Mü'minûn Suresi 50. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2723, sondan 3514. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 50. ayetidir. Mü'minûn Suresi 50. ayetinin kelime sayisi 11, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 2723 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
وجعلنا ابن مريم وامه اية واويناهما الى ربوة ذات قرار ومعين
Harf Sayımı
Harf Sayımı
وجعلناابنمريموامهايةواويناهماالىربوةذاتقرارومعين
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Vece’alnâ-bne meryeme ve ummehu âyeten ve âveynâhumâ ilâ rabvetin żâti karârin vema’în(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Meryem oğlu İsa’yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Meryem oğlunu ve (onun) annesini de bir ayet (mucize) kılmıştık. Onları yerleşime elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirmiştik.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Meryem oğlunu ve annesini de bir ders kıldık; onları yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.[356]
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Meryem oğlunu ve annesini bir âyet¹ kıldık. Ve ikisini, suyu olan yerleşime uygun bir tepeye yerleştirdik.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet (ibretlik mucize) kıldık ve ikisini barınmaya elverişli bulunan ve akarsuyu olan bir tepede yerleştirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Meryemoğlunu ve anasını kudretimize birer delil olarak yaratmış, onları düz, otlak ve sulak bir tepede barındırmıştık.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Meryem'in oğlunu ve annesini de kudretimize bir alamet kıldık ve o ikisini, pınarlı düz bir tepe olan, Beyti Makdis civarında barındırdık veya pınarların bulunduğu güzel cennetlerdeki makamlarına eriştirdik.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Meryem'in oğlunu, Îsâ'yı ve annesini de sınırsız kudretimizi gösteren bir mûcize olarak ortaya koyduk. Onları yerleşmeye elverişli akarsuyu bulunan bir tepeye, yaylaya yerleştirdik.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Meryem oğlunu ve annesini de bir ayet kıldık ve onları oturmaya uygun ve çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akar suyu olan bir tepede yerleştirdik.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Meryem'in oğlu İsa'yı da annesiyle (kudretimize delâlet eden) bir alâmet kıldık; (çünkü onu babasız yarattık, annesine bir insan dokunmamıştı). İkisini düz ve suyu bulunan yüksek bir yerde barındırdık.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Meryemoğlu İsa’yı ve anasını bir mucize kıldık. Onları, kalmaya elverişli, çeşmeli bir tepeye sığındırdık.
Besim Atalay
Besim Atalay
Biz Meryem'in oğluyla anasını bir belge kıldık, biz onları yüksek, sulu bir yerde barındırdık da
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Meryem'in oğlunu (İsa'yı) da annesiyle bir sembol kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsulu yüksek bir yere yerleştirdik.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Meryem oğlunu da, annesini de mucize kıldık. Her ikisini de, pınarı bulunan, oturmaya elverişli yüksek bir yere yerleştirdik.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Meryem oğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, suyu bulunan bir tepeye yerleştirdik.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Meryem oğlunu ve annesini bir işaret kıldık, ve onları yerleşmeye elverişli ve pınarı olan bir tepede barındırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Meryemoğlunu ve annesini de (kudretimize) bir alâmet kıldık; onları, yerleşmeye elverişli, sulu bir tepeye yerleştirdik.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
İbni Meryemi de anasiyle bir âyet kıldık ve ikisini bir oturaklı ve temiz sulu bir tepeye barındırdık
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Meryemin oğlunu da, anasını da (kudretimize) bir âyet (ibret) kıldık. Onları düz (ya'ni oturmıya yarar) ve akar suya mâlik bir tepede barındırdık.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Meryemoğlunu (Îsâ'yı) da, annesini de bir mu'cize kıldık ve onları barınmaya elverişli ve suyu akan bir tepeye yerleştirdik.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Meryem’in oğlunu ve annesini de bir ibret yaptık. Meryem ve oğlunu oturmaya elverişli ve su kaynağı olan bir tepeye yerleştirmiştik.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Biz Meryem oğlunu, anasını da kudretimize bir alâmet kılmıştık, onları barınacak düz, suyu akar bir tepede barındırmıştık.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Biz, Meryem'in oğlunu ve annesini bir ayet kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepede yerleştirdik.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Ve ayrıca, küçücük bir çocukken İsa’yı ve annesi Meryem’i de sınırsız kudret ve merhametimizi gözler önüne seren birer mûcize kıldık ve her ikisini de zâlimlerden korumak üzere, gözlerden uzak bir yerde, pınarların kaynadığı, oturmaya elverişli yemyeşil ve bir yaylada barındırdık.İşte ey insan; gördüğün gibi, bütün Peygamberler hep aynı gerçeği dile getirmiş, aynı mesajı sunmuşlardı. Çünkü biz, hepsine aynı şekilde seslenmiştik:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Meryem’in oğlunu ve onun annesini de âyet kıldık. İkisini de su kaynağı ve yerleşim yeri / durak bulunan yüksekçe bir yere (hüyük, gözetleme yolu, tepelik bir yere) doğru yerleştirerek barındırdık.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz, Meryem’in oğlunu ve annesini tek bir mûcize1 kıldık ve ikisini barınmaya elverişli ve akarsuyu olan bir tepeye2 yerleştirdik.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Ve [Musa'yı nasıl onurlandırdıysak] Meryem oğlunu ve anasını da [rahmetimiz için] bir sembol 25 kıldık: Ve o'nların her ikisini de ebedî esenliğin, berrak çeşmelerin bulunduğu yüce bir makama eriştirdik. 26
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Meryem oğlu İsa’yı da, annesini de bir delil kıldık. O ikisini de yaşamaya elverişli su kaynakları bulunan yüksek bir yere yerleştirdik. 43/57...61
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Yine (aynı amaçla) Meryem oğlunu ve annesini de birer âyet kıldık; ve o ikisini kalıcı bir güzelliğin görkemli makamına[2927] ve esenliğin bereketli kaynağına[2928] yerleştirdik.[2929]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Meryem'in oğlunu ve anasını bir harika kıldık ve ikisini bir oturaklı ve akar sulu yüksek bir mekanda barındırdık.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Meryem'in oğlunu ve annesini birer ibret vesilesi kıldık ve onları pınarları akan ve yerleşmeye elverişli yüksekçe bir yere yerleştirdik. [21, 91; 19, 22]
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Meryem oğlunu ve annesini bir mu'cize kıldık ve onları oturmaya uygun, çeşmeli bir tepeye yerleştirdik.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Meryemoğlu’nu ve annesini birer belge yaptık. Oturmaya elverişli olan ve gözesi bulunan bir tümseğe yerleştirdik.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Meryem'in oğlunu da, annesini de bir belge kıldık. O; İkisini akar sulu, yüksek ve meskun bir yere yerleştirdik.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Meryem oğlu ile annesini de bir âyet yaptık ve kalınabilecek sulak bir tepede barındırdık.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Meryem'in oğluyla annesini birer ayet kıldık ve onları oturmaya uygun pınarlı bir tepeye yerleştirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķılduķ meryem oġlın daħı anasın bir nişān. daħı yir virdük ol ikiye yüce yirdin yaña dölenecek yir issi daħı aķar śu issi.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı Meryem oġlı‐y‐la anası[nı] āyet eyledük. Daḫı yirlendürdük ikisini biryüce depe[ye] ki ṭuracaḳ yirdür, aḳar ṣuludur, çoḳ ni‘metlüdür.