Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2599, sondan 3638. ayet; 22. sure ve Hacc Suresinin 4. ayetidir. Hacc Suresi 4. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 44 ve toplam ebced değeri ise 3331 olarak hesaplanmıştır. Hacc Suresinin toplam ebced değeri 364750 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
كتب عليه انه من تولاه فانه يضله ويهديه الى عذاب السعير
Evren Allah’ın kudretini gösteren delillerle dolu iken ve peygamberler de öldükten sonra dirilme gerçeğini anlatıp insanları açık bir biçimde uyarmışken, bazı insanların Allah’ın gücü ve âhiret hayatının varlığı hakkında tartışmaya girmeleri, üstelik hiçbir sağlam bilgiye sahip olmadıkları halde inkârcılıkta inat etmeleri tarihin her döneminde görülen bir durumdur. Bu âyetlerde, ilk iki âyetteki bildirim ve ikaza rağmen bazı kimselerin bu tutumlarından vazgeçmedikleri gerçeğinden hareketle bu beşerî zaafa ve sonuçlarına tekrar dikkat çekilmektedir. Esasen genel bir teşhis ve uyarı içermekle beraber 3. âyetin Nadr b. Hâris hakkında inmiş olduğu rivayet edilir (Taberî, XVII, 115). Kureyş’in amansız inkârcılarından olan bu şahıs, babasıyla Hîre’de tıp ve felsefe öğrenimi görmüştü (Taberî, XVII, 115, nâşirin notu). 3. âyetteki “her âsi şeytan” ifadesiyle, İblîs ve avenesinin yahut Kureyş’in ileri gelen inkârcılarının kastedildiği yorumları yapılmıştır (Râzî, XXIII, 5); âyetin üslûbundan, ikinci yorumun daha güçlü olduğu izlenimi edinilmektedir (Derveze, VII, 75). Buradaki “her” anlamına gelen küll kelimesinin –Kur’an’daki benzer ifadeler dikkate alındığında– çokluğu belirtmek için kullanıldığı anlaşılmaktadır (İbn Âşûr, XVII, 192-193). “Âsi” olarak tercüme ettiğimiz merîd kelimesine “had bilmez, zorba, inatçı, azgın, mütekebbir” gibi mânalar da verilebilir. 4. âyette şeytan ve onu dost edinecek kişiler hakkında kaçınılmaz sonuç ve hükmü belirtmek üzere lafzan “Onun hakkında şöyle yazıldı” mânasına gelen bir ifade kullanılmıştır. Bu sonuç şeytana uyanın doğru yolda kalamayacağı, dolayısıyla cehennem azabına sürükleneceğidir. Burada dikkat çeken bir husus da şudur: Şeytana insanları doğru yoldan saptırma fırsatı verilmekle beraber, ona uyanlar iradelerini bu yönde kullandıkları, ilâhî ikazları bir kenara bırakıp şeytanı dost edindikleri için sorumluluk kendilerine aittir (şeytan hakkında bilgi için bk. Fâtiha1:1 (eûzü); Bakara 2:34; Nisâ 4:117-121; Enfâl 8:48).
Mehmet Okuyan
Onun (şeytanın) hakkında şöyle yazılmıştır: “Kim onu yoldaş edinirse, bilsin ki (şeytan) kendisini saptıracak ve alevli ateşin azabına sürükleyecektir.”
1- Şeytanın. Şeytan, Hakk'tan uzak olan, Hakk'a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak “karakteristik” adıdır. 2- Cehennem.
Ahmet Akgül
(Şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar hakkında) Şöyle yazılmıştır (ve karara bağlanmıştır ki) ; "Kim onu veli edinirse, şüphesiz o (şeytan) onu şaşırtıp-saptırıverir ve onu çılgın ateşin azabına yöneltir."
Şeytanın, kendisini dost edineni, başına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlayacağı, dostunu körüklenen, alev püsküren ateş cezasına sürükleyeceği hükmü yazılı kanun haline getirilmiştir.
(Öyle şeytan ki) aleyhinde şu (ilâhî) hüküm yazılmışdır: «Kim bunu dost edinirse şübhesiz bu, onu sapdırır, onun o alevli ateşin (cehennemin) azabına götürür».
Ki onun (o şeytanın) hakkında gerçekten şöyle yazılmıştır: “Her kim bunu dost edinirse, artık şübhesiz ki o, kendisini dalâlete düşürür ve onu alevli ateşin azâbına götürür!”
Şeytanlarla ilgili olarak şu değişmez yasa ortaya konulmuştur: Her kim onları ve onların dostlarını sever, destekler ve kendisine yönetici, yardımcı, dost ve kurtarıcı edinirse, o zaman bu şeytanlar onu doğru yoldan çıkaracak vedosdoğru cehennemdeki o alevli azâba sürükleyecektir!
(Şeytan) hakkında kayıt şöyle tutulmuştur: Elbet onu veli edinenler çıkar; ve elbet (şeytan) o tipleri saptırır ve yakıp kavurucu bir azaba yönlendirir.