Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 2769, sondan 3468. ayet; 23. sure ve Mü'minûn Suresinin 96. ayetidir. Mü'minûn Suresi 96. ayetinin kelime sayisi 9, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 1376 olarak hesaplanmıştır. Mü'minûn Suresinin toplam ebced değeri 343363 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Bu âyet insanların günlük hayattaki ilişkileri ile ilgili genel bir düzenlemeye gitmekte, kalıcı ve sürekli bir ahlâk kuralı koymakta; kötülüğün bir başka kötülükle değil, kötülüğün iyilikle savılmasını öğütlemektedir. Ancak bu bir zorunluluk değil tavsiyedir, zorunlu olan hakkını alırken haksızlığa sapmamak, kötülüğe karşılık verirken adalet sınırını aşmamaktır (bilgi için bk. en-Nahl 16:125-128).
Mehmet Okuyan
Sen kötülüğü en güzel şekilde sav! Biz onların yakıştırmalarını çok iyi bileniz.
(Şimdilik Sen) Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; (saldırgan inkârcıların ve marazlı münafıkların acı ve alçaltıcı akıbetlerini seyret) Biz, onların nitelendiregeldiklerini en iyi bileniz.
Fakat onlar ne söylerlerse ve ne yaparlarsa yapsınlar, sen onların istediği kötülüğü, en iyi yol hangisi ise onunla karşılık ver. Çünkü onların bize yakıştırageldikleri şeyleri en iyi bilen biziz.
Sen, kötülüğü en güzel metodu kullanarak, anarşiyi, kargaşayı, devlet teşkilâtıyla önleyerek gider. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri iyi biliyoruz?”
(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de onların işlediği) kötülüğü, en iyi yol hangisi ise, onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz.
Cemal Külünkoğlu Mü'minûn Suresi 96. Ayet Açıklaması
“Kötülüğün en iyi yolla savulması” hoşgörülü ve bağışlayıcı olmayı, kötülüğe iyilikle mukabele etmeyi de işaret eder. Nitekim Allah kötülüklere karşılık vermeye, kısasa müsaade eder ama bağışlamanın daha erdemli bir davranış olduğunu bildirir ve bu konuda kendi ahlakına vurgu yapar. “Hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız, bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.” (Teğâbûn 64:14) “Sen affetmeyi ve müsamahayı esas al! ...” (A’râf Sûresi,199) “… Sen kötülüğü en güzel şekilde savuştur! Bak gör o zaman, seninle arasında düşmanlık olan biri bile sanki sımsıcak bir dost kesiliverir. (Fussılet 41:34)
Diyanet İşleri (Eski)
Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.
Sen kötülüğü kötülükle değil, ortaya koyduğun iyiliklerle, en güzel şekilde gider. Hiç merak etme, Biz onların müminleri incitmek için neler söylediklerini çok iyi biliyoruz ve cezasını da Biz vereceğiz.
[Fakat, onlar ne söylerlerse, ya da ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de onların işlediği] kötülüğü, en iyi yol hangisi ise, onunla sav: 57 (çünkü) onların [Bize] yakıştırageldikleri şeyleri en iyi bilen Biziz.