Enbiyâ Suresi 40. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2523, sondan 3714. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 40. ayetidir. Enbiyâ Suresi 40. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 45 ve toplam ebced değeri ise 5461 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
بل تأتيهم بغتة فتبهتهم فلا يستطيعون ردها ولا هم ينظرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
بلتأتيهمبغتةفتبهتهمفلايستطيعونردهاولاهمينظرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Bel te/tîhim baġteten fetebhetuhum felâ yestatî’ûne raddehâ velâ hum yunzarûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Şüphesiz o (tehdit edildikleri azap) onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkınlıktan dondurup bırakacak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek, ne de kendilerine göz açtırılacak.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Doğrusu o (Son Saat) kendilerine öyle ani gelir ki onları şaşırtır. Artık onu reddetmeye (geri çevirmeye) güçleri yetmez ve kendilerine bakılmaz da.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Bilakis, kendilerine o öyle ani gelir ki, onları şaşırtır. Artık ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Aslında, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecek. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara süre de verilmeyecek.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Hayır, doğrusu (o azap) onlara apansız gelecek de, böylece onları şaşkına çevirecektir; öyle ki artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne onlara süre tanınacaktı.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Hatta o gün, onlara birdenbire geliverecek de şaşırtacak onları ve onu reddetmeye güçleri yetmeyeceği gibi mühlet de verilmeyecek onlara.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Hayır, o kıyamet onlara aniden gelecek de, kendilerini şaşırtacak ve artık onu geri çevirmeye güç yetiremeyecekler ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Doğrusu bu azap onlara, ansızın gelecek ve onları şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne tevbeleri ve özür dilemeleri sebebiyle cezaları geciktirilecek, ne de kendilerine göz açtırılacaktır.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Hayır o, onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkına çevirecek. Artık ne onu geri çevirmeye güç yetirebilecekler ne de kendilerine süre tanınacak.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Hayır, onlara apansız gelecek de, böylece onları şaşkına çevirecek; artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne onlara süre tanınacak.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu bu azab (kıyamet), onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Hayır! O kıyamet onlara ansızın gelecektir. Onları şaşkına uğratacak. Ne onu geri çevirebileceklerdir ne de kendilerine mühlet tanınacaktır.
Besim Atalay
Besim Atalay
O, ansızın gelecektir, şaşırtacak onları, onu geri döndüremezler, hem de bekletilmezler
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Doğrusu o (son saat) ansızın gelip çatacak ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çeviremezler; kendileri de ertelenmez.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Bilâkis kendilerine o (kıyamet) öyle âni gelir ki, onları şaşırtır. Artık, ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir. Ne onu geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine süre verilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu bu azap onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacaktır. Artık ne geri çevrilmesine güçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Doğrusu o onları bağdeten gelecek de kendilerini dondura kalacak, artık ne reddini güçleri yetecek ne de kendilerine mühlet verilecek
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Belki (bu), onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacakdır. Artık onu redde muktedir olamayacaklar (ı gibi), onlara mühlet de verilmeyecekdir.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Bil'akis (kıyâmet) onlara ansızın gelecek de onları dehşete düşürecektir; artık ne onu geri çevirebilirler, ne de kendilerine (tevbe için) mühlet verilir!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Acele istedikleri Allah’ın vaadi ansızın onlara geldiği zaman, bu seferde gelen azap onları şaşkına çevirir. Azabı kendilerinden geri çevirmeye de güçleri yetmez. Onlara hiç bakılmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Hayır, onlara kıyamet ansızın gelip onlara dehşet verecek, artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek, onlara tövbe ve özür için mühlet de verilmeyecek.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Hayır, onlara ansızın gelecek de böylece onları şaşkına çevirecek; artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne de onlara süre tanınacak.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Aslında son saat, ansızın gelip çatarak onları müthiş bir şekilde etkileyip şaşkına döndürecek, donup kalacaklar! İşte o zaman, ne onu geri çevirebilecekler, ne de onlara ikinci bir fırsat verilecek! Onun için, geçmişten ibret alıp, iş işten geçmeden doğru yola yönelsinler:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Aksine, (bu Vaad) onlara ansızın gelir; onları şaşkına döndürür. Onu geri çevirmeye güç yetiremezler; onlara süre de verilmez.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Oysa (azap) onlara o kadar ani gelir ki; (azabın dehşetinden) dona kalırlar. Artık o azabı geri çeviremeyecekleri gibi kendilerine bir süre bile verilmez.1
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Yoo, [o Son Saat] apansız gelip çatacak ve onları şaşkına çevirecek; öyle ki, ne onu geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine soluk alacak zaman verilir.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Aksine o ansızın gelecek ve onları dehşete düşürecektir. Artık onu ne geri çevirebilecekler ne de kendilerine bir mühlet verilecek. 6/31, 33/63, 40/59, 79/42
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Ama hayır, o (an) birdenbire gelecek ve onları şaşkına çevirecektir; artık ne onu geri çevirebilecekler, ne de kendilerine zaman tanınacaktır!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Belki onlara ansızın gelecek, hemen onları hayrette bırakacak, artık onu ne redde takat getirebileceklerdir ve ne de onlara mühlet verilecektir.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onların beklentilerinin hilafına, o ateş öyle apansız gelecek ki, kendileri birden donakalacaklar. Artık ne onu geri çevirecek güçleri olacak, ne de kendilerine süre verilecek!
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Doğrusu o, onlara ansızın gelecek, onları şaşırtacak, ne onu reddedebilecekler, ne de kendilerine süre verilecek.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Aslında o gün onlara ansızın gelecek ve onları şaşırtacaktır. Artık onu ne geri çevirebilecekler ne de kendilerine göz açtırılacaktır.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
(Azap) onlara aniden gelecek ve onları dehşete düşürecektir. Onu geri çevirmeye asla güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O an birden bire geliverir; onlar da öylece donakalır. Artık ne azabı geri çevirmeye güçleri yeter, ne kendilerine süre tanınır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu şu ki, o onlara ansızın gelecek de onları şaşkınlıktan donduracak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ne de yüzlerine bakılacak.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
belki gele anlara añsuzda pes ħayrān eyleye anları pes güçleri yitmeye girü döndürmeġine daħı anlar mühlet virilmeyeler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Bel ki anlara ḳıyāmet ‘alā ġafleti gelür, kendüleri ḥayrān olur. Pes anı ḳay‐tarmaġa güçleri yitişmez, özlerine mühlet daḫı virilmez.