Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 3490, sondan 2747. ayet; 31. sure ve Lokman Suresinin 21. ayetidir. Lokman Suresi 21. ayetinin kelime sayisi 21, harf sayısı 87 ve toplam ebced değeri ise 4401 olarak hesaplanmıştır. Lokman Suresinin toplam ebced değeri 155422 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure الم hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (21) ل (12) م (4) bulunuyor.
Arapça Metin
واذا قيل لهم اتبعوا ما انزل الله قالوا بل نتبع ما وجدنا عليه اباءنا اولو كان الشيطان يدعوهم الى عذاب السعير
Kendilerine, “Allah’ın indirdiğine uyun” denildiği zaman, “Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Şeytan, kendilerini cehennem azabına çağırıyor olsa da mı?
Yukarıda (13. âyet), Lokmân’ın dilinden “Allah’a ortak koşmak çok büyük bir haksızlıktır” buyurulmuştu. İşte bu ve bundan sonraki âyetlerde Allah’ın varlık ve birliğine dair kanıtlar sıralanarak insanların bu büyük haksızlığa sapmaktan kurtarılması amaçlanmaktadır. Allah’ın, göklerde ve yerde bulunan şeyleri insanların hizmetine vermesinden maksat, bu varlıkların, insanların yararlanabileceği şekilde yaratılmış, düzenlenmiş olmasıdır. Nitekim âyetin devamındaki “nimetlerini gizli ve açık olarak önünüze serdiğini...” şeklindeki ifade de bunu göstermektedir. Âyetin başındaki “görmez misiniz” sorusu, insanların varlık düzenini sağlıklı bir şekilde incelerlerse bu gerçeği kendi akıllarıyla da kavrayabileceklerine işaret etmektedir. Tefsirlerde 20. âyet metnindeki “ilim” akla veya nakle dayanan bilgi, “hüdâ” akıl ve basîret, “kitâbün münîr” ise ilâhî vahiy olarak açıklanmıştır (İbn Atıyye, IV, 352; Şevkânî, IV, 277; krş. Râzî, XXV, 152). Buna göre putperestlerin ve benzer inanç sahiplerinin atalarından devraldıkları bâtıl inançları, gelenekleri, hurafeleri yaşatmakta ısrar etmeleri ne doğru bilgiye ne akıl ve basîrete ne de ilâhî vahye dayanmaktadır; aksine sadece şeytanın bir aldatması olup 21. âyette ifade buyurulduğu üzere sonu da kaçınılmaz olarak cehennem azabıdır.
Mehmet Okuyan
Onlara (müşriklere) “Allah’ın indirdiğine uyun!” dendiği zaman, onlar “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız.” dediler. Şeytan, onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse (de mi)!
Onlara, “Allah'ın indirdiğine uyunuz” denince; “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşe çağırmış olsa da mı?[427]
[427] Cehalet ve taklit hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 148-152.
Erhan Aktaş
Onlara, “Allah'ın indirdiği şeye uyun.” dendiği zaman: “Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.” dediler. Peki! Ya şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
Onlara: “(Bu yanlış düşünce ve davranışları bırakın) Allah'ın indirdiğine uyuverin (Kur'an'ın hükmüne ve Hz. Resul’ün sünnetine ve sisteminegelin)” dendiği zaman (onlar:) “Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola tâbi olup gideriz” derler. (Ya babaları bir şey bilmeyen ve Hakk yolu bulamayan kimseler olsalar da mı?) Şayet şeytan, onları çılgınca yanan ateşin azabına çağırmış olsa da mı (hâlâ babalarının ve atalarının izine ve düzenine uyup duracaklardır?)
Ve onlara, Allah ne indirdiyse ona uyun dendi mi hayır derler, biz, atalarımızı neye uymuş bulduysak ona uyarız; ya Şeytan, onları yakıp kavuran azaba çağırıyorduysa.
Ve onlara: “Allah ne indirdiyse, O'na uyun” denildi mi, “Hayır” derler. “Biz atalarımızı neye uymuş bulduysak ona uyarız.” Ya şeytan onları, yakıcı ateşin azabına çağırmışsa, yine de atalarına mı uyacaklar?
Onlara:
“Allah'ın indirdiğine, Kur'ân'daki hükümlere uyun!” denildiğinde,
“Hayır! Biz bildiğimiz, gördüğümüz, atalarımızın hayat tarzına uyarız.” derler. Ya şeytan, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlar, şeytanî güçler onları körüklenen alev püsküren ateşin azâbına çağırıyor, teşvik ediyor, sevkediyor ise, o zaman da mı atalarının izinden gidecekler?
Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun" denildiğinde: "Hayır biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız" derler. Şeytan onları dehşetli ateşin azabına çağırıyor olsa da mı?
O kâfirlere: “- Allah'ın indirdiği Kur'an'a tabi olun” denildiği zaman, derler ki: “- Hayır, biz atalarımızı neyin (hangi dinin) üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz.” Ya Şeytan, atalarını cehennem azabına çağırıyorduysa da mı (onlara uyacaklar)?
Onlara: “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, onlar: “Hayır! Biz, babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız” derler. Ya şeytan onları ateşi sert olan Cehennem azabına çağırıyorsa…
Onlara: “Allah'ın indirdiğine uyun!” dense: “Hayır biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı (ona uyacaklar)?
Onlara «Allah'ın indirdiğine uyun» dendiğinde: Hayır, biz babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan, onları alevli ateşin azabına çağırıyor idiyse!
Onlara: "Allah'ın indirdiğine tabi olun!"dendiği zaman: "Hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa, onun ardınca gideriz." diyorlar. Ya şeytan onları cehennnem azabına çağırıyor idiyse de mi onlara uyacaklar?
Ve Allahın indirdiğine tabi' olun denildiği vakıt kendilerine «hayır, biz atalarımızı neyin üzerinde bulduksa onun ardınca gideriz» diyorlar, ya Şeytan onları Saîr azâbına da'vet ediyor idise de mi?
Onlara: «Allahın indirdiğine tâbi' olun» denildiği zaman «Hayır, dediler, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeylere uyarız». Ya şeytan onları yalımlı (cehennem) azâb (ın) a çağırıyor idiyse?
Ve onlara: “Allah'ın indirdiğine tâbi' olun!” denildiği zaman: “Hayır! (Biz) atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye tâbi' oluruz!” derler. Ya şeytan, onları o alevli ateşin azâbına çağırıyor idiyse! (Yine de onlara mı tâbi' olacaklar?)
Onlara (Allah ile ilgili çekiştikleri konuda) “Allah’ın indirdiğine (Kur’an’a) gelin” dendiğinde “Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız” derler. Ya şeytan atalarını ateşli bir azaba sürüklemiş ise demi? (Atalarına uyacaklar)
Onlara «— Allah/ın indirdiği Kur/an/a tâbi olun» denildi mi, onlar «— Hayır, biz babalarımızı ne yolda bulmuşsak ona tâbi oluruz» derler. Şeytan onları alevli bir ateşin azabına çağırsa da yine tâbi olacaklar mı?
Onlara, “Gelin bu kısır tartışmaları bırakın da, Allah’ın gönderdiği Kur’an ayetlerine uyun ve hayatınızı ona göre düzenleyin!”dendiği zaman, “Hayır; biz ancak, atalarımızdan gördüğümüz töre, gelenek ve ideolojilere uyarız! Onların uygulamalarını hiçbir kritiğe tâbi tutmadan körü körüne taklit ederiz! Öyle ya, siz atalarımızdan daha mı akıllısınız?” diye cevap verirler. İyi de, peki ya şeytan onların atalarını cehennem ateşine çağırmış ve onlar da şeytanın çağrısına uyup doğru yoldan çıkmış iseler, yine de onların izinden mi gidecekler?”Hayır, doğrusu şudur ki:
Onlara; “Allah’ın indirdiklerine uyun.” denildiğinde; “Hayır biz sadece babalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız.”1 dediler. Şeytan o (babalarını) alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı? (Babalarının izinde gidecekler.)
1 Yani babalarımızın dinine inanır, onların yaptıklarını yapar, onların taptıklarına taparız derler. Bugün birçok Müslüman, dinlerine sokulan hurafe ve bidatleri terk konusunda, neredeyse aynı inadı göstermekte, bidatleri yaşamaya devam etmekte ve dini, kaynaklarından öğrenmeye yanaşmamaktadır. Bk. (Bakara: 170, Mâide: 104, A’raf: 28, Yûnus: 78, Enbiyâ: 53, Şuara: 74, Zuhruf: 22-23)
Muhammed Esed
ve böyle [insanlara] Allah'ın bahşettiğine tâbi olmaları söylendiğinde, “Hayır, biz, atalarımızdan gördüğümüz [inanç ve eylem biçimlerin]e uyarız!” derler. Öyle mi, ya Şeytan onları yakıcı ateşin azabına çağırmışsa? 20
İşte böylelerine “Allah’ın indirdiklerine uyun!” denildiğinde; “Asla, biz sadece atalarımızın hayat tarzına uyarız!” derler.[3655] Ne yani, şeytan onları çılgın bir ateşin azabına[3656] çağırmış olsa da mı (bunda ısrar edecekler)?
Mustafa İslamoğlu Lokman Suresi 21. Ayet Açıklaması
[3655] Mâ…‘aleyh kalıbına verdiğimiz “hayat tarzı” anlamı için bkz: 3:179, not 143.
[3656] ‘Azâbi’s-sa‘îr için bkz: 25:11, not 18.
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlara «Allah'ın indirmiş olduğuna tâbi olun», denildiği vakit, dediler ki: «Hayır. Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye tâbi oluruz.» Ya şeytan onları alevli ateşin azabına davet eder olsa da mı (yine tâbi olacaklar)?
Kendilerine: “Gelin, Allah'ın indirdiği buyruklara uyun! ” denilince: “Hayır, biz babalarımızdan ne görmüşsek onu uygularız, sadece onlara uyarız” derler. Peki şeytan atalarını o alevli ateş azabına çağırmış olsa da mı onların peşinden gidecekler? [2, 170; 43, 22]
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun" denince: "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız" derler. Şeytan, babalarını alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
Onlara:-Allah'ın indirdiğine uyun, denilince:-Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız, derler. Ya şeytan onları çılgın azaba çağırıyor idiyse?
Onlara “Allah'ın indirdiğine uyun” dendiğinde, onlar “Biz, atalarımızdan ne gördüysek ona uyarız” dediler. Peki, ya Şeytan onları alevli ateş azabına çağırıyorsa?
Böylelerine, Allah'ın indirdiğine uyun dendiğinde şu cevabı verirler: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?