân algısı vardır. İnsan, en yakınları da olsa, mekân mahremiyetine hürmet etmelidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Sizden olan çocuklar da bülüğa erince artık onlar da kendilerinden evvel olanların izin istemeleri gibi izin istesinler. İşte Hak Teâlâ âyetlerini böylece vazihen beyan buyuruyor ve Allah Teâlâ her şeyi bihakkın bilendir, hikmet sahibidir.
Çocuklarınız büluğa erdiklerinde ise, kendilerinden büyük olanları nasıl izin istiyorlardı ise, odanıza girmek için her vakitte izin istesinler! İşte Allah size âyetlerini böylece açıklar. Çünkü Allah her şeyi bilir, her hükmü yerinde açıklar.
Çocuklarınız erginlik çağına erdikleri zaman kendilerinden öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Çocuklarınız erginlik çağına varınca kendilerinden öncekiler nasıl (her zaman) izin istiyorlarsa onlarda izin istesinler. Allah size ayetlerini böyle açıklar. Allah bilir, doğru karar verir.
[*] Büluğa ermeden sadece üç vakitte izin aldıkları halde, büluğa erdikten sonra he zaman izin almaları gerekir.
Şaban Piriş
Çocuklarınızdan ergenlik çağına ulaşanlar, büyüklerinin izin istedikleri gibi izin istesinler. Allah, size ayetini işte böyle açıklar. Allah, âlimdir, hakimdir.
Çocuklarınız bulûğa erdiklerinde, onlar da büyükler gibi izin istesinler.(17) Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Çünkü Allah herşeyi bilir, herşeyi hikmetle yapar.
(17) Bu üç vaktin dışında da odanıza girmek için izin istesinler.
Yaşar Nuri Öztürk
Çocuklarınız ergenlik çağına ulaştığında, kendilerinden öncekilerin izin istediği gibi izin istesinler. Allah size ayetleri işte böyle açıklıyor. Allah her şeyi bilir, hikmeti sınırsızdır.
Daḫı ḳaçan bāliġ olsa kiçik oġlanlar, düşe geçseler, destūr istesünler destūristegen gibi, ol bāliġ olanlar. Anuñ gibi beyān ider Tañrı Ta‘ālā size āyetle‐ri. Daḫı Allāh her nesneyi bilicidür, ḥikmetler issidür.