Enbiyâ Suresi 39. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2522, sondan 3715. ayet; 21. sure ve Enbiyâ Suresinin 39. ayetidir. Enbiyâ Suresi 39. ayetinin kelime sayisi 16, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 3817 olarak hesaplanmıştır. Enbiyâ Suresinin toplam ebced değeri 351301 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
لو يعلم الذين كفروا حين لا يكفون عن وجوههم النار ولا عن ظهورهم ولا هم ينصرون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
لويعلمالذينكفرواحينلايكفونعنوجوههمالنارولاعنظهورهمولاهمينصرون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Lev ya’lemu-lleżîne keferû hîne lâ yekuffûne ‘an vucûhihimu-nnâra velâ ‘an zuhûrihim velâ hum yunsarûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler!
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Kâfir olanlar, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım edilemeyeceği zamanı (o günün dehşetini keşke) bir bilselerdi!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilemeyeceği zamanı bir bilselerdi!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler, kendilerini her yönden saracak ateşi savamayacakları ve yardımsız kalacakları zamanı ah bir bilselerdi!
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(Keşke) O inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi uzaklaştıramayacakları ve hiç (bir şekilde) yardım alamayacakları zamanı eğer bir bilselerdi! (Böyle davranmayacaklardı.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir bilselerdi kafir olanlar önlerinden, artlarından kendilerini saran ateşi defedemeyecekleri ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
O Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, önlerinden ve arkalarından kendilerini saran ateşi savamayacakları ve yardım da görmeyecekleri anı bir bilselerdi.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından saran ateşi bertaraf edemeyecekleri, kendilerine yardım edilemeyecek zamanı bir bilseler!
Ahmet Varol
Ahmet Varol
İnkar edenler yüzlerinden de arkalarından da ateşi savamayacakları ve yardım göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
O inkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Peygamberi ve Kur'an'ı inkâr edenler, ne yüzlerinden, ne arkalarından ateşi men edemiyecekleri ve asla yardım olunamıyacakları vakti bir bilseler!... (Küfür üzere bulunmazlar ve azabı istemezlerdi.)
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Keşke o kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi alamadıkları ve kendilerine de yardım edilmediği anı bir bilselerdi!
Besim Atalay
Besim Atalay
Kâfir olan kimseler, önlerinden, artlarından ateşi savamıyacakların, hemi de yardımsız kalacakların bilmiş olsalardı
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
İnkârcılar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden de bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi (de bu yaptıklarından vaz geçselerdi)!
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Bu kafirler, ateşi yüzlerinden ve sırtlarından menedemeyecekleri ve yardım da göremiyecekleri zamanı keşke bilseler.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları, kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı bir bilselerdi!
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İnkar edenler, yüzlerinden ve arkalarından ateşi savamıyacakları ve yardım da görmeyecekleri anı bir bilselerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu kâfirler ateşi yüzlerinden ve sırtlarından men edemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı, bir bilseler!
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Bilseler o küfredenler ne yüzlerinden ne arkalarından ateşi men'edemiyecekleri, ve hiç bir taraftan yardım olunmıyacakları o demi
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O küfredenler yüzlerinden ve arkalarından (saran) ateşi hiçbir suretle men' edemeyecekleri, kendilerinin yardım da göremeyecekleri zamaanı bir bilse (ler) di.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
İnkâr edenler yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım (da) edilmeyecekleri o zamânı biliyor olsalardı (o azâbı bu kadar acele istemezlerdi)!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Doğruları inkâr edenler o hesap gününde, yüzlerini ve sırtlarını çepe çevre saran ateşi elleriyle engelleyemeyeceklerini bir bilselerdi. Onlara yardım edilmez.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Kâfirler önlerinden, ardlarından [³] saran ateşi defedemeyecekleri, hiçbir yardım göremeyecekleri zamanı bilselerdi kıyametin kopmasında tacil etmezlerdi.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
O küfre sapanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi!
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Bu kâfirler, yüzlerinden ve sırtlarından cehennem alevlerini savamayacakları ve hiçbir şekilde yardım da göremeyecekleri zaman başlarına gelecekleri bir bilselerdi!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
İnkâr edenler keşke bilseler; o süreçte Ateş’i ne yüzlerinden, ne sırtlarından engelleyebilirler; onlar yardım da görmezler.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
O kâfirler hem yüzlerinden hem de sırtlarından (saran) ateşi savamayacakları ve kendilerine yardım dahi edilmeyeceği zamanı eğer bir bilselerdi! (böyle demezlerdi.)
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Hakkı inkara şartlanmış olan bu insanlar, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları, kimseden bir yardım bulamayacakları o günü keşke bilselerdi!
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O gerçeği örtbas eden kâfirler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri o anı keşke bilselerdi. 7/40, 23/99...107, 41/27- 28, 47/34, 39/71
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
İnkârda ısrar eden bu kimseler, yüzlerini ve sırtlarını ateşten koruyamayacakları, dahası hiçbir yardım da alamayacakları anın (dehşetini) keşke bir bilseler!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Eğer o kâfir olanlar, o zamanı bir bilseler idi ki, ne yüzlerinden ve ne de arkalarından ateşi men edemiyeceklerdir ve onlar yardım da olunamayacaklardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Dini olduğu gibi, bu azabı da böyle inkâr edenler, onun tepelerine ineceğini, o ateşin yüzlerini ve sırtlarını yalamasını önleyemeyeceklerini, kendilerine yardım edecek hiç kimsenin bulunmayacağını bir bilselerdi! [39, 16; 7, 41; 14, 50; 13, 34]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
İnkar edenler, ne yüzlerinden, ne de sırtlarından ateşi savamayacakları ve yardım da olunmayacakları zamanı bir bilselerdi (onu böyle acele istemezlerdi)!
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ayeti görmezlikten gelenler (kafirler) ne yüzlerinden ne de sırtlarından o ateşi uzaklaştıramayacakları ve yardım da göremeyecekleri o zamanı keşke bilselerdi.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
O kafirler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi engelleyemeyecekleri ve yardım da göremeyecekleri zamanı keşke bilselerdi.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Bir bilseydi kâfirler o ânı ki, ateşi ne yüzlerinden uzaklaştırabilirler, ne arkalarından; hiç kimseden bir yardım da görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
O inkâr edenler, ne yüzlerinden ne sırtlarından azabı uzak tutamayacakları ve hiçbir yardım da göremeyecekleri zamanı bir bilselerdi!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
eger bilse-di anlar kim kāfir oldılar ol vaķt kim yıġamayalar yüzlerinden odı ne daħı arķalarından ne daħı nuśret virileler!
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Eger bilselerdi kāfirler ol vaḳtı ki ḳaytarmazlar yüzlerinden cehennemodını, ne daḫı arḳalarından ḳaytarmazlar, anlara yardım daḫı olmaz.